Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/704

Karar No

2025/109

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/704
KARAR NO : 2025/109

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2021
KARAR TARİHİ : 11/02/2025

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; …Müvekkilin sürekli üreten ve hammaddeye ihtiyaç duyan bir firma olması sebebi ile duyduğu ihtiyaç ereği, kendisine verilen bilgi gereğince kakao alımı hususunda ---- firması ile anlaştığı, ----- firması le 2 konteyner (44,000 kg) siyah kakao tozu ürünün satın alınması hususunda satış sözleşmesi yapıldığı e ürün karşılığında 04.05.2021 tarihinde satış bedelinin ödendiği, müvekkil yetkililer tarafından 3.02.2021 tarihinde 44.000 kg siyah kakao tozu alımı hususunda ---- firması ile görüşüldüğü ve yükleme tarihinin Mart 2021- Nisan 2021 olarak planlandığı, müvekkile verilen bilgi, yapılan yazışmalar ve konşimento ile sabit olduğu üzere yükün 26.03.2021 tarihinde ---- limanında yüklendiği, ----- limanına indirilerek buradan Türkiye’ye gönderilmek üzere ----- gemisine yüklendiği, ancak deniz üzeri yapılan bu yüklemede, -bahse konu şirketle 8-10 yıldır gerek yurtiçi- gerek yurtdışında ticari iş ve işlemlerde bulunulduğundan hareketle duyulan güven sonucu fiziki bir denetim yapılmadığı, vadedilen kalite ve oranda kakaonun sorunsuz şekilde yüklendiği kanaati ile hareket edildiği, bu yükleme sonucu konteynerlerin 12.05.2021 tarihinde ----- limanına ulaştığı, ürünün ulaşmasını takiben müvekkilin 04.05.2021 tarihinde ödeme yaptığı ve alım-satım özleşmesinin tamamlandığı, sözleşme gereğince 12.05.2021 tarihinde ---- firması tarafından müvekkil firmaya devir faturası düzenlendiği ve devir işlemlerinin 18.05.2021 tarihinde tamamlandığı, müvekkilin ihracat desteği alan bir firma olduğu bu ürünün tüm işlemlerinin eksiksiz şekilde gümrük üzerinden yürümesi ve müvekkil adına millileştirilmesinin esas olduğu, Müvekkilin bu kapsamda gereken tüm yükümlülüğünü yerine getirdiği 18.05.2021 tarihinde ithalat süreci başlatılarak müvekkil firma gümrük işleri ile ilgilenen personel gerekli işlemlere devam ettiği, ancak 19.06.2021 tarihine kadar müvekkile ürün teslim edilmediği, yine bahse konu tarihlerde teslim yapılmadığı gibi kakaonun nerede olduğunun da bildirilmediği, taraflarınca ---- Cumhuriyet Başsavcılığı ----- numaralı soruşturma dosyası ile işlem yapıldığı bilgisi edinildiği, taraflarına gönderilen konteynerde uyuşturucu madde tespit edildiğinin öğrenildiği, ürünün ayıplı olduğunun taraflara bildirildiği, ürünlerin zamanında teslim edilmediğine ilişkin----. İcra Müdürlüğü ----- Esas numaralı takip başlatılmış ise de malın ayıplı teslimi sebebi ile BK 227 gereğince satış bedelinin ödeme tarihinden itibaren kamu bankalarında euroya uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte taraflarına ödenmesinin ihtar edildiği,---- tarafında da malum olduğu üzere, müvekkil firma tarafından kendilerine duyulan güven nedeniyle görmeden-kontrol edilmeden/ gemide satın alınan ----- nolu konteynerdeki üründe ağır bir ayıp çıktığı açık olup müvekkilin BK 227 gereği seçimlik haklarını kullanılması makul olup işbu takip haklı ve hukuka uygun olduğu; üründe çıkan yasa dışı maddenin ayıp olduğunun açık olduğu, izah edilen hususlar gereğince ayıplı mal ve geç teslim sebebi ile BK 227 gereğince şimdilik (fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak) 10.000TL.nin taraflarına ödenmesini, yargılama harç ve giderlerinin karşı yan üzerine bırakılmasını” dava ve talep etmişlerdir.

CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “…Davacının uzun yıllardır siyah kakao tozu (----) siparişi verdiği, haricinde de gıda, katkı ürünleri aldığı, Mart 2019 döneminden itibaren cari hesap şeklinde alım yapan davacı şirkete 10 Milyon TL'nin üzerinde ciro işlem hacmine ulaştığı, Davacı şirketin bahsettiği ve içerisinde uyuşturucu çıktığını söylediği siyah kakao tozunun ----- No'lu müvekkil şirket kayıtlarındaki sipariş sevkiyatı olduğu, Davacı şirketin kakao siparişleri talepleri üzerine ---- merkezli ---- genel olarak ikmal edildiği, konişmento tahtında konteyner içerisinde deniz yolu ile taşınarak kendilerine teslimi sağlandığı, Konişmento ile taşınan siyah kakao tozu yükünün varışla birlikte bedelini önden ödeyerek fatura ve evrakları ile mülkiyeti üzerine alan davacı şirket doğrudan gemiden konteyner içerisinde mühürlü olarak teslim aldığı ve gümrük işlemlerini de kendisi yaparak millileştirdiği ve yükü tesislerinde kullandığı, dolayısı ile müvekkil şirketin yükü fiziki olarak hiçbir şekilde görmediği, Konişmento tahdında taşınan yükün konteyner içerisinde mühürlü olarak teslim edildiği, öncesinde de 747, 783, 802, 816, 837, 838, 839, 978 ve 979 siparişlerini gemi üzerinde bedelini ödeyerek davacı şirketin teslim aldığı ve millileştirdiği, tüm işlemlerin davacının talepleri doğrultusunda yapılmış olduğu konuya ilişkin şirketler arasındaki yazışmalar, ödemeler, gümrük kayıtlarının da bu hususu doğrulamakta olduğu, Davacının dilekçesinde bahsettiği 44.000KG siyah kakao tozu siparişi müvekkil şirketten 18.02.2021 tarihinde talep edildiği ve iki parti olarak talebi üzerine planlandığı, çünkü bir konteynerin ancak 22.000KG aldığı, dolayısı ile 1049 ve 1050 olarak sipariş getirilmek üzere --- merkezli --- sipariş geçildiği, konteyner yüklü siparişin-----12.05.2021 günü ulaştığı, Davacı şirketin yük limana varmadan 04.05.2021 günü önceki sevkiyatlar gibi bedelini ödediği, 02.06.2021 günü saat 11:35'de davacı şirket çalışanı ---- tarafından konteyner'e bloke konduğu e-postasının müvekkil şirkete gönderildiği, ---- No'lu sipariş ---- No'lu konteynere içerisinde --- No'lu konişmentoda tahdında orjinal Mühürü (----ile sevk edildiği ancak gelen konteynerin ---- kaydında mühür numarasının ----- olarak değiştirildiğinin anlaşıldığı, bahse konu tahrifatın niteliği ve faillerinin tespiti ile kamu davası açılması için ----- Cumhuriyet Başsavcılığının---- No'lu soruşturma dosyasına kayıtla 04.06.2021 Tarihinde suçduyurusunda bulunulduğu, şikayetlerinin ise ----- Cumhuriyet Başsavcılığının ----- No'lu soruşturma dosyası ile birleştirildiği bu dosya hakkında da gizlilik kararının mevcut olduğu, konteyner taşımacılığında konişmentoda yazan mührün değiştirilmesinin mümkün olmadığı, Mühürde amaç çıkış limanında gümrükçe mühürlenir ve taşımada kapılarının hiç bir şekilde açılmaz. Ancak alıcısının beyanına göre ilgili gümrük işlemlerinden sonra açılabilir. Bu hali ile konişmentoda yazan yükün konteyner içerisinde olduğu ve başka bir müdahalenin olmadığı fiili karine olarak kabul edilir. Konişmentonun fatura ile devri ile malın mülkiyeti devredilir. Şikayetlerinin sebebin de bu olduğu, ürünün kendisinde bir ayıp olmadığının açık olduğu, zira siyah kakao tozunu tesislerine çektiği ve davacının kullandığı, nitelik ve nicelik yönünden hiçbir eksiklik olmadığı, dava dilekçesinde de böyle bir iddia olmadığı, Davacının hala ne tür bir ayıptan bahsettiğini de anlamadığı, geç teslim iddiasına gelince; ortada geç teslim edilmiş bir ürün olmadığı, zira zaten mülkiyeti ve zilyetliği devredilmiş bir ürünün geç tesliminden de bahsedilemeyeceği, gemiden indiğinden itibaren uhdesinde zaten olan ürünü millileştiren davacının fiili tasarrufu altında olan kakaoya müvekkil şirketin müdahale ettiğini ifade etmenin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ortada bahsedildiği gibi geç teslim edilmiş veya ayıplı bir mal olmadığı, 09.08.2021 Tarihinde davacı şirketin ----- Noterliğinin 05.08.2021 Tarih ----- Yevmiye No'lu ihtarını keşide ettiği ilk kez burada ayıp ihbarında bulunduğu, ------ No'lu siparişte uyuşturucu madde bulunduğundan bahisle 70.400Euro bedelin iadesini talep ettiği, aysa ki dava dilekçesinde ise konteyner muhteviyatı ürünün 04.05.2021 günü bedelini ödediği ve konişmento muhteviyatı fatura ile davacıya devredildiği davacı tarafından doğrudan limanda teslim alındığı 19.06.2021 tarihinde kakao’ yu ----- depoya taşıdıklarını ikrar ettikleri, dolayısı ile üründe bir ayıp olmadığı, eksiklik de olmadığı, Kamu tarafından el konulmuş bir ürün de olmadığı gibi zapt edilen malında olmadığı, herhangi usulüne uygun zamanında yapılmış bir ayıp ihbarı da olmadığı, Kötüniyetle açılmış davanın reddi gerektiği, Fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile; dayanaktan yoksun açılmış davanın reddine, yargılama gideri ve karşı vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini ” cevap ve talep etmişlerdir.

DELİLLER:
----. Ağır Ceza Mahkemesinin ---- esas sayılı ceza dava dosya sureti, --- CBS'nin------ soruşturma numaralı dosyası, ihtar nameler, tercüme evrakları bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. Bilirkişi heyet raporunda özetle; mali inceleme yapıldığında: Davacı ve davalı şirketlere ait 2021 yılına ait tüm ticari defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğundan lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacı ve davalının defterlerinin incelenmesi neticesinde davacı şirket ile davalı şirket arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, Davacı ve Davalının Defter İncelemesi Neticesinde; Davacının 2021 yılı ticari defterlerinde yapılan incelemede; Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 2021 yılı öncesinde başladığı, davalı tarafından 2021 yılında davacıya 4.259.629,70 TL tutarında 48 adet fatura düzenlendiği ve davacı tarafından kayıtlarına işlendiği, 31/12/2021 tarih itibariyle davalının 162.023,33 TL davacıdan alacaklı olduğu bu tutarın 2022 yılına devrettiği, Davalı tarafından 2021 yılında davacıya 4.259.629,70 TL tutarında 48 adet fatura düzenlendiği, 31/12/2021 tarih itibariyle davalının 100.799,75 TL davacıdan alacaklı olduğu bu tutarın 2022 yılına devrettiği, Davacı ticari defterlerine göre 31/12/2021 tarih itibariyle davalı yana 162.023,33TL borçlu göründüğü, davalı ticari defterlerine göre ise davalının davacıdan 100.799,75TL alacaklı göründüğü, taraflar arasındaki farkın kur değerlemesinden kaynaklandığı, 01.02.2022 tarihli celsede uyuşmazlık noktası olarak belirlenen “davalının ayıplı ifada bulunup bulunmadığı” hususunda teknik yönden değerlendirme yapıldığında: Dosya kapsamı incelendiğinde satım sözleşmesine konu edilen ürüne ve de numune analiz raporuna rastlanmadığı; numunenin yerinde incelenmesi olanağının da bulunmadığı; dolayısıyla ürünün ayıplı olup olmadığının anlaşılamadığı; dolayısıyla 01.02.2022 tarihli celsede uyuşmazlık noktası olarak belirlenen “ayıplı ve geç ifadan ötürü davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı; varsa miktarı” hususunda mali yönden de değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı, 01.02.2022 tarihli celsede uyuşmazlık noktası olarak belirlenen “180 kg kokainin kakao tozunun taşındığı konteynerde bulunması olayında sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu; millileştirme prosedürünün hangi tarafa ait olduğu” hususunda taşımacılık yönünden değerlendirme yapıldığında: --- ve ----- numaralı iki ayrı konişmento tahtında taşınan emtia ayrı ayrı siparişler olarak taşınmış ve gerek miktar konusunda gerek malın kalitesi konusunda ihtilaf yoktur. Davalı tarafından ithal edilen emtia taşıma sürecinde iken davacı yana satışı yapılmıştır. Esasen kapalı – mühürlü konteyner içinde taşınması söz konusu emtiaya taşıma sürecinde müdahale etmesi mümkün değildir. Söz konusu konteynerler kapalı ve mühürlü olarak mahreçten taşıma sürecine sokulduğunda, konteynerler içinde