mahkeme 2024/267 E. 2024/422 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/267

Karar No

2024/422

Karar Tarihi

16 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/267
KARAR NO : 2024/422

DAVA : Menfi Tespit (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/01/2024
KARAR TARİHİ : 16/07/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 15/01/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; " Müvekkil ..., uzunca süresidir kuaförlük mesleği ile iştigal etmektedir. Müvekkil mesleğinin icrasında iyi niyet ve dürüstlük ilkeleri çerçevesinde faaliyetlerini yürütmeye çalışmakta ve çevreden de güvenilir bir esnaf olarak bilinmektedir. Müvekkil 2017 yılında davalı ile tanışmıştır. Davalının müvekkilin iş yerine sıklıkla gelip gitmesi üzerine taraflar arasında bir diyalog başlamıştır. Müvekkil maddi olarak sıkıntı çektiği dönemde davalı dilerse kendisine borç para verebileceğini ancak bunun için bir miktar faiz isteyeceğini, bunu başkalarına da yaptığını müvekkile söylemiştir. Maddi olarak sıkıntıya düşen müvekkil mecburen bu teklifi kabul etmek zorunda kalmış ve davalıdan faiz karşılığında borç para almıştır. Müvekkile verdiği borç para karşılığında davalı senet imzalatmıştır.Senedin vade gününde müvekkil anlaştıkları şekilde senet borcunu davalının hesabına yatırmıştır. Ancak davalı senedin aslını vermekten kaçınmış senet aslını müvekkile iade etmemiştir.
Taraflar arasındaki bu borç para alma ve karşılığında senet imzalatma ilişkisi zamanla birçok kez tekrarlanmıştır. Davalı borç verdiği parayı çoğunlukla elden vermiş ancak bazen cüzi miktarlarını da hesaptan göndermiştir. Davalı her seferinde müvekkile verdiği borca fahiş tutarlarda faiz ekleyerek müvekkilden fazlasıyla para almıştır. Ödeme güçlüğü çeken ancak iş hayatında kötü görünmek istemeyen müvekkil tüm bu olumsuzluklara rağmen borçlanmaya devam etmiştir. Davalının müvekkilden aldığı faizi ödemekte güçlük çeken müvekkil, borcu yine borç alarak kapatma ve bu şekilde yeniden borçlanmak zorunda kalmıştır. Müvekkil bu şekilde aldığı tüm borcu davalıya muhtelif tarihlerde iade etmiştir. Davalıya yaptığı tüm ödemelere rağmen davalı icra takibinden önce ödemesini aldığı senet asıllarını da müvekkile vermemiş ve bir kısmını icraya konu etmiştir.Müvekkil zor durumda olduğunu senet asıllarının kendisine verilmesini talep ettiğinde ise davalı müvekkilin iş yerine gelerek onu ve ailesini tehdit etmiştir. Fahiş oranda faiz ile tahsil ettiği fazla miktardaki ödemelere rağmen davalı kötü niyetle davranıp müvekkile ait senetleri icra takibine konu etmiş (---- İcra Müdürlüğü -----. Sayılı İcra Dosyası) ve müvekkilin malvarlığını haczetmiştir. Müvekkil adına kayıtlı ----plaka sayılı araç ile müvekkil banka hesaplarında haciz konulmuştur. Ayrıca müvekkilin iş yerinde yapılan fiili haciz ile müvekkilin ticaretini durduracak şekilde iş yerindeki mallar hakkında haciz ve muhafaza işlemi yapılmış ve müvekkilin malları kaldırılmıştır.Müvekkil bu şekilde ikinci kez mağdur edilmiştir. Borca eklediği faiz ile fazlasıyla haksız tahsilat yapan davalı icra takibi ile de yine haksız ve mükerrer tahsilat yapmayı amaçlamıştır. Somut olayda davalı kazanç sağlamak amacıyla müvekkile faizli para vermiş, karşılığında senet alarak senedin ticari hayatta sağladığı kolaylığı kötüye kullanmıştır. Ancak taraflar arasında bir ticari ilişki bulunmamaktadır. Davalı ödünç para vermekten ziyade, iktisadi hayatta senet karşılığında para vermekte, yani senedi parayla değiştirmekte, teminatlı veya teminatsız risk almakta ve bu nedenle kazanç elde etmektedir. Taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmamaktadır. Buna rağmen davalının birden çok kez borç para vermesi kazanç elde etmek amacıyla para verdiğini, bir mesleki faaliyeti veya alışkanlık olarak bu işi yaptığını göstermektedir.Sonuç olarak, müvekkilin içinde bulunduğu mali sıkıntılardan faydalanmak suretiyle yüksek faiz oranları ile ödünç para veren ve bu suretle ödünç para alan müvekkili altından kalkılması güç borç altına sokan, verdiği faizi borç verilen paranın değer kaybından çok fazla tutan davalı, "tefeci" sayılmaktadır. Bunun üzerine tarafımızca ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın----- soruşturma dosyası ile davalı hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Müvekkilin davalıya her hangi bir borcu bulunmamaktadır. Bunun dışında müvekkil, davalı tarafla herhangi bir ticari ilişkisi olmamakla birlikte yukarıda izah ettiğimiz üzere müvekkili faizlerle borçlandırmaya çalışmıştır. Müvekkil, banka yoluyla borcunu ödemesine ve defalarca verdiği senetleri geri istemesine rağmen davalı tarafça iade edilmemiş ve müvekkil, davalının kötü niyetli olarak haksız alacak talepleri ve cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kalmıştır. Müvekkil almış olduğu borcu ödemesine rağmen davalı borca karşılık olarak alınan senetleri iade etmemiş üstüne söz konusu senetler ödenmemiş gibi icra takibine konu etmiştir. Ancak müvekkil söz konusu senetleri banka yoluyla davalıya ödemiştir. Ekte sunmuş olduğumuz ------ ait dekont/makbuz suretleri ile bu durum sabittir.Davalı haksız şekilde bir takım senetleri takibe konu ederek müvekkili zarara soktuğu gibi bir takım senetleri de kendi nezdinde tutarak müvekkili icra tehdidi ile altına sokmaktadır.Ayrıca müvekkil ile davalı arasında bir ticari, hukuki vs. İlişki bulunmadığı, davalının tefecilik yapması ile verdiği senetlerin geçersiz olduğu bununla birlikte müvekkilin senetleri ödediği, ve bir borcu olmadığı da anlaşılmaktadır. Senetler, bedelsiz olmasına rağmen icra takibine konulmuş ve koyulacak olması müvekkilimizi zor duruma düşürecektir. Bu sebeplerden ötürü tarafımızca işbu menfi tespit davasını açma zorunluluğu doğmuşturBu anlamda somut olaya baktığımızda, müvekkilin huzurdaki davayı açmada hukuki yararı olduğu açıktır. Başlatılan icra takibi müvekkilin mağduriyetine yol açmaktadır. Bu nedenlerle tedbir talebimizin kabul edilerek icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz." denmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Öncelikle davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine, Mahkemeniz aksi kanaatte olur ise ileri sürmüş olduğumuz savunmalarımız kapsamında davalı yanın haksız ve hukuka aykırı açmış olduğu ve ispatlanamayan davasının ve tüm taleplerinin reddine, Müvekkilimiz lehine %20 tazminata hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, dair karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz." denmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
----Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/02/2024 tarih ve ----- Esas ----- Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın mahkememize tevzi edildiği görüldü.
---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra dosyasının incelenmek üzere tüm ekleri ile taranıp UYAP üzerinden celp edildiği görüldü.---- Arabuluculuk Bürosundan, ---- Başvuru numaralı arabuluculuk evraklarının eksiksiz olarak UYAP üzerinden celp edildiği görüldü. Dava, menfi tespit davasıdır.
Bilindiği üzere, 18/12/2018 tarihli ----- Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ile; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." ve geçici 12. maddesi ile de "(1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz." düzenlemesi getirilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler gereğince 01/09/2023 tarihinden sonra menfi tespit talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir.Arabuluculuk sonuç tutanağının istenmesine ilişkin 12/07/2024 tarihinde Arabuluculuk bürosuna yazılan müzekkeremize cevap verildiği, davacı tarafın arabulucuk talebinin 24/06/2024 tarihli olduğu görüldü.05/04/2023 tarih ---- sayılı ----- Gazete'de yayınlanan Orman kanunu ve bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına dair 7442 sayılı Kanunun 31.maddesinde "6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1.fıkrasında yer alan "paranın ödenmesi, alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında" şeklinde değiştirilmiş, aynı yasanın geçici 1.maddesinde "bu maddeyi ihdas eden kanunla 6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 7036 sayılı kanunun 3. Maddesinin 1. fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır" denilmiştir.Netice itibariyle eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu yasal düzenleme ile ortaya konulduğu, bu haliyle menfi tespit talebi yönünden TTK 5/A maddesi kapsamında yer alan arabuluculuğa ilişkin dava şartının mahkemece resen göz önünde bulundurması gerektiği, eldeki dava da taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusunun menfi tespit davası olduğu, davacı yanın dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurması gerektiği, ancak başvurunun 24/06/2024 tarihli olduğu görülmüştür. Dava menfi tespit davası olup ticari dava olduğu ve 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvurunun süresinde yapılmadan doğrudan açılmış olmasına, zorunlu dava şartı olan "arabulucuya başvuru" koşulunun tamamlanabilir dava şartı olmamasına göre zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu süresinde yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış buna dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2- Peşin alınan 1.946,84 TL harçtan, alınması gerekli 427,60 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 1.519,24‬ TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim