mahkeme 2025/138 E. 2025/380 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/138
2025/380
17 Haziran 2025
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/138 Esas
KARAR NO : 2025/380
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/02/2025
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 02.12.2024 tarihinde ... müvekkilinin maliki olduğu ... mahallesinde ... sevk ve idaresindeki araç ... istikameti ... karayolunda seyir halinde iken arızalanmış ve mevcut yolun en sağına çekmiş ve kaldırım kenarına park etmiş olduğunu, akabinde aracın dörtlülerinin yakılmış olduğunu, bu durumun kaza sonrası çekilen fotoğraflar ile de sabit olduğunu, araç sürücüsünün yakınlardaki oto tamircisinden yardım almak için araçtan çıkmış ve araçta reflaktör koyması ve acil bir durumda gerekli önlemi alması için ehliyet sahibi ...'u bırakmış olduğunu, ...'un reflaktör koymak için çıktığı esnada .... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın hızlı ve hakimiyetini kaybetmiş şekilde üzerine doğru gelmiş ve kendisini zor kurtarmış olduğunu, kazanın gerçekleştiği yerin ana yol değil hatta bağlantı yoluna mesafesi olan bir noktada olduğunu, komisyon kusur tespitinde her ne kadar müvekkiline yüzde 75 kusur atfetmiş olsa da bu durumun açıkça hatalı olduğunu, müvekkilinin aracını en güvenli noktaya park etmiş olduğunu, aracı yol güzergahında değil, bağlantı noktasından da mesafeli yerde olduğunu, aracında ehliyeti olan birini bırakmış olduğunu, karşı taraf araç sürücüsünün yol güzergahında olmadığını, nitekim kaza tam arkadan çarpma şeklinde gerçekleşmemiş olduğunu, ayrıca kaza yerinde fren izinin olmaması ve sert bir şekilde araca çarpması çok hızlı olduğunu ve güvenli mesafeyi korumadığını ispatlamakta olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunun belli limitler dâhilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu olan sorumluluk sigortası olduğunu, davalı ...A.Ş. ... plaka numaralı aracın Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesini tanzim eden şirket olduğunu, poliçe numarasının ... olduğunu, müvekkilinin aracını ...Servisinde yaptırmış 203.454-TL'lik hasar miktarı çıkmış olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından hasarın yüzde 25'lik tutarının karşılanmış olduğunu, kalan kısmın müvekkili tarafından karşılanmış olup, kusur oranının tespiti ile hasar miktarının davalılar tarafından karşılanmasını talep ettiklerini, müvekkiline ait araçta kaza sebebiyle değer kaybı olduğunun açık olduğunu ve müvekkilinin kusurunun olmadığını, müvekkiline ait aracın 2017 model olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle ciddi hasar kaydı oluşmuş olduğunu, değer kaybı trafik kazası nedeniyle hasar gören aracın piyasadaki değişim değer durumunu niteleyen bir kavram olduğunu, bu kavramın, hasar alarak onarım gören aracın ikinci el piyasa değerindeki düşüşünü ifade ettiğini, zira kazaya karışıp hasar gören aracın, en iyi şekilde tamir edilmiş olsa bile TRAMER (Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi) kayıtlarında yer alacak kaza kaydı nedeniyle, piyasa değişim değerinde bir düşüş olacağını, araç değer kaybının, kazalı aracın (parçaları daha yenisi veya orjinali ile değişse dahi) kazadan önceki değerine nazaran mali bir kayıp yaşanması nedeniyle ortaya çıkan bir tazminat türü olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin aracını kazadan önceki değerinde satamayacağının açık olduğunu, 23.12.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine taleplerini içerir uzlaşma yazısı gönderilmiş olduğunu, sigortaya başvuru talebinden sonra sigorta şirketinin yasal süre olan 8 iş günü içerisinde cevap vermemiş olduğunu, olumlu veya olumsuz dönüş yapılmamış olduğunu, dava şartı gereği taraflar arasında 07.01.2025 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapılmış, ... Arabuluculuk Bürosu ... numaralı başvuruya ilişkin anlaşma olmadığına dair tutanağın işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile; HMK m.107 gereği zararın tam ve kesin olarak öğrenilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere; davaya konu trafik kazasında tarafların kusur oranının tespit edilmesini ve müvekkiline ait araçta meydana gelen şimdilik 50-TL hasar bedelinin ve şimdilik 50-TL değer kaybı zararının hesaplatılarak kaza tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte şimdilik 100-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; başvurunun yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmamakta olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin başvuruya konu kazada kaza tarihindeki poliçe teminat limitleri kadar tazminattan sorumlu olduğunu, ... poliçeden başvuruya konu kazanın 02/12/2024 tarihindeki kazaya karışan ... plakalı aracın hasar tazminatlarına ilişkin aşağıda ayrıntıları bulunan ödemelerin yapılmış olup işbu talep haksız ve hukuka aykırı olduğunu, teminat limitlerini aşan taleplerin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla esasa ilişkin beyanları sunma zorunluluğu doğduğunu, kabul manasında olmamak üzere, davacının zararının yukarıda açıklamış karşılanmış olmakla, talep bakımından dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, davacı tarafa söz konusu kaza nedeniyle kusur oranına istinaden 38,101.83-TL hasar bedeli tazminatının ödenmiş olduğunu, davacının bakiye talepleri haksız olmakla, reddi gerekmekte olduğunu, talep edilen fark bedelinin orijinal parça kullanımından, işçilik ve tedarik iskontosunun uygulanmamasından ve KDV’den kaynaklanmakta olduğunu, bununla birlikte Trafik Sigortası Genel Şartları b.2 maddesi gereğince müvekkili şirketin yedek parça tedarik ve işçilik bedellerinin yüksek oluşundan ve orijinal parça kullanımından kaynaklanacak bakiye bedelden ve KDV’den sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, 3. kabul manasında olmamak üzere davacı tarafa yapılan bilgilendirmelere rağmen anlaşmalı servisi tercih etmediğinden ve aracın 3 yaşından büyük olduğundan genel şartlar gereğince müvekkili şirketin yalnızca eşdeğer parça ve anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerekmekte olduğunu, bu sebeple dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, bununla birlikte davacı vekili tarafından fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere davacı tarafın zararını ispat açısından araç görülmeksizin, yalnızca belge üzerinden inceleme ile düzenlenen ve herhangi bir ekspertiz raporu niteliğinde dahi olmayan hasar tespit formunun kabulünün mümkün olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin dava açılmasına keyfi ve haksız olarak sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybının ve hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Haksız fiilden kaynaklanan bir dava, genel yetki hükümlerince davalının yerleşim yeri mahkemesinde (HMK m. 6), davalı sayısı birden fazla ise, bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde (HMK m. 7/I), aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca haksız fiilin vuku bulduğu, zararın meydana geldiği, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. Maddesinde motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun 117/2 fikrası uyarınca ilk itirazlar dava şartlarından sonra incelenir. Daval... A.Ş. vekili tarafından , yasal cevap süresi içerisinde HMK'nın 127. Maddesi uyarınca sunulan cevap dilekçesinde; müvekkilinin yerleşim yerinin bağlı olduğu ... ilçesi yargı sahasında Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmaması nedeniyle davanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği yönünde yetki ilk itirazında bulunulduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde , davacının , 02/12/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... plakalı aracı kullanan davalı ...'e ve .... plakalı aracın trafik sigortası poliçesinin bulunduğu sigorta şirketine karşı açtığı dava ile ...plakalı aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybının tazmini istediği, kaza 02/12/2024 tarihinde ...'da meydana gelmiştir. Davalının merkez adresi...’dur. Sözleşmeyi yapan acentenin ...Şti. olduğu, adresinin Ankara olduğu, davacının Adresinin ... olduğu, Mahkememizin yetkisiz olduğu, davalının merkez adresinin bulunduğu ... ilçesinin bağlı olduğu İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu beyan ederek yetki itirazında bulunduğu, İstanbul Anadolu Mahkemelerinin uyuşmazlığa bakmakta yetkili olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ...vekilinin yetki itirazının kabulü ile, dava dilekçesinin mahkememizin yetkisizliği nedeniyle reddine, MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE,
2-Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde RESEN, HMK'nun 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi halinde gider avansının ilgili mahkeme veznesine aktarılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/06/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.