Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/867
2025/124
13 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/867
KARAR NO : 2025/124
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/11/2022
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket ----ile davalı ... ----- nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedilmiştir. Davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Şubat- Mart-Nisan 2021 önemlerine ait 10.299,30 TL tutarlı faturalara ödeme yapılmamıştır. İşbu sebeple müvekkil şirket -----. Adına yıllık % 48 sözleşme faizi ile birlikte alacak davası açma zorunluluğu hasıl olmuştur. ----- adına açılacak olan alacak davasında Kurumsal Abonelik Sözleşmesi'nden doğan uyuşmazlığın söz konusu olması ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/a maddesi gereğince dava şartı yerine getirilerek arabuluculuk başvurusu yapılmıştır. Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında olumlu bir anlaşmaya varılamamıştır. Açıklanan nedenlerle alacağın tahsilinin sağlanabilmesi adına huzurdaki davanın ikamesi zorunluluğu doğmuştur.Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle haklı davamızın kabulü ile borçlunun kurumsal abonelik sözleşmesinden doğan borcunun ifasına karar verilmesini Sayın mahkemenizden vekaleten arz ve talep ederiz. " denmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil davalı kendi " satış" işinde kullanabileceği düşüncesiyle davacı ...Ş. nin "Hedefli SMS Tarifesi" nden faydalanmak istemiş ve bu amaçla -------. İle iletişime geçmiştir. ALT BAYİ firmasının çalışanı "--- " ile telefonda yaptığı görüşmede, ilgili tarifeden yaralanmak istediğini belirtmiş, bayi elamanı tarafından "kampanya süresinin dolmak üzere olduğu, imza sirküleri ve kimlik fotokopisi" gönderilir ise sözleşmeyi hazırlayabileceği daha sonra imzayı tamamlamak üzere davalıya ait iş yerine gelebileceği müvekkile belirtilmiştir. Müvekkil davalı da kampanyadan yararlanmak için imza sirküleri ve kimlik görüntülerini ilgili satış/pazarlama elemanına telefon ile göndermiştir. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra bu kere anılan ALT BAYİ satış/pazarlama elemanı ----" imzayı tamamlamak üzere DAVALININ OLMADIĞI BİR ZAMANDA DAVALININ İŞ YERİNE GELMİŞTİR. ALT BAYİ pazarlama elemanı tarafından, o sırada iş yerinde bulunan ve davalı müvekkilin o sırada dükkanı idare eden kardeşi ----- sözleşme için işletme kaşesini istemiş, aldığı kaşeyi sözleşmeye basmıştır. Ancak müvekkilim o anda iş yerinde olmadığı için kendisiyle yüzyüze görüşememiş ve telefonda "sözleşmeyi henüz imzalamak istemediğini, bir süre daha düşünmek istediğini, bir sonraki cuma günü gelmesini" söylemiştir. İlgili satış/pazarlama elemanı tarafından "tamam" denilerek telefon kapatılmıştır. ALT BAYİ pazarlama elemanı telefonu kapattıktan sonra, davalının küçük kardeşi olan ---- "abinin yerine imza atabilir misin?" diye sormuş, --- tarafından "abimin yerine imza atmam" şeklinde cevap verilmesi üzerine pazarlama elemanı her hangi bir imza almadan iş yerinden ayrılmıştır. Müvekkil davalı yaptığı araştırma sonrasında alacağı hizmet bedelinin çok yüksek olduğunu (59.760,96 TL) öğrendiği için bu sözleşmeyi hiç bir zaman imzalamamış ve satış/pazarlama elemanı "---" telefon ile arayarak sözleşmeyi imzalamayacağını iletmiştir.Aradan 2-3 ay geçtikten sonra davalı müvekkile ----- SMS servisinden "borcu olduğuna dair" bir sms mesajı gelmiştir. Bunun üzerine müvekkilim ALT BAYİ'nin pazarlama elemanı "----" arayarak "bana böyle borç geldi, ben bu sözleşmeyi imzalamadım, niye böyle bir borç sms'i geldi" diye sormuştur. Pazarlama elemanı tarafından kendisine "böyle bir şey olamaz, ben o sözleşmeyi düzenlemedim" şeklinde cevap verilmiştir. Hemen akabinde ilgili ALT BAYİ pazarlama elemanı doğrudan müvekkilin iş yerine gelmiş, yapılan yüz yüze görüşmede davalı müvekkil "hiç imza etmediği bir sözleşme ile borçlu çıkarılması nedeniyle gereken fatura iptal işlemlerinin yapılmasını, aksi halde ilgililer hakkında şikayetçi olacağını" belirtmiştir. İlgili ALT BAYİ pazarlama elemanı faturaları iptal etmeye çalışacağını belirterek iş yerinden ayrılmıştır.
Sonrasında, davalı müvekkilim ilgili pazarlama elemanı tarafından aranarak "fatura iptal işlemlerini yapamadığını, ileride hukuka yansırsa orada faturaları iptal edebileceğini" müvekkile belirtmiştir. Bunun üzerine müvekkil davalı tarafından davacı şirket Kurumsal İletişim adresine "böyle bir sözleşme imzalamadığı, imzanın kendisine ait olmadığı, faturalara konu hizmeti almadığını, herhangi bir şekilde onayı bulunmadığını" belirtmek suretiyle bir itiraz başvurusu yapılmıştır. Ancak davacı şirket tarafından icra takibi başlatılmış, vaki itiraz üzerine takip durmuş, sürecin arabuluculuk aşamasına gittiği dönemde davacı kurum tarafından cevabi mail gönderilerek " itirazın kabul edilmediği" belirtilmiştir. Taraflar arasında geçerli bir sözleşme kurulmamıştır. sözleşme aslı davalı müvekkilim tarafından imza edilmemiştir.Yukarıda açıkça ifade ettiğimiz süreçte müvekkil davalı işbu davaya konu faturaların dayandığı sözleşmeyi imza etmemiştir. imza müvekkile ait değildir. İmzanın kendisine ait olmaması sebebiyle de davalı gereken düzeltmelerin davacı şirket tarafından yapılacağını düşünmüş ve bu sebeple davacı şirket kurumsal iletişim adresine e-posta göndererek sorunun düzeltileceğini umut etmiştir. Geçerli olmayan ve kabulümüzde bulunmayan sözleşmeye dayalı olarak müvekkile herhangi bir hizmet verilmemeiştir.Yukarıda belirttiğimiz üzere davalı müvekkil ile hukuken geçerli olarak kurulmamış bulunan ve (kabulümüzde olmayan) sözleşmeye dayalı olarak müvekkil davalıya herhangi bir hizmette verilmemiştir Verilmemiş bir hizmet nedeniyle davacı müvekkil hakkında fatura düzenlenerek tahsilinin istenmesi bu bağlamda da haksız olup, davacının taleplerinin reddi gerekir." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı vekilince 11/12/2024 tarihinde feragat dilekçesi verildiği görüldü.
Davalı vekili 13/02/2025 tarihli duruşmada vekalet ücreti talebinde bulunduğu görülmüştür.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307. maddesi gereğince davadan feragat davayı sona erdiren taraf işlemlerindendir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, davacı tarafın davadan vaki feragati sebebiyle davanın feragatten dolayı reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin yatırılan 80,70 TL harcın düşümü ile geri kalan 534,70 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 10.299,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
7- İmza incelemesi için celp edilen dosyamızda mevcut evrak asıllarının işi bitmekle ilgili kurumlara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, tarafların yokluğunda karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.