mahkeme 2023/384 E. 2023/729 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/384
2023/729
17 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/384 Esas
KARAR NO:2023/729
DAVA:Tazminat (Manevi Tazminat)
DAVA TARİHİ:30/05/2019
BİRLEŞEN .... ASLİYE HUKUK ... SAYILI DOSYA.
DAVA TARİHİ:30/05/2019
BİRLEŞEN .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYA.
DAVA TARİHİ:30/05/2019
KARAR TARİHİ:17/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DOSYA YÖNÜNDEN;
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının internet sitesinin 22 Nisan 2019 tarihli sayısında davalı ... imzasıyla yayınlanan ... başlıklı köşe yazısı yazıldığını, müvekkillerinden ... ile ...’nın yönetim kurulu üyesi oldukları iddia edilirken diğer müvekkili ... Ltd.’nin hileli veya usulsüz ... bankacılık işlemleri dolayısıyla Brezilyalı ... Şirketinin paralarının buharlaştırıldığını, bu nedenle de T.C. ile Brezilya devletleri arasında diplomatik kriz ortaya çıktığını, müvekkili ...’in babası ...’nin İngiliz ajanı olduğuna mütedair gerçek dışı bir şekilde kamuoyunu sözde bilgilendirme amacı ile haber verme maksadını aşan maksatlı mesnetsiz yorumlar içeren haberin yayınlanmasında toplumsal ilgi olmadığını, haberlerin müvekkillerinin her birinin şeref ve itibarini hedef aldığı gibi, kişilik haklarına ve hatta merhum olmuş dünyaca saygın bir kişilik olan ...’nin manevi şahsiyetine dahi pervasızca yakışıksız iftira ve isnatlarla saldırmakta olduğunu, halkı dinine bağlı insanlara karşı kin ve nefrete yöneltebilecek bu nevi yakışıksız yakıştırma ve tabirin müvekkilleri ile birlikte anılmasını mahkemenin takdirine bıraktıklarını, müvekkili ..., uluslararası deniz aşırı bankacılık ilkelerine göre kurulmuş, etik ve hukuki çerçeveler içerisinde KKTC haricinde uluslararası bankacılık faaliyetleri yürütmekte olan bir banka olduğunu, Bankacılık yapmak konusunda bankanın hissedar veya iştirakçilerinin herhangi bir dini görüşün olup olmaması, kapitalist olmak, faşist olmak, komünist olmak gibi bir ayrım mevcut olmadığını, davalı ... muhtemelen Kara Para aklamaya veya şüpheli işlem kriterine giren para transferi yapmaya çalışanların yanında dururken acaba hangi dünya görüşüne sahip olduğunu merak ettiklerini, davalıların iddiaları davacılar aleyhinde Türkiye’de devam eden herhangi bir dava veya soruşturma bulunmayan, müvekkil davacı bankanın davalı olduğu Kıbrıs’da devam eden aleyhlerindeki hukuk davası Mahkemece sonuçlandırılmamış olduğu göz önüne alındığında dava konusu haberin KKTC Mahkemeleri huzurundaki davanın adil bir şekilde tecellisini engelleme matuf maksatlı ve kötü niyetli yargısız infaz ve müvekkillerin şahsi ve ticari itibarlarını linç etmeyi amacını güden ısmarlama bir haber olduğu görüldüğünü, Gazetecilik ahlak ve mesleki etik kurallarını yok sayarak hiçbir inandırıcı delil göstermeksizin, herhangi ciddi bir araştırma ve tüm taraflardan bilgi alma, görüşme gereği bile duyulmadan doğal adalet ilkelerini hiçe sayan hayali bir takım senaryolarla müvekkilleri hakkında Brezilyalıların arzu ve ısmarlaması sonucu yanlış algı oluşturmaya çalışmak ve bu şekilde müvekkillerinin itibarını karalamaya ve onları kamu oyu nazarında küçük düşürmeye yönelik ısmarlama haber yapmak hiçbir hukuk devletinde basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, yazıların her biri ve tümü teker teker ve bir bütün olarak müvekkilleri küçük düşürücü, müvekkillerin şeref ve haysiyetlerini yaralayıcı, müvekkiller için itibar ve onur kırıcı gerçek dışı ifadeler içermesi nedeni ile ve ahar surette mezkur yazı ve yazıların müvekkiller hakkında ileri sürdüğü yalan ve iftira niteliğindeki iddialar sebebi ile bankacılıkla iştigal eden müvekkilleri ve diğer müvekkillere karşı KKTC toplumunda ve T.C. kamuoyunda müvekkil bankadaki hesaplarla oynayıp bunları buharlaşmasına veya bankadaki paraları diğer müvekkillerin zimmetlerine geçirilmesine icazet ettiğine ilişkin şüphe ve güvensizlik yaratıcı ve bu nedenle müvekkilleri mesleklerinde zarara uğratan veya haksız ve mesnetsiz bir şekilde müvekkillere suç isnat eden ve müvekkilleri meslek ve ününü zedeleyici süreklilik arzeden ve bankacılık görevinin ifası ile ilgili olarak usulsüzlükleri örtbas ettiği izlenimini yaratan, ahar surette müvekkilleri şaibe altına sokmayı amaçlayan kötüleyici ve davacılara yönelik zarar verici yalan ihtiva eden ifadeler içermesi nedeni ile müvekkillerin uğramış olduğu zarar için davalıların müştereken ve müteselsilen müvekkillere tazminat ödemeleri gerekmekte olduğunu, söz konusu haberlerin gazetede basılarak yayımlanıp dağıtılmasında etken oldukları nedeniyle, davalıların müştereken ve müteselsilen davacılara maddi ve manevi tazminat ödemeleri hususunda karar verilmesini, kayıtlardan da görüleceği üzere müvekkilleri diğer davacı ... Bankası’nın yönetim kurulu üyesi olmadığını, Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde ... sayılı dosyadaki dava celp namesi ve buna karşı dosyalanan müdafaa takririnin birer örneğini ekte gönderdiklerini, davada müvekkillerinin yapmış olduğu savunmalar ile Brezilya menşeili şirketle müvekkillerin hiçbir ilgi veya ilişiği mevcut olmadığını, davacı konumundaki şirketler ise müvekkil banka üzerinden kendi şirketleri arasında gerekçesiz ve mesnetsiz para transferleri yapmaya çalıştıklarını ancak müvekkilince şüpheli bulunan bu işlemler müvekkil ve müvekkilin muhabir bankası olan ... ve bununda kendi muhabir bankası olan ... Bankası tarafından şüpheli işlemler kriteri altına girmeleri sebebi ile yapılmadığını, müvekkil bankanın KKTC’deki davadaki müdafaa layihalarında yer alan iddiaları Brezilyalıların sahibi oldukları muhtelif ortaklık ve şirketleri tarafından müvekkil nezdindeki banka hesaplarına açtırdıkları hesaplara havale ettikleri paralar, müvekkilince KKTC’deki davadaki davacılara iade edilmek istenmiş ancak bu paraları havale eden ilgili İsviçre bankalarıyla yapılan görüşmelerde Brezilyalı şirketlerin sözü edilen hesaplarının ilgili İsviçre Bankası tarafından kapatılmış olduğu tespit edildiğini, müvekkili banka ile muhabir bankası olan ... haberde iddia edilenin aksine şüpheli gördüğü havale işlemlerini yapmamakla zimmetine para geçirmediği bir yana esasen uluslararası bankacılık kanunlarına göre hareket ettiğini, haberde bu gerçeklerden hiç bahsedilmediği ve müvekkili banka kanuna aykırı işlemler yaptığını ve bunun sonucunda da bir diplomatik kriz ortaya çıktığı gibi yansıtılarak bankanın itibarı zedelendiğini, müvekkilleri tarafından .... Noterliği kanadıyla... yevmiye numaralarıyla tekzipler gönderildiği tekziplerin davalılarca yayınlanmadığını, davacı ... açısından 50.000-TL diğer her bir müvekkili için ayrı ayrı 25.000-TL olmak üzere toplam 100.000-TL manevi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini, haklı davalarının kabulü ile 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz oranıyla birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerimize verilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara yansıtılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı ... A.