Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/46

Karar No

2025/113

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/46
KARAR NO : 2025/113

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/01/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; " Müvekkil şirketin, davalıya herhangi bir borcu olmadığı halde davacının başlatmış olduğu ---- İcra Dairesi’nin ----- icra dosyasına zamanında gerekli itirazlarda bulunamaması nedeniyle söz konusu icra takibi kesinleştiği için icra/haciz tehdidi altında dosya borcu olarak hesaplanmış toplam 43.939,95 TL’yi ödediğini, ancak, talep edilen bedellerden müvekkil şirket sorumlu olmadığından bir diğer ifadeyle davacı müvekkil borçlu bulunmadığından dosyaya ödenen meblağların tamamen müvekkile iade edilmesi için mahkemeye başvurmak zorunluluğu doğduğunu, Müvekkil şirket ----Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından verilen ‘‘Yapım ve Hizmet Sertifikası’’sahibi olup, ---- ilinde doğal gaz dağıtım Lisansına sahip ----doğal gaz alt yapı hizmeti sunduğunu, söz konusu işlerin çoğu taşeron olan ---- tarafından yapıldığını, müvekkil ile ----- (Yüklenici) arasında akdedilen Yapım Hizmetleri Sözleşmesi’ne göre; Yüklenici üçüncü kişilere ve/veya mallarına hasar verir yahut zarara uğratırsa bu sebeple oluşacak her türlü iddia, talep, masraf ve giderleri tazminle sorumlu olacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davalı alacaklının iddiası doğrultusunda bir hasarın meydana geldiği düşünülseydi dahi borçlunun Yüklenici firma olacağını,Davalı tarafından icra dosyasında; ‘‘ASIL ALACAK 05/08/2022(Müvekkil şirkette -----no lu 3.Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan sigortalının üçüncü kişilere ödememiş olduğu hasar bedelleri sonucu sigortalımıza 32.715,80-TL tutarında tazminat ödendiğini, işbu hasar tazminatının Türk Ticaret Kanunu nun 1472. maddesi ve sigorta genel şartları gereğince borçludan tahsili gerekmektedir.’’ ifadelerine yer verildiğini ve fakat davacının herhangi bir tutanak ve benzeri belge ibraz etmediğini, ayrıca, davalı ile yapılan haricen görüşmeler sonucu müvekkil Şirketin çalışması dahi bulunmayan Burdur, ---- bölgelerinde gerçekleşen hasarlara yönelik ---- doğal gaz lisansı dışında bulunan tutanakların iletildiğini, taraflarından davalıya verilen bir hasar bulunmadığını, bu doğrultuda müvekkil tarafından imzalanan tutanakların da mevcut olmadığını, davacı olarak davalıya ve sigortalısına herhangi bir hasar verilmediğini, müvekkil tarafından davalıya verilmiş bir hasar olmamasına ve bu sebeple müvekkilin bir borcu bulunmamasına rağmen icra tehditi altında ödeme yapıldığını, davalıya yapılan ödemenin istirdatının gerektiğini, ----. İcra Dairesi’nin ------. Sayılı dosyasında icra takibi kesinleştiği için müvekkil şirketin icra tehditi altında yaptığı toplam 43.939,95 TL’lik dosya borcu ödemesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, takip dosyası ile tahsil edilen miktarın iadesini talep etmek zorunluluğu doğduğunu, ayrıca işbu davanın şartı olarak arabuluculuk süreci başlatılmışsa da ---- Arabuluculuk Bürosu’nun ---- Sayılı Büro Dosya Numaralı ve ----- Arabuluculuk Dosya Numaralı dosyası görüşme sonucunda anlaşama ile sonuçlandığını belirtmiştir. davacı vekili tarafından, müvekkil şirket ------ davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine ve davanın kabulüne, yargılama sırasında sunulacak deliller de göz önüne alınarak Müvekkilin borçlu olmamasına rağmen ödemek zorunda kaldığı 43.939,95 TL’nin ödeme tarihi itibariyle işleyecek ticari avans faizi ve ferileri ile birlikte davalıdan alınmasına ve müvekkile iadesine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.

CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Şirkete ----- no’lu Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ------ Ait konutta/iş yerinde 01.06.2022 tarihinde meydana gelen hasar sonucu sigortalıya 32.715,80 TL tutarında tazminat ödendiğini, müvekkil şirket tarafından usulüne uygun olarak aldırılan eksper raporu doğrultusunda dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacı şirketin sorumluluğu bulunduğu tespit edilmiş buna istinaden davacı tarafa önce rücu mektubu gönderilmiş akabinde icra takibinin başlatıldığını, verilen hasarların oluşumundaki sorumluluk sigortalı ve/veya taşeronları olmamasından dolayı davacıya rücu imkanının mevcut olduğunu, Müvekkil şirket----- sigorta sektöründe ülke genelinde 750 acente binlerce çalışan ile müşterilerine kaliteli ve güvenilir hizmet sunma gayreti göstermekte olup; 158 yıllık köklü bir geçmişe dayanan, 17 bölge birliği, 1619 kooperatifi yaklaşık 1 milyon çiftçi ortağı olan Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri’ne devredilmiştir ve Türkiye genelinde 1 milyonun üzerinde üstlendiği poliçeler bulunmaktadır. Müvekkil şirket rücu taleplerini, anlaşmalı servisler, eksperler, bilirkişi raporları ve somut deliller kapsamında husumetlilere yönelttiğini, dolayısıyla, kötü niyetli olarak gerçek veya tüzel kişileri husumetli göstermesi ve bundan fayda sağlamaya çalışması hiçbir zaman söz konusu olmadığını, davacının kusur iddialarını kabul etmemekle birlikte alanında kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, hasara ilişkin tutanakların, eksper raporlarının ve kazaya dair görüntülerin dikkatli incelenerek öncelikle geçerli bir kusur raporu alınmalı ve buna göre sorumluluklarının belirlenmesinin gerektiğini, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketin ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu, zararın belirlenebilmesi için birden çok kriterin incelenmesi ve bu incelemenin de konusunda uzman bilirkişiler kanalı ile yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun net bir şekilde belirlenebilmesi için öncelikle talep edilen tazminat tutarında gerçek zararın tespitinin gerektiğini, dolayısıyla alanında uzman bir bilirkişi heyeti marifetiyle detaylı inceleme yapılarak kusur tespitinin yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğunun aşikar olduğunu, bilindiği üzere sigorta şirketleri asla bir zenginleşme aracı olmayıp ancak ve ancak gerçek zararın tazmini hususunda rol oynadığını, belirtilen sebepler ve dosya kapsamı göz önüne alındığında, müvekkil şirketin rücu hakkı olduğunun aşikar olduğunu belirtmiştir.

DELİLLER:
Poliçe, ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı takip dosyası, ödeme belgeleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi heyet raporunda özetle; Hasarlandığı belirtilen dokuz aboneden, 7’si için de hiçbir veri mevcut olmadığından, öncelikle tüm abonelere ilişkin hizmet noktaları ve işbu hizmet noktalarının beslendiği trafolarla her bir abonenin hasar tarihleri net olarak belirtilmeli ve belirtilen bu tarihlere ilişkin gerilim değerlerinin dava dışı ----- talep edilerek dosya arasında alınması durumunda tüm aboneler için inceleme tamamlanabileceği, Yukarıda görüldüğü üzere; toplam dokuz aboneye yüksek gerilim, kablo kopması ve kablo arızası kaynaklı hasar verildiği belirtilmekle birlikte, hasarın hangi cihazlara verildiği ve hasar bedellerine ilişkin detaylı verinin dosya arasında olmadığı görülmüştür. Söz konusu hasarların toplam bedelinin 32.715,80 TL olduğu hesaplanmış, ancak abonelere ait hasarların detayları verilmediğinden kadri maruf olup olmadıkları tespit etmek mümkün olmadığı, Bu husustaki hukuki durumun değerlendirilmesi ve delillerin taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı ----- talebinin Sayın Mahkemece de kabulü halinde, davalı sigorta kuruluşu veya ilgililer gerekli belgi ve belgeler ile davaya konu hasarları ve ödemeleri ispat edemediği durumunda, 43.939,95 TL.’nin 09.06.2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ----- alınarak davacı -----ödenmesi gerektiği şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, icra dosyasına ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
Davalı tarafça davacı hakkında ---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyası ile işlemiş faiziyle birlikte 36.129,67 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış, ödeme emrinin 30/05/2023 tarihinde davacıya tebliğinden sonra süresinde itiraz edilmeyerek takibin kesinleştiği, 09/06/2023 tarihinde43.939,95 TL icra dosya borcu, davacı tarafça icra dosyasına yatırılmıştır.Davacı tarafça, sınırlı sorumluluk ilkesi gereği bu sınırı aşan zarardan sorumlu olmadığı ileri sürülerek icra tehdidi altında fazladan yatırılan paranın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72/7. maddesi uyarınca istirdatı istemiyle eldeki dava açılmıştır.
İİK 72/7. maddesinde “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir” düzenlemesi mevcuttur.Anılan kanuni düzenleme uyarınca istirdat davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması gerekmektedir. Bu 1 yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece resen nazara alınmalıdır. Bahsi geçen hak düşürücü süre, borç olmayan paranın ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Burada dikkate alınması gereken süre ise borç olmayan paranın icra veznesine ödenmesi ile başlayacak süredir. Somut olayda eldeki dava 19/01/2024 tarihinde yapılan ödemeden sonra bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.----Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında "Yargıtay davacının (borçlu) yapılan ilamsız icra takibine itiraz etmemesi nedeniyle takibin kesinleşmesi ve kesinleşen bu takibe menfi tespit davası açmamış olması ve borcu ödemek zorunda kalması durumunda açılan istirdat davasında davalının (alacaklı) alacağının varlığını ispat etmesi gerektiğini kabul etmekte olup, eldeki dava yönünden icra takibine konu edilen alacağın varlığını (davacı taşıyıcının gerçek zarar nedeniyle sorumlu olduğunu) ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça , davacı taşıyıcının, sınırlı sorumluluğu aşan zarardan sorumlu olduğu ispatlanmamıştır. " şeklinde açıklandığı, (yine aynı yönde ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin ---Esas ve ----- Karar sayılı ilamı bkz.)
Somut olayda ispat yükünün davalı tarafta olduğu ve icra takibine konu alacağın poliçe kapsamında hasar bedeline ilişkin yapılan ödemelerin TTK m1472.maddesi uyarınca rücu istemine ilişkin olduğu, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek kök ve ek rapor alındığı, bilirkişinin hesaplamasına esas teşkil edecek belgelerin kök raporda belirtildiği, kuruma müzekkere yazıldığı, bilirkişi ek raporunda "Hasarlandığı belirtilen dokuz aboneden, 7’si için de hiçbir veri mevcut olmadığından, öncelikle tüm abonelere ilişkin hizmet noktaları ve işbu hizmet noktalarının beslendiği trafolarla her bir abonenin hasar tarihleri net olarak belirtilmeli ve belirtilen bu tarihlere ilişkin gerilim değerlerinin dava dışı ----- talep edilerek dosya arasında alınması durumunda
tüm aboneler için inceleme tamamlanabileceği, toplam dokuz aboneye yüksek gerilim, kablo kopması ve kablo arızası
kaynaklı hasar verildiği belirtilmekle birlikte, hasarın hangi cihazlara verildiği ve hasar bedellerine
ilişkin detaylı verinin dosya arasında olmadığı" şeklinde bildirildiği, bu haliyle davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği ve davacı yanca ödenen bedelin istirdatına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, davacı tarafından ödenen 43.939,95 TL bedelin ödeme tarihi olan 09.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak ( istirdatı ile ) davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 3.001,53 TL harçtan, peşin yatırılan 1.238,79 TL harcın düşümü ile geri kalan 1.762,74 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 1.238,79 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 426,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.092,39‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
7-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim