Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/60
2025/112
11 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/60
KARAR NO : 2025/112
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/01/2022
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle;“…Müvekkilin maliki olduğu ve işlettiği -----adresinde yer alan benzin istasyonunda Aralık - 2018 tarihinde beton zeminin yenilenmesi ihtiyacının hasıl olduğu, bunun üzerine davalılar ile anlaşıldığı ve benzin pompalarının bulunduğu açık alanın tamamen kırılarak yeniden beton döküm-yapım işlemi gerçekleştiği, Türkiye genelinde benzin istasyonları için standart olarak kullanılan "C 30" türü beton kullanılacağı davalılar tarafından müvekkile taahhüt edildiği, ancak yaklaşık bir yıl sonra anılan zeminde yer yer göçük ve bozulmaların tespit edilmeye başlandığı, nihayetinde ise beton zemin tamamıyla kusurlu bir görünüme bürünmüş olduğu ömrü 10 yıldan fazla olan ve müvekkile "C 30 tipi beton" olarak fatura edilen cinsten düşük nitelikte beton kullanıldığı, ayrıca hatalı işçilik sonucunda zeminin bozulduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine ----Sulh Hukuk Mahkemesi ---- dosyasından tespit istendiği dökülen betonun taahhüt edilenden farklı olduğu, ayrıca işçiliğin de hatalı olduğunun tespit olunduğu, açıklanan sebepler ile ayıplı/düşük nitelikli mal ve hatalı işçilik sebebiyle maddi zararın (şimdilik 1.000TL) dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile davalılardan tazmini, yeniden kırım-yapım işleri sebebiyle yaşanan gelir kaybı sebebiyle şimdilik 500TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi davalılardan tahsili, dava masrafları ve vekalet ücretimizin davalılardan tahsilini” talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı -----Vekilinin 22/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “…davacının anılan işte zemini betona hazır etmek için kırılması ve temizlenmesi adı altında müvekkil davalı ile sözlü anlaştığı, müvekkil şirketin beton dökülecek alanın kırılması; hafriyatının temizlenmesi işini üstlendiği, Davalı müvekkil şirketin, davacıya söz konusu bir beton taahhüdünde bulunarak beton satmadığı, kaldı ki ayıp ihbarının da yapılmadığını, dolayısıyla zamanaşımı itirazı, takas mahsup taleplerinin kabulüne, davacının haksız, yersiz ve hukuki mesnetten yoksun davasının usulden ve esastan reddine, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini” talep etmiştir. Davalı -----. vekili tarafından sunulan 16.02.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ayıbın bulunmadığı, borcun gereği gibi ifa edildiği, sorumlu olmadıklarını, takas mahsup def’inin kabulünü, davanın reddini talep ettikleri görülmüştür.
İhbar olunan ----- vekili tarafından sunulan dilekçede özetle; sözleşme tarafı olmadıkları, sorumluluklarının bulunmadığı beyan edilmiş ve davanın reddi talep edilmiştir.
DELİLLER:
Taraflara ait ilgili vergi dairelerinden gelen ba/bs formları, ticari defter ve belge incelemeleri, tanık beyanları, ----Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı dosya aslı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.23/05/2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi, nitelikli hesaplama uzmanı ve inşaat mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 10/10/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.İnşaat Mühendisi -----, Nitelikli Hesap Uzmanı ---- ve Mali müşavir ----- Bilirkişi raporunda özetle; Teknik inceleme neticesinde: ---- İli, ----- İlçesi, ----- Mahallesi, 7153 ada, 1 parsel sayılı yerde, ---- Mahallesi,-- Asfaltı, No:----- adresinde bulunan benzin istasyonundaki dava konusu saha betonunun ve dosyanın incelenmesi neticesinde dava konusu saha betonunun ayıplı ifa edildiği, malın kullanılması ile ortaya çıkan gizli ayıplı olarak teslim edildiği, gizli ayıbın sorumluluğunun saha betonu dökümünü yapan tarafa, davacı taraf ifadesi ile ----- ait olduğu, ayıplı ifa nedeni ile yeniden onarım ve işçilik masraflarının 02.06.2021 tarihi itibarı ile 45.090.-TL+KDV olduğu, bu işlerin 2 günde tamamlanabileceği, Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: İtirazlar, beyanlar incelendiğinde: Davacı maliki olduğu benzin istasyonunda beton zeminin yenilenmesi amacıyla davalılar ile anlaştığını, ancak kararlaştırılan “C 30” türü beton yerine düşük nitelikte beton kullanıldığı, ayrıca hatalı işçiliğin olduğu, ayıp ihbarının sözlü şekilde yapıldığı, ayrıca ---- Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ---- ile dökülen betonun taahhüt edilenden farklı olduğunun, işçiliğin de hatalı olduğunun tespit edildiğini iddia ederek şimdilik 10.000TL.lik maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile tazmini, yeniden kırım- yapım işleri sebebiyle yaşanan gelir kaybı sebebiyle şimdilik 500TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile tahsilinin talep edildiği, Davalılar tarafından özetle ayıbın olmadığının beyan edildiği, Davalı ------ tarafından davacı ile davalı ----- arasında sözlü şekilde sözleşme kurularak sözleşmede beton dökülecek alanın kırılması, hafriyatın temizlenmesi işinin üstlenildiği ve fakat beton taahhüdünde bulunmadığının, beton satılmadığının beyan edildiği görülmekle dosya kapsamı incelendiğinde davacı ile davalı ----- arasında kurulmuş yazılı şekilde bir sözleşmeye rastlanmadığı, sözlü şekilde kurulan sözleşmenin hükümlerinin neler olduğunun ise açık bir şekilde belirlenemediği, her ne kadar davalı ----- tarafından davacıya hitaben düzenlenmiş 18.12.2018 tarihli, ----- numaralı fatura incelendiğinde KDV dahil 82.600TL.lik faturanın açıklama kısmında “tank sahası menhol beton kırım yapım ve hafriyat nakliye bedeli” yazdığı; burada “yapım “kelimesi yazdığı için beton dökümünün davalı ----- tarafından yapıldığı kanaatine varıldığı; takdirin, elbette Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; Davacı vekilinin 01.11.2022 tarihli dilekçesinin ekinde sunulan belge incelendiğinde, davacı ile ----- arasında adi yazılı şekilde, 25.05.2021 tarihinde sözleşme kurulduğu; sözleşmede yer alan irade beyanları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmünce “eser sözleşmesi” olduğu; buna göre davacının “işsahibi”, ----’in ise “yüklenici” sıfatını haiz olduğu kanaatine varıldığı; ---- davalılardan biri olduğunun (eski unvan/birleşme vs.) anlaşılamadığı; İşbu sözleşmede yüklenici -----’in, davacı işsahibine ait benzin istasyonunun arazisine/sahasına farklı eser imalatları üstlendiği, sözleşmede araziye dökülecek beton cinsinin C30 olduğunun açıkça anlaşılamadığı, 17.03.2021 tarihinde davacı tarafından açılan dava üzerine ---. Sulh Hukuk Mahkemesi ---- dosyasına 02.06.2021 tarihinde sunulan teknik bilirkişi raporunda özetle beton kalitesinin uygun olmadığının belirtildiği, maliyet hesabının yapıldığı, Yukarıdaki teknik inceleme neticesinde gizli ayıbın bulunduğu tespit edilmiş olup bu değerlendirme nazara alındığında, TBK m. 477/son hükmünün “Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.” şeklinde olduğu; dosya kapsamı incelendiğinde yazılı ayıp ihbarına rastlanmadığı; ancak Yargıtay’a göre “Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK.nın 02.02.1979T., ------; eğer gizli ayıp var ise TBK m. 477/son hükmünce ayıbın davacı tarafça davalılara bildirme (ihbar etme) külfetinin yerine getirilip getirilmediğini takdirin, münhasıran Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, . Davacı tarafından şimdilik 10.000TL.lik maddi zararın ve yeniden kırım-yapım işleri sebebiyle yaşanan gelir kaybı sebebiyle şimdilik 500TL.nin ödenmesinin talep edildiği; eser sözleşmesinde ayıptan sorumluluk (ayıba karşı tekeffül) hükümleri kapsamında TBK m. 475/II (“İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.”) hükmünce genel hüküm niteliğindeki TBK m. 112 hükmüne dayalı olarak zararını talep edebileceği; bu hususun teknik kısımda incelendiği; takdirin, münhasıran Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, ali inceleme neticesinde: Ayıplı ifa nedeni ile yeniden onarım ve işçilik masraflarının davacı yan tarafından dosyaya sunulan 30/07/2021 tarih ve ----- Seri Sıra Nolu -----ait kdv dahil 612.127,01 TL tutarlı fatura içeriğinde olduğu söz konusu faturanın kök raporda yer verildiği üzere davacı yan tarafından 251.01.003 ----- hesabına kayıt edilerek giderleştirildiği, Davacı yanın gelir kaybı talebi yönünden; davacı yan tarafından kapalı kaldığı süreye ilişkin bir belge bulunmadığı, şifahen kapalı kaldığı söylenen 08/06/2021-21/06/2021 tarihlerine ilişkin bir belge sunulamadığı gibi ilgili döneme ait satış raporları da sunulmamış olup, rapor içerisinde Teknik incelemede de tespit edildiği üzere “ Dava konusu saha betonu döküm alanının yakıt tanklarının olduğu bölge olduğu, burada yapılan çalışmaların işletmenin çalışmasını engellemeyeceği, araç girişlerinin ve yakıt ikmallerinin yapılabileceği değerlendirilmiş, işletmenin gelir kaybının oluşmadığı” kanaatine varılmış olduğundan gelir kaybı yönünden herhangi bir hesaplama yapılmamıştır.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce çözülmesi gereken uyuşmazlık, davalı tarafça dava dilekçesinde iddia edilen hususlarda ayıplı ifada bulunup bulunmadığı, ayıp bulunmakta ise açık veya gizli ayıp olup olmadığı, davacının maddi zararını davalılardan talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenici, Türk Borçlar Kanunu'nun 471. ve mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 356. maddesi uyarınca iş sahibinin yararını gözeterek özen görevini sadakatle yerine getirmek, yüklendiği işi sözleşme ve yasa hükümlerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak tamamlamak zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davaranışları esas alınacaktır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma, zararına olacak şeyleri yapmama anlamını da ifade eder. İş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir.Eser sözleşmesi ilişkilerinde ayıp sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı niteliklerin bulunmaması yada olmaması gereken bazı bozukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. ( Yargıtay ---- HD. -----Diğer bir ifade ile yüklenicinin ya sözleşmede bildirdiği niteliklerden ya da dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken niteliklerden ya da dürüstlük kuralına göre bulunması gereken niteliklerden yoksun olan eser ayıplıdır.
Yüklenicinin ayıp nedeni ile sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması, teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması eseri muayene ve ihbar yükümlülüğünün ihlal edilmemiş olması, eserin açık ya da örtülü olarak kabul edilmemiş olması gerekmektedir. Gerek 818 sayılı BK gerekse de 6098 sayılı TBK'da eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye ihbarı şekliyle ilgili bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılmış olması ispat kolaylığı sağlar ise de hukuki işlem değil maddi vakıa olduğundan eser sözleşmelerinde aksi sözleşmede yada eki şartnamelerde kararlaştırılmamış ise taraflar tacir olsa dahi ayıp ihbarının her türlü delille ispat edileceği kabul edilmektedir. ( Yargıtay ----. Hd.-----Ayıbın varlığı ve ihbarı mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulacak itiraz niteliğinde olmayıp ,ancak taraflarca usulunce ileri sürülmesi halinde değerlendirilecek defi vasfında olduğundan taraflarca süresi içinde ileri sürülmedikçe eserin ayıplı olup olmadığı, ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı mahkeme tarafından kendiliğinden göz önünde tutulamaz. ( Yargıtay ---- HD. ----. Sayılı ilamı ) Türk Borçlar Kanunu'nun 475.maddesinde "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz." şeklinde düzenlendiği, davacı yanca kullanılan seçimlik hakların eserin ayıplı ifa nedeniyle yeniden onarım ve işçilik bedeline ve gelir kaybı yönünden genel hükümlere göre tazminat istemi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hakim bunu kendiliğinden dikkate alamaz.
Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında eser sözleşmelerinden doğan alacaklar için zamanaşımı süresi 5 yıldır. ( TBK 478/1)
Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmiş ise bu sebeple açılacak davalar teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın ; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Somut olayda; yapılan yargılama sırasında tarafların tanıklarının dinlenildiği ve ticari defter ve kayıtları ile beton zeminin bilirkişi marifetiyle incelenmesinde, davacı ile davalı ------ Şirketi arasında 2018 yılında davalı tarafından davacıya düzenlenen KDV dahil 82.600,00 TL fatura bulunduğu ve davacı yanca fatura bedelinin ödendiği, dava dilekçesinin ekinde sunulan 18/12/2018 tarihli faturanın incelenmesinde fatura içeriğinde "Tank Sahası ---- Yapım ve Hafriyat Nakliye Bedeli" açıklamasının bulunduğu, taraf defterlerin incelenmesinde Davalı ----- Şirketi ile taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığı, dosyada görevlendirilen teknik bilirkişinin raporunu tanzim etmediğinden dosyada yeni bir teknik bilirkişinin görevlendirilmesine karar verildiği, teknik incelemede benzin istasyonundaki dava konusu saha betonunun ayıplı ifa edildiği, malın kullanılması ile ortaya çıkan gizli ayıplı olarak teslim edildiği, ayıplı ifa nedeni ile yeniden onarım ve işçilik masraflarının 02.06.2021 tarihi itibarı ile 45.090.-TL+KDV olduğunun bildirildiği, davacı yanca beton türünün C 30 olduğu iddia edilmiş fakat taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı ve fatura içeriğinde de tür belirtilmediği, dinlenen tankı beyanlarında da bu hususta beyan olmadığı anlaşılmış ise davalının beton zeminin ayıplı olarak ifa ettiği hususunu değiştirmediği, nitekim davalı ----- şirketi tarafından aşamalarda sunulan dilekçelerde yapım işinin kendilerine ait olmadığı savunmasında bulunmuş, gerek cevap dilekçesinde gerekse rapora itiraz dilekçesinde beton cinsine yönelik bir itirazının bulunmadığı anlaşılmış, davalı ----- şirketi tarafından sadece kırım ve hafriyat temizliğinin üstleniliği savunulmuş ise de fatura içeriğinde yapım ibaresi de bulunduğundan davalının beton zeminin yapım işini üstlendiği, davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir.
Davalı ---- şirketi cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ve ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı savunması bulunmuştur. Taraflar tacir olsa dahi ayıp ihbarının her türlü delille ispat edileceği, davacı tanıkları beyanlarında ihbar yapıldığı beyan etmekle, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, dava konusu olaya ilişkin zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, eserin teslim tarihine ilişkin yazılı delil bulunmadığı, fatura tarihi 18/12/2018 olup, davacı tanığı 2018 yılının kasım v e Aralık aylarında yapım işinin yapıldığını beyan ettiği, davanın 26/01/2022 tarihinde süresinde davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından dava değerinin 45.090,00 TL+KDV olarak 53.206,20 TL olarak artırıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda; davacı ile davalı ----- Şirketi arasında arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı davalı yanca yapılan eserde gizli ayıplı işlerin bulunduğu, davacı yanca ayıp nedeniyle işçilik ve onarım masraflarına yönelik taleple bulunmak suretiyle seçimlik hakkının kullanıldığı ve süresinde ayıp bildiriminde bulunulduğu, 18/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda ayıplı işlere yönelik bedelin 45.090.-TL+KDV olarak tespit edildiği, bilirkişi heyetini raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacının gelir kaybı talebi bakımından gelir kaybı uğramayacağı raporda tespit edildiğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davalı yan cevap dilekçesinde takas mahsup defisinde bulunmuş ise de davalı yanın alacağının bulunmadığı anlaşıldığından talebi yerinde görülmemiştir. Davalı ------Şirketi bakımından ise davacı yan ile ticari defter ve belgelerin incelenmesinde ticari ilişkinin bulunmadığı, davalının eser sözleşmesinin tarafı olduğuna ilişkin yazılı delil sunulmadığı, davalı bakımından dava şartı yokluğu söz konusu olduğu, bu nedenle davalı bakımından açılan davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ ile; 53.206,20 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi (avans faizini aşmamak üzere) ile birlikte davalı ----Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının gelir kaybı talebinin davalı----- Şirketi bakımından REDDİNE,
3-Davalı ------Şirketi bakımından açılan davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 3.634,51 TL harçtan, peşin yatırılan 80,70 TL peşin harç ile 892,00 TL tamamlama harcın düşümü ile geri kalan 2.661,81 TL harcın davalı -----Şirketi'nden alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 892,00 TL tamamlama harcı, 12,500,00 TL bilirkişi ücreti ve 860,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 14.413,90 TL yargılama giderinin kabil red oranına göre belirlenen 14.278,40 TL yargılama giderinin davalı ----- Şirketi'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ----Şirketi'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı ----- Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Davalı -----Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
9-Kabul red oranına göre belirlenen 1.347,25 TL Arabulucu ücretinin davalı ----- Şirketi'nden, 12,75 TL'nin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
10-Davalı----- Şirketi tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
11-Dosyada rapor tanzim etmeyen bilirkişi ----- yönünden raporda e-imzası bulunduğundan rapor sunulduğu kanaatiyle ücret çıkışı yapıldığı, kararla birlikte 2.250,00 TL bakımından kesilen 624,58 TL gelir ve damga vergisinin davacı taraf ödenmesi için ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına, bilirkişi tarafından 1.625,42 TL'nin mahkememiz veznesine iade edildiği takdirde davacı tarafa talep halinde iade edilmesine,
12-Karar kesinleştiğinde ---- Sulh Hukuk Mahkemesinin ---- sayılı dosyasının iade edilmesine,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekili, davalı -----.. Şirketi vekili ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı diğer davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.