Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/354
2026/110
3 Şubat 2026
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/354 Esas
KARAR NO: 2026/110
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/12/2018
KARAR TARİHİ: 03/02/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili borçluya verdiği yakıtın bedelini ödememesi nedeni ile ------esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, borlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, borçlunun icra takibine itiraz yaptığı tarihten bir gün sonra yani ---- tarihinde icra dosya borcuna mahsup edilmek üzere haricen ---- ödeme yaptığını, bir gün önce takibe yaptığı itiraz ile bir gün sonra yaptığı ödemenin birbiriyle çeliştiğini, borçlunun kendisi ile çelişkiye düştüğünü, borçlunun itirazındda haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek takip miktarı üzerinde %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, dava masrafı ve avukatlık ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın İİK m.67 uyarınca süresinde açılmamış olması nedeniyle usulden reddine, Ayrıca zamanaşımı def’imizin kabulüyle esastan REDDİNE , Takip konusu borç ödenmiş olduğundan, hukuki yarar bulunmadığından davanın REDDİNE, Davacının kötü niyetli davranışı nedeniyle %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:---- esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.---- tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve --- tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu sonucuna gidildiği, Sayın Mahkemenizin --- tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararında tarafların --- yıllarına ait ticari defterlerini ---- günü saat 09:30’da mahkeme salonunda hazır bulundurulması, yerinde inceleme talep ediliyorsa ticari defterlerin bulunduğu yer ile incelemede muhatap alınacak kişi iletişim bilgilerinin 2 haftalık süre içerisinde beyan edilmesi yönünde karar kurduğu, buna karşın davalının belirtilen gün ve saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı gibi ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği, Davacının davalı adına herhangi bir fatura düzenlemeden veresiye teslim fişleri ile işlem yaptığı, --- yıllarında davalı adına 67 adet karşılığı ---tutarlı veresiye fişi düzenlediği, karşılığında kredi kartı aracılığıyla toplamda ---- tutarlı tahsilat yaptığı, bu işlemlere --takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının --- borçlu olarak göründüğü, ayrıca takipten sonra ----tarihinde davalıdan ---daha tahsilat yapıldığı, böylece---- dava tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının ---- borçlu olarak göründüğü, Davalının, dava dilekçesi ekinde mübrez veresiye teslim fişleri, fişlerde yazılı bulunan yakıt tutarları ile imzaları inkar etmediği, savunma dilekçesinde sadece usul yönünden itirazlara yer verildiği, davacının sunduğu ekstreye göre veresiye teslim fişlerinde yazılı olan tutarları davalının peyderpey kredi kartı aracılığıyla ödediği, Bu itibarla fişlerde yer alan yakıt ürününün tesliminin gerçekleştiği kanaati ile birlikte Sayın Mahkemenizin davacı lehinde hüküm kurması halinde---- takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın ----olacağı, ancak takipten sonra davalının gerçekleştirdiği kısmi ödemenin tenzil edilmesi neticesinde ---- dava tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın ---olacağı sonucuna gidilmişse de hususla ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Takiple 271,44 TL birikmiş faiz talep edildiği, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla mütemerrit olduğu (TBK.m.117/1): bu yönde temerrüt ihtarına dosya içeriğinde rastlanılmaması ve temerrüt tarihinin belli olmaması nedeniyle taleple ilgili hesaplama yapılamadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----- esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, , davacı kayıtlarında takip tarihi itibariyle 8.094,51 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 8.094,51 TL alacaklı olduğunun, takip tarihinden sonra 2.500,00 TL ödeme yapıldığı, bakiye 5.594,51 TL alacağının kaldığının tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği ve davacı yanca işlemiş faiz talebinin bulunmadığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan 5.594,51 TL alacaklı olduğu, davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği, davalı yanca zamanaşımı definde bulunulmuş ise de faturadan kaynaklı 5 yıllık zamanaşımının takip tarihi itibariyle dolmadığı ve kesilen zamanaşımı süresinde itirazın iptali davasının açıldığından bu definin yerinde görülmediği, ticari defter ve belgelerin kesin delil niteliğinde olması nedeniyle artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından------- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 5.594,51 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 1.118,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin yatırılan 53,72 TL harcın düşümü ile geri kalan 678,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 53,72 TL peşin harç, 35,90 TL başvuru harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 455,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.544,62 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 5.594,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
9- -------- esas sayılı icra takip dosyasının hükümle birlikte iade edilmesine,
Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.