mahkeme 2024/560 E. 2025/203 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/560
2025/203
8 Nisan 2025
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/560 Esas
KARAR NO :2025/203
DAVA:Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ:21/09/2024
KARAR TARİHİ:08/04/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı banka müvekkili hakkında .... İcra dairesinin ... esas nolu (yenileme nedeniyle yeni esas no: ...) dosyasından, 02/05/2012 tarihli “Kredi Genel Sözleşmesi” ni dayanak göstererek İlamsız İcra yoluyla takip başlattığını, bu takipte müvekkile 01/08/2013 tarihli ve toplam 851.984,63 TL (asıl alacak, işlemiş faizler, BSMV) talep edilen ödeme emri düzenlendiğini, müvekkili süresinde bu ödeme emrine itiraz edemidiğini ve neticesinde takip ... Esas nolu dosya üzerinden devam ettiğini, son olarak 28/08/2024 tarihli icra dairesi yazısı ile müvekkili hakkında maaş haczi yazısı gönderildiğini, müvekkilinin davalı bankaya borcu bulunmadığını, takibe dayanak olarak gösterilen kredi sözleşmesinde müvekkil borçlu olmadığını ve fakat kefil olarak gösterildiğini, ancak kefalet tarihinde evli olan müvekkilin eşinin bu kefaletle ilgili alınmış yazılı veya yazısız bir rızası olmadığını, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 603. maddesi amir hükmü olan “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.” ibaresi gereği müvekkilin bu sözleşmeye rızası bulunduğunu ve kefaletin hükümsüz olduğunu, icra dosyasına sunulan kredi sözleşmesindeki imza da müvekkilinin imzasına benzemekle birlikte taklit imza olabileceğini, bu sebeple kontratın aslı sunulduğunda imza incelemesi taleplerinin olduğunu, Müvekkilin davalı bankaya .... İcra Müdürlüğünün ... esas nolu (yenileme nedeniyle yeni esas no: ...) dosyası ile yapılan takipte 851.984,63 TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... , huzurdaki dava ile, hiçbir dayanak göstermeksizin müvekkili banka ile akdettiği kredi sözleşmesinden doğan borcunu inkâr ettiğini, ihtiyati tedbir, kötüniyet tazminatı, arabuluculuk vekalet ücreti gibi mesnetsiz taleplerde bulunduğunu, davacı borçlu, müvekkili banka ... Şubesi ile 02.05.2021 tarihinde akdettiği Genel Kredi Sözleşmesi borçlusu olduğunu, davacı borçlu ... ile müvekkili banka ... Şubesi ile 02.05.2012 tarihinde akdettiği Genel Kredi Sözleşmesinin borçlusu olduğunu, davacı , işbu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, dolayısıyla borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu için hakkında dava konusu icra takibi yapıldığını, asıl borçlu-davacı yönünden usulüne uygun yapılan tebligatla kesinleştiğini, bugüne dek müvekkili bankaya olan borç ödenmediği gibi kötüniyetli olarak huzurdaki davayı açtıklarını, davacı borcunu ödemediğini, hakkında davaya konu .... İcra Dairesi( eski ... e. ) ... E. yeni esas sayılı icra takibi başlatıldığını, ödeme emri usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, dosya kesinleştiğini, ancak davacı borçlu borcunu ödemek yerine önce(takipten 11 yıl sonra) iş bu davayı açtığını, açmış olduğu menfi tespit davasının zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı, üzerine düşen edimi yerine getirmeyerek borcunu ödemekten kaçınmaya devam ettiğini, bu kez de huzurdaki davayı açtığını, icra takibine konu kredi sözleşmesindeki imza kendisine ait olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesi gereği davacının, davaya konu icra takibindeki borcun tamamından sorumlu olduğu şüphesiz olduğunu, ortada 2013 tarihinden bu yana ödenmemiş, müvekkili banka ile davacı arasında akdedilen kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcu bulunduğunu, öte yandan borcun ödenmediği gerek davaya konu icra takibinde gerekse müvekkili banka kayıtlarında sabit olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Uyap üzerinden entegre edilen ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu ile dava dışı dışı borçlular ...Tem. Hiz.Tic. Ve San.Ltd.Şti., ... hakkında toplam 851.984,63 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı görülmüştür.
Davalı tarafından icra takibinden yaklaşık 11 yıl sonra bu davanın açıldığı, davanın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de icra takibinin derdest olduğu anlaşıldığından zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafından sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmayabileceğinin ileri sürüldüğü, davacı asilin isticvap edildiği 21.01.2025 tarihli celsede dosyada bulunan ve net olmayan imza sayfası sureti gösterilmiş davacı beyanında ''Göstermiş olduğunuz sözleşmedeki imza sayfasındaki imza net değildir, göstermiş olduğunuz imza sayfasındaki imza benim imzama benzemektedir, yazılar net değildir, bu nedenle açık bir beyanda bulunamıyorum, sözleşme aslı sunulursa ayırca beyanda bulunabilirim,'' demiş ve devanında da söz alarak imzayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının 21.01.2025 tarihli celse de imza inkarı noktasında sözleşme aslı sunulur ise açık bir beyanda bulunabileceğini beyan ettiği, akabinde de imzayı inkar ettiği, mahkememizin 19.11.2024 tarihli celse 6 numaralı ara kararı ile sözleşme aslının sunulması için 1 aylık süre verildiği, sözleşme aslının sunulmadığı, 21.01.2025 tarihli celse 1 numaralı ara kararı ile bu kez 2 haftalık kesin süre içerisinde sözleşme aslı sunulmaz ise imza incelemesi için sözleşmenin ibrazdan kaçınılmış sayılacağının davalı vekiline ihtar edildiği, verilen kesin süre içerisinde sözleşmenin ibraz edilmediği, davalı vekili tarafından karar celsesinde müvekkilinin arşiv araştırmasında sözleşme aslını bulmadığını beyan ettiği, sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğunu davalının ispat etmesi gerektiği, davacının sözleşmedeki imzaya itiraz ettiği, davalıya sözleşme aslını sunması için iki kez süre verildiği, ikinci kes verilen sürenin kesin olduğu ve verilen süre içerisinde sözleşme aslının sunulmadığı ve davalının imza incelemesi için sözleşmeyi ibrazdan kaçınmış sayıldığı ve sözleşmedeki imzanın davacıya ait oldu ispat edilemediğinden davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının kabulü ile, ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Alınması gereken 58.199,07 TL karar ilam harcından 427,60 TL peşin harç ve 14.977,36 TL tamamlama harcın mahsubu ile bakiye 42.794,11 TL. harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 131.277,85 -TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 14.549,76 TL tamamlama harcı ve 427,60 TL peşin harcın toplamı olan 15.404,96 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 227 TL tebligat+müzekkere ücreti olan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600 -TL Arabuluculuk ücretinin; davalı taraftan alınarak, hazineye irad kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/04/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.