mahkeme 2025/617 E. 2025/746 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/617
2025/746
16 Eylül 2025
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/617
KARAR NO : 2025/746
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/03/2022
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalının siparişleri üzerine imal ettiği 888,89 kg profiterol ve 722,23 kg ekler ürünlerini teslim ettiğini, 24-11-2021 tarihli ------ Fatura No'lu fatura düzenleyerek gönderdiği faturaya davalının itiraz etmediğini, faturanın ödenmemesi neticesinde davalıya başlatılan icra takibine davalının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde itiraz ettiğini, davalı tarafında yapılan bu itirazın iptalini isteme zorunluluğunun doğduğunu belirterek ------. İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin 44.178,96TL Asıl alacak (Temerrüt tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek Reeskont Avans Faiz ile, icra giderleri, avukatlık ücreti hariçtir) üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SULH: Davacı vekilince sunulan sulh protokolü sulh dilekçesinde özetle; Taraflar arasında düzenlenmiş ve 31.07.2025 tarihinde imzalanmış bulunan Sulh ve İbra Protokolü’nün dikkate alınarak, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır.
Davacı vekili 11/09/2025 tarihli dilekçesi ile; " Taraflar arasında düzenlenmiş ve 31.07.2025 tarihinde imzalanmış bulunan Sulh ve İbra Protokolü’nün dikkate alınarak, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi" şeklinde talepte bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalandığı anlaşılan 31/07/2025 tarihli Sulh Anlaşması incelendiğinde; " İş bu sulh sözleşmesinin imzalanmasından sonra tarafların başkaca herhangi bir hak ve alacak talep etmeyeceğini, Alacaklı, borçluyu gayri kabili rücu ibra ettiğini, kabul ve beyan eder. Taraflar ----- Asliye Ticaret Mahkemesi ------. Sayılı dosyasında da iş bu sulh anlaşmasına göre karar verilmesini kabul ve taahhüt ederler. " şeklinde anlaşmaya varıldığı, söz konusu sulh anlaşmasının taraf vekillerinin ortak imzası ile mahkememize sunulduğu anlaşılmıştır.
Sulh; HMK'nin 313'üncü maddesi uyarınca görülmekte olan bir davada, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Aynı Kanunun 315'inci maddesi gereğince sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (----- Bam ------ H.D. -----)Davacı vekilinin vermiş olduğu 11/09/2025 tarihli dilekçesinde, tarafların sulh protokolü yaparak bu protokol çerçevesinde karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler, davacı ve davalı vekilinin beyanı, sulh anlaşması ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, taraflar sulh olduğundan, davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmiş olup, bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklinde hüküm tesis edildiği görülmüştür. Yargılama giderleri yönünden ise HMK 331/1 maddesi gereğince yapılan değerlendirmede, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle dava açmakta haklı olduğu, ancak sulh protokolü kapsamında yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması talep edildiği, arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında olduğu, Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin ----- esas ve ------- karar sayılı ilamı nazara alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu olduğuna karar verilmiş ise de tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmaması hususu nazara alınarak arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmış olmakla aşağıdaki şekilde karar verildiği görülmüştür.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl alacağa ilişkin davanın konusuz kalması nedeniyle ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Sunulan sulh protokolü uyarınca taraflar lehine ve aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 754,47 TL harçtan mahsubu ile fazla bakiye 139,07 TL harcın davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,
7-1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.