Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/298
2024/753
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/298 Esas
KARAR NO:2024/753
DAVA:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:01/03/2024
KARAR TARİHİ:10/12/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
... Bankası A.Ş. ile davalı arasında “Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi” imzalandığı, sözleşmeye istinaden ... **** **** ... ve ... **** **** ... numaralı kredi kartları davalı-borçluya teslim edilerek kullanımına tahsis edildiği, davalı-borçlunun hamili olduğu işbu kredi kartı ile yapmış olduğu harcamalardan kaynaklanan borçlarının asgari tutarlarını ödemede gecikmesi üzerine davalıca defaatle uyarılmış ve borçlarını ödememesi halinde hakkında yasal takip başlatılacağı hususunda uyarıldığı, davalı, tüm bu uyarılara rağmen herhangi bir ödeme gerçekleştirmediği, davalının ödemelerini gerçekleştirmemesi üzerine 10.12.2023 tarihinde temerrüt ve muacceliyet ihbarnamesi gönderilen borcun ödenmesi ihbar edildiği, ihbara rağmen borcunu yine de ödemediği, davalı-borçlunun kendisine tanınan süreler içerisinde kredi kartı kullanımından kaynaklanan borcu için bir ödeme gerçekleştirmemesi üzerine, davacı tarafından davalıya ihtarnameler gönderildiği ihtara rağmen borcu ödemediği, ... icra Müdürlüğü'nün 2023/... E sayıl dosyası ile genel haciz yollu ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun ödeme emrine itirazda bulunarak borcun tamamına haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde itiraz ettiği, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu olduğu bildirilerek, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine
karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davalı müvekkilinin, davacı ... Bankası ile aralarında imzalanmış olan kredi kartı sözleşmesinin hüküm ve koşullarına uygun olarak söz konusu kredi kartını kullanmış olduğunu, Kredi kartı ekstrelerinde düzenli olarak ödeme yaptığı da açıkça görülmekte olduğunu, Davalı tarafından her ne kadar ödemelerin eksik olması nedeniyle icra takibine konu fahiş bir borç olduğu dile getirilmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmamakta olduğunu, davalının kredi kartından yapmış olduğu tüm harcamaları ödemiş olduğunu, söz konusu ödemelerin banka tarafından kredi kartı ekstresine yansıtılmamış olduğunu, yansıtılmış olan bir kısım ödemeler haricinde yapılan ödemelerin bankanın sistemindeki bir aksaklık sonucu gözükmemekte olduğunu, bu nedenle davalının davacı bankaya işbu kredi kartından doğan herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, bu borcun doğurduğu icra takip dosyasına yapılan itiraz da geçerli olmakta olduğunu, işbu sebeple söz konusu icra takip dosyasına itirazda bulunulmuş olunduğunu, davacı tarafından açılmış olan işbu itirazın iptali davasının da reddedilmesi gerekmekte olduğu,” beyan edilerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; öncelikle davanın usulden reddine, davanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, aksi halde davalının işbu kredi kartına ilişkin borcunun olmaması nedeniyle davanın reddine, ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Dosyasının itiraz nedeniyle durdurulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
... Tüketici Mahkemesinin 2024/... esas ve 2024/... karar sayılı ilamı ile; ...'' Dosyaya sunulan kredi evrakları incelendiğinde; kredi kartının gerçek dışı tacir şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi olduğu, kredinin taraflarının tacir olduğu ve davalının tüketici sıfatını taşımadığı görülmüş, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kalması nedeniyle ticaret mahkemelerin görevli olacağı anlaşılmış, bu nedenle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince, davanın usülden reddine, mahkememizin görevsizliğine, davaya bakmaya görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' şeklinde görevsizlik kararı verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı ve yargılamaya devam edildiği görülmüştür.
Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında itirazın iptali davasıdır.
''Davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile borç muaccel hale gelir ise de; davacı banka gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal etmiştir. Bir başka anlatımla davacı banka tarafından muacceliyet atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiştir (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03/04/2019 tarih ve 2017/4707 Esas 2019/2247 Karar sayılı ilamı). Bu durumda verilen atıfet süresi sona ermeden ve ertelenen muacceliyet süresi bitmeden icra takibine geçilmesi TMK'nun 2. maddesine aykırıdır.
Hal böyle olunca mahkemece takip tarihi itibariyle davalıların muaccel bir borçları olmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.'' ( ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2019/958 Esas,2020/1117 Karar sayılı ilamı)
Yukarıda verilen istinaf karraının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/3428 Esas 2022/7729 Karar sayılı ilamı ile '' İstinaf mahkemesince, davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile, borcun muaccel hale geleceği ancak davacı bankanın gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal ettiği, takip tarihi itibariyle davalıların muaccel bir borçları olmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesi kararında isabet görülmeyerek, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.'' şeklinde karar verilmiştir.
Yine aynı yönde yerleşmiş şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/5008 Esas-2021/3451 Karar,2020/4453 Esas-2021/6292 Karar,2020/2627 Esas-2020/4963 Karar sayılı ilamları bulunmaktadır.
Dosya kapsamı ve tüm deliler birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalı arasında Gerçek Kişi Tacir Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi ve Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeler kapsamında davalıya ...**** ... Numaralı Şirket Kredi Kartı ve ... ... Numaralı kredi karlarının verildiği, ... ... Numaralı Şirket Kredi Kartı için 10.12.2023 tarihli hesap kat ihbarnamesinin gönderilerek ödeme için 7 gün süre verildiği, akabinde bu kez ... ... Numaralı Şirket Kredi Kartı ve ... ****... Numaralı kredi karlarının ikisinin de kapsayacak şekilde 22.12.2023 tarihli ihtarnamenin gönderildiği ve ödeme için 24 saat süre verildiği, ihtarnamenin 27.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği, icra takibinin ise ihtarname verilen 24 saatlik ödeme süresi dolmadan 25.12.2023 tarihinde açıldığı, verilen 24 saatlik sürenin borcun ödenmesinin ertelenmesi niteliğinde bulunduğu, icra takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş istenebilir bir borç bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.648,28 TL harcın mahsubu ile fazla alınan bakiye 4.220,68 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 2.080 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 55.819,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.