Ş. (... Gazetesi) vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılardan ...'nın huzurdaki davada taraf ehliyeti bulunmadığını, kendisinin ismi veya kendisine dair herhangi bir hususun davaya konu yazılarda geçmediğini, davanın davacı ... açısından husumet yönünden reddini talep ettiklerini, ilgili yazıların konusunun Brezilya'da ilaç ve kimya sektöründe faaliyet gösteren, Brezilya Devleti ile ortak şekilde çalışan ... grubunun bir iştiraki olan ... .... Şirketi'nin, davacılardan ... Ltd bankasıyla arasında yaşanan olaylara ilişkin olarak kaleme alındığını, üzerine başladığını, şirket tarafından ...'taki para harcanmak istenmiş olduğunu ancak banka yetkililerini paranın transfer edilebilmesi için gereken bazı belgelerin eksik olduğunu öne sürerek, şirketin hesapta bulunan para üzerinde tasarrufta bulunmasını engellemiş olduklarını, şirketin bankanın kendisinden talep ettiği belgelerin tamamını banka yetkililerine iletmesine rağmen, banka yetkililerinin şirket hesabı üzerindeki blokeyi kaldırmadığını, konunun Türkiye'yi ilgilendiren kısmı ve yazıların kaleme alınma sebeplerinin ise davacılardan ...'ın uluslararası para transferlerini Türkiye'de bulunan ...üzerinden gerçekleştiriyor olması ve olayların diplomatik kriz yaşanmasına sebebiyet vermiş olması olduğunu, yaşanan olaylar sonrası ... şirketinin davacılardan ... yetkililerinin cezalandırılması için İ...CBS'na suç duyurusunda bulunulduğunu ve ilgili dosyada Türkiye'ni yargı yetkisi olmaması sebebi ile takipsizlik kararı verildiğini ve yargılamanın Kıbrıs Lefkoşa Kaza Mahkemesi'nde halen devam ettiğini, yazıların kişilik haklarını ihlal ettiği iddiasının mesnetsiz olduğunu, müvekkili gazetede yayınlanan yazılarda gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve toplumsal ilgi kriterlerinin sağlandığını, kaldı ki gazetecinin maddi olayı araştırma gibi bir yükümlülüğünün de bulunmadığını, haberin basın özgürlüğü kapsamında olduğunu, davacıların 22 nisan 2019 tarihli davaya konu yazılardan biri için müvekkili şirkete tekzip yayınlama talebinde bulunduklarını fakat bunun gerçekleştirilemediğini defalarca ifade ettiklerini, tekzip yayınlama zorunlulukları olmadığını, yapılan haberin kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille yazılmadığını, kişilik haklarına zarar veren herhangi bir haksız eylemin de gerçekleşmediğini, davacıların manevi tazminat istemlerinin haklı bir tarafı bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle derdestlik itirazlarının dikkate alınarak davacıların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yazısı ve ... Gazetesi'nde aynı konu hakkında yapılan haber olan Mahkememizde görülmekte olan davanın ve yine .... ASHM'de görülen ... Esas, .... ASHM'nin... Esas ve .... ASHM'nde görülen ... Esas numaralı davalar hakkındaki derdestlik iddiaları ile birleştirme taleplerinin devam ettiğini, davalının birbiri ile aynı içerikte vermiş olduğu cevaba cevap dilekçelerinde bu davaların birbirinden farklı konulara sahip olduğunu dile getirmişse de aslen aynı içeriği bölerek farklı davalar açtığını ortaya koyduğunu, bu cihetle usul ekonomisi ilkesine aykırılık oluştuğunu, özellikle İstanbul Adliyesinde dava yoğunluğu göz önüne alındığında konusu aynı haber ve köşe yazısı olan bu davaların tek bir dava birleşmesi gereğinin açık olduğunu, davalı tarafın her ne kadar habere konu brezilyalı şirket ile ... ve oğlu Bahattin Adil'in ilgisi olmadığını iddia etse de hem Nazım Kıbrısi'nin oğlu hem de ... ve yöneticilerinin aynı avukat tarafından aynı dilekçe ile savunularak bu bağlantı bir manada itiraz edildiğini, kaldı ki bu durumun hem Türk hem KKTC kamuoyunca da bilinen bir görünürdeki gerçeklik hali olduğunu, müvekkilinin davaya konu yazıyı KKTC'nde ... Bankacılık Hizmetleri veren ... Ltd ile Brezilya'da ilaç ve kimya sektöründe faaliyet gösteren, Brezilya Devleti ile ortak çalışmaları olan ... grubunun bir iştiraki olan .... Şirketi arasında halen KKTC'de sürmekte olan dava dosyasındaki aleniyet kazanmış dilekçe ve deliller ile Brezilya Büyükelçiliğine yazmış olduğu maile verilen açıklama mahiyetindeki cevaba dayanarak kaleme aldığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın reddini ve vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
BİRLEŞEN .... ASLİYE HUKUK ... SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davalının internet sitesinin 22 Nisan 2019 tarihli sayısında davalı ... imzasıyla yayınlanan ... başlıklı köşe yazısı yazıldığını, müvekkillerinden ... ile ...’nın yönetim kurulu üyesi oldukları iddia edilirken diğer müvekkili ... Ltd.’nin hileli veya usulsüz ... bankacılık işlemleri dolayısıyla Brezilyalı ... Şirketinin paralarının buharlaştırıldığını, bu nedenle de T.C. ile Brezilya devletleri arasında diplomatik kriz ortaya çıktığını, müvekkili ...’in babası ...’nin İngiliz ajanı olduğuna mütedair gerçek dışı bir şekilde kamuoyunu sözde bilgilendirme amacı ile haber verme maksadını aşan maksatlı mesnetsiz yorumlar içeren haberin yayınlanmasında toplumsal ilgi olmadığını, haberlerin müvekkillerinin her birinin şeref ve itibarini hedef aldığı gibi, kişilik haklarına ve hatta merhum olmuş dünyaca saygın bir kişilik olan ...’nin manevi şahsiyetine dahi pervasızca yakışıksız iftira ve isnatlarla saldırmakta olduğunu, halkı dinine bağlı insanlara karşı kin ve nefrete yöneltebilecek bu nevi yakışıksız yakıştırma ve tabirin müvekkilleri ile birlikte anılmasını mahkemenin takdirine bıraktıklarını, müvekkili ..., uluslararası deniz aşırı bankacılık ilkelerine göre kurulmuş, etik ve hukuki çerçeveler içerisinde KKTC haricinde uluslararası bankacılık faaliyetleri yürütmekte olan bir banka olduğunu, Bankacılık yapmak konusunda bankanın hissedar veya iştirakçilerinin herhangi bir dini görüşün olup olmaması, kapitalist olmak, Faşist olmak, Kominist olmak gibi bir ayrım mevcut olmadığını, davalı ... muhtemelen Kara Para aklamaya veya şüpheli işlem kriterine giren para transferi yapmaya çalışanların yanında dururken acaba hangi dünya görüşüne sahip olduğunu merak ettiklerini, davalıların iddiaları davacılar aleyhinde Türkiye’de devam eden herhangi bir dava veya soruşturma bulunmayan, müvekkil davacı bankanın davalı olduğu Kıbrıs’da devam eden aleyhlerindeki hukuk davası Mahkemece sonuçlandırılmamış olduğu göz önüne alındığında dava konusu haberin KKTC Mahkemeleri huzurundaki davanın adil bir şekilde tecellisini engelleme matuf maksatlı ve kötü niyetli yargısız infaz ve müvekkillerin şahsi ve ticari itibarlarını linç etmeyi amacını güden ısmarlama bir haber olduğu görüldüğünü, Gazetecilik ahlak ve mesleki etik kurallarını yok sayarak hiçbir inandırıcı delil göstermeksizin, herhangi ciddi bir araştırma ve tüm taraflardan bilgi alma, görüşme gereği bile duyulmadan doğal adalet ilkelerini hiçe sayan hayali bir takım senaryolarla müvekkilleri hakkında Brezilyalıların arzu ve ısmarlaması sonucu yanlış algı oluşturmaya çalışmak ve bu şekilde müvekkillerinin itibarını karalamaya ve onları kamu oyu nazarında küçük düşürmeye yönelik ısmarlama haber yapmak hiçbir hukuk devletinde basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, yazıların her biri ve tümü teker teker ve bir bütün olarak müvekkilleri küçük düşürücü, müvekkillerin şeref ve haysiyetlerini yaralayıcı, müvekkiller için itibar ve onur kırıcı gerçek dışı ifadeler içermesi nedeni ile ve ahar surette mezkur yazı ve yazıların müvekkiller hakkında ileri sürdüğü yalan ve iftira niteliğindeki iddialar sebebi ile bankacılıkla iştigal eden müvekkilleri ve diğer müvekkillere karşı KKTC toplumunda ve T.C. kamuoyunda müvekkil bankadaki hesaplarla oynayıp bunları buharlaşmasına veya bankadaki paraları diğer müvekkillerin zimmetlerine geçirilmesine icazet ettiğine ilişkin şüphe ve güvensizlik yaratıcı ve bu nedenle müvekkilleri mesleklerinde zarara uğratan veya haksız ve mesnetsiz bir şekilde müvekkillere suç isnat eden ve müvekkilleri meslek ve ününü zedeleyici süreklilik arzeden ve bankacılık görevinin ifası ile ilgili olarak usulsüzlükleri örtbas ettiği izlenimini yaratan, ahar surette müvekkilleri şaibe altına sokmayı amaçlayan kötüleyici ve davacılara yönelik zarar verici yalan ihtiva eden ifadeler içermesi nedeni ile müvekkillerin uğramış olduğu zarar için davalıların müştereken ve müteselsilen müvekkillere tazminat ödemeleri gerekmekte olduğunu, söz konusu haberlerin gazetede basılarak yayımlanıp dağıtılmasında etken oldukları nedeniyle, davalıların müştereken ve müteselsilen davacılara maddi ve manevi tazminat ödemeleri hususunda karar verilmesini, kayıtlardan da görüleceği üzere müvekkilleri diğer davacı ... Bankası’nın yönetim kurulu üyesi olmadığını, Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde ... sayılı dosyadaki dava celp namesi ve buna karşı dosyalanan müdafaa takririnin birer örneğini ekte gönderdiklerini, davada müvekkillerinin yapmış olduğu savunmalar ile Brezilya menşeili şirketle müvekkillerin hiçbir ilgi veya ilişiği mevcut olmadığını, davacı konumundaki şirketler ise müvekkil banka üzerinden kendi şirketleri arasında gerekçesiz ve mesnetsiz para transferleri yapmaya çalıştıklarını ancak müvekkilince şüpheli bulunan bu işlemler müvekkil ve müvekkilin muhabir bankası olan ... ve bununda kendi muhabir bankası olan ... Bankası tarafından şüpheli işlemler kriteri altına girmeleri sebebi ile yapılmadığını, müvekkil bankanın KKTC’deki davadaki müdafaa layihalarında yer alan iddiaları Brezilyalıların sahibi oldukları muhtelif ortaklık ve şirketleri tarafından müvekkil nezdindeki banka hesaplarına açtırdıkları hesaplara havale ettikleri paralar, müvekkilince KKTC’deki davadaki davacılara iade edilmek istenmiş ancak bu paraları havale eden ilgili İsviçre bankalarıyla yapılan görüşmelerde Brezilyalı şirketlerin sözü edilen hesaplarının ilgili İsviçre Bankası tarafından kapatılmış olduğu tespit edildiğini, müvekkili banka ile muhabir bankası olan ... haberde iddia edilenin aksine şüpheli gördüğü havale işlemlerini yapmamakla zimmetine para geçirmediği bir yana esasen uluslararası bankacılık kanunlarına göre hareket ettiğini, haberde bu gerçeklerden hiç bahsedilmediği ve müvekkili banka kanuna aykırı işlemler yaptığını ve bunun sonucunda da bir diplomatik kriz ortaya çıktığı gibi yansıtılarak bankanın itibarı zedelendiğini, müvekkilleri tarafından .... Noterliği kanadıyla... yevmiye numaralarıyla tekzipler gönderildiği tekziplerin davalılarca yayınlanmadığını, davacı ... açısından 50.000-TL diğer her bir müvekkili için ayrı ayrı 25.000-TL olmak üzere toplam 100.000-TL manevi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini, haklı davalarının kabulü ile 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz oranıyla birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerimize verilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara yansıtılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; ... Makine Mühendisliği bölümünden mezuniyeti sonrasında kısa bir dönem mühendislik mesleğini yürütmüş ardından ise ... ... sitesinde Gazetecilik mesleğine adım attığını, on yılı aşkın süredir sadece kamuoyunu aydınlatmayı amaç edindiğini, meslek ilkelerine sıkısıkıya bağlı müvekkili 2011 yılında FETÖ’nün kumpas davaları arasında önemli bir yer tutan kamuoyunda ... Davası olarak adlandırılan davada sahte deliller ile bir buçuk sene cezaevinde haksız bir şekilde tutuklu kaldığını, bu süre zarfında gazeteciliğe devam eden müvekkili hayatının hiçbir döneminde halkı aydınlatma ülküsünden vazgeçmediğini, davada haksız ve mesnetsiz bir şekilde hakkında tazminat isteminde bulunulan müvekkilin davaya konu olan yazısı tamamen aleni bir dava dosyasındaki bilgilere ve açık kaynaklarda ... hakkında yazılan yazılara dayanılarak yazılmış olduğu basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesini, usule ve esasa ilişkin itirazlarımızla mesnetsiz davanın reddini, derdestlik itirazlarımızın dikkate alınarak davacıların açtıkları usul ekonomisine aykırı tüm davaların tek davada birleştirilmesini, hukuki mesnetten yoksun talepler nedeniyle davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Davalı ... ... Ticaret Limited Şirketi'ne usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davaya cevap vermediği görüldü.
BİRLEŞEN .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı ... Tv adli internet sitesinin 22/04/2019 tarihli sayısında bir diğer davalı ... imzasıyla yayınlanan "..." başlıklı köşe yazısına yer verildiğini ve haberde sözü edilen Brezilyalılar ile dünyada sürdürdüğü yaşamı boyunca herhangi bir tanışıklığı veya ilişkisi olmayan üstüne üstlük özellikle batılı devletlerin kültürlerinin körü körüne takipçiliğinin kendi kültür örf ve ananemizi yok etme tehlikesine karşı milleti uyaran müvekkilinin babası ...'nin isminin kullanılması ile davalılarca müvekkil ve babası merhum ...'nin küçük düşürüldüğünü ve babasının manevi şahsiyetinin yıpratılmaya çalışıldığını, dava konusu haberin, iftira ve itibar, karalamaya yönelik yersiz, mesnetsiz ve asılsız olduğunu, bu nedenle 25.000-TL manevi tazminatın haberin yayınlandığı 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz oranıyla birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 10 yılı aşkın süredir kamuoyunu aydınlatmayı amaç edinmiş, meslek ilkelerine sıkı sıkıya bağlı olarak gazetecilik mesleğini sürdürdüğünü, davaya konu yazının tamamen aleni bir dava dosyasındaki bilgilere ve açık kaynaklarda ... hakkında yazılan yazılara dayanılarak yazıldığından, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değelendirilmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Davalı ... ... Ticaret Limited Şirketi'ne usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davaya cevap vermediği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
... Gazetesi’nin 22/04/2019 tarihli nüshasında ve ... Tv internet sitesinde 22/04/2019 tarihinde yayınlanan “...” başlıklı yazı, ... Gazetesi’nin 02/05/2019 tarihli nüshasında yayınlanan "...” başlıklı yazı, ... TV İnternet Sitesinde yayınlanan “...”" başlıklı yazısı, ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası, ...CBS ... Soruşturma- ... Karar nolu dosyası, ihtarnameler ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm deliller toplanmıştır.
.... Asliye Hukuk Mahkemesinin, 15/12/2020 tarih, ... E.- 2020/302 K. sayılı kararı ile verilen görevsizlik kararı gereği, Mahkememize gelen asıl ve birleşen dosyalardan yargılamaya devam edilmiştir.
Asıl dosyada, ... Gazetesi’nin 22/04/2019 tarihli nüshasında yayınlanan “...” başlıklı yazı ile 02/05/2019 tarihli nüshasında yayınlanan "...” başlıklı yazıdan dolayı, davacıların, davalılardan manevi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır
Birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında, ... Tv internet sitesinde 22/04/2019 tarihinde yayınlanan “...” yazısından dolayı, davacıların, davalılardan manevi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasında, ... Tv internet sitesinde 22/04/2019 tarihinde yayınlanan “...” yazısından dolayı, davacının, davalılardan manevi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davalıların, birleşen dosyalarda derdestlik itirazında bulundukları görülmüş ise de, asıl ve birleşen dosyalarda dava konularının farklı olduğu anlaşıldığından, davalıların derdestlik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen dosyalarda, davacıların kişilik haklarının zedelendiği iddiası ile Türk Medeni Kanununun 24, 25 ve Türk Borçlar Kanununun 58. Maddesi gereğince davalılardan manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
İstanbul Anadolu CBS ... Soruşturma- ... Karar nolu dosyası celp edilip incelendiğinde, dava dışı ...'nin, (mahkememiz davacısı) ... ... Ltd. Yetkilileri, ..., (mahkememiz davacısı) Bahaeddin Adil, (mahkememiz davacısı) ... aleyhine, 5411 Sayılı Bankacılık Kanununa aykırılık dolaysıyla, yaptığı suç duyurusuna, 06/07/2018 tarihinde kovuşturmaya yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, ....Sulh Ceza Hakimliği’nin ... D.İş sayılı dosyasından, iş bu karara yapılan itirazın, 30/10/2018 tarihinde kesin olarak reddine karar verildiği görülmüştür.
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, davacısının dava dışı ..., davalısının dava dışı .... Aleyhine açtığı haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olduğu görülmüştür.
Anayasamızın 26, 27 ve 28. Maddeleri ile 5187 sayılı Basın Kanununun 3. Maddesinde açıklandığı üzere Basının Hür olduğu ve sansür edilemeyeceği, bu özgürlüğün bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarının basına verildiği, yine hangi hallerde sınırlamalar getirileceği düzenlenmiştir. Burada amaçlanan basının özgürce yayın yapmasının yasal güvence altına alındığı, bu güvencenin nedeni ise toplumun sağlıklı, mutlu, huzurlu ve güven içinde yaşayabilmesi göz önüne alınmıştır. Ancak bu özgürlük sınırsız değildir.
Kişilik haklarına saldırıyı düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24 ve 25, Türk Borçlar Kanununun 58. Maddelerinde kişilik haklarına yapılan her saldırının hukuka aykırı olduğu, bunun sonuçlarının maddi ve manevi zararlarının tazmini gerektiği ön görülmüştür.
Basın özgürlüğü ve kişisel değerlerin korunması arasındaki dengenin ne şekilde sağlanacağı, bu iki değerde hangisinin üstün tutulacağı, diğer bir ifade ile hangi yarar daha üstün geleceği konusunun yasal düzenlemeler ve yerleşik yargıtay kararları göz önüne bulundurularak değerlendirilmek gerekmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 25/09/2019 tarih, 2019/2150 E.-2019/4139 K. sayılı ilamı ile;
“… Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.
Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.
Ne var ki, basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasa'nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.
Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.
Dava konusu haberler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı; haberlerde öz ile biçim dengesinin aşılmadığı, haberin verