Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/732

Karar No

2024/842

Karar Tarihi

12 Aralık 2024

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/732
KARAR NO : 2024/842

DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ : 09/10/2024
KARAR TARİHİ : 12/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkillerinin halka açık ve hisseleri borsada işlem görmekte olan ------hissedarlarından olup, sahip oldukları hisseler, şirket sermayesinin yüzde 5,8’ine tekabül ettiği, şirket sermayesinin 1/20’sinden fazlasını ellerinde bulundurmaları nedeni ile Türk Ticaret Kanunu’nun 411. vd maddeleri uyarınca “azlık” oluşturmakta olduklarını, müvekkillerinin Türk Ticaret Kanunu’nun 348/1 maddesinde yer alan azlığa tanımış olan özel denetçi atanmasını talep etme hakkını kullanmak üzere, ----Noterliği’nin ----- yevmiye no’lu 12.06.2024 tarihli ihtarnamesini keşide ederek, davalı şirket yönetiminden genel kurulu toplantıya davet etmesini talep ettiğini, davalı şirket tarafından gönderilen, ---- Noterliği’nin ---- yevmiye no’lu 14.06.2024 tarihli cevabi ihtarnamede şirketin olağan genel kurul toplantısının yakın bir zamanda yapılacağı ve özel denetçi atanması taleplerinin bu toplantıda ileri sürülebileceği şeklinde dönüş yapıldığı. bunun üzerine taraflarınca ----- 10.07.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına iştirak edilerek, özel denetçi atanması konusunun gündeme eklenmesinin talep edildiği, talepleri üzerine özel denetçi atanması konusunun görüşülmesi ve karara başlanması genel kurul gündemine eklendiği, yapılan oylamada söz konusu taleplerinin oyçokluğu ile reddedildiği, toplantı tutanağının 14. maddesinde “Pay sahiplerinden----- ile --- - tarafından Toplantı Başkanlığı’na verilen “Türk Ticaret Kanunu’nun 438. Maddesi uyarınca, şirket hesapları ve sair belgeler üzerinde detaylı bir şekilde inceleme yapılması suretiyle, ---- paylarının tamamının hisse karşılığında iştirak modeliyle kısmi bölünme suretiyle devir alınması işlemlerinin incelenmesi için özel denetçi atanması konusunun görüşülmesi ve karara bağlanması” ile ilgili talep, gündem maddesi olarak gündeme eklenmek suretiyle, müzakereye açıldı. Söz alan olmadı. Oya sunuldu. Yapılan oylama sonucu, özel denetçi talebinin 53.609.632,26 adet red oyuna karşılık 4.874.255 adet olumlu oy ile mevcudun OYÇOKLUĞLA reddine karar verildi” şeklinde kayda geçirildiği, özel denetçi atanması taleplerinin genel kurul tarafından reddedilmiş olması nedeni ile TTK'nın 439/1. Maddesi gereğince işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, davalı şirket Genel Kurul Toplantısında, özel denetçi atanması talebinin reddine dair verilen kararın açıkça hukuka aykırı olup mahkeme tarafından özel denetçi atanmasına karar verilmesi gerektiğini; davalı şirketin hisse değerleri, şirket yönetimi tarafından yapılan bilinçli eylemlerde / kasten düşürüldüğü, şirketin, borsada sürekli değer kaybeden, kâr datığımı yapmayan ve küçük hissedarların sürekli zarara uğradığı bir şirket haline getirildiği, bu durumun piyasa koşullarından değil, şirket yönetiminin kasti eylemlerinden ileri geldiği, bu durumun müvekkillerine de zarar etmesine sebep olduğunu; davalı şirket tarafından teknik iflas durumunda olan bir şirketin, kasıtlı olarak bilimsellikten uzak değerleme yönetemleri kullanılarak yapılan, gerçeğin çok çok üzerinde bir değerleme esas alınarak satın alındığı, hisse karşılığında kısmi bölünme şeklinde gerçekleşen bu devralma neticesinde, mevcut hissedarların hisse oranları kasten düşürüldüğünü; “----” hisseleri gerçek değerinin çok üzerinde bir bedelle alındığı, ----- işin biçilen değer, akıl dışı varsayımsal ve kabul edilemez olduğu, ----- şirketinin hiçbir zaman net işletme sermayesi olmadığını, varsayıma dayalı objektiften uzak veriler üzerinden bir değerleme yöntemi kullanılmak suretiyle şirketin yüksek değerlendirildiğini; kısmi bölünme yoluyla devralınan satın alınan ---- in teknik olarak borca batak bir şirket olduğu, gerek kanın gerekse yerleşmiş Yargıtay kararları uyarınca özel denetçi atanmasına ilişkin nedenlerin varlığının kesin biçimde kanıtlanması gerekmekte ve bu konuda emarelerin bulunduğunun gösterilmesinin yeterli olduğunu; davalı şirketin 10.07.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan, “2023 yılına ait finansal tabloların onaylanmasına ilişkin 5 no’lu kararının iptalini, davalı şirketin 10.07.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan, “Yönetim Kurulu üyelerinin 2023 yılı hesap dönemi faaliyet ve işlemlerinden dolayı ibra edilmesine ilişkin 6 no’lu kararının iptalini, davalı şirketin 10.07.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan, özel denetçi atanmasının reddine ilişkin 14 no’lu kararın hükümsüzlüğünün tespitini, ve/veya Mahkemenin takdirine göre kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olarak alınan kararın iptalini, TTK.'nun 439. maddesi uyarınca özel denetçi atanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ----- 2001 yılında kuruluş çalışmalarını tamamlayıp, 2002’de faaliyetlerine başladığı, 30 Eylül 2024 tarihinde kamuya açıklanan son halka açık verilere göre müvekkili şirketin 81 ilin 72’sinde 182 mağazasıyla faaliyet gösteren, ----) sektöründe mağaza sayısı bakımından en büyük ve erişilebilirlik açısından en yaygın firma olduğu, müvekkili şirketin 2002 yılında 14 mağaza ile faaliyetlerine başladığ----- katkılarıyla güçlü bir ortaklık yapısına sahip olan müvekkili şirketin 2011 yılı Ocak ayında halka arz işlemini sonuçlandırıldığı ve şirketin hisse senetlerinin 03 Şubat 2011 tarihinde ----- işlem görmeye başladığını, geleneksel perakende sektöründeki esnafı destekleyen---- ekosistemi ile geleneksel perakendecilerin tedarikçi iş ortağı olarak bu yapıdaki bayii sayısını artırmayı hedeflediği, ayrıca 2023 yılında ev dışı tüketim (“EDT”) sektörünün öncü ve güçlü oyuncusu g2m’yi devir alarak EDT sektöründeki çalışmalarını geliştirmeyi hedeflediği, EDT sektöründeki stratejisini güçlendirmek amacıyla, ---- sahibi olduğu yüzde 90 oranındaki ----- paylarının tamamını hisse karşılığı devir alarak, EDT sektöründe açık ara lider duruma gelmiş durumda olduğu, bu işlem ile ----’ın ödenmiş sermayesi 60.000.000 TL’den 80.476.074 TL’ye yükselttiğini;. davacıların dava dilekçelerinde dava konusu ile ilgili olmayan çok sayıda gerçek dışı iddialar da ileri sürdükleri, davacının dava konusu ile hiçbir ilgisi olmayan bu iddialara yer vermesinin nedeninin haksızlığı açıkça ortada olduğu açıklayacakları nedenlerle doğrudan redde mahkum bir davayı mümkün olduğunca karmaşık hale getirmeye çalışıldığı bu nedenle dava konusu ile hiçbir ilgisi olmayan bu iddialara cevap verilmediğini, davacıların mahkemede açtığı davanın yasal ve haklı dayanağı bulunmadığı, yargılama sırasında