Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2019/766
2024/806
4 Aralık 2024
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/766
KARAR NO : 2024/806
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2019
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan asıl dosyada İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) karşı davada eksik- ayıplı işler nedeni ile uğranılan zarar ve gecikme tazminatı alacağına dair uyuşmazlıklar hakkında yapılan açık yargılama sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı/Karşı Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile ----- adresindeki “ -----” projesi kapsamında ince işçilik adı verilen "---- duvar imalatı, duvar mantolama, alçı sıva yapımı, fayans yapımı, süpürgelik yapımı, boya badana işleri, pencereler için söve yapımı, dekoratif boya yapımı, şap ve alçıpan yapımı gibi ince işçilik işlerinin yapımı hususunda 12.09.2013 tarihinde sözleşme akdettikleri, Sözleşmenin ekinde belirtilen ürünlerin keşif bedeli olarak KDV dahil 1.500.000,00 TL. üzerinden anlaşmaya varıldığı, sözleşme bedeli 1.500.000,00 TL'nın ödenmesi hususunda, 6.maddede; 500.000,00 TL. lık kısım için davalı tarafından yapılacak olan “---- Sitesi” projesinden ----Blok Giriş Katta bulunan 3+1 127 m2 1 adet dairenin verileceği, kalan tutar için ise iş başında %20 bedele karşılık gelen kısım için 90-120 gün vadeli çek verileceği, geriye kalan ödemenin ise hakediş ile (aylık hakediş miktarına göre %15 nakit ve 120 günlük çekleri ile) ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin yapıldığı tarihde proje alanının teslim alındığı ve aynı günde duvar imalatına başlandığını, sözleşme ile kararlaştırılan 1.500.000,00 TL. bedelin 20 katlık proje için anlaşılan tutar olduğunu ancak sonrasında imar artışı ile 4 kat daha eklendiği, eklenen 4 katın ince işleri içinde davacının ek talepte bulunduğunu, bu ek 4 katın işlerininde eksiksiz olarak diğer işler ile birlikte yerine getirildiği, yapılan işlerin toplam hakediş alacağının 1.793.632,24 TL. tahsilatının ise 1.088.149,51 TL kısmı ödemede bulunulduğu, sözleşmenin 6.maddesine belirtilen taşınmazın devri ve bakiye nakit alacağını davalıdan talebinin sonuçsuz kaldığı, alacağı sebebiyle davalı şirket yetkilisi tarafından silahla tehdit edildiği, buna ilişkin ----.Asliye Ceza Mahkemesi ----. sayılı dava dosyası olduğunu ve davanın derbest olduğunu, bu dava dosyasında tanık olarak ifade veren ---- ile ----- (davalı şirkette bir dönem hakediş uzmanı olarak çalışmıştır) davalı şirketten alacağını talep ettiği için davalı şirket yetkilisi tarafından tehdit edildiğine ilişkin ifade verdiklerini, davalıdan alacağı tutar için davalıya 19.02.2018 tarihinde ---- nolu 705.482,72 TL. tutarındaki faturayı tanzim ettiği, faturayı ----Noterliği 20.02.2018 tarih ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıya ilettiğini, bu ihtarname ile davalının borcunun sözleşmenin 6.maddesinde belirtilen taşınmazın devri ile kalan bakiye 205.482,73 TL. nın ise nakit olarak ödenmesini talep ettiğini, buna rağmen davalının bakiye borcu ödemediği gibi taşınmazı da devir etmediği, alacağı inkar ederek temerrüde düştüğü, davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen ödenmeyen borcun tahsili için ----İcra Müd. ----- nolu icra dosyası ile 25.04.2018 tarihinde icra takibi yapıldığını, davalının itiraz etmesi ile icra takibinin durduğu, davalı icra takibine yaptığı itirazda; “Fatura ekinde gönderilen metrajlar ile çalıştırılan işçi sayısını uyumsuz olduğu, fatura alacağının somut dayanağının olmadığı, edimini eksik ifa ettiğini, eksik ifa sebebiyle