Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/12
2025/119
12 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/12
KARAR NO : 2025/119
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 22/06/2021
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle;----- tasfiyesinin ----- Ticaret Sicil Memurluğunun eksik incelemesi ve kusurlu işlemleri nedeniyle tamamlandığı ve kaydının sicilden terkin edildiği, müvekkili şirketin dava dışı ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası ile alacağa sahip olduğunu, borçlu şirketin kaydının ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından Türk Ticaret Kanunun geçici 7. Maddesine göre 31.07.2013 tarihinde terkin edildiği, bu nedenle borçlu şirkete tebligat yapılmasının mümkün olmadığını, ------ tasfiyesinin kaldırılarak şirketin ihyasını, masraf ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK'nın 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34. maddesi çerçevesinde işlem yapıldığını, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün ----- ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan------yapılan incelemelerinde şirketin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; son 5 yıla ait olağan genel kurul toplantısının yapılmadığı" hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 31.07.2013 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğini, ihtarlara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, resen terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu, davacı vekilince resen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediğini, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi gereğince Ticaret Sicil Memurluğu'nca gayri faal olması sebebiyle re'sen terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemidir.----Ticaret Sicil Müdürlüğünün 23/11/2021 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret kanunun geçici 7. Maddesi uyarınca 31.07.2013 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir.----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden sicilden re'sen terkinine karar verilen borçlu şirketin borçlu olduğu, hakkında bir icra takibi olduğu, icra takibinin derdest olduğu, taraf teşkili sağlanması açısından davacı tarafa şirketin ihyası davası açmak üzere yetki ve süre verilmiş olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası “...Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” İstinaf daireleri önceki kararlarında TTK'nın Geçici 7.maddesine dayılı geçici ihya kararlarında da tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına karar verilmekteydi. Ne var ki emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ---- sayılı ve 28.09.2021 tarihli ilamı; emsal Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin -----sayılı, 18.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin ----- sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin -----sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle, Daireler eski uygulamalarından dönmüştür. Anılan Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere; ihya kararının bir davanın görülmesi, mal varlığının tasfiyesi gibi geçici amaçla TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı ihya kararının verildiği durumlarda ihya kararına konu işlemlerin yapılması bakımından tasfiye memurunun atanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira kanun koyucu 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesinin 15.fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiş olup ihya konusunda düzenleme, aynı Kanun'un 547. Maddesinde yapılmıştır. Bu genel düzenlemenin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca geçici ihya kararı verildiği durumlar da kıyasen uygulanması gerekir. Yani TTK'nın Geçici 7. maddesi ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi, mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verildiği durumlarda aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yöneliktir.
Mahkememizce istinaf dairelerinin önceki kararları dikkate alınarak şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmamasına karar verilmiş verilen kararın istinaf edilmesi üzerine ---- BAM ---- HD. -----Sayılı ilamı ile yukarıdaki gerekçelerle verilen kararı kaldırmıştır. İstinaf dairelerinin bozma kararları ilk derece mahkemelerini bağlayıcıdır.Tüm dosya kapsamından ihyası istenen şirketle ilgili derdest icra takibi olduğu bu nedenle davacının ihya isteminde hukuki yararı olduğu sonucuna varılmış davanın kabulüne karar verilmiştir. TTK'nın geçici 7.maddesinin 15.fıkarasına 23.05.2024 tarihli ve 7511 sayılı Kanun'un 16.maddesi ile eklenen, "Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." hükmünün derhal yürürlüğe girmiş olması ve davalının yasal hasım olması nedeni ile davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-DAVANIN KABULÜNE, ---- Ticaret Sicil müdürlüğünün ----- sicil nosuna kayıtlı bulunup 31.07.2013 tarihinde 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince re'sen sicilden terkin edilen ----- ŞİRKETİ'nin 6102 Sayılı TTK 547 maddesi gereğince---. İcra Müdürlüğünün----- esas sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere, terkin edilen şirket hakkında yürütülen icra takibinin sürdürülmesi, sonuçlanması ve infazı bakımından sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, ------ Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,
2-Tasfiye Memuru olarak şirketin son yetkilisi olan ... TC kimlik numaralı ...'in atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,
3-Kararın ----- gazetesinde ilan edilmesine,
4-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
5-Gerekçede açıklanan nedenlerden ötürü davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Gerekçede açıklanan nedenlerden ötürü davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.