ne olup olmadığı, özel talepte bulunulmadığı sürece taşıyanın sorumluluğunda da değildir. Ancak somut olayda satıcı konumunda olan davalının taşınan emtiada mevcut olacak her türlü hasar ve zayi zararından ya da emtianın mahreçten bozuk-hasarlı yüklenmiş olmasından sorumlu olacağı da açıktır. Davacı, malın alıcısı, davalı ise satıcısı olup; satıcının ayıptan sorumluluğu kapsamında davalının davacıya karşı sorumlu olacağı değerlendirilmektedir. TTK m.231-c) bendi gözetildiğinde davalıya süresi içinde ayıp bildirilmiş ise ve ayıp kaynaklı zarar ne kadar ise davalı bunu karşılayacaktır. Ancak burada taşıma ve lojistik süreci bakımından kapalı konteyner içeriğinde farklılık, aksi ispat edilmediği sürece taşıyan sorumluluğunda değildir." şeklinde belirttikleri,
19/12/2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi, nitelikli hesaplama uzmanı, taşıma alanında uzman bilirkişi ve gıda mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi ek raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 08/02/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, satış sözleşmesine konu malda ayıp iddiasına dayalı TBK 227.maddesi uyarınca maddi tazminat istemine ilişkindir.Mahkememizce çözülmesi gereken uyuşmazlık, davalının davacıya teslim ettiği 22.000 kg kakao tozunu taşıyan konteynerin içerisinde 180 kg kokain maddesi çıkması ve 22.000 kg kakao tozunun davacıya geç teslimi nedeniyle davalının ayıplı ifada bulunup bulunmadığı, söz konusu 180 kg kokainin kakao tozunun taşındığı konteynerde bulunması olayında sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu, millileştirme prosedürünün hangi taraf şirkete ait olduğu, davacının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, geç ve ayıplı olduğu ileri sürülen teslimden kaynaklı davacının davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı; alacaklı ise alacak miktarının ne olduğu ile bu alacağını tahsili için davalı aleyhine işbu davayı açmakta haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
----BAM ----.Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında "6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK'nın 225. maddesine göre de, satıcının ağır kusurlu olması halinde, ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulması mümkün değildir. " şeklinde açıklanmıştır. Ayıp, alıcının dürüstlük kuralı gereğince beklediği vasıfların satılanda bulunmaması ve satılanın kullanım amacı bakımından taşıması gereken vasıfları taşımaması durumudur. TBK Madde 219/1'e göre "...nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur". Bilindiği üzere, TTK.m.23/1-c'de üç ayıp türü öngörüldüğü; açıkça belli olanlar, teslim sırasında muayene edilmeye gerek olmaksızın belli ayıplar olduğu; bu tip ayıpların 2 gün içinde ihbarı gerektiği; satılanın teslimi sırasında açıkça belli olmayan fakat olağan bir muayene ile meydana çıkacak ayıplar (adi ayıplar); bu tür ayıplar olağan bir muayene ile görülebilecek ayıplar olmakla, 8 gün içinde ihbarı gerektiği; gizli ayıp ise, maddi ve olağan bir muayene ile meydana çıkmayan, ancak kullanılmasından belli bir süre sonra ortaya çıkan arızalanma hali olduğu; bu ayıbın ise, öğrenilmesi halinde, TTK.m.23'ün yaptığı gönderme sebebiyle, TBK'nın 223. maddesi uyarınca, ortaya çıkar çıkmaz derhal satıcıya bildirilmesi gerektiği; davanın dayanağı, 6098 sayılı TBK'nun 227. maddesinde, "Satıcının tekeffülü altındaki satılanın ayıbı anlaşıldığı zaman alıcı muhayyerdir; dilerse, satılanı redde hazır olduğunu beyanla satımın feshedilmesi ile bedelin iadesini dilerse, satılanı alıkoyup kıymetinin noksanı mukabilinde semenin tenzilini isteme hakkı bulunduğu ya da aşırı bir masraf gerektirmediği taktirde bütün masrafların satıcıya ait olmak üzere, satılanın ücretsiz onarılmasını isteme hakkı; imkân varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakkı yanı sıra, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu" düzenlemesinin yer aldığı görülmektedir.
