mahkeme 2023/543 E. 2025/377 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/543

Karar No

2025/377

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/543 Esas
KARAR NO : 2025/377

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/08/2023
KARAR TARİHİ : 17/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında .. nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Eylül- Ekim- Kasım- Aralık 2022 dönemlerine ait 10.291,80-TL tutarlı faturalara ödeme yapılmamış olduğunu, işbu sebeple müvekkili şirketin ... A.Ş. adına yıllık % 48 sözleşme faizi ile birlikte alacak davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu, ... A.Ş. adına açılacak olan alacak davasında Kurumsal Abonelik Sözleşmesi'nden doğan uyuşmazlığın söz konusu olması ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/a maddesi gereğince dava şartı yerine getirilerek arabuluculuk başvurusu yapılmış olduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında olumlu bir anlaşmaya varılamadığını, alacağın tahsilinin sağlanabilmesi adına huzurdaki davanın ikamesi zorunluluğu doğmuş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; haklı davalarının kabulünü, asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin saha satış vasıtasıyla Yapı Malzemeleri toptan satışını gerçekleştirmekte olduğunu, bu nedenle ...’dan saha satış faaliyetlerinde kullanılmak üzere ... vasıtasıyla 10 adet data hattı satın alınmış olduğunu, ancak taahhüt bitiminde sözleşmede yazan ve sözleşme akidi olan yetkilinin irtibat numarası olan ... numaralı hata hiçbir uyarı sms,mail,arama vs. yapılmadan, haber verilmeden ve rıza alınmadan fahiş fiyatlarla –ve hatalı hesaplanarak- fatura kesilmiş olduğunu, çekişmeye konu olan faturanın numarasının ... olduğunu, müvekkili firmanın bu yanlış ve haksız kesilen faturayı ödemeyeceğini, faturanın habersiz ve rıza alınmadan adeta keyfekeder bir şekilde kesildiğini, bir önceki tarifeye uyarlanarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini ... firmasına bildirmiş olduğunu, faturaya itiraz etmiş olduğunu ve sim kartların kullanımının durduğunu, akabinde, müvekkili firmanın, halihazırda var olan işlerin aksamaması adına farklı bir taahhüt ve sözleşme ile 10 adet yeni hat almış olduğunu ve bu hatları yine aynı kişi ve aracı ...’ne satmış olduğunu, bu satışın sebebinin de haksız yere kesilen faturanın itirazının bir türlü sonuçlanmaması, müvekkili firmaya bilgi verilmemesi ve bu nedenle haksız faturanın ödenmemesi sebebiyle eski hatların kapatılması olduğunu, haksız kesilen faturaya ... nezdinde itiraz kaydı defalarca kez yapılmasına rağmen hiçbir sonuç alınmamış olduğunu, firmalarının, ... nezdinde Müşteri Temsilcisinin ... isimli ... çalışanı olduğunu ancak defalarca ... genel merkezi (542) aranmasına, ...’ın kendi mail adresine defalarca kez uyarı ve ihtar mailleri atılmasına rağmen hiçbir geri dönüş alınamamış olduğunu, ... nezdinde müvekkili firmadan giden itiraz aramalarının ses kayıtlarının mevcut olmakla birlikte, aynı ses kayıtlarının taraflarında da mevcut olduğunu, öte yandan e-mail konuşma kayıtları ve whatsapp yazışmalarının da yine aynı şekilde ilk günden beri bu haksızlığa nasıl itiraz edildiğini, telefonda görevli ... yetkilisinin ...’a ait kurumsal e-mail adresini dahi paylaşmamakta ne denli ısrarcı olduğunu gözler önüne sereceğini, haksız kesilen bu faturaya itirazın aylarca sonuçlanmayışı bir yana dursun, üstüne yeni ve bağımsız ayrı bir sözleşmeyle alınmış olan hatların kullanımı da bir önceki taahhüt kapsamında olan ve itiraz edilmiş bulunan faturanın ödenmemesi gerekçe gösterilerek iptal edilmiş ve faturaya konu işbu hatların yalnızca (takribi) 10 gün kullanılabilmiş olduğunu, abonelik sözleşmelerinde faturanın zamanında ödenmemesi durumunda uygulanacak gecikme zammı oranının, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranını aşamayacağını, dolayısıyla karşı yanca talep edilen faiz oranını aşkın ve kanuni normların dışında haksız bir meblağ olduğunu, karşı yanın savlarını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla zaten haksız olan bir davada istenilen bu denli yüksek faiz de karşı yanın kötü niyetini açıkça ortaya koymakta olduğunu, ...nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesini akdeden ve ondan önce ... nolu faturanın da bağlı olduğu bir önceki sözleşmedeki satışı gerçekleştiren ...'nun kendi meslektaşlarıyla aralarında geçen konuşmaları sunduklarını, bu konuşmalara göre kendilerinin hiçbir şekilde ek paket talep etmediğini, ek paketin ne olduğunu ve neyi/neleri ihtiva ettiğini dahi bilmediğini açık bir şekilde ortaya koymakta olduğunu, üstüne ... A.Ş. sözleşmelerinde yazılı numara olan ... nolu hattı iletişim hattı olarak halen daha kullanmakta olup, bu numaraya mesaj göndermekte olduğunu ancak tarife değişikliği, ek paket gibi tüm bu ilave tutarlar hakkında ellerinde müşteriden aldıkları bir teyit mesajı, e-mail, ses kaydı ya da sms varsa dosyaya paylaşmaları lazım geldiğini, zira taraflarınca böyle bir ilave kullanıma hiçbir zaman rıza gösterilmediği gibi müvekkili şirket yetkililerinin bu tip keyfi ilavelerden haberlerinin dahi bulunmadığını, zaten bulunmuş olsaydı hiçbir şekilde adı geçen faturaya itiraz edilmeyeceğini, kullanımın devam edeceğini, zira müvekkili firmanın yanlış kesilen faturaya dek bila istisna her faturasını zamanında ödemiş olduğunu, müvekkili firma yetkililerinin yapılan bu tip keyfi ilavelerden ancak fatura kesildikten sonra haberdar olmuş ve ivedilikle firmaya durumu bildirmiş, yanlış ve haksız kesilen faturanın düzeltilerek yeniden kesilmesi talebini oluşturmuşlarsa da davacı yanca yapılan itirazlarının bugün dahi sonuçlanmış ve müşteri tarafına bir izahatta bulunulmuş olmadığını, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) uyarınca ifa imkansızlığı, borcun ifasının borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşması halinde borcun sona ermesi olduğunu, somut olayda da davacı yanın kendi hata ve ihmalinden kaynaklı olarak ikinci yapılan sözleşmenin (yani yeni ve bağımsız bir taahhütle alınmış bulunan hatların) kullanımına engel olduğunu, borçlu olarak addedilen müvekkili firmanın çok kısıtlı bir süre için hizmet alabilmiş olsa da ... tek taraflı iradesiyle verilmekte olan hizmeti kesmiş ancak kendi hata ve ihmalinden kaynaklı olarak kesintiye uğrattığı, vermediği bu hizmetin karşılığında ödeme istemekte olduğunu, ister tüzel, ister gerçek kişi olsun, bir kimsenin borcunun ne olduğunu ve gelecekte ne olacağını bilmediği bir yükümlülüğün altına sokmaya çalışmanın TMK.2 dürüstlük kuralına apaçık bir şekilde aykırı olmakla birlikte sözleşmelerde uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının açıkça gösterilmiş olmasının da şart olduğunu, eş söyleyişle, ne kadar uzayacağı belirsiz bir sözleşmede muhatabı bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükümlerinin geçerli olmadığını, Mahkemenin, bu yönleri re'sen dikkate almakla yükümlü olduğunu, nitekim Yargıtay'ın da bu yönde vermiş olduğu sayısız içtihat bulunduğunu, Mahkememiz nezdinde görülmeye başlanılan işbu davanın, davalının yerleşim yerinde bağlı olduğu ... Adliyesi yargı sahasında Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmaması nedeniyle en yakın diğer Asliye Ticaret Mahkemesi olan ... Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülmesi gerektiğini, bu nedenle, yetkisiz mahkemede açılmış bulunan işbu davanın yetkili mahkemeye tevdiini talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; müvekkili hakkında yetkisiz mahkemede açılan haksız ve mesnetsiz davanın evvela yetkili mahkeme olan ... Asliye Ticaret Mahkemesine tevdini ve haksız ve kötü niyetli işbu davanın külliyen reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasındaki Abonelik Sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır.
Taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesi, taahhütnameler, faturalar celp edilip incelenmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ... ve elektrik mühendis bilirkişi ... tarafından hazırlanan 16.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...-Taraflar arasında 30.07.2021 tarihinde Abonelik Sözleşmesi imzalandığı ve davalı adına 10 adet hat tahsis edilerek hatların 12 aylık taahhüt kapsamında indirimli kampanyaya dahil edildiği, taahhüt süresinin bitmesi sonrasında davalı şirket adına düzenlenen faturaya indirimsiz tarife ücretleri üzerinden fatura düzenlendiği, bahse konu taahhütnamede indirimli ve indirimsiz tutarlara yer verildiği, taahhüt süresinin 12 ay olduğu, 13. Dönem itibariyle standart ücretlendirme yapılacağının belirtildiği,
-Taahhüt süresinin bitiminden önce davalının taahhütün sonlanacağı ve yeni tarife hakkında bilgilendirildiğine dair dosya kapsamında bilgi-belge bulunmadığı, faturalarda da bu hususta bilgilendirmelere yer verilmediği, yukarıda yer verilen yönetmelikler uyarınca bahse konu bilgilendirmelerin yapılması gerektiği,
-Davalı şirket tarafından bu faturaya itiraz edilerek faturanın ödenmediği, taraflar arasında bu hususta yazışmalar ve görüşmeler yapıldığı, sonrasında fatura ödenmemesi sebebi ile hatların iptal edildiği,
-Taraflar arasında 30.09.2022 tarihinde yeni bir abonelik sözleşmesi imzalandığı, davalı adına yeni 10 adet hat tahsis edilerek, hatların 12 aylık taahhüt kapsamında indirimli yeni bir kampanyaya dahil edildiği, ilk sözleşme kapsamında alınan hatlar ile sonraki sözleşme kapsamında alınan hatlara ilişkin faturaların ödenmemesi sebebi ile hatların iptal edildiği, taahhüte aykırılık sebebi ile kampanya kapsamında sağlanan indirimlerin ve Yeni Tesis Tk Ruhsat Ve Öiv Taksitleri toplamının son dönem faturasına yansıtıldığı,
-Taraflar arasındaki taahhütnamelerde taahhüt bitiminde standart ücretlendirme yapılacağının belirtilmiş olması sebebi ile faturalara indirimsiz tarife tutarının yansıtılabileceğinin Sayın Mahkemece kabulü halinde davalı şirket adına düzenlenmiş faturalara yansıtılan ücretlerde hata olmadığı, davacı şirketin takipte 10.291,80 TL Asıl alacak, 352,90 TL İşlemiş faiz olmak üzere 10.644,70 TL talep edebileceği,
-Sayın Mahkemece; Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinin ilgili maddesi uyarınca abone bilgilendirilmelerinin yapılmaması ve faturalarda taahhüte ilişkin bilgilere yer verilmemesi sebebi ile davacı şirketin kusurlu olduğunun kabulü halinde, davacı şirketin takipte 7.457,88 TL asıl alacak, 194,57 TL işlemiş faiz olmak üzere 7.652,45 TL işlemiş faiz talep edebileceği,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 16.01.2025 tarihli Bilirkişi ek raporunda; " ...-Kök raporun sunulmasından sonra Sayın Mahkemeye Davacı şirket tarafından sunulan CD incelendiğinde; davalı abone adına tahsis edilmiş her bir hat için ayrı ayrı bilgilendirme SMS’lerin gönderildiğinin anlaşıldığı, ancak bilgilendirme SMS’lerinin data paketlerine dahil edilmiş olan hatlara gönderildiği, bahse konu hatların sadece data amaçlı olarak kullanılması durumunda SMS’lerin davalı tarafa ulaşamayacağı, Davacı şirket tarafından bahse konu SMS’lerin iletildiğine ilişkin iletim raporları sunulmadığı, ayrıca sözleşmede yer alan irtibat numarasından bilgilendirme yapılmadığının sunulan kayıtlardan anlaşıldığı, Davalı adına düzenlenen faturalarda da taahhüt süresine ilişkin bilgilendirme yapılmadığı, bu durumda davalı şirketin, yönetmelik hükmü gereğince taahhütün biteceği hususunda usulünce bilgilendirilmediği,
-Dosya kapsamında sözleşmenin iptali hususunda herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, Davacı şirket tarafından da ses kayıtlarına ulaşılamadığı beyan edilmiş olup bu hususta nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
-Taraflar arasında abonelik sözleşmesi imzalanarak, 10 adet hat davalı adına tahsis edildiği ve 1.07.2021 tarihinde Kurumsal İnternet Özel İndirim Kampanyası Taahhütnamesi imzalandığı, taahhütnamede taahhüt süresinin 12 ay olarak belirlendiği, taahhütname karşılığında 12 ay boyunca %74 indirim yansıtılacağının belirlendiği, taahhütnameye aykırılık durumunda yansıtılacak tutarlar hakkında düzenlemelere yer verildiği, ilk sözleşmeye konu abonelikler iptal edilmesinin öncesinde başka 10 adet hat için abonelik sözleşmesi ve 30.09.2022 tarihinde Kurumsal İnternet Paketleri 5+ İndirim Kampanyası Taahhütnamesi imzalandığı, taahhütname karşılığında 12 ay boyunca %61 indirim yansıtılacağının ve taahhütnameye aykırılık durumunda yansıtılacak tutarlar hakkında düzenlemelere yer verildiği, Taahhütnamede tarifelerin indirimli ve indirimsiz tutarlarına ve taahhüt süresine, cayma durumunda yansıtılacak tutarlara yer verildiği,
-03.10.2022 son ödeme tarihli 2.145,10 TL tutarlı faturaya ilk sözleşme kapsamında davalı adına tahsis edilmiş ücretler yansıtıldığı, 30.09.2022 tarihli sözleşme kapsamında tahsis edilen hatlara ilişkin bir ücret yansıtılmadığı, 01.11.2022 son ödeme tarihli 2.484,90 TL tutarlı Ekim 2022 ( 16 Eyl - 15 Eki ) dönemini kapsayan faturaya ise eski sözleşme ve yeni sözleşmede tahsis edilen hatların tümüne ilişkin ücret yansıtılmış olup yeni hatlar için kıst ücret uygulandığı, hem ilk sözleşmeden doğan fatura alacağının hem de ikinci sözleşmeden doğan 01.11.2022 son ödeme tarihli faturanın süresi içinde ödenmediği, 02.12.2022 son ödeme tarihli Kasım 2022 ( 16 Eki - 15 Kas ) dönemini kapsayan 877,20 TL tutarlı faturaya ise son sözleşme kapsamında tahsis edilen 10 adet hatta ilişkin ücret yansıtıldığı,
-Sayın Mahkemece; Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinin ilgili maddesi uyarınca abone bilgilendirilmelerinin yapılmaması ve faturalarda taahhüte ilişkin bilgilere yer verilmemesi sebebi ile davacı şirketin kusurlu olduğunun kabulü halinde, davacı şirketin takipte 7.457,88 TL asıl alacak, 194,57 TL işlemiş faiz olmak üzere 7.652,45 TL toplam alacak talep edebileceği,
-Davalı tarafın, davacı şirketin 15 gün içerisinde itirazı sonuçlandırıp muhatabına dönüş yapmış olması gerekirken itirazı neticelendirmediğini beyan ettiği, bu hususta taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmede; faturaya itirazların yazılı yapılacağı, faturaya yapılacak olan itirazın ödemeyi durdurmayacağı, abone itirazında haklı olunması durumunda uygulanan faizi ile birlikte mahsup yapılacağı hususlarına değinildiği, davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı,
-Tarafların serbest iradeleri ile imzalamış olduğu son taahhütnamede indirimli ve indirimsiz tutarlara yer verildiği, taahhüt süresinin belirtildiği ve cayma durumunda yansıtılacak tutarlar hakkında bilgilendirme yapıldığı, ilk sözleşmenin ikinci sözleşmeyi bağlayıp bağlamayacağı hususunda hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,.." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
6100 Sayılı HMK'nun 117/2 fikrası uyarınca ilk itirazlar dava şartlarından sonra incelenir. Davalı vekili tarafından , yasal cevap süresi içerisinde HMK'nın 127. Maddesi uyarınca sunulan cevap dilekçesinde; müvekkilinin yerleşim yerinin bağlı olduğu ... adliyesi yargı sahasında asliye Ticaret Mahkemesi bulunmaması nedeniyle davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği yönünde yetki ilk itirazında bulunulduğu anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Kanunun 7. maddesi gereğince davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. HMK'nın 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. HMK'nın 17. maddesine göre tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. HMK'nın 18. maddesine göre ise, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.
Taraflar arasında imzalanan, Abonelik Sözleşmesinin, 7.maddesi ile yetkili mahkemenin “…ABONE’nin ikametgahının bulunduğu yer mahkemeleri ve icra daireleri …” olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde , taraflar arasında imzalanan 04.05.2016 tarihli abonelik sözleşmesinde yetki şartının düzenlendiği, davalının süresinde yetki itirazında bulunduğu, tarafların ikisinin de tacir olduğu, yetki sözleşmesinin HMK 17. maddeye uygun olduğu, davada kesin yetkinin bulunmadığı, yetki sözleşmesinde yetkili mahkemenin davalının ikametgah adresi olarak kararlaştırıldığı, davalı şirketin adresinin Beylikdüzü-İstanbul olduğu, Mahkememizce her ne kadar alacağın varlığı konusunda bilirkişi kök ve ek raporu alınmış ise de yetki itirazının dava şartlarından sonra işin esasına girmeden incelenip karara bağlanması gerektiği gözetilerek davalının yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin mahkememizin yetkisizliği nedeniyle reddine, mahkememizin yetkisizliğine, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından,davalı aleyhine açılan davada, davalının yetki itirazının kabulü ile, dava dilekçesinin mahkememizin yetkisizliği nedeniyle reddine, MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE,
2-Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, talep halinde HMK nun 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve aynı yasanın 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine,
4-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun yetkili mahkemece değerlendirilerek karara bağlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar yönünden KESİN olarak karar verildi.17/06/2025

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim