mahkeme 2023/663 E. 2023/1068 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/663
2023/1068
28 Aralık 2023
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/770
KARAR NO : 2024/31
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 04/11/2023
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 04/11/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Davalı, müvekkil hakkında ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatmıştır. Müvekkile söz konusu dosyadan ödeme emri tebliğ edilmiş ise de tebligatın babasına tebliğ edilmiş olması ve babasının da unutmuş olmasından dolayı süresinde itiraz edilememiştir. Müvekkilin karşı tarafa belirlenmiş bir borcu bulunmamaktadır. İcra takibinde ----- plakalı aracın 12.05.2023 tarihinde %100 kusurlu olarak -----plakalı araca vermiş olduğu hasardan ötürü oluşan araç iş kaybı, otopark çekici ve vinç masrafları, zarar gören malzeme tazminatı adı altında alacak talep edilmiştir. Talep edilen alacaklara ilişkin hiçbir belge ve evrak dosyaya sunulmamıştır. Zarar gördüğü belirtilen malzemelerin de ne olduğu, nasıl bir zarar gördüğü de dosyada belirtilmemiştir. Alacak konusunda dosyada hiçbir belge olmadığı gibi alacağın miktarına ilişkin bir rapor veya fatura da sunulmamıştır. Alacak likit olmayıp, ancak yapılacak bir yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucu tespiti mümkündür. Davalı icra dosyasında işlemiş faiz talep etmiş ise de takip öncesi müvekkile ihtarname gönderilmemiş ve temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talep edilmesi yerinde değildir. Bu nedenle işlemiş faizin de iptali gerekmektedir. Davalı ile yasa gereği zorunlu arabuluculuk sürecinde uzlaşmak için başvuru yapmışsak da ------ Arabuluculuk Bürosunun -----numaralı arabulucuk dosyasında görüşmeler anlaşamama şeklinde sonuçlanmıştır. Görüşmeler telekonferans şeklinde yapılmış olup, e imzalı tutanağı dosyaya sunuyoruz, ayrıca UYAP üzerinden de tutanağın tespiti mümkündür. Hem karşı tarafın hem de müvekkilin kullandığı araç ticari araç niteliğinde olup, müvekkil bu araçta sürücü olarak çalışmaktadır. Bu nedenle ticari dava olacağından dolayı ticaret mahkemelerinin görevli olması nedeniyle ticari arabulucu görüşmesi yapılmıştır. Bütün bu sebeplerden dolayı müvekkilin ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile yapılmış olan icra takibinde takip miktarı kadar borçlu olmadığının tespiti, varsa zarar ve hasara ilişkin miktarın belirlenmesi, müvekkilin banka hesabına haciz konulmuş olmakla haczedilen miktarın bu bedelden fazla olması halinde fazla ödemenin istirdadı için işbu davayı açma zorunluluğu doğmuştur. " denmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Öncelikle haksız fiilden kaynaklanan ve mal varlığına ilişkin davaya bakmakla görevli mahkemenin, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesine, Davacının işbu tespit davası açmasında hukuki yararını bildirmediği, açıklamadığı ve dahası ispat edemediğinin göz önüne alınmasına, Usule ilişkin itirazlarımız değerlendirilerek dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesine, Sayın makamınız aksi kanaatte ise gerçekleşen kazada davacıya ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun ve ne ad altında olursa olsun oluşacak tüm zararlardan sorumlu olduğunun göz önüne alınarak gerekçesiz, somut delil ve sebebe dayanmayan taleplerin re'sen reddedilmesine, Davacının sorumluluğuna aykırı beyanlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunun gözetilmesine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu madde 72 uyarınca müvekkilimin alacağını geç almasından kaynaklı doğan zararın tazmini için davacının takibe konu tutarın %20'sinden (yüzde yirmisinden) az olmayacak şekilde tazminat ödemeye mahkum edilmesine, HMK madde 329 hükmü uyarınca kişisel hırs ve zarar verme amacıyla kötü niyetli ve haksız dava açan kusurlu karşı tarafın ilam vekalet ücreti dışında akdi vekalet ücretini ödemeye mahkum edilmesine ve işbu talebin reddi halinde yargısal içtihatların da işaret ettiği üzere aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğinin gözetilmesine, Yargılama giderleri ve takdir olunacak vekalet ücretinin kötü niyetli karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederim." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen kazanç kaybı ve diğer zararlar nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunun 3. maddesinde ise, ” Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlenmiştir.Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.
Somut olayda, davacıya ait ----- plakalı araç ile davalıya ait ------ plakalı aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda, davacıya ait araçta hasar meydana geldiğini belirterek kazanç kaybı ve otopark, çekici vs. zararların davalılardan tahsilini talep ettiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, araç kiralamadan veya ticari ilişkiden kaynaklanmadığı, davacının kiralamakta kullandığı araç ile davalıya ait aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklandığı, bu haliyle uyuşmazlığın haksız fiile dayalı tazminat davası olduğu araçların ticari vasıfta olmasının bu durumu değiştirmeyeceği kaldı ki ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairesinin yazı cevaplarına göre davacının tacir sıfatının bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşıldığından, davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4 ve 5 maddeleri gereğince görevli mahkeme ---- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli -----Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına( ihtarat yapıldı)
3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine,
4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına alınmasına,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle,-----Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.