Dava dilekçesinde davacı yanan hangi seçimlik hakkını kullanığı hususunda açıklık bulunmadığından, davacı yana ayıp nedeniyle hangi seçimlik hakkının kullanıldığı hususunda açıklama yapması için süre verilmiş, davacı vekili tarafından sunulan 12/12/2022 tarihli dilekçesinde tazminat yönünden davaya devam edildiğinin bildirildiği, dava öncesinde davacı tarafından davalıya ---Noterliği'nin ----- yevmiye numaralı ve 05/08/2021 tarihli ihtarnamesiyle ayıplı mal teslim edildiği, TBK 227.maddesi uyarınca 2 adet konteyner (44.000 kg) siyah kakao tozu ürünün satın alınması nedeniyle ödenen 70.400 Euronun ödenmesi talep edildiği, davacı yanca çekilen ihtarnamede ödenen bedelin iadesi talep edildiği anlaşılmış ise hangi hakkın kullanıldığı yönünde yenilik doğuran seçimlik hakkının kullanıldığının belirtilmediği anlaşılmakla, davacını genel hükümlere göre tazminat istediği hususunda kanaat oluşmuştur. Ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı bakımından ise; asesen satıya konu kakao tozu ürününde ayıp iddiasının bulunulmadığı, kakao tozunun
880 çuval içerisinde bulunmakta olup, bu çuvallardan 41 adet içeresinde 4'er paket olmak üzere kokain ihtiva eden uyuşturucu maddelerin bulunması nedeniyle davacı yanca ayıp iddiasında bulunulduğu, 02/06/2021 tarihinde emniyet ekiplerince uyuşturucu maddenin bulunduğu, dosyamızın taraf şirketlerinin yetkililerini ceza dosyasında yargılandığı, nitekim bu durumun satıcı bakımından ağır kusur teşkil edebilecek nitelikte olduğu mahkememizde kanaat oluştuğu, davacı yanca ise ----.Noterliği'nin ----- yevmiye numaralı ve 05/08/2021 tarihli ihtarnamesinin davalıya gönderildiği, bu açıklamalar ışığında davacının ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kabul edilmesi gerekmektedir.
Davacı vekili tarafından 04/12/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 70.400 Euro olarak artırıldığı, dava dilekçesinde ise 10.000 TL olarak talep edildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin --- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında " Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesi, (6098 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesi) uyarınca konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacaklı ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. Ancak yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez. Somut olayda davacı, dava dilekçesinde 500.000,00 USD maddi ve manevi zararının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 25.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi zararını talep etmiş, 13.07.2010 dilekçesi ile maddi tazminat talebini 64.256,40 USD olarak ıslah etmiştir. Davacı dava dilekçesi ile seçimlik hakkını ülke para birimi olan TL'den yana kullanmış olup, bu tercihinden dönerek borcun yabancı para üzerinden tahsilini talep edemez. Bu durumda Mahkemece, davalıdan tahsiline karar verilen yabancı para borcunun seçim hakkının kullanıldığı tarih olan dava tarihi esas alınarak hesaplanacak TL karşılığı üzerinden hüküm tesisi gerekirken, yabancı para birimi üzerinden hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir." şeklinde açıklandığı, (Yargıtay -----Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ---- Karar sayılı ilamı, ---- Esas ve ----- Karar aynı yöndeki ilamlar. Bkz.) açıklanan emsal karar ışığında dava dilekçesinde TL olarak kullanılan hakkın ıslahla yabancı para üzerinden talep edilmesinin mümkün olmadığı, bu miktarın dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının talep edildiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Ceza davasında alınan Gümrük Müşaviri ----- tarafından tanzim edilen raporda; " 1.Satış sözleşmesinin kurulmasında itibaren davaya konu malların satış işlemleri, taşıma için navlun sözleşmesi tahtında, tahliye limanı ------’da işlem yapan Gümrük Müşavirliği şirketlerinin ve alıcılarının yapmış oldukları işlemlerinde, yazışmalarında, dosya münderecatındaki belgeler ve genel ticari uygulamalar kapsamında, olağandışı bir yazışma, durum veya olağan dışı bir uygulama görülmemiştir.