eksik işleri başka kişilere yaptırıldığını, bu sebeple inşaatının geciktiğini belirttiği, takibe konu edilen faturanın ise yasal düzenlemelere aykırı olarak düzenlendiğini; davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptalini, icra takibinde belirtilen faiz ile birlikte ödenmesini, icra takibine konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere aleyhine icra inkâr tazminatına hükmolunmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı/karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; ; Huzurdaki davaya karşı, karşı dava açılacağı, yasal zorunluluk gereği karşı dava öncesinde arabulucuya başvurulduğu, anlaşma sağlanamaması halinde son tutanak ile birlikte karşı davanın ikame edileceğini, ----. Noterliğinin ---- Şubat 2018 tarih ve ---- sayılı ihtarnamesi ile; “Davacı, takibe konu alacağının dayanağı olarak kestiği faturanın, somut ve maddi bir dayanağının olmadığı, fatura ekinde gönderilen hakedişteki metrajlar ile çalıştırılan işçi sayısının uyumsuzluğu, faturanın V.U.K. ve S.G.K. hükümlerini ihlal edici nitelikte stok ve işçilik dayanağı olmasının mümkün olmadığı, faturada birim fiyat ve metraj gösterilmediği nazara alınarak takip konusu faturaya itiraz edildiği, davacıya hiçbir borcu bulunmadığı gibi eksik ve ayıplı iş bedeli, gecikme tazminatı, gecikme cezası ve maddi tazminat v.s. alacakları bulunduğunu, eseri tam ve eksiksiz olarak, sözleşmede belirlenen standartlarda ve usule uygun olarak teslim etmediği sürece, iş sahibinin bedel ödeme yükümlülüğü muaccel olmayacağını, davacının, ---- ” konulu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, eksik ve ayıplı ifada bulunduğunu, niteliksiz eleman çalıştırdığını, bu hususta ihtarnameler
gönderildiğini, yazılı ve sözlü olarak birçok defa uyarıldığını, 12.9.2013 tarihinden itibaren 190 gün olarak belirlenen teslim süresini kat be kat aşıldığını, -----Sulh Hukuk Mahkemesinin---- sayılı tespiti ile 22.7.2014 tarihinde dahi birçok eksik ve ayıplı iş bulunduğu, tespit tarihi itibariyle mevcut çalışanlarla 3-5 ay içerisinde bitirilebileceğinin tespit edildiği, gecikmenin uzamaması ve zararın artmaması için kendi elemanlarını ve taşeron çalıştırarak eksik işleri tamamlattığını, gecikmeden kaynaklı büyük zarara uğradığı davacı tarafça gayet iyi bilindiğini ancak mevzuata aykırı olarak kestiği fatura ile hak etmediği bir bedeli alabilmek için kötü niyetle huzurdaki davayı ikame ettiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen, “fazladan 4 kat” iddiası da, diğer tüm işler gibi eksik bıraktığı işlerden olduğunu, davacının ön keşif bedeli olarak belirttiği 1.500.000 TL, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir tahmini bütçe olduğunu, sözleşmede de “ön keşif bedeli” olarak ifade edildiğini, yüklenici, işi ancak, tam ve eksiksiz olarak, süresinde, sözleşmenin 13. Ve 14 maddesindeki, “Delil Sözleşmesi” niteliğindeki Geçici Kabul ve Kesin Kabul hükümlerine uygun surette teslim ettiği taktirde ücret talep etme hakkına sahip olabileceğini, davacının delil olarak dayandığı tek taraflı hazırladığı hak edişin hiçbir delil niteliği bulunmadığından alacak dayanağı olarak gösterilen faturanın da dayanağı bulunmadığını, Davacının, iddia ettiği gibi şantiye şeflerince onaylanan bir hak ediş vs söz konusu olmadığını, davacının, şirket yetkilisince tehdit edildiği iddiası da gerçek dışı olup, açılan kamu davası devam ettiğini, davacının, ceza davasında dinlenen tanıklar olarak ifade ettiği ----- isimli şahıs, müvekkil şirket yetkilisine karşı sürekli suç işleyen biri olduğunu, hakkında onlarca soruşturma dosyası olduğunu, bir dönem hak