mahkeme 2024/626 E. 2025/543 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/626

Karar No

2025/543

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/626
KARAR NO : 2025/543

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/09/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalının 110 adet büyük boy tepsi taşıma araba kılıfı ile 35 adet küçük tepsi taşıma kılıfının teslimi konusunda anlaştıklarını, bu kapsamda 2024 yılında 2 adet karşılığı toplamda 235.800,00 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, borcun 80.000 TL’sinin ödendiğini ancak kalan kısmın ödenmediğini, borç nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.

CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, dava konusu alacağın Müvekkil Şirket ile aralarında ticari ilişkiden kaynaklanmakta olduğunu iddia etmektedir. Dava konusu malların Müvekkil Şirket'e teslimine ilişkin ispat yükü davacıda olup davacı tarafından hiçbir belge sunulmamıştır. Ayrıca davacı, borcun sebebi olarak cari hesap ekstresi olarak isimlendirdiği muavin defter çıktısını dayanak göstermiş olup bu çıktının hiçbir resmi yönü ve bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Malın teslimi veya hizmetin verildiği konusunda ispat külfeti davacı yanda olup teslimi veya hizmeti usulüne uygun delillerle kanıtlanmalıdır Bu bakımdan davacı yanın ispat yüküne uygun olarak malların teslimi olgusunu ispat edemediği görülmekte olup davanın reddine karar verilmesini talep ederiz.
Bu aşamada davanın reddine karar verilmemesi halinde tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, bilirkişiye bu hususta yerinde inceleme yetkisi verilmesini talep ederiz.
Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Davaya konu somut olayda, dava konusu uyuşmazlığın; ticari ilişkiye istinaden düzenlendiği iddia olunan fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacak nedeni ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkin olması hasebiyle, davacının kendi ticari kayıtlarında dayanak belgeleri olmadan, alacaklı olarak gözükmesi, davalıdan alacağı bulunduğunu göstermeyecektir Dava konusu talep edilen alacak likit bir alacak değildir. Bu bakımdan davacı şirketin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmelidir.Açıklanan gerekçelerle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca davacı şirketin takip konusu ettiği alacak bakımından haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olduğundan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:
----- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı icra takip dosyası, vergi dairelerinden gelen ba/bs formları bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
19.11.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 20.02.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi ----- raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, inceleme tarihi itibariyle yevmiye kapanış tasdik süresinin dolmadığı, bu minvalde ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu sonucuna gidildiği, Davalı vekilin 28.11.2024 tarihli beyanında ticari defterlerin bulunduğu yer olarak beyan ettiği -----adresine yerinde inceleme yapılmak üzere gidildiği, ancak binada görevli olan ------ isimli personel firmanın konkordato sürecinde olduğunu ve çalışan personelinin bulunmadığını, ticari defterlerin de belirtilen adreste olmadığını beyan ettiği, hususla ilgili inceleme tutanağının düzenlenerek dosyaya eklendiği, Davacının davalı adına düzenlediği faturalara bağlı irsaliye bulunmadığı, faturaların veya faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini gösterir tespite elverişli belgelerin davacıdan talep edildiği, bu yönde dosyada mübrez mail yazışmalarının tekrar sunulduğu, mail yazışmaları ile ilgili hukuki nitelemenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, ------ Vergi Dairesi tarafından gönderilen müzekkere cevabı ekinde yer verilen davacının 2024 yılına ait BA/BS Formlarına göre kdv hariç olmak üzere; davacının davalı adına 2 adet karşılığı 196.500,00 TL tutarlı fatura düzenlediği, aynı tutarlı faturaların davalıya ait BA formunda kayıtlı bulunduğu, bunun haricinde davalının davacı adına düzenlediği iade ya da satış faturanın BA/BS formlarında tespit edilemediği, Davacının davalı adına 2024 Ocak ve Şubat aylarında 2 adet karşılığı toplamda 235.800,00 TL tutarlı satış faturası düzenlediği, karşılığında 80.000,00 TL yaptığı, bu itibarla 26.07.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 155.800,00 borçlu olarak göründüğü , İşbu raporda yer verilen tespitler ile Sayın Mahkemenizin ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde davalıdan takiple istenebilir tutarın takipte belirtildiği üzere 155.800,00 TL olacağı sonucuna gidildiği, Takip ile 19.669,22 TL birikmiş faiz talep edildiği, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla mütemerrit olduğu (TBK.m.117/1): bu yönde temerrüt ihtarına dosya içeriğinde rastlanılmadığından davacının faiz talebine mevcut delil durumuna nazaran iştirak edilmediği şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.Bilirkişi Ek raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, inceleme tarihi itibariyle yevmiye kapanış tasdik süresinin dolmadığı, bu minvalde ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu sonucuna gidildiği, Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, inceleme tarihi itibariyle kapanış tasdiki niteliğindeki 2024 Aralık ayı e-beratlarının henüz Gelir İdaresine gönderilmediğinin beyan edildiği, bu minvalde davalı ticari defterlerinin delil kabiliyeti ile ilgili nihai değerlendirme Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davacının davalı adına 2024 Ocak ve Şubat aylarında düzenlediği 2 adet karşılığı toplamda 235.800,00 TL tutarlı faturanın davalı nezdinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu, faturalarla ilgili davalının 8 günlük süre içerisinde düzenlediği herhangi bir iade faturasının bulunmadığı, faturalara istinaden davacıya banka kanalıyla 80.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu itibarla 26.07.2024 takip tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının 155.800,00 alacaklı olarak göründüğü, Kök ve işbu raporda yer verilen tespitlerle birlikte Sayın Mahkemenizin ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde takiple davalıdan istenebilir tutarın takipte belirtildiği üzere 155.800,00 TL olacağı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde tarafların icari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, taraf kayıtlarında davacının 155.800,00 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 155.800,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 155.800,00 TL alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden ve deefterlerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, işlemiş faiz bakımından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından -----İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 155.800,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren alacağın tahsil tarihine kadar ticari temerrüt faizi (takip talebinde belirtilen %48 faiz oranını aşmamak kaydıyla) İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 31.160‬,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 155.800,00 TL lik kısım yönünden alınması gereken 10.642,69 TL harçtan peşin alınan 2.119,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.523,46 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 19.669,22‬ TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 427,60 TL başvuru harcı, 2.119,23 TL peşin harç, bilirkişi ücreti 7.000,00 TL ve 125,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.671,83 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 8.587,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
8-Kabul red oranına göre belirlenen 3.196,45 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 403,55 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim