mahkeme 2025/49 E. 2025/483 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/49
2025/483
11 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/49 Esas
KARAR NO : 2025/483
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 26/10/2022
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacılar vekili verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili ...'in eczacı olup ...'de bulunan ... sahibi olduğunu, müvekkilinin 2016 yılında bir otomobil satın almak istediğini, 31.05.2016 tarihinde satın aldığı 2016 model ... marka aracın toplam bedelinin 688.005,65 TL olduğunu, müvekkilinin söz konusu araç bedelinin yalnızca 230.000 TL'lik kısmı için tüketici kredisi kullanmak istediğini, araç bedelinin 458.000 TL'lik kısmını nakit olarak kendi parası ile ödediğini, müvekkilinin mesleki yoğunluğu nedeniyle kredi işlemleriyle uğraşacak vakti olmadığından eşi olan diğer davacı ...'in, davalı bankanın ... Şubesine ... plakalı aracın alınması için, araç bedelinin 230.000 TL'si tutarında bireysel tüketici/taşıt kredisi müracaatında bulunduğunu, davalı banka tarafından kredi başvurusunun kabul edilmesi üzerine taraflar arasında ... kredi nolu 230.000 TL bedelli taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede davacı ...'in asıl borçlu, davacı ...'in kefil olarak yer aldığını, kredi sözleşmesinde bu kredinin belirli süreli tüketici kredisi olduğu ve krediye 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun uygulanacağının açıkça yazıldığını, davalı banka tarafından kredi sözleşmesinin imzalanmasını müteakip müvekkili tarafından satın alınan ... plakalı araç üzerine kredi sözleşmesi kapsamında verdiği kefalet bedeline binaen, kredi borcu ödenene kadar bankaca rehin konulduğunu, söz konusu kredi borcunun, ödeme takvimine uygun olarak ilk ödemesinin 01.07.2016, son ödemesinin 01.06.2020 tarihinde olmak üzere 6.780,42 TL'lik 48 eşit taksitte davalıya ödenerek tüketici kredisi asıl borç ve ferileriyle birlikte tamamen kapatıldığını, davalı bankadan taşıt alınması amacıyla kullanılan 230.000 TL tutarındaki kredinin tamamen ödenip kapatıldığı halde, davalı bankanın haksız şekilde, müvekkili ...'e ait ... plakalı araç üzerindeki menkul rehnini kaldırmadığını, bu hususta davalı bankaya ihtarname gönderildiğini, kredi tutarı süresinde ve tamamen ödendiği halde aracın kasko değeri olan 2.200.000 TL üzerinden ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, kullanılan kredinin 23. maddesine göre bağlı kredi sözleşmesi niteliğinde olup araç alımı için verildiğini, her halükarda davalı banka ile davacılar arasındaki tüketici sözleşmesinde yer alan ve davalı banka tarafından davacılar aleyhine dürüstlük kaidelerine aykırı surette kullanılmaya çalışılan bir takım sözleşme hükümlerinin haksız şart niteliğinde olduğunu, bunların davacılar yönünden kesin hükümsüz olduğunu belirterek, davacıların davalı bankanın ... şubesinden kullanılan... no.lu bireysel tüketici kredisi sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan 2.200.000 TL tutarındaki rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarının tesbitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili verdiği cevap dilekçesi ile; davacılardan ...'e 31.05.2016 tarihli Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesine istinaden kullandırılan krediye, davacılardan ... adi kefalet ile kefil olduğunu, ayrıca ...'in, rehin veren sıfatıyla da bu sözleşmeye tarafı olduğunu, davacı ...'in rehin veren olması nedeniyle, anılan Sözleşmenin 19. maddesinde yer alan hüküm gereğince, maliki bulunduğu aracı ...'in müvekkiline olan tüm borçları nedeniyle rehnettiğinin kabulü gerekeceğini, bu kabulden hareketle, şikayet konusu aracın, ...'in yetkilisi ve ortağı bulunduğu müflis ... Tic. Ltd. Şti.'ye olan kefaletinden kaynaklanan müvekkili alacaklarının da teminatında yer almakta olduğunu, ...'in müvekkiline olan borçlarının sona ermemiş olması ve adı geçen müflis şirketten olan alacakların ilgili iflas masasına alacak olarak kaydettirilmiş olmasına karşın tahsil edilememiş olması nedeniyle, söz konusu alacağın da teminatında bulunan aracın kaydındaki rehnin fek edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili verdiği dava dilekçesi ile; ...'e 31.05.2016 tarihli Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesine istinaden kullandırılan krediye, davacılardan ...'in adi kefalet ile kefil olduğunu, ayrıca ...'in, rehin veren sıfatıyla da bu sözleşmeye taraf olduğunu, müvekkili banka ile ile dava dışı kredi borçlusu müflis ... Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeyi davacılardan ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçların ödenmemesi üzerine gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını, borçlu ve kefil hakkında ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından “Menkul rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız” icra takibi başlatıldığını, davalı kefil tarafından icra takibine itiraz edildiğini, itirazın yerinde olmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili verdiği cevap dilekçesi ile; işbu davada görevli Mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ... 12. Tüketici Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açıldığını ve yargılamasının devam ettiğini, bu davanın incelenmesi ve sonuçlandırılmasının ... 12. Tüketici Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyada verilecek karara bağlı olduğundan Mahkemece bu dava dosyasının sonuçlanmasına kadar yargılamanın bekletilmesini talep ettiğini, işbu davanın hukuka aykırı olması nedeniyle reddinin gerektiğini belirterek davanın öncelikle usulden reddi ile Mahkemenin görevsizliğine, ... 12. Tüketici Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davanın açıldığı İstanbul 12. Tüketici Mahkemesince 11/06/2024 tarih ve ... Esas -... Karar sayılı görevsizlik kararı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verildiği, bu karara karşın yapılan istinaf başvurusunun İstanbul BAM 46. HD. tarafından reddine karar verildiği ve dosyanın ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı 21/01/2025 tarihli gönderme kararı nedeniyle asıl dava dosyasının mahkememize intikal ettiği anlaşılmıştır.
... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 20/02/2025 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile; davaların birleştirilmesine karar verilerek birleşen dava dosyasını Mahkememize göndermiştir.
Asıl dava; İİK 72 maddesi gereğince menfi tespit davası, Birleşen dava ise; İİK.nın 67. maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizde yapılan yargılamada ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış, bilirkişi raporu ve ek raporu alınmıştır.
... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... Bankası A.Ş. tarafından, asıl davada davacı ... ve ... hakkında 2.200.000 TL alacak için, Ticari Taşıt Kredi ve Rehin Sözleşmesi, Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmelerine dayanılarak, menkul rehinin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ...'ın ... 12. Tüketici Mahkemesine sunduğu 05/10/2023 tarihli raporunda; davalı banka ile davacılardan ... arasında 31.05.2016 tarihinde imzalanmış Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesine istinaden, davalı banka tarafından davacıya; aynı tarihte %1,20 aylık faiz oranı üzerinden 230.000 TL ana para tutarlı 48 ay vadeli taşıt kredisi açıldığını, iş bu kredinin... ruhsat numaralı ... plakalı 2016 model ... araç için kullandırıldığını, aynı tarihte taraflar arasında Taşıt kredisi ve Rehin Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye yine aynı tarihte ...'in 320.271,36 TL tutarında kefil imzasının alındığını, taşıt kredisinin en son taksidi 02.06.2020 tarihinde ödenerek kapatıldığını, ... Tic. Ltd. Şti.'ye ait 09.06.2023 tarihli kredi bilgileri dökümünün incelenmesi sonucunda; anapara risk bakiyesinin 7.006.648,85 TL olduğunu, faiz ve ferileri ile birlikte toplam borcun güncel tarih itibarı ile 25.463.877,05 TL'ye ulaştığını, firmanın yasal takibe alındığını, kullanılan taşıt kredisi için alınan Rehin Sözleşmesinin 19. maddesine istinaden davacının ortağı ve kefili olduğu ... Tic. Ltd. Şti.'nin kredi borçlarını da kapsaması ve firmanın kredi riskinin hala devam ettiği göz önüne alındığında taşıt üzerindeki rehnin kaldırılamayacağını ve takibin devam edeceğini belirtmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılamada bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup; Bilirkişiler ...ve ... Mahkememize sundukları 16/07/2025 tarihli raporlarında; 31.05.2016 tarihli Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesine göre kullanılan kredinin ödendiğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını, asıl davanın davacılarından ...'in, ... Tic, Ltd. Şti.'nin Bankanın ...Şubesinden kullandırılan krediler ile ilgili düzenlenen 23.07.2013 ve 18.10.2016 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, 31.05.2016 tarihli TKRS'nin 19.maddesinin, “Müşteri ve Rehin Veren, özellikleri 21.madde de yazılı taşıt/taşıtlarını gerek işbu taşıt kredisi sözleşmesinden gerekse Bankayla imzalamış olduğu başka kredi sözleşmelerinden doğmuş doğacak kredi borçlarının teminatını teşkil etmek üzere rehnettiğini kabul ve taahhüt eder” düzenlemesine göre, Rehin Veren ...'in, Müşteri ...'in “imzalamış olduğu başka kredi sözleşmelerinden doğmuş doğacak kredi borçlarının teminatını oluşturacağını” kabul ettiğini, Rehin sözleşmesinin düzenlenmesinden önce 23.07.2013 tarihli ... kapsamında borcun bulunması halinde, rehnin bu borcunda teminatını oluşturacağı, rehin sözleşmesinden sonra imzalanan 18.10.2016 tarihli GKTS kapsamında kullandırılmış risklerin kaynaklı borçların teminatını oluşturmayacağı,bunun rehne konu alacağın belirli olması gerektiğine de uygun düşmeyeceğini, asıl dava ile ilgili olarak; ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin, davacılardan ...'in müteselsil kefili bulunduğu dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 2018 yılında Bankadan kullandığı taksitli ticari kredilerden kaynaklandığını, kredilerin rehin sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra 18.10.2016 tarihinde imzalanan ...'ne göre kullanıldığının kabulüne göre, davacıların icra takibine konu borçtan sorumlu olmadıklarını, kredilerin önceki (23.07.2013 tarihli) GKTS'ne göre kullandırıldığının kabulü halinde ise sorumlu olacaklarını, ... adına kayıtlı ... plakalı araca konulmuş rehnin, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin kullandığı kredileri kapsayıp kapsamadığının kabulüne göre araç üzerindeki rehnin kaldırılmasının mahkemenin takdirinde bulunduğunu, Birleşen dava ile ilgili olarak; ... adına kayıtlı ... plakalı araca konulmuş rehnin, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin kullandığı kredileri kapsamadığının kabul edilmesi halinde davanın reddebileceği, farklı düşünülmesi halinde ise kabul edilebileceğini, davanın kabulü halinde icra takibine konu 2.200.000 TL alacağa takip tarihinden itibaren %70,8 oranında yıllık faiz yürütülebileceğini belirtmişlerdir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Asıl davada, davacıların davalı bankanın ... şubesinden kullanılan ... no.lu bireysel tüketici kredisi sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarının ve ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan 2.200.000 TL tutarındaki rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep ettikleri, birleşen davada ise; banka tarafından başlatılan icra takibine itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır.
23.07.2013 tarihinde, davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... Ltd.Şti. arasında 5.000.000 TL +2.500.000 USD limitli GKTS imzalandığı, sözleşmenin limitinin daha sonra yükseltildiği, ..., ... ve ... Ltd.Şti.’nin müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları, asıl davada davalı bankanın, asıl davanın davacılarından ...’in, ticaret siciline kayıtlı kredi borçlusu ... Ltd.Şti.’nin ortağı ve yöneticisi olduğu, 31.05.2016 tarihinde asıl davada davalı bankanın ...Şubesi ile asıl davanın davacılarından ... arasında 230.000 TL tutarlı, 48 ay vadeli Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi imzalandığı, kredinin teminatına ... plakalı 2016 model ... marka aracın rehin alındığı, sözleşmeyi ...’in 320.271,36-TL kefalet limiti ile aynı tarihte imzaladığı, taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinin 19. maddesinde; "Müşteri ve Rehin Veren, özellikleri 21.madde de yazılı taşıt/taşıtlarını gerek işbu taşıt kredisi sözleşmesinden gerekse Banka’yla imzalamış olduğu başka kredi sözleşmelerinden doğmuş doğacak kredi borçlarının teminatını teşkil etmek üzere rehnettiğini kabul ve taahhüt eder." maddesinin mevcut olduğu görülmüştür.
Davalı banka tarafından ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından 2.200.000-TL asıl alacak için asıl davanın davacıları aleyhine rehinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığı, davacıların bu icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ettikleri, asıl davada davalı ve birleşen davada davacı banka davacı ...'in rehin veren olması nedeniyle sözleşmenin 19. maddesindeki hüküm gereğince ...'in bankaya olan tüm borçları nedeniyle aracını rehin ettiğinin kabulü gerektiğini, davacı ...'in yetkilisi ve ortağı olduğu müflis ... Tic Ltd Şti'ye olan kefaletinden kaynaklanan banka alacağının teminatı olduğunun kabulü gerektiğini ileri sürmüş, davacılar ise rehin verilen araç kredisinin borcunun tamamen ödenmesi nedeniyle araç üzerindeki rehinin kaldırılması gerektiğini ve takip yapılamayacağını, sözleşmede yer alan davacılar aleyhine yazılı hükümlerin de yazılmamış sayılması gerektiğini iddia etmişlerdir. Birleşen davada davacı banka ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiler tarafından dosya üzerinde ve banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda taşıt kredisinin en son taksitinin 02/06/2020 tarihinde ödenerek kapandığı, taşıt kredisi ve rehin sözleşmesine konu borcun ödendiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinin imzalanmasından sonra imzalanan 18/10/2016 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan borç nedeniyle rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılıp yapılamayacağı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu, her ne kadar taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinin 19. maddesinde doğmuş ve doğacak kredi borçları için aracın rehin edildiği belirtilmiş ise de; bu sözleşmenin 31/05/2016 tarihli olduğu ve bu sözleşmeden kaynaklanan borcun 02/06/2020 tarihinde sona ermiş olduğu, dava konusu rehin davacı tarafından satın alınan araç için kullandırılan ticari taşıt kredisine hasren tesis edilmiş olduğu, ticari taşıt kredisinden kaynaklanan borç tutarının tamamen tahsil edilerek kapatılmış olduğu, bu sözleşmeden sonra imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borçları için rehinli aracın teminat oluşturmayacağı, bu nedenle davacıların borcu tamamen ödenen taşıt kredisi ve rehin sözleşmesine istinaden verilen rehinin sona ermiş olduğunun kabulü gerektiği, bu sözleşmeden sonra imzalanan başka bir sözleşmenin teminatını oluşturmayacağı (Yargıtay 11. HD, 05.09.2023 tarih ve ..., ...Karar sayılı kararı) anlaşıldığından asıl davanın davacılarının davalı bankaya Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesinden dolayı borçlu olmadıkları sonucuna varılmıştır.
Öte yandan Yargıtay 23. HD'nin 18/02/2020 tarih ve ...Esas,...Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; banka lehine tesis edilen rehnin, taşıt kredisinden kaynaklanan borcun teminatı olduğu tartışmasızdır. Ancak kredi sözleşmesinde yer alan, üzerine rehin tesis edilen taşıtın, bankanın doğmuş ve doğacak diğer tüm alacaklarının da teminatını teşkil ettiğine dair hüküm, yanıltıcı mahiyette olduğundan borçlu açısından yazılmamış sayılır. Açıklanan nedenlerden dolayı asıl davanın kabulü ile; ... nolu taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinden dolayı ve ... 22. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-ASIL DAVANIN KABULÜ İLE; ... nolu Taşıt Kredisi ve Rehin sözleşmesinden dolayı ve ... 22. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-BİRLEŞEN DAVANIN REDDİNE,
3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 165.993,30 TL harçtan peşin alınan 37.570,50 TL harçtan mahsubu ile geriye kalan 128.422,80 TL.nin davalıdan tahsiline,
b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 327.300 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
c)Davacı tarafından yapılan 615,40 TL Başvuru Harcı, 37.570,50 TL Peşin Harç 10.000 TL Bilirkişi ücreti, 596,50 TL Tebligat masrafları olmak üzere toplam 48.782,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
d)Davalı tarafça yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
e)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 840 TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
f)Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
4-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 37.570,50 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 36.955,10 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 302.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
d)Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
e)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.600 TL ücretin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/09/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.