toplanacak tüm bilgi ve belgeler ışığında davacıların davasının külliyen reddine karar verilmesini; davacıların azlık hakka sahip olduğunun teyidi gerektiğini: davacılar tarafından yasal şartların oluşmadan dava açıldığını, davacı tarafın öncesinde bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmadığını; örnek emsal karar sunduklarını, kararlardan ve yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere davacılar tarafın özel denetçi atanması talebinin öncesinde ilgili işlemler ile ilgili varsa sorularını müvekkili şirkete ileterek bilgi talebinde bulunmuş olmasının yasal bir zorunluluk olduğu, ancak mevcut dava için yasanın aradığı şartlar, diğer bir ifade ile TTK md. 437 ve 438 uyarınca aranan şartlar davaya konu başvuru için bulunmamakta olup bu nedenle hak hiç doğmamış kabul edilmesi gerektiği, açılan işbu dava da kötüniyetli ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini; olağan genel kurul sürecinin kanuna ve şirket ana sözleşmesine uygun olarak tamamlandığını; özel denetim talebi istenen işlemlerin tümünün hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği özel denetçi gerektiren herhangi bir husus bulunmadığını; ilgili işlemlerin mevzuata uygun olarak SPK ve bağımsız kuruluşların bilgi, kontrol, denetim ve onayı dahilinde gerçekleştirildiğini; davacıların 25.12.2023 tarihli olağanüstü genel kurula katılmadığı, herhangi bir itiraz veya başvuruda bulunmadıklarını; uzman kuruluş raporu, birleşme, (-----paylarının iştirak yöntemi ile kısmi bölünme yoluyla devralınması) işlemine taraf şirketlerin birleşme işlemine esas finansal tabloları, bağımsız denetim raporları ve diğer tüm işlem belgeleri SPK tarafından incelenip işlem hukuka uygun bulunarak onaylandığı, SPK tarafından onaylanmış bir işlemin gerçeğe uygun olmayan bir rapor alınarak yapıldığına ilişkin iddiaları kabul edilemeyeceğini; ---- alınacak bilgi kapsamında dava için asgari pay oranına sahip olunmadığının tespit ve teyidi halinde davanın reddini, azlık pay sahipliğinin teyidi halinde ise dava için diğer ön şart olan öncesinde bilgi alma hakkının kullanılmamış olması nedeniyle davanın reddini, bu yöndeki taleplerinin kabul görmemesi halinde neticede davacının dava dilekçesindeki taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davacının davasının külliyen reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6102 Sayılı TTK'nın 438 ve 439. maddesi uyarınca dava dilekçesinde dile getirilen nedenlerden ötürü davalı şirkete özel denetçi atanmasının hukuken mümkün olup olmadığına, bu maddeye dair kararın hükümsüzlüğünün tespitine/ iptaline karar verilmesinin mümkün olup olmadığına ilişkindir.Her ne kadar davalı yanca davacıların bu davayı açacak azlık sıfatları olmadığı iddia edilmiş ise de davalı şirket halka açık bir şirket olduğundan ve genel kurul toplantısı ve hazirun cetveli nazara alındığında davacıların toplam %6,05 oranında hisseleri olduğundan davalının bu itirazına itibar edilmemiştir. Türk ticaret kanunun 438. Maddesi " Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir." hükmünü düzenlemiştir. Kanunun 439. Maddesi " Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. (2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır. " Kanunun 440. Maddesi " Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. (2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir " hükümlerini düzenlemiştir.
Özel denetçi tayini talep edebilmek için Pay sahiplerinin genel kuruldan daha önce bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olmaları gerekir. (TTK m.438/1)ikinci olarak Özel denetimin konusunu belirli olaylar oluşturmalıdır. Belirli olaylar,içeriği ve sınırları belirli olan, genel nitelik taşımayan anlamına gelir. Üçüncü Koşul. Özel denetime müracaat için, “pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olmalıdır.” Burada pay sahipliği hakkı ile özel denetim konusu arasındaki ilişkinin kanıtlanması, özel denetçi atanması isteminde bulunan pay sahibine aittir.Belirtmek gerekir ki, sadece merak saikiyle özel denetçi atanması istenilemez.Özel denetçi atanması ile bilgilerin doğrulanması denetimi değil, anonim ortaklık faaliyetleri kapsamındaki belirli bir konu hakkında gerçeklerin ortaya çıkarılması amacı doğar. Diğer yandan özel denetim kurumu, anonim şirketi etkileyecek sonuç veya etki ortaya çıkaran bir müessese olmayıp, pay sahiplerinin başvurabileceği bir araştırma ve inceleme aracıdır.TTK. m. 348 ile amaçlanan, kurucular ile yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler hakkında tazminat ve ceza davaları açılabilmesine olanak sağlayacak işlem ve eylemleri ortaya çıkarmak, bilançonun gerçeklik ve doğruluk ilkesine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğini anlamak, esas sermaye artırımı, azaltılması ve tasfiye gibi işlemlerin kanun ve anasözleşme çerçevesinde yapılıp yapılmadığını saptamak, yolsuz işlemlerin delillerini toplamaktır. Bilindiği üzere, TTK. m. 363 uyarınca, anonim ortaklıkta pay sahiplerinin ortaklığın defterleri ve hesapları ile diğer belgelerini doğrudan doğruya inceleyebilme yetkileri ve bireysel denetleme hakları bulunmamaktadır. Bu nedenle, TTK. m. 348’in önemi TTK. m. 363 ile birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkmaktadır. Kurucular ve yöneticiler ile denetçiler aleyhine tazminat davaları ve bu kimselerin işlemleri hakkında da iptal veya hükümsüzlüğün saptanması davalarının açılabilmesi ancak güvenirliğinden şüphe duyulan işlemlerin incelenmesi ve bu suretle bir takım şeylerin su yüzüne çıkması ile mümkündür. TTK. m. 348 ile pay sahiplerine ve azınlığa verilen söz konusu hukuksal yolun kullanılması sonucu atanan özel denetçi, talep edilen faaliyetleri inceleyecektir. Azınlık pay sahipleri, yolsuz işlemleri ve bunların delillerini bu sayede saptayarak, tazminat ve hükümsüzlüğün tespiti davalarını açabileceklerdir. Böylelikle “azınlığın korunması” nihai amacına ulaşmış olacaktır.TTK. 348/f. 2 hükmüne göre, azınlık pay sahiplerini tarafından özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının, kesin biçimde kanıtlanması şart değildir. Kanun koyucu özel denetçi tayinine ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emareleri yeterli saymıştır. Söz konusu madde metninde yer alan hususların olayda var olup olmadığı yönü, özel denetçilerin yapacağı inceleme ve araştırma sonucu ancak ortaya çıkacaktır. Ayrıca özel denetçi tayinine dayanarak yapılacak vakıalar yönünden kesin hüküm de söz konusu edilemeyeceğine göre, kesin delil aranmasının dayanağını bulmak güçtür.” ( Bkz. Yargıtay. ----. HD. 15.04.1982 ----
Yargıtay -----. Hukuk Dairesi’nin ------. sayılı 03.07.2000 tarihli kararında, Yargıtay ----Hukuk Dairesi’nin ----- sayılı 28.01.2002 tarihli kararında özetle; “azınlık pay sahipleri tarafından özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının kesin bir biçimde kanıtlanmasının şart olmadığını ve özel denetçi tayinine ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emarelerin yeterli olduğu belirtilmiştir.
Tüm bu açıklamalar kapsamında özel denetçi tayin edilmesini talep edebilmek için;
A) Daha önce bilgi alma ve inceleme hakkı kullanılmış olmalı,
B) belirli olayların açıklığa kavuşturulmasını amaç edinilmiş olmalı
C)özel denetim talebi pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli olmalıdır.
Buna göre özel denetçi talep hakkı ikincil karakterde bir haktır. Çünkü özel denetim isteyebilmek için pay sahibinin daha önce bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olması gerekir. Özel denetçi atanmasını isteme açık ve anlaşılır olmayan belirli konularda aydınlatılmak amacına yönelik olmakla birlikte kapsamlı bir bilanço incelemesi değildir. Özel denetim yönetici ve denetçilere kaşı açılacak sorumluluk davasına bir hazırlık amacı taşımaktadır. Özel denetim aynı zamanda şirketin sevk ve idaresi hususunda amaca uygunluk veya yerindelik incelemesi de değildir. Yalnızca amaca aykırılıklar değil, kuralsızlıkların da açıklanması gerekir.Özel denetçi atanmasına ilişkin şekli ve maddi koşullar ise şunlardır;
A) Bilgi alma ve inceleme hakkı daha önce kullanılmış olmalı
B) bilgi isteminin konusu özel denetim konusunun aynı olmalı
C) Mutlaka Özel denetimle ilgili genel kurulun onay veya red kararı olmalı
D) Red halinde sermaye katılım oranı (duruma göre %10 veya %5 ) veya belirli tutarda (1 milyon TL tutarında itibarı değerde) paya sahip olunmalı
E) Dava süresi içinde açılmış olmalıdır.
Kanunda açıkça ifadesini bulan daha önce şartı pay sahibinin soru sorup cevaplarını aldıktan hemen sonra aynı genel kurulda özel denetim istemesi halinde gerçekleşmiş olmaz. Çünkü verilen cevapları değerlendirmeden ve diğer pay sahiplerinin de değerlendirmesine olanak bırakmadan hemen Genel kurulda özel denetim talebini sunmak özel denetim gibi bir önemli bir hukuki kurumun ciddiyeti ile bağdaşmaz. ( ----- )Özel denetçi tayini isteyebilmek için Ticaret kanununun 437/5. Maddesindeki davanın önceden açılmış olmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak Yukarıda da zikredildiği üzere özel denetçi ancak somut bir olay, belirli bir olayın aydınlatılması amacı ile istenebilmektedir. Aynı zamanda özel denetçi tayinine karar verebilmek için ikna edici delillerin davacı yanca ibraz edilmesi gerekmektedir. Kurucuların veya şirket organlarının şirkete veya pay sahiplerine zarar verdiğinin inandırıcı şekilde ortaya konması gerekmektedir.
Doktrinde aşırı ve ölçüsüz taleplerde bulunulması, 30-40 civarındaki olayın özel denetim ile açıklığa kavuşturulması gibi istemler, şirketin piyasadaki genel durumunun araştırılması gibi muğlak konularda özel denetim istenemeyeceği savunulmaktadır. ( ----- )
Somut olayda davacıların genel kurul öncesi davalı şirkete keşide ettikleri ihtarda gündem maddelerine ---- - paylarının tamamının hisse karşılığında iştirak modeli ile bölünme sureti ile devir alınması işlemlerinin incelenmesi için özel denetçi atanması hususunun genel kurul gündem maddelerine eklenmesini talep ettikleri, davalı şirket genel kurulunun 1. Sayfasında davacıların bu istemlerinin genel kurul toplantı tutanağına yazıldığı ve gündeme madde eklenmek sureti ile görüşüleceği hususunun tefhim edildiği, genel kurul toplantısının 14. Maddesinde söz konusu özel denetçi atanması talebinin oylandığı ve oy çokluğu ile red edildiği görülmüştür. Yukarıda ifade edildiği üzere özel denetçi atanması talep edilebilmesi için pay sahibinin mutlaka bilgi alma ve inceleme hakkını öncesinde kullanmış olması gerekmektedir. Bu hali ile özel denetim talebi ikincil bir haktır. Özel denetim ile esasen amaçlanan yöneticinin sorumluluğu davasına ön hazırlıktır. Kanun koyucu bu istemde bulunulabilmesi için pay sahibinin öncesinde özel denetim talep ettiği hususta bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasını şart koşmuştur. Aksi halde pay sahiplerinin hiçbir inceleme ve araştırma yapmadan özel denetçi atanması talepli davalar açabilecekleri anlamı çıkar ki bunun istenen bir durum olmadığı zaten