2.Konteynerde sahte mühür kullanılmış olması halinde, bu durum en çok yükleme limanında ve malın satışı sonrası taşıyıcıya/gemiye teslimi esnasında gerçekleşebilmektedir. İlgili deniz yolu taşımacılığı navlun sözleşmesi tahtında, içerisinde yük bulunan konteyneri taşıyacak şirketin yükleme limanı yetkilerince, konteynerin taşınmaya hazır halde ilgili kontrol ve teslimi sonrası kapatıldıktan sonra takılması ve listeye işlenmesi üzere mühür temin edilmektedir. Dava konusu olayda da olabileceği gibi, konteyner tam mühürlenmeden, yüklenen konteyner depodan/satıcıdan çıkartılıp, limana varmadan ara bir mevkide, kaçak mallar konteynere sokulup daha sonra mühürlenerek yükleme limanı gümrüğüne getirilmiş olma ihtimali de bulunmaktadır. Yükleme limanı gümrük görevlilerince bu mührün varlığı ve sağlamlığı kontrol edilmelidir, bu noktada sorumluluk tamamen yükleme limanı gümrük muhafaza otoritesindedir.
3.Geminin seferi boyunca uğradığı ara liman olan -----’e vardığında, konteyner diğer bir gemiye aktarılmak üzere gemiden bekleme sahasına indirilmiştir. Konteynerin tamamen değiştirilmesi ihtimali zayıftır ancak imkânsız değildir ki buna tüm liman otoritesinin, görevli ve yetkililerinin organize yasadışı çalışması veya gözden kaçırmış olması gerekir. Yine düşük bir olasılık da olsa, konteyner mührünün işbu ara limanda kırılıp, kaçak yük içerisine karıştırılarak, gerçeğine yakın aldatıcı nitelikli yeni bir mühür takılmış olma ihtimali de bulunmakta olup, diğer resmi tetkik bilirkişi ve makamlarca da mührün sahihliği veya oynandığı hususunda net bir kararı görülememiştir.
4.Konteyner veya taşınan herhangi bir yük, açık denizlerde (özellikle ve pratikte Uluslararası sularda) “----- adı verilen denizde sefer halinde olan iki gemi arasında birbirine yanaşmak suretiyle birindeki yüklerin diğerine boşaltılması/transferi işlemi her zaman ihtimal dahilindedir. İşbu dava kapsamında bu operasyonun gerçekleşme veya olasılığının tespitine olanak bulunmamaktadır.
5.Konteynerlerin sehven karıştırılması mümkün değildir, her konteyner üzerinde sağ/sol tarafında, kimlik numarası gibi üretiminde işlenen bir kod numarası yer alır. Keza dava konusu olayda da konteynerin karıştırılması veya değiştirilmesi yoluna gidilmesi pratik görülmeyeceği gibi, varış limanında ve Alıcı da beklediği konteynerlerin geldiğini doğruladığı anlaşılmaktadır.
6.Konteyner yükü, ilgili yükün taşıma senedindeki (“-” Konşimento) alıcı, “----” (alıcının taleplerine/emrine uygun olarak) yer almadığı veya bu alıcı yetkisiyle başka bir alıcıya cirolanmadığı sürece son alıcı taraf dışında başka kişi/kurum tarafından teslim alınamaz." şeklinde bildirildiği,
---- Ağır Ceza Mahkemesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında; "Dosyamıza konu olayda ----Firması'nın ---- ülkesinde yerleşik ----- firmasının Türkiye' deki temsilcisi distribütörü olduğu, ------ firmasının ham madde ihtiyacı nedeniyle kakao tozu siparişini -----Firması'na verdiği , ---- firması tarafından ---- bulunan ----- firmasına sipariş geçildiği, ----- numaralı konşimentoya kayıtlı ürünlerin göndericisinin ----- olduğu, konteyner mühür numarasının ----- olduğu, konteyner'ın ----- deposundan 19.03.2021 tarihinde boş olarak teslim alındığı, mührün aynı zamanda yükleyicinin nakliyecisine teslim edildiği, yükleyici firmanın kendi organize etmiş olduğu taşımayla ----- limanına 23.03.2021 tarihinde getirildiği, 26.03.2021 tarihinde de gemiye yüklendiği 29.04.2021 tarihinde ---- Ülkesi ----- limanında tahliyesinin yapıldığı, aynı limandan 02.05.2021 tarihinde gemiye yüklenerek ---- varış yapıldığı, konteyner üzerindeki mührün konşimento da yazılı olan ----- numaralı mühür olduğu, ancak mührün gerçek veya sahte olup olmadığına dair bir tespitin uzmanlık raporuna göre yapılamadığı, ----- düzenlediği proforma fatura da ödeme şeklinin gemi varışından 10 gün önce peşin olarak yer aldığı -----22 ton ---- powder bedeli olarak 70400 Euro'nun 04/05/2021 tarihinde---- ödendiği, ----- numaralı konteyner muhteviyatı 22 Kap (880 çuval) 22.509,74 kg olan Kakao Tozu cinsi eşyanın varışından sonra Türkiye gümrük bölgesi içinde iken daha avantajlı olan dahilde işleme rejimi kapsamında 18/05/2021 tarihinde ----- tarafından evrak üzerinde devralındığı, suça konu konteyner'ın gerek---- firması gerekse ----- firmasının fiili hakimiyetine girmediği, risk ihbarı üzerine konteynere henüz gümrük sahasında iken kontrollü teslimat sağlanarak zilyetliğinin kime geçtiğinin belirlenmesi ve teslime kadar müdahaleye açık olduğu hususu değerlendirilerek kontrollü takip yapılması gerekirken, gümrük sahasında depoya alınarak tespit tutanağı tanzim edildiği, konteynerın ---- firmasının fiili hakimiyetine girmediği, taşıma nakletme bulundurma hususunda zilyetlik veya talimatın bulunmadığı,----- firma çalışanı olan sanıkların yapmış oldukları işlemlerin tamamının evrak üzerinden olduğu, dosyada yer alan evraklar ve mail yazışmaları ile yapılan işlemlerin mevzuata ve usule uygun rutin işlemler olduğu, hukuka aykırılık veya olağan dışı bir durumun görülmediği, konteyner içinde konşimento da tanımlı kakao tozu dışında suça konu eşyanın da bulunduğunu bildiklerine dair cezalandırılmalarını gerektirir nitelikte her türlü kuşkudan arındırılmış kesin ve somut bir delilin dosya kapsamında bulunmaması ile şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak sanıkların üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde karar verildiği,
Mahkememizce yapılan yargılamada dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor tanzim edilmesine karar verildiği, bilirkişi kök ve ek raporların tanzim edildiği, tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları, ceza dosyasında alınan rapor, ceza davasında verilen karar ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; kakao tozu içeresinde uyuşturucu madde bulunması nedeniyle ayıp oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise gizli ayıp mı olduğu, davalının satış sözleşmesi kapsamında bu ayıptan sorumlu olup olmadığının belirlenmesinde; kakao tozu içeresinde uyuşturucu maddenin davalı yanca konulup konulmadığı veyahut davalının malın ayıplı olarak teslim ettiğine ilişkin ceza davasında yapılan yargılamada şirket yetkilileri hakkında beraat kararı verildiği, evrak üzerinden işlemlerin yapıldığı, ceza dosyasında alınan raporda "Konteynerde sahte mühür kullanılmış olması halinde, bu durum en çok yükleme limanında ve malın satışı sonrası taşıyıcıya/gemiye teslimi esnasında gerçekleşebilmektedir. İlgili deniz yolu taşımacılığı navlun sözleşmesi tahtında, içerisinde yük bulunan konteyneri taşıyacak şirketin yükleme limanı yetkilerince, konteynerin taşınmaya hazır halde ilgili kontrol ve teslimi sonrası kapatıldıktan sonra takılması ve listeye işlenmesi üzere mühür temin edilmektedir. Dava konusu olayda da olabileceği gibi, konteyner tam mühürlenmeden, yüklenen konteyner depodan/satıcıdan çıkartılıp, limana varmadan ara bir mevkide, kaçak mallar konteynere sokulup daha sonra mühürlenerek yükleme limanı gümrüğüne getirilmiş olma ihtimali de bulunmaktadır. Yükleme limanı gümrük görevlilerince bu mührün varlığı ve sağlamlığı kontrol edilmelidir, bu noktada sorumluluk tamamen yükleme limanı gümrük muhafaza otoritesindedir." şeklinde açıklamalar mevcut olduğu, bu haliyle davalı tarafından malın ayıplı olarak davacıya teslim edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2- Peşin alınan 170,78 TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 12.184,50 TL harcın toplamı olan 12.355,28‬ TL'den , alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile Hazineye irat kaydına, bakiye kalan 11.739,88 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Davalı yanca yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13/4. uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim