Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/387
2026/92
29 Ocak 2026
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/387
KARAR NO : 2026/92
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/05/2025
KARAR TARİHİ : 29/01/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 05/05/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkile verdiği siparişlerin üretilerek faturalandırıldığını, ürünlerin teslim edildiğini, her teslimat için ayrı ayrı irsaliye düzenlendiğini, faturalara itiraz edilmediğini, borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkile teslime dilen malların ayıplı olduğunu, imal edilen profillerin kullanılamayacak derecede hasarlı olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı hakkında ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, davalı tarafından borca itiraz edildiği, davacı tarafından süresi içerisinde kısmi itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Eldeki dosya incelendiğinde taraf ticari defterlerinin incelemeye ibraz edildiği ve usulüne uygun tutulmuş olduklarının anlaşıldığı tarafların kayıtlarının ticari defterlerin delil niteliği göz önüne alınarak 18.12.2025 tarihli bilirkişi raporu ile 13.457,91 USD yönünden birbiriyle uyumlu olup davacı lehine delil teşkil ettiği ayrıca tarafların ba-bs formlarının uyum gösterdiği her ne kadar davalı yanca takipte faturaya dayanıldığı cari hesabın dikkate alınamayacağı ileri sürülmüş ise de davacı yanca cari hesap ekstresinin takip talebinde belirtilip dayanak belge olarak sunulduğu kaldı ki itiraz yerinde görülse dahi davalı tarafça yapıldığı belirtilen ödemelerin salt takip konusu faturalara yönelik olduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığı bu haliyle sonucun değişmeyeceği ayrıca ayıp iddiasının soyut kalıp herhangi bir delil ileri sürülmediği dikkate alınarak davacının davalıdan alacaklı olduğu ve alacağın ödenmediği görülmüş davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Takip ve dava konusu alacak miktarı “likit” yani muayyen ve belirlenebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla, icra inkâr tazminatının yasal koşullarının oluştuğundan davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne; davalı tarafından ----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 13.457,91 USD asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
2-Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak 13.457,50 USDnin (takip tarihinden 1 gün önceki --- bankası efektif satış kuru itibarıyla 13.457,50 USD X 35.8158 TL = 481.991,12 TL karşılığı üzerinden)% 20 oranında olmak üzere 96.398,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 32.925,81 TL harçtan, peşin yatırılan 5.823,47 TL harcın düşümü ile geri kalan 27.102,34 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 5.823,47 TL Peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 302,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 12.740,87 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 77.120,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.