mahkeme 2024/734 E. 2025/545 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/734
2025/545
17 Haziran 2025
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/734
KARAR NO : 2025/545
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/10/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalının mal alım satımı konusunda anlaştığını, davalının faturadan kaynaklı borcunu ödememesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin, kaynağı belirsiz olan ve haksız şekilde talep edilen alacağı kabul etmesinin mümkün olmadığını, alacağın varlığına yönelik hiçbir somut belge sunulmadığını ileri sürerek davanın reddi ile davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
DELİLLER:
----- İcra Dairesinin ------ esas sayılı takip dosyası, Ticari defter ve belgeler, ba/bs formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi ------ raporunda özetle; Davacı ticari defterlerinin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu sonucuna gidildiği, Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, buna göre ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davacı nezdinde davalının 2021 yılından devir gelen 1.050.000,00 TL alacağı bulunduğu, davacının davalı adına 2022 yılında 16 adet karşılığı toplamda 2.542.322,06 TL tutarlı satış faturası düzenlediği, karşılığında davalıdan aldığı 4 adet karşılığı toplamda 1.132.551,98 TL alış faturasına kayıtlarında usulüne uygun olarak yer verdiği, ayrıca davalıdan 12.10.2022 tarihinde 3 adet karşılığı 160.813,40 TL tutarlı iade faturası aldığı, tüm bu işlemlere göre 14.12.2023 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 198.956,68 TL borçlu olarak göründüğü, Davalı nezdinde davacının 2021 yılından devir gelen 1.050.000,00 TL borcu bulunduğu, davalının davacıdan 13 adet karşılığı 2.381.508,66 TL tutarlı fatura aldığı, davacı adına 4 adet karşılığı 1.132.551,98 TL tutarlı satış faturası düzenlediği, ayrıca davacı adına 3 adet karşılığı160.813,40 TL iade faturası düzenlediği, bu işlemlere göre 14.12.2023 takip tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının 38.143,28 TL alacaklı olarak göründüğü, Taraf ticari defterleri arasındaki fark nedeninin davacının 2022 Eylül adına davalı adına düzenlediği 3 adet karşılığı 160.813,40 TL toplam tutarlı satış faturalarının davalı yanca kabul edilmemesinden kaynaklandığı, ilgili faturalara istinaden davalının TTK 21/f.2 hükmü doğrultusunda 8 günlük itiraz süresi içerisinde iade faturası düzenlemediği, bu durumda davacı ticari defterlerinde yer alan tutarlara değer verilmesinin gerektiği, İşbu raporda yer verilen tespitlere göre 14.12.2023 tarihli takibe konu 198.956,68 TL tutarlı alacak istemine iştirak edilmişe de hususla ilgili nihai değerlendirme Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Takip ile birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla-----İcra Dairesinin ------ sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı kayıtlarında davacının 198.956,68 TL alacaklı, davalı kayıtlarında 38.143,28 TL alacaklı göründüğü, taraf defterleri arasındaki farkın davacı tarafından davalıya düzenlenen 160.813,40 TL bedelli satış faturalarının davalı tarafından kabul edilmemesinden kaynaklandığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından 8 günlük yasal süreden sonra iade faturasının düzenlendiği, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 198.956,68 TL alacaklı olduğunu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 198.956,68 TL alacaklı olduğu, davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi ve yasal süreden sonra iade faturası düzenlemesi karşısında karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ----- İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 198.956,68 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont avans faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 39.791,33 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 13.590,73 TL harçtan, peşin yatırılan 2.402,91 TL harcın düşümü ile geri kalan 11.187,82 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 2.402,91 TL peşin harç, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 75,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.905,51 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 31.833,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
7-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.