kanunun lafzından anlaşılmaktadır. Netice itibarı ile esasen davacıların ( iddialar doğru ise) bir kısım şüpheli gördükleri iş ve işlemler için özel denetim talep ettikleri ancak bu hususta öncelikle bilgi alma ve inceleme hakkı kullanmaları gerektiği açıktır. Bu hak kullanılmadan doğrudan iş bu özel denetçi atanması talepli davanın açıldığı görülmekle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Davacılar davalarında aynı zamanda genel kurulun özel denetçi atanmasının reddine ilişkin kararının da iptalini talep etmişlerdir. ---- BAM ---- HD. -----"...Davacı, özel denetçi atanması talebinin reddine dair genel kurul kararının iptalini de talep etmiştir. Özel denetçi tayini talebi genel kurulca reddedildikten sonra ilgililer mahkemeye başvurmak suretiyle özel denetçi seçimini talep edebilir. Bu sebeple, özel denetçi seçimi talebinin reddine ilişkin genel kurul kararının iptali isteminde hukuki yarar yoktur..." belirtmiştir. Davacının bu istemi de bu nedenle red edilmiştir.
Davacının dava dilekçesinin tamamını özel denetçi atanması gerektiğine dair iddialara ilişkin olduğu, dava dilekçesinin ilk sayfasında da davanın konusu olarak davalı şirketin 10.07.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan özel denetçi atanmasının reddine dair kararın hükümsüzlüğünün tespiti ve özel denetçi atanması olarak belirtildiği görülmüştür.keza cevap dilekçesinin içeriği de özel denetçi atanması talebinin yerinde olmadığına ilişkindir. Mahkememizce bu istemlerle ilgili karar verilmişse de davacının dava dilekçesinin netice-i talep kısmında genel kurulda alınan 5 ve 6 nolu kararların da iptalini talep ettiği, bu taleplerle ilgili henüz bir yargılama yapılmadığı sehven atlandığı ( dava dilekçesi içeriğinde ve konu kısmında olmaması, cevap dilekçesinin tamamının özel denetçiye ilişkin olması ve sehven atlanması nedeni ile ) görülmekle bu istemler bakımından davanın tefrikine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 305/A maddesi yargılamada ileri sürülmesine rağmen hakkında kısmen veya tamamen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilebileceğini belirtmiştir. Yapılan yargılamada sadece özel denetçi atanması talebinin reddine dair kararın iptali ve özel denetçi atanmasına dair istemler bakımından bir değerlendirme yapılıp karar verildiği, davacının diğer istemleri ile ilgili bir karar verilmediği ve henüz bir yargılama da yapılmadığı görülmekle henüz bu talepler için bir yargılama yapıldığından söz edilemeyeceği nazara alınarak bu iki istem bakımından davanın tefrikine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1-Davacıların genel kurulda oylanan 14 numaralı kararın iptalini talep etmekte hukuki yararları olmadığından bu talebin reddine,
2-Özel denetçi tayini talebi bakımından; Davacıların genel kurul öncesinde keşide ettikleri ihtarda gerekse de genel kurulda bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmadıkları, bu yola müracaat etmeden özel denetçi tayini talep ettikleri görülmekle bu talebin esastan REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davalı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereği 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacılarca yanca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan avansın davacıya veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,
6-Davalı yanca yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalının yatırdığı delil avansının kendisine veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,
Dair taraf vekillerinin huzurunda 6102 sayılı TTK'nın 440. Maddesi gereği istinaf yolu kapalı olmak üzere kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim