Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/425
2024/752
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/425 Esas
KARAR NO :2024/752
DAVA:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ:29/09/2022
KARAR TARİHİ:10/12/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalarının belirsiz alacak davası olduğunu, görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, davalı firmanın müvekkile tüketici mahkemeleri konusunda girecek şekilde hizmet sunduğunu, Müvekkilin, Davalı ... ... A.Ş. 'nin (Bundan sonra ... olarak anılacaktır.) ... nolu müşterisi olduğunu, 24 Mart 2020 tarihinde 11:21 saatinde ID no: ... nolu işlem numarasıyla meta trader üzerinden forex işlem yaptığını, gördüğü fiyat olan ons-altın fiyatı 1588 USD/ons'dan işlem yaptığı halde 13 USD aşağısında yani 1575 USD/ons'dan işlemin gerçekleştirildiğini gördüğünü, bu durumlar doğrultusunda davalı şirkete ihtar çekilmiş akabinde Türk Sermaye Piyasası Kurumuna şikayetçi olunmuş son olarak ise 03/11/2020 tarihli ekte sunduğumuz arabuluculuk görüşmesi sonucu anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkile tanımlanan spread (işlem maliyeti) sabit olduğunu, (400 pibs yani 0.4 USD) ve bu hususta bir değişiklik varsa da hiçbir bilgilendirme yapılmadan; elde tutulan pozisyonu satma işlemi 1588-USD üzerinden gerçekleştirilmesine rağmen (fiyat bu seviyede iken müvekkilimize sağlanan işlem ekranı yani meta trader üzerinden bu fiyattan işlem yapılmasına rağmen) sürecin davalı şirket tarafından 1575-USD üzerinden tamamlandığını, ayrıca; müvekkilin yaptığı işlem öncesi ve sonrasındaki dakikalar incelenecek olursa, 1575-USD gibi bir fiyat görmemiş, aksine altın/ons 1606-USD’ye kadar yükseldiğini, gerek müvekkilin elindeki ekran görüntüsü, gerekse işleme ilişkin log kayıtları ve yapılan telefon görüşmleleri incelendiğinde haklılıklarının sübuta erdiğini, müvekkilin muhatabın yetkilileri ile telefon üzerinden görüştüğünü, muhatap yetkililerinin ortaya çıkan zararı 8.500-USD civarında hesapladığını ve müvekkiline 4.000-USD ödemeyi teklif ettiğini, ortaya çıkan zararın 11.000-USD ve üzerinde olduğu düşüldüğünde önerilen bu rakamın kabul edilecek bir rakam olmadığını belirterek, davalının hatası ve ihmali neticesinde oluşan müvekkilin zararının bilirkişi aracılığı ile tespit edilmesi anında alacağımızı belirlemek kaydı ile 100-USD'nin zarar tarihi olan 24 Mart 2020 tarihinden itibaren, mahkemece kabul edilmez ise ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten itibaren, en yüksek oranda faizi ile birlikte davalından tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki dava bakımından görevsiz olup görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğunu, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin kötü niyetli olduğunu, şartları bulunmadığı halde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğini, alacağın belirlenebilmesi mümkün iken, böyle bir davanın açılmasına Kanunun izin vermediğini, böyle bir durumda, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiğini, ek bir süre verilmemesi gerektiğini, dava açıldığında o sırada mevcut olmayan hukuki yararın, bunun da açıkça mahkemece bilindiği bir durumda, tamamlanacak bir hukuki yarar olmadığını, aksinin kabulünün, aslında açık olan talep sonucunun süre verilerek davacı tarafından değiştirilmesi ve bulunmayan hukuki yararın sağlanması için davacıya ek imkan sağlanması anlamına geleceğini, buna usûl bakımından imkan olmadığını, böyle bir durumun taraflar arasındaki eşitlik ilkesine de aykırı olacağını, davacının iddia ettiği üzere 1575 üzerinden yaptığı işlemden zarar etmediğini, bu işlemden 5.402,25 usd kar ettiğini, davacının iddiasının ispatına yarar bir delil sunmadığını, fiyat sağlayıcı müvekkil şirket'in kendisi değil anlaşmalı olduğu ve dünyaca kabul görmüş likidite sağlayıcı firma olduğunu belirterek, uyuşmazlığın çözümlenmesinde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleri olduğundan mahkemenizin görevsizliğine, davanın davacının iddia ettiği zararının belirlenebilir olması nedeni ile, usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
.... Tüketici Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli, ... sayılı ilamı ile; Dava, satış işlemi nedeniyle tahsil edilen bedelin, yapılan kesintilerin faiziyle birlikte ödenmesi talebine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının ... ... Anonim Şirketi üyesi olduğu yatırım amaçlı hareket ettiği ve tüketici kapsamında bulunmadığı taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi sayılamayacağı 6502 sayılı kanunun kapsam dışında kaldığı anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6502 Sayılı Kanun kapsamında kalmadığı, ticari dava niteliğinde olduğu, açıklanan nedenlerle mahkememizin görev alanına girmediği, 6102 Sayılı TTK'nun 4/1-a ve 4/1-f maddeleri uyarınca eldeki dava mutlak ticari davalardan olup, davanın açılış tarihi de gözetildiğinde Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği,'' gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.06.2023 tarihli, ... esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25.11.2021 tarihli 1232 sayılı kararı uyarınca 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri ihtisas mahkemeleri (finans mahkemeleri) olarak belirlendiğinden'' gerekçesi ile gönderme kararı verildiği görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.06.2023 tarihli, ... esas ve ... Karar sayılı ilamı üzerine mahkememize tevzi edilen dosyanın yukarıdaki esası alarak yargılamaya devam edilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında verilen hizmet kusurundan kaynaklı zararın tahsili istemidir.
Taraflar arasındaki ihtilaf davalının verilen hizmette bir kusurunun olup olmadığı, kusur var ise bunun davacıya bir zararı olup olmadığı, var ise davacının zararının tespiti noktalarında olup bu hususlarda bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacı ..., Davalı ... ... A.Ş.'nin ... numaralı müşterisidir. ... A.Ş. SPK sermaye piyasasında faaliyet gösteren aracı kurumdur. SPK ve Borsa mevzuatı çerçevesinde; Borsada gerçekleşen işlemler borsa üyesi aracı kurum ve bankalar vasıtasıyla yapılmaktadır. Yatırımcıların doğrudan işlem yapabilmesi mümkün değildir. Davacı 24.03.2020 tarih 11:21 saatinde ... (ONS ALTIN-USD) ürününü 7.5 lot(adet) 1575.508 fiyat ile satış işlemi gerçekleştiği görülmektedir. Davacı ... ürününün 1588 satış fiyatı ile emir verdiği iddiasına dair herhangi bir veri görülememiştir. Emir iletme ayrıntısı, emir giriş ayrıntısına dair bir veri görülememiş, sadece gerçekleşmiş işleme ait ekran görüntüsü bulunmaktadır. Bu sebeple zarar tespiti hesaplaması yapılmamıştır. Davacı emir iletim işleminin meta trader uygulaması üzerinden olduğunu ifade etmiştir. Meta trader resmi olarak finansal piyasalarda alım satım sunabilen bir platformdur. Davalı için 2020 yılına dair SPK-Bülteni İdari Para Cezası olduğu görülse bile aracı kurum için SPK tarafından SPK Değerleme ve İnceleme Denetim Raporunun müzakere edilerek ve ayrıntıları ile detaylı araştırma yapılması gerektiği mütalaa edildiği anlaşıldı.
Mahkememizce alınan bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; Davacı 24.03.2020 tarih 11:21 saatinde ... (ONS ALTIN-USD) ürününü 7.5 lot(adet) 1575.508 fiyat ile satış işlemi gerçekleştiği görülmektedir. Dava dışı ... A.Ş ve ... A.Ş. Kurumlarından alınan veriler fiyat aralığı bakımından Davalı ... ... A.Ş. 'nin uygulamış olduğu 1.575,508 fiyatında fark mevcuttur. ... A.Ş 1.583,14 - 1575,508 = 7,632 ... A.Ş 1.584,167 - 1.575,508 = 8,659 Davacı ... ürününün 1588 satış fiyatı ile emir verdiği iddiasına dair herhangi bir veri görülememiştir. Emir iletme ayrıntısı, emir giriş ayrıntısına dair bir veri görülememiş, sadece gerçekleşmiş işleme ait ekran görüntüsü bulunmaktadır. Aracı kurumların denetlenmesi, incelenmesi ve sonuç olarak yaptırım uygulaya bilen tek yetkili kurum olan Sermaye Piyasası Kurumu'nun (SPK), aracı kurum olan Davalı ... A.Ş.'ne İşlemlerin gerçekleştirileceği fiyatların genel piyasa koşulları ve gerçeğe uygun değerleri ile uyumlu olarak nesnel bir biçimde belirlenmesine dair 26.049-TL İdari Para Cezası aldığı görüldüğü mütalaa edildiği anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı 1588 USD/ons'dan işlem yaptığı halde 13 USD aşağısında yani 1575 USD/ons'dan işlemin gerçekleştirildiğini bu nedenle zarara uğradığını iddia etmiştir, Davacı tarafından 1588 USD/ons'dan işlem emri verildiğine dair bir delil sunulmamış, yanızca işlem fiyatı ile sonrasında oluşan fiyata ilişkin ekran görüntüsü sunulmuştur. Bilirkişi raporunda; III-39.1 sayılı Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ’in 24.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında 26.049-TL İdari Para Cezası verildiği, Portföy aracılığı faaliyetinin yürütülmesine ilişkin ilke ve esaslar MD 24-(1) göre;'' Portföy aracılığı faaliyetinin yürütülmesi sırasında, işlem aracılığı faaliyetine ilişkin ilke ve esaslara ek olarak aşağıdaki ilke ve esaslara uyulması zorunludur'' a) Yatırım kuruluşları müşteri emirlerini, emir gerçekleştirme politikası, çerçeve sözleşmede belirtilen esaslar, müşteri emrini en iyi şekilde gerçekleştirme yükümlülüğü, özen ve sadakat borcu çerçevesinde kabul ederek yerine getirir. b) İşlemlerin gerçekleştirileceği fiyatların genel piyasa koşulları ve gerçeğe uygun değerleri ile uyumlu olarak nesnel bir biçimde belirlenmesi gerekir.'' düzenlemelerinin olduğu, ... A.Ş ile 1.583,14 - 1575,508 = 7,632 ... A.Ş ile 1.584,167 - 1.575,508 = 8,659 TL fark olduğu, Sermaye Piyasası Kurumu'nun (SPK), aracı kurum olan Davalı ... A.Ş.'ne İşlemlerin gerçekleştirileceği fiyatların genel piyasa koşulları ve gerçeğe uygun değerleri ile uyumlu olarak nesnel bir biçimde belirlenmesine dair 26.049-TL İdari Para Cezası aldığı yönünde mütaala da bulunulmuş ise de, rapor da yer alan para cezasının fiyat uygulamasına ilişkin olmadığı, bir yatırımcıya ait internet şifresinin tesliminin belgelenememesi nedeniyle ve açığa satış nedeniyle iki adet ceza uygulandığının anlaşıldığı, davacının ve dava dışı yatırım kuruluşlarının fiyat sağlayıcılarının farklı olduğu, fiyat sağlayıcılarının farklı olması nedeniyle arada farklılıkların olduğunun anlaşıldığı, fiyat farklarının 1575,508 'de 7,36 ve 8,659 olduğu, büyük bir farkın da olmadığı, esasen davacının dava dilekçesinde davalının diğer yatırım kuruluşlarından düşük olarak fiyat belirlediğine ilişkin bir iddiasının da olmadığı, davacı vekilinin 30.10.2024 tarihli dilekçesinden de anlaşıldığı üzere iddia ettiği zararının 100 kaldıraç etkisinden kaynaklandığının anlaşıldığı, davalı tarafından sunulan log kayıtlarına göre 1588 USD/ons' verisi olmadığı, yine davacının bu yönde emir verdiğine dair bir ispatının da olmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının reddine,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 1.320 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.856,49 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.