Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/440
2024/555
1 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/440 Esas
KARAR NO:2024/555
DAVA:Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:28/09/2015
KARAR TARİHİ:01/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... Mah. ... Cad. No:... .../... adresinde bulunan şantiye binasında 18/04/2014 tarihinde hırsızlık olayı gerçekleştiğini ve davacı şirkete ait bulunan toplamda 99.358,53-TL. tutarında malzeme çalınmış ve davacıya firmanın 99.358,53-TL. tutarında maddi zarara sebebiyet verildiğini, çalınan malzemeler ve davacının maddi hasarı davalı sigorta şirketince inşaat risk sigorta poliçesi kapsamında sigortalandığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davalı şirketçe ... numaralı hasar dosyası açıldığını, hasar dosyasından olumlu sonuç alınmayınca ...Noterliği 11/09/2014 tarih ... yevmiye nolu maddi zararın ödenmesi için ihtarname çekildiğini, davalı sigorta şirketince bir ödeme yapılmadığını, inşaat risk sigorta poliçesi kapsamında olan 99.358,59-TL. tutarındaki maddi zararın davalı sigorta şirketine yapılan başvuru tarihi olan 19/04/2014 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu riziko ve hasar, taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesi özel şartları gereği teminat dışında kaldığını, davacının taleplerinin zarar miktarı bakımından kabul edilemeyeğini, zarar miktarının ancak 89.942,91-TL. olabileceği, davacının 19/04/2014 tarihinden itibaren faiz istemlerininde yerinde olmadığını, teminat dışında kalan riziko ve hasara istinaden açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, sigortalı işyerinde, hırsızlık nedeni ile oluşan zararın, İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi kapsamında, davalı sigorta şirketinden tazmini talebine ilişkindir.
Davacı taraf inşaat risk sigorta poliçesi kapsamında olan 99.358,59 TL tutarındaki maddi zararın davalı sigorta şirketine yapılan başvuru tarihi olan 19/04/2014 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf dava konusu riziko ve hasar, taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesi özel şartları gereği teminat dışında kaldığını, davacının taleplerinin zarar miktarı bakımından kabul edilemeyeğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 10/07/2019 tarih, 2015/... Esas ve 2019/... Karar sayılı kararında; "... ...Noterliği 11/09/2014 tarih ... yevmiye nolu ihtarname, Emniyet tarafından tutulan tutanaklar, hasar dosyası, ekspertiz raporu, İnşaat Risk sigorta poliçesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
İnşaat Mühendisi ve Sigortacı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; Sigortalı şantiyede meydana gelen hırsızlık ile ilgili olarak 89.942,91 TL. zararın meydana gelmiş olduğu, davacının talep edebileceği gerçek zarar miktarının tespit edilen zarar miktarından muafiyetin tenzil edilmesi ile 82.480,21 TL. olduğu, poliçenin 24 saat süre ile bekçi bulundurulması özel şartının aksine sadece geceleri 18:30-07:30 arasında gece bekçisi olarak 1 kişinin çalıştırıldığı ve özellikle de hırsızlık olayının gerçekleştiği saat 20:30 sıralarında şantiye içerisinde çalışma devam ettiği bir sırada şantiye giriş kapısına ait kapıların açık olduğu ve herhangi bir güvenlik tedbirinin alınmamış olduğu, dolayısıyla şantiye sahasının ön kapısının sürekli güvenlik gözetiminde olmaması nedeniyle içeriye giren ve çıkan araçların kayıt ve kontrollerinin yapılmadığı, ayrıca hırsızlığın yapıldığı malzeme deposunun kapısının hadise sırasında kilitli olmadığı, bu nedenle davacı şirketin üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, hazine müşteşarlığı tarafından onanan hırsızlık sigortası genel şartlarının sigorta konusuna ilişkin A.1 maddesi gereğince hırsızlık nedeniyle meydana gelen zararın sigorta teminatı içerisinde kalabilmesi için hırsızlığın, sigortalı eşya ve malları bulunduğu mahallere kırmak, zorlamak, tırmanmak, duvar aşmak veya anahtar uydurmak suretiyle girilerek yapılmış olması veya sigortalı eşyanın bulunduğu mahallere gizlice girip saklanmak ve yapılmış olması veya sigorta ettireni veya etrafını veya müstahdemleri söz ve şiddet kullanmak, ölümle tehdit etmek, yaralamak veya öldürmek suretiyle yapılmış olmasının zorunlu bulunduğu, dava konusu somut olayın hırsızlık sigortası genel şartlarının A.1 maddesinde öngörülmüş olan riziko gruplarından hiçbirine uymadığı ve ayrıca davacı şirketin poliçe özel şartlarındaki 24 saat bekçi kontrolü altında olması koşuluna kesinlikle riayet etmediği, şantiye giriş-çıkış kapısının açık ve kontrolsüz bırakıldığı, herhangi bir güvenlik tedbirinin alınmamış olduğu dolayısıyla dava konusu somut olayın ve tazminat talebinin sigorta teminat kapsamı dışında kaldığı ve davalı sigorta şirketinin bu poliçeden dolayı dava konusu olay ve zarar ile ilgili olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını bildirmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine açılan taraflar arasındaki inşaat risk sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf inşaat risk sigorta poliçesi kapsamında olan 99.358,59 TL tutarındaki maddi zararın davalı sigorta şirketine yapılan başvuru tarihi olan 19/04/2014 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf dava konusu riziko ve hasar, taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesi özel şartları gereği teminat dışında kaldığını, davacının taleplerinin zarar miktarı bakımından kabul edilemeyeğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre; meydana gelen hırsızlık ile ilgili olarak 89.942,91 TL. zararın meydana gelmiş olduğu, davacının talep edebileceği gerçek zarar miktarının tespit edilen zarar miktarından muafiyetin tenzil edilmesi ile 82.480,21 TL olduğu, dava konusu somut olayın hırsızlık sigortası genel şartlarının A.1 maddesinde öngörülmüş olan riziko gruplarından hiçbirine uymadığı ve ayrıca davacı şirketin poliçe özel şartlarındaki 24 saat bekçi kontrolü altında olması koşuluna kesinlikle riayet etmediği, şantiye giriş-çıkış kapısının açık ve kontrolsüz bırakıldığı, herhangi bir güvenlik tedbirinin alınmamış olduğu dolayısıyla dava konusu somut olayın ve tazminat talebinin sigorta teminat kapsamı dışında kaldığı ve davalı sigorta şirketinin bu poliçeden dolayı dava konusu olay ve zarar ile ilgili olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı taraça tanık deliline dayanılmış ise de davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen bildirdiği tanıkların hazır edilmemesi ve herhangi bir mazeret de bildirilmemesi nedeniyle davacı tarafın tanık dinletmekten vazgeçmiş sayılmasına, ayrıca davacı tarafa ikinci tanık listesindeki tanıkların yasa gereği ikinci tanık listesi verilmesi mümkün olmadığından, bu tanıkların dinletilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller ve düzenlenen bilirkişi heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça davalı sigorta şirketi aleyhine iş yeri sigortası poliçesi kapsamında işyerinde meydana gelen hırsızlık olayından kaynaklı doğan zarara ilişkin sigorta hasar bedeline yönelik dava açılmış olup, bilirkişi heyet raporunda da tespit edildiği üzere; dava konusu somut olayın hırsızlık sigortası genel şartlarının A.1 maddesinde öngörülmüş olan riziko gruplarından hiçbirine uymadığı ve ayrıca davacı şirketin poliçe özel şartlarındaki 24 saat bekçi kontrolü altında olması koşuluna kesinlikle riayet etmediği, şantiye giriş-çıkış kapısının açık ve kontrolsüz bırakıldığı, herhangi bir güvenlik tedbirinin alınmamış olduğu dolayısıyla dava konusu somut olayın ve tazminat talebinin sigorta teminat kapsamı dışında kaldığı ve davalı sigorta şirketinin bu poliçeden dolayı dava konusu olay ve zarar ile ilgili olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş olup dosya kapsamındaki deliller ile davacı tarafın hırsızlık sigortası poliçesinin genel şartlarını yerine getirmeyerek şantiyede güvenlik önlemini almadığı 24 saat bekçi görevlendirmediği, şantiye giriş çıkışının kontrolsüz bırakıldığı sabit olmakla dava konusu somut olayın hırsızlık sigortası genel şartlarının A.1 maddesinde öngörülmüş olan riziko gruplarından hiçbirine uymadığı ve ayrıca davacı şirketin poliçe özel şartlarındaki 24 saat bekçi kontrolü altında olması koşuluna kesinlikle riayet etmediği, şantiye giriş-çıkış kapısının açık ve kontrolsüz bırakıldığı dolayısıyla davacının talep ettiği sigorta hasar bedelinin sigorta teminatının dışında kalması nedeniyle davalı sigorta şirketinin hırsızlık vakasından doğan hasar bedelinden dolayı sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşılmakla davacı tarafça açılan haksız davanın reddine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN REDDİNE..." karar verildiği,
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 18/05/2023 tarih, 2020/1236 Esas ve 2023/896 Karar sayılı ilamıyla; "...
Dava, davacıya ait şantiyede meydana gelen hırsızlık nedeniyle meydana geldiği iddia olunan zararın inşaat tüm riskler sigortası kapsamında davalı sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş bu karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamının incelenmesinden; davacı sigortalı ile davalı sigorta şirketi arasında riziko adresi ''Diğer .../İstanbul Turkey'' olarak belirtilen 26.06.2011-26.06.2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı, inşaat tüm riskler sigorta poliçesi bulunduğu, dava dışı ... sigortalı, davacının sigorta ettiren olarak yer aldığı, hırsızlık hasarlarının 250.000,00 TL limitle teminat kapsamına alındığı, riziko adresinin ve yapılan işin tanımının dava dışı ... ... Şube Müdürlüğü mesuliyet sahası içinde mevcut atık suyu ve içme suyu hatlarında komple veya kısmi yenileme ve onarım olarak tanımlandığı, inşaat ve montaj sırasında emtialar üzerinde vuku bulabilecek rizikoların teminat altına alındığı, hırsızlık teminatının da bulunduğu, sigorta ettiren davacının dava dışı sigortalı ... Genel Müdürlüğünün içme suyu ve atık su işinin yüklenicisi olduğu, davacıya ait şantiyede 18.04.2014 tarihinde hırsızlık olayının meydana geldiği, eldeki dava ile davacının meydana gelen bu hırsızlık olayı sırasında çalınan malzemelerin bedelinin sigorta poliçesi kapsamında tazminin talep edildiği görülmektedir.
Davalı tarafça, zararın gerek genel şartlar gerekse poliçe özel şartları uyarınca teminat dışında kaldığı savunulmuş, mahkemece zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
... İlçe Emniyet Müdürlüğü ... Polis Merkezi Amirliğince düzenlenen olay yeri tutanağında; olayın şantiyede 18.04.2014 saat 20.40 sularında meydana geldiği, şantiyede çalışmaların devam ettiği şantiye giriş kapasının açık olduğu, şantiyedeki depodan muhtelif mekanik malzemeler ile iş makinesi yedek parçaların çalındığı, deponun ilk kapısının asma kilit halkasının boş olduğu, ikinci demir kapının üst kısmından yerinden çıkık olduğu, olay yerinde başkaca bir bulguya rastlanmadığı belirtilmiştir.
Her ne kadar mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de; olay yeri tutanağında deponun ilk kapısının asma kilit halkasının boş olduğu, ancak ''ikinci demir kapının üst kısmından yerinden çıkık olduğu'' belirtilmesine rağmen bu konuda inceleme ve araştırma yapılmadığı, ikinci kapının neden bu şekilde bulunduğu konusunda bir tespitin bulunmadığı görülmektedir. Ayrıca, davacı tarafça konuya ilişkin olarak savcılık nezdinde şikayette bulunulduğu belirtilmesine rağmen bu şikayetin ve dosyasının akibetinin araştırılmadığı da görülmektedir. Bu durumda mahkemece, belirtilen hususlarda gerekli araştırma yapılmadan, eksik incelemeyle karar verildiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,
2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,..." karar verildiği, İstinaf kaldırma kararı sonrası, mahkememize gelen dosyanın 2023/440 Esas sayıya kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/... Soruşturma numaralı dosyası celp edilip incelendi. Olayda failin ve ya yeni bir delilin tespit edilmediği görüldü.
İstinaf kaldırma kararı uyarınca bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, sigorta uzmanı bilirkişi ..., güvenlik uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 26/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...
1.Davacı ... San. ve. Tic. A.Ş. yetkilisinin hırsızlık olay tarihinde deposundaki ürünlerin özenle korunması bakımından kendisine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmediği,
2.Basiretli bir tacir gibi davranarak şantiye alanına giriş/çıkış kapısında her hangi bir kontrol yapılmadığı, isteyen kişi/kişilerin her hangi bir kontrol ve denetime tabii tutulmadan şantiye alanına kolaylıkla girebildiği anlaşılmakla, faili meçhul kişilerin davacı yan tarafından şantiye sahasında yer alan depodan hırsızlık olayında eylemin gerçekleştirilmesini kolaylaştırdığı,
3.Davacı sigortalının Poliçe Genel ve Özel Şartlarından doğan yükümlülüklerini yerine getirilmediği,
4.Poliçe genel ve özel şartlarına göre yükümlülüklerini yerine getirmeyen sigortalı zararının teminat kapsamında olamayacağı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 07/08/2024 tarihli Bilirkişi ek raporunda; " ...Hırsızlık olayı tüm yönleriyle birlikte ele alındığında;
İstanbul Başsavcılığı(Suçüstü ve müracaat Bürosu) tarafından yapılan 05.05.2014 tarih ve 2014/... soruşturma dosyasından tespitlerimizi dedğiştirecek yönde bir gelişmenin olup olmadığı hususu Saygıdeğer Mahkemenindir.
Kök raporumuzun sonuç bölümünde de belirtildiği üzere; Davacı ... San. ve. Tic. A.Ş. yetkilisinin hırsızlık olay tarihinde deposundaki ürünlerin özenle korunması bakımından kendisine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmediği, basiretli bir tacir gibi davranarak şantiye alanına giriş/çıkış kapısında her hangi bir kontrol yapılmadığı, isteyen kişi/kişilerin her hangi bir kontrol ve denetime tabii tutulmadan şantiye alanına kolaylıkla girebildiği anlaşılmakla, faili meçhul kişilerin davacı yan tarafından şantiye sahasında yer alan depodan hırsızlık olayında eylemin gerçekleştirilmesini kolaylaştırdığı yönündeki görüşümüz aynen korunmuştur..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle davalının sigorta poliçesindeki koşulların varlığı halinde sorumlu olacağı, bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere; dava konusu somut olayın hırsızlık sigortası genel şartlarının A.1 maddesinde öngörülmüş olan riziko gruplarından hiçbirine uymadığı ve ayrıca davacı şirketin poliçe özel şartlarındaki 24 saat bekçi kontrolü altında olması koşuluna riayet etmediği, şantiye giriş-çıkış kapısının açık ve kontrolsüz bırakıldığı, herhangi bir güvenlik tedbirinin alınmamış olduğu dolayısıyla dava konusu somut olayın ve tazminat talebinin sigorta teminat kapsamı dışında kaldığı, davalı sigorta şirketinin hırsızlık vakasından doğan hasar bedelinden dolayı sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşılmakla davacı tarafça açılan haksız davanın reddine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40-TL. + 1.696,80-TL. harcın toplamı olan 1.751,20-TL.'ndan mahsubu ile fazla alınan 1.323,60-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.