ediş danışmanlığı yaptığını, bu dönemin inşaatın bitiş aşaması olduğunu, öncesi hakkında bilgi sahibi olamayacağını,---- isimli şahıs, kendi alacağı olduğu iddiası ile icra takibinin yapılmasından sonra, şirket çalışanı sekreteri arayıp, ödeme emrinin şirket yetkililerine gösterilmemesini ve sümenaltı edilmesini istediğini, kendisine menfaat vaadinde bulunduğunu, bu husus sekreterin durumu şirket yetkililerine ihbar etmesi ile ortaya çıkmış, ses kaydı savcılığa sunularak şikayet edildiğini, --- hakkında bu eylemi nedeniyle ---.Ağır Ceza Mahkemesinin --- sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, alacak iddialarına karşı ---- ilişkin olarak eksik ve ayıplı işlerin, kafa karıştırmak için belirtilmekte olduğunu, davacı ile yapılan 2 ayrı proje için 2 ayrı sözleşme bulunmakta olup, bu proje ile ilgili eksik ve ayıplı işleri ve gecikmesi vurgulandığını, davacının, faturanın usulüne itiraz edildiği, ancak içerik ve yapılan işlere itiraz edilmediği belirtildiğini, ihtarname incelendiğinde; böyle bir borcunun olmadığı, tam aksine alacaklı olduğu, faturanın da dayanağının olmadığı ileri sürülerek hem borcun esasına hem de faturanın usulüne ayrı ayrı itiraz edildiğinin görüleceğini; sözleşme konusu işi eksiksiz ve süresinde tamamlayıp teslim etmeyen yüklenici ücrete hak kazanamayacağını, sözleşmenin 13. Maddesi uyarınca, geçici kabul heyeti teşekkül ettirilmeden, heyetçe, varsa kusur ve eksiklikler tespit edilmeden, bu hususta liste düzenlenmeden ve yükleniciye ek süre verilmeden, (bir ayı geçemeyeceği belirtilmiştir) bu doğrultuda kesin kabul ve kesin hesap yapılmadan işin teslim edildiğinden bahsedilemeyeceğini, sözleşmenin 13. maddesi, taraflar arasındaki Teslimin usulüne ilişkin delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davacı tarafça, sözleşmenin 13. vd maddelerine uygun surette, işin teslimine ve kabulüne dair belge sunulmadığından, işi sözleşmeye uygun surette tamamlayıp teslim ettiğinin kabulü mümkün olmadığını, tam aksine, --- Sulh Hukuk Mahkemesinin ---- İş sayılı tespiti ile, 22.7.2014 tarihi itibariyle eksik ve ayıplı işleri tespit edildiğini; davanın reddini, karşı dava için arabuluculuk sürecinin tamamlanmasının beklenmesini, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretlerinin karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.Davalı/karşı Davacı ---- Şirketi Karşı Dava Dilekçesinde Özetle; Davacının taraflar arasındaki ----- konulu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini eksik ve ayıplı ifada bulunduğunu, niteliksiz eleman çalıştırdığını,bu hususta ihtarnameler gönderildiğini, yazılı ve sözlü olarak birçok defa uyarıldığını, 12.9.2013 tarihinden itibaren 190 gün olarak belirlenen teslim süresini aştığını,davacının, sözleşmeye göre işi teslim etmesi gereken tarih, 12.9.2013 + 190 gün = 22.3.2014 tarihi olduğunu 22.7.2014 tarihli delil tespitine göre halen işi teslim edemediğini bu işi tamamlayabilmesi için 3 ila 5 ay arasında bir süreye ihtiyaç duyulduğunu, 4 aylık gecikmeye, 3 aylık gecikme daha eklendiğinde en az 7 aylık, 5 aylık gecikme eklendiğinde 9 aylık bir gecikmesinin söz konusu olduğunu, kaldı ki davacının, bilirkişinin belirttiği süre aralığında da işi bitiremediğini, sözleşmenin 16. Maddesine göre, yüklenici, geciktiği her gün için 1.000 TL gecikme cezası ödemekle yükümlü olduğunu, yüklenicinin gecikme süresi, yüklenicinin savunması, toplanacak deliller ve bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğinden, şimdilik 5.000 TL gecikme cezasının davacıdan tahsilini talep ettiklerini, delil tespitine ilişkin bilirkişi raporunda, malzeme ve inşaat gereklerinin kötü işçilikle ayıplı ve defolu olarak uygulandığı ve yapı yüzeylerinde görüntü kirliliği ile gölgeler oluştuğunu daire içlerinde kullanılan alçı ve alçıpan malzemeler ile boya ve şap uygulamalarında ciddi manada kötü işçilik yapıldığı, daire içlerinde en az 8-10 noktada gönyesizlikler bulunduğunun tespit edildiğini davacının işbu ayıplı işleri için 5.000 TL ayıplı iş bedeli talep ettiklerini,
karşı dava olarak, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile 5.000 TL gecikme tazminatının sözleşmeye göre kesin vade olarak belirlenen 22.3.2014 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline,fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile 5.000 TL ayıplı iş bedelinin, tespit tarihi olan 22.7.2014 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı Karşı Davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle;Karşı davanın süresinden sonra açılmış olmasından dolayı karşı davanın reddine karar verilmesini, aksi halde hmkye göre mahkemenin davaların ayrılmasına karar vermesini talep ettiğini, davalı-karşı davacı tarafın karşı dava dilekçesinde ileri sürdüğü aleyhe iddiaları, beyanları, talepleri ve delillerin Hiç birini kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini karşı davanın süresinden sonra açıldığının, asıl davayı uzatma yönelik kötü niyetli olduğunu,davalı karşı davacı tarafın asılsız iddialarının dikkate alınmaması gerektiğini asıl davanın kabulüne karar verilmesini karşı davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları yukarıda özetlenmiştir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış ticari defter ve kayıtlar incelenmiş, tarafların tanıkları dinlenmiş, mahallinde keşif icra edilmiş tüm deliller toplanmıştır.
Asıl davada uyuşmazlık davacının davalı aleyhinde başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı davalının tüm hak edişleri aynı şekilde ödediğini ancak uyuşmazlık konusu hak edişi nedensiz yere ödemediğini ileri sürerek bakiye alacağını talep etmiş davalı karşı davacı ise davacının işi ayıplı ve eksik ifa ettiğini, gecikerek ifa ettiğini belirterek bunların bedelini talep etmiştir. Davacı karşı davalı ise karşı dava yönünden gecikmeye davalının kat ilavesi ve ilave işler vermesinin neden olduğunu savunmuştur.Eser sözleşmelerinde teslim yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Teslim yapılması da hukuki bir işlem olmayıp maddi vakıadır.Teslimin yapıldığı ve bedele hak kazanıldığını da yüklenici ispat etmek zorundadır. Eser sözleşmelerinde yüklenicinin açtığı iş bedelinin tahsili davasında eserin ayıplı ve eksik olduğu savunması mahsup itirazı mahiyetinde olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilmelidir. ( Bkz. Yargıtay ----HD. ---- Sayılı ilamı ) ksik iş sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan ( Noksan bırakılan ) işleri ifade eder. Yargıtay----- sayılı ilamında da belirtildiği üzere Eksik işlerin bedeli teslim tarihine bu işlerin ikmal edilebileceği sürenin ilavesi ile bulunan tarihteki rayiç bedel ile talep edilebilecektir. Eksik işlerin giderim bedelinin talep edilebilmesi için eseri teslim alırken ihtirazi kayıt konulmasına ( eksik işlerin giderim bedelinin tahsilini talep etme hakkının saklı tutulmasına ) gerek yoktur. İş sahibi zamanaşımı süresi içinde eksik işlerin giderim bedelini talep edebilir. ( ----- Sayılı karar ). İş sahibinin eksik işler bedelini dava yada icra takibi yolu ile yükleniciden talep etmesi mümkün olduğu gibi ayrı bir dava açılmasına gerek olmaksızın yüklenicinin açtığı bedel davasında mahsup itirazı şeklinde de ileri sürülebilir. ( Bkz. ---- karar )
Eser sözleşmelerinde ayıp sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca göre eserde olması gereken bazı niteliklerin bulunmaması yada olmaması gereken bazı niteliklerin bulunması yada olmaması gereken bazı bozukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. (-----)Mahkememizin tüm ara kararları gerekçeli olarak yazılmış olup bilirkişi heyetine yol göstermesi açısından da ara kararlar detaylı olarak yazılmış bilirkişilerden istenen hususlar net olarak belirtilmiş emsal Yüksek yargı kararlarına atıf yapılmıştır.Teslim hususu yerleşik yargıtay kararları gereği her türlü delille ispat edilebileceğinden mahkememizce tanıklar dinlenmiştir. ,( Eser sözleşmelerinde teslim ,yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyet alanına geçirmesi olarak tanımlanır.Teslim maddi vakıa olduğundan her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispat edilebilir. -----. Sayılı ilamları )Davacı tanıkları beyanlarında özetle söz konusu projedeki işleri eksiksiz teslim ettiklerini, ----- isimli şahsın şantiye şefi olarak görev yaptığını, davalı çalışanı olduğunu, hak ediş işlerine davalı adına bu kişinin baktığını, ----- isimli bir şahsın da olduğunu, onun da davalı çalışanı olduğunu şantiye şefliği yaptığını, çalışmaya başladıktan sonra 3-4 kat ilave iş verildiğini, alçı, sıva işlerini kendilerinin yaptığını,yaptıkları işlerde eksik veya ayıp bulunmadığını belirtmiş davalı tanıkları ise özetle davacının yaptığı işlerde eksik ve ayıplı işler olduğunu, bu işleri başka firmaların tamamladığını, şantiye şefi olarak-----isimli kişilerin olduğunu,bu kişilerin davalı çalışanları olduğunu, şantiye şeflerinin hak edişleri kontrol ettiklerini en son genel müdür yardımcısının hak edişleri onayladığını belirtmişlerdir.Mahkememizce keşiften önce alınan bilirkişi raporları denetime uygun bulunmamıştır. Gereksiz yer tutmaması açısından bu raporlar alıntılanmayacaktır.
Davacıya ilave iş yaptırıldığı hem tanık beyanlarından hem de dosyada mübrez davacı ve davalı temsilcilerinin imzası bulunan bila tarihli başlıksız----- imzaları bulunan evraktan anlaşılmıştır.Mahkememizin 04.10.2023 tarihinde icra edilen duruşmasının 1-C ara kararında ".. Davacı yanca rapora itiraz dilekçesi ekinde EK 8 de sunulan davalı çalışanının da imzası olan belgede " 20 kat olan binaya 4 kat ilave edilmiştir " kaydı bulunduğu, davacı tanıklarının da duruşmada ilave 4 katın işlerini de yaptıklarını ve teslim süresinin bu nedenle aşıldığını beyan etmiş olmaları nazara alınarak projede kaç kat olduğu, davacıya ilave iş yaptırılıp yaptırılmadığı, ilave iş yaptırılmış ise bu ilave işlerin teslim süresini ne kadar geciktirdiği ve bu bağlamda bir gecikme cezası varsa buna göre değerlendirme yapılarak hesaplama yapılmasının istenmesine.." şeklinde ara karar kurularak davacıya yaptırılan ilave işlerin teslim süresini ne kadar geciktirdiği hususunun araştırılması bilirkişi heyetinden talep edilmiştir. Aynı duruşmanın 1-D nolu ara kararında da ".. porojede eksik ve ayıplı iş olup olmadığı, varsa kim tarafından giderildiği ve davalı-birleşen davacının bir alacak talep edip edemeyeceği veya bunların asıl dosyada davacı alacağından mahsup edilip edilemeyeceği hususları en son mahkemece değerlendirilecek olsa da öncelikle bu hususta denetime uygun bir rapor alınması gerektiği, Bilirkişi heyetinin SHM dosyasında yaptırılan tespitleri aynen benimsediği ancak eksik bırakılan iş için dava tarihindeki işçilik ve malzeme bedellerini esas alarak değerlendirme yaptığı oysa ki yerleşik yargıtay kararları gereği eksik işlerin giderim bedeli olarak talep edilebilecek miktarın teslim tarihinden itibaren tespit veya dava açmak için teslim tarihine eklenecek makul süre sonundaki mahalli piyasa rayicine göre hesaplanması gerektiği anlaşılmakla dava tarihine göre değil yukarıdaki ilkeye göre hesap yapılması için değerlendirme yapılmasının istenmesine ( ----Aynı dairenin ----- Sayılı ilamları ) " şeklinde ara karar oluşturularak bilirkişi heyetine yol gösterilmiştir. Anılan kararlar yargıtayın emsal kararlarından uyarlanmıştır.
Yargıtay ---- Sayılı ilamında "...Eser sözleşmelerinde işin eksik teslimi halinde, iş sahibi makul süre içinde eksikleri tespit ve giderimi için talepte bulunup dava açmak zorundadır. Gecikerek davanın açılması halinde iş sahibi kendi kusuru ile zararın artmasına neden olacağından, işin yapılıp teslim edildiği tarihte yürürlükte bulunan 818 BK'nın 98. maddesi daleletiyle 44. madde uyarınca artan zarardan yüklenici sorumlu tutulamaz. Yine sözleşmenin fesh edilmemiş olması ve hukuken ayakta bulunması halinde kural, gerçekleştirilen imalâtı yüklenicinin yapmış olmasıdır. Bunun aksini süren iş sahibi, yüklenicinin işi eksik bıraktığı ve eksikliği kendisinin giderdiğini yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Davacı iş sahibi, kendisinin eksikliklerini gidermek için yaptığı masraflarla ilgili talebi ile ilgili olarak davalı yüklenicinin bu kısımları eksik bıraktığı ve bunları kendisinin giderdiğine dair yasal delil ibraz etmediği ve davalı yüklenici de işi tamamlandığını savunduğundan, delil tespiti sırasında görülüp belirlenmeyen eksiklerin eksik iş olarak kabulü ve iş sahibince giderildiği kabul edilerek masrafların giderim beledine dahil edilmesi mümkün değildir..." belirtmiştir.Karşı davada davacı asıl davacının işi eksik ve ayıplı yaptığını işleri kendisi tarafından başka taşeronlara yaptırıldığını iddia etmiştir. Eser sözleşmesinde işin eksik veya ayıplı ifa edildiğinin ispatı iş sahibine düşer. Asıl dosya davacının delil tespit tarihinde halen çalışmaya devam ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacıya ilave iş verildiği de sabittir. Karşı davada davacı eserin eksik ve ayıplı teslim edildiğini ispat edememiştir. Bu hususta 3. Kişilere ödediği fatura vs. Hiçbir yazılı delil sunmamıştır. Her ne kadar davalı tanıkları bu yönde beyanda bulunmuş ise de yukarıda alıntılanan emsal Yargıtay kararında da belirtildiği üzere sözleşmenin fesh edilmemiş olması ve hukuken ayakta bulunması halinde kural, gerçekleştirilen imalâtı yüklenicinin yapmış olmasıdır. Bunun aksini süren iş sahibi, yüklenicinin işi eksik bıraktığı ve eksikliği kendisinin giderdiğini yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Karşı davada davacı ispat külfetini yerine getiremediğinden karşı davacının eksik iş ayıplı işlerle ilgili talepleri red edilmiştir.Keşif esnasında da keşfe iştirak eden bilirkişi heyetinin isabetle tespit ettiği üzere davacı yanca davalıya teslim edilen eserde bir eksik iş veya ayıplı iş bulunmamaktadır. Davalı yanca keşif esnasında zemin katta bir oda gösterilmiş olup buradaki rutubetin nemin toprak teması duvar yüzeyine ulaşması sonucu oluştuğu, diğer katlarda böyle bir sorun olmadığı, montalamadan kaynaklı bir ayıp olmadığı tespit edilmiştir.Asıl dosyadaki en önemli uyuşmazlık davalı şantiye şefi olarak çalışan---- isimli şahsın hak ediş düzenleme yetkisi olup olmadığı, bu kişinin düzenlemiş olduğu hak edişe istinaden davacı yanca kesilen fatura kaynaklı davalının itirazının iptaline karar verilmesinin mümkün olup olmadığına ilişkindir. Öncelikle ifade edilmek gerekir ki davacı alınan tüm raporlara davalı ile birden fazla farklı projede çalıştığı ve yapılan ödemelerin ayrıştırılarak hesaplama yapılması gerektiğinden bahisle itiraz etmiş ise de tarafların sözleşme bazlı cari hesap tutmadıkları bu nedenle yapılan ödemelerin hangi sözleşmedeki hak edişe müstenit olduğunun tespit edilemediği raporda izah edilmiştir. Bu yöndeki davacı itirazları yersizdir. Her ne kadar davalı karşı davacı yanca ---- isimli çalışanın hak ediş düzenleme yetkisi olmadığı daha doğrusu hiçbir şantiye şefinin hak ediş düzenleme yetkisi olmadığı sözleşmede belirtilen hak ediş yöntemine uyulmadığı ileri sürülmüş ise de----- savcılık soruşturmasında davalı adına birçok hak ediş imzaladığını belirtiği, şantiye şefi olarak çalıştığını belirttiği, bu kişiyle ilgili takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. Nitekim dinlenen davacı ve davalı tanık beyanlarından da bu kişinin mimar ve şantiye şefi olarak çalıştığı sabittir. Somut olayda dosyada mübrez tüm hak edişler incelendiğinde davacının düzenlediği hak edişin de öncekiler gibi olduğu, 1-2 ve 3 nolu hak edişlerde de ---- isimli kişinin imzası olduğu, bu hak edişlerin şirket kurumsal mailinden gönderildiği, 6 nolu hak edişin davalı yanca kabul edilmediği, bu hak edişi imzalayan kişinin yetkili olmadığının savunulduğu ancak yapılan incelemede önceki hak edişlerin de yetkililer tarafından imzalanmadığı, şantiye şeflerinin yaptığı tespit , düzenledikleri hak edişlere istinaden ödendiği,Önceki hak edişlerin de tamamının mail üzerinden gönderildiği ve davalı şirket yetkilileri, proje sorumlularının "cc" olarak eklendiği, ---- mimar olduğu, kaldı ki davacı yanca sunulan bir çok evrakta imzası olduğu, bazı hak edişlerden bu kişinin tespitleri nazara alınarak kesintiler yapıldığı, açıkça yetkili olduğunun görüldüğü, önceki hak edişlere istinaden ödeme yapan davalının uyuşmazlık konusu hak edişe istinaden düzenlenen bu hak edişi bu kişinin yetkisi olmadığından bahisle ödememesinin hakkın kötüye kullanılması ve kişinin kendi yarattığı güven teorisine aykırı düştüğü, ancak tarafların 3 farklı sözleşme kapsamında iş yapmalarına rağmen her sözleşme için farklı bir cari hesap tutmadıkları, her ne kadar davacı yanca davalının yapmış olduğu bir kısım ödemelerin farklı projeler için yapıldığı iddia edilmiş ise de davacının bu hususta ispat külfeti altında olduğu, yukarıda ifade edildiği üzere farklı cari hesap tutulmadığı, ayrıştırmanın güç olduğunun alınan tüm raporlarda belirtildiği, bu nedenle davacının bakiye hak ediş alacağından davalının kanıtlı ödemeleri mahsup edilmek sureti ile sonuca gidilmiştir. Tüm bu anlatılanlar nazara alındığında davacının bakiye alacağının 16.05.2023 tarihli raporda tespit edildiği buna göre davacının toplam alacaklarından davalının kanıtlı ödemeleri düşüldüğünde davacının bakiye alacağının 657.966,89 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının içeriğinde bedel bildiren ihtarnamesinin davalıyı temerrüde düşüreceği açık olup ihtarname davalıya 22.02.2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacı 05.03.2018 tarihinden başlamak üzere faiz talep etmiştir. Mahkeme taleple bağlı olup bu tarihten icra takip tarihine kadar olan 52 gün için davacının talep edebileceği faiz 9.139,43 TL dir. ( Hesaplama: 657.966,89 TL ana para/100x faiz oranı %9,75 /365x gün sayısı olan 52= 9.139,43 TL ) Karşı davada davacının gecikmeye mahal verdiği sabittir.Nitekim delil tespit tarihinde dahi davacının işi bitiremediği ve halen orada çalışmaya devam ettiği sabittir. Davacıya verilen ilave işlerin teslim süresine etkisi de hesaba katılarak davacının geciktiği süre tespit edilmiş buna göre davacının 202.000 TL gecikme cezasından mesul olduğu buna göre karşı davacının bu alacağının da 202.000 TL olduğu tespit edilmiştir.Davacı yanca her ne kadar icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, alacağın yapılan yargılama neticesinde tespit edilebildiği, likit olmadığı görülmekle bu talep uygun görülmemiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmiş asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Asıl dosya yönünden ; DAVANIN KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ İLE;
A-Davalının ---. İcra müdürlüğünün----- Esas Sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 657.966,89 TL asıl alacak, 9.139,43 TL işlemiş faiz olmak üzere 667.106,32 TL üzerinden devamına,
B-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
C-Asıl alacağa takip tarihinden alacak tamamen tahsil edildiği tarihe kadar alacağa yıllık %9,75 oranında faiz işletilmesine,
D-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 45.570,03 TL harçtan peşin alınan 8.636,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 36.933,48 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
E-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvuru harcı 8.636,55 TL nispi harç toplamı 8.680,95 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
F-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 104.065,95 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
G-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
H-Davacı tarafından yapılan 571.90 TL keşif harcı, 2.166,15 TL keşif araç ücreti, tebligat ve posta masrafı ile 20.000 TL bilirkişi ücreti toplamı 22.738,05 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 21.212,18 TL sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
I-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
İ-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.231,42 TL'sinin davalıdan, 88,58 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
J- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Karşı dava yönünden ;
A-202.000 TL gecikme tazminatının karşı dava tarihi 18.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
B-Karşı davacının fazlaya dair istemlerinin REDDİNE,
C-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 13.798,62 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL ile 4.858,50 TL ıslah harcın toplamı 5.029,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.769,34 TL karar harcının asıl dosya davacı/ iş bu karşı davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
D-Davalı/karşı davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvuru harcı 170,78 TL nispi harç, 4.858,50 TL ıslah harcı toplamı 5.073,68 TL harcın davacı/karşı davalıdan tahsili ile davalı/karşı davacıya VERİLMESİNE,
E-Davalı/karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 32.320,00 TL vekalet ücretinin karşı davalıdan alınarak iş bu karşı davacıya VERİLMESİNE,
F-Davacı/karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin iş bu karşı davacıdan alınarak iş bu karşı davalıya verilmesine,
G-Davalı/karşı davacı tarafından yapılan 1.250,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin kabul ve red oranına göre. hesaplanan 857,39 TL sinin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya ödenmesine, bakiye giderin davalı/karşı davacı üzerinde bırakılmasına,
H-Davacı/karşı davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
I-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 905,40 TL'sinin davacı/karşı davalıdan, 414,60 TL'sinin davalı/karşı davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
İ- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.