Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/368
2026/164
17 Şubat 2026
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/368 Esas
KARAR NO: 2026/164
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/04/2025
KARAR TARİHİ: 17/02/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA:Davacı vekili 28/04/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkile ile davalı arasındaki tütün mamulleri alım satımına istinaden davalının-------istasyonu şubesine farklı tarihlerde ürün verildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, fatura düzenlenmesi için önceden kurulmuş sözleşmenin bulunması gerektiğini, davacıdan tütün ürünleri alınmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı hakkında----esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, davalı tarafından borca itiraz edildiği, davacı tarafından süresi içerisinde kısmi itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Eldeki dosya incelendiğinde taraf ticari defterlerinin incelemeye ibraz edildiği ve usulüne uygun tutulmuş olduklarının anlaşıldığı tarafların kayıtlarının ticari defterlerin delil niteliği göz önüne alınarak ------ tarihli bilirkişi raporu ile -------- yönünden birbiriyle uyumlu olup davacı lehine delil teşkil ettiği ayrıca tarafların ba-bs formlarının uyum gösterdiği dikkate alınarak davacının davalıdan alacaklı olduğu ve alacağın ödenmediği görülmüş davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Takip ve dava konusu alacak miktarı “likit” yani muayyen ve belirlenebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla, icra inkâr tazminatının yasal koşullarının oluştuğundan davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı vekilince -----sayılı dosyada açılı bulunan konkordato davasının bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de; somut uyuşmazlıkta, dava konusu icra takibi geçici mühlet kararının verilmesinden önce başlatılmıştır. 7101 Sayılı kanunla değişik İİK’nun 294/1.maddesinde mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usülü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağı ve evvelce başlamış takiplerin duracağı düzenlenmiş ancak konkordato mühleti verilmesine ilişkin kararın davalara etkisinden söz edilmemiştir. Borçlu hakkında "hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur" ise de, konkordato mühleti verilmesinden önce yapılan (veya tedbiren durdurulan) takiplere ilişkin olarak itirazın iptali, borçtan kurtulma, itirazın kaldırılması ve tahliye gibi takiplere dayalı davaların açılmasına bir engel bulunmamaktadır. Takip hukukuna ilişkin verilen tedbirin mahkemece verilecek kararların infazı aşamasında dikkate alınarak uygulanması mümkündür. Bu durumda dava açılmasına bir engel bulunmadığı gibi konkordato davasının bekletici mesele yapılmasına da gerek bulunmadığından davalı talebi yerinde görülmemiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulüne; Davalı tarafından -------- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 271.296,58 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
2-Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile davalının asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 54.259,31 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 18.532,26 TL harçtan, peşin yatırılan 3.276,59 TL harcın düşümü ile geri kalan 15.255,67 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 3.276,59 TL Peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 122,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.013,99 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.