mahkeme 2024/978 E. 2025/741 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/978

Karar No

2025/741

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/978
KARAR NO : 2025/741

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/09/2022
KARAR TARİHİ : 11/09/2025

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 17/09/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket adına kayıtlı olan ---- plakalı araç ile şirket çalışanı ----- 02.07.2021 tarihinde elektrik direğine çarparak kaza yapmış ve araçta hasar meydana geldiğini, söz konusu araç, olay tarihinde 08.01.2021 - 08.01.2022 vadeli Genişletilmiş Kasko poliçesi ile------tarafından teminat altına alındığını, ekspertiz raporunun içeriğinden anlaşılacağı üzere olay nedeniyle Müvekkilinin aracında hasar oluştuğunu, müvekkilinin talebinin davalı tarafından reddedilmesi üzerine usul gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmuş, ancak ----- sayılı ve 29.09.2021 tarihli başvurunun, komisyona genellikle düşük tutarlar için başvuru yapıldığı belirtilererk uyuşmazlık tutarının Komisyona başvurulabilmek için gerekenden fazla olduğu değerlendirilmiş ve Komisyona tanınan dört aylık yargılama sürecinde, somut olay bakımından hakemlerin adli yargıda tanınan delil yöntemlerini etkili bir şekilde kullanmasının ve sağlıklı bir karar verebilmesinin fiilen mümkün olmadığı gerekçesiyle, HMK'nın 435. Maddesinin (c) bendine dayanarak reddedilmesi sonucu adli yargıya başvurulduğunu, müvekkiline ait ---- plakalı ve orijinal, ------ model, ------- olan aracın eski hasar kaydı bulunmadığını, araç, 02.07.2021 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle ilk defa hasar gördüğünü, müvekkili 06.07.2021 tarihinde----hasar tazminatı talebiyle başvurmuş,------- ise 03.08.2021 tarihli cevap mektubunda, herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin “Yukarıda belirtilen dosyamız incelenmiş olup; yapılan araştırma sonucu tarafınıza herhangi bir hasar tazminatı ödenemeyeceği hususunda bilgilerinizi rica ederiz.” ifadesine yer vererek Müvekkilin talebini reddedildiğini, araç üzerindeki hasarlı parçalar tespit edilmiş ve aracın hasar değerinin 66,172.90 TL olduğu belirlenmiş olup bu değer dahi Müvekkilin aracının gerçekte uğradığı zarar miktarının çok altında olduğunu, izah edilen kaza neticesinde------ ait aydınlatma direğinde de zarar meydana geldiğini, elektrik direğindeki 2.401,77 TL zarar Müvekkili tarafından ödenmiş olup bu masrafın da------tarafından karşılanması gerektiğini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; zamanaşımı itirazımız dikkate alınarak davanın usulden reddini gerektiğini,
davacı tarafından, müvekkili şirkette kasko poliçesi bulunan ------ plaka sayılı aracın 02.07.2021 tarihinde maddi hasarlı olarak gerçekleşen kaza sebebiyle meydana gelen hasarın bedeli talep edildiğini----- plaka sayılı araç, müvekkili şirket nezdinde -----numaralı ----- kasko sigorta poliçesi ile kaskolu olduğunu,
konu hasarın şirkete bildirilmesinin ardından hasar dosyası açılmış ve dosya araştırmaya sevk edildiğini, davaya konu kazada, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere sürücüsü olay yerini terk ettiğini, olay yeri terk’in istisnaları genel şartlarda tahdidi olarak sayıldığını, davaya konu kazadaki durumu bu istisnai hallere girmediğini,
kasko poliçesi genel şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. 2.3.1. öncelikle TTK 1409 ve 1459 madde hükümleri, sebepsiz zenginleşme yasağının sigortacılıktaki tezahürleridir ve müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu “gerçek zarar” ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumlu tutulması ve dosyanın bilirkişiye tevdi halinde yapılacak hasar bedeli hesaplamasında davacı ile akdedilen poliçede var olan muafiyetlerin dikkate alınması gerektiğini, ilgili poliçe incelendiğinde;
somut uyuşmalığa konu kaza, haksız fiilden kaynaklanmış olup, ticari iş olarak nitelendirilemez olduğunu, ayrıca aracın ruhsatı incelendiğinde kullanım amacının ticari değil, hususi olduğu göründüğünü, bu nedenle uygulanması gereken faiz yasal faiz olduğunu beyanla haksız davanın reddini gerektiğini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan zararların aracın kasko sigorta poliçesini düzenleyen davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu kaza 02.07.2021 tarihinde meydana gelmiş, davacı sigorta şirketi tarafından Kasko sigorta poliçesi 08.01.2021-2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiştir. ------ plakalı aracın 02.07.2021 tarihinde karıştığı trafik kazasına ilişkin gece 02:00 düzenleme saatli maddi hasarlı kaza tespit tutanağı incelendiğinde davaya konu ---- plakalı aracın -------adına kayıtlı araç sürücüsünün firar ettiği, kaza tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge olduğu anlaşılmaktadır.10/04/2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir sigortacı bilirkişi ile bir kusur ve hasar uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 19.06.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın "Sigortanın Konusu" başlıklı A.1 maddesinde "Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır." düzenlemesi getirilerek işletenin aracının uğradığı maddi zararlar kasko poliçesi teminatı kapsamına alınmıştır.Davaya konu olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.Olay tarihinde geçerli olan KSGŞ'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir.Eldeki uyuşmazlık incelendiğinde öncelikli olarak çözülmesi gereken husus, tek taraflı trafik kazası nedeniyle poliçe genel şartlarında belirtilen zorunlu hallere dair bir sebep bulunmaksızın araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle tazminat bedelinin poliçe teminatı dışında kalıp kalmadığı hususudur. Davalı tarafça olay yerini terke yönelik sürücünün şeker hastalığı olması ve kaza sebebiyle şekerinin düşmesi sonucu kaza yerine yakın ofise gidip ünsülin iğnesini vurulması şeklinde bir açıklama getirilmiş ise de gece 02:00 sıralarında araç sürücüsünün iş yerine insülin iğnesini almak için gitmesi sonrasında iş yerinde yemek yemesinin bu sürede aracın kaza yerinden kaldırılması ve sürücünün bundan sonra kaza yerine intikal etmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği ispat külfetinin tersine çevrildiği bu halde ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2- Peşin alınan 1.171,09 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 555,69‬ TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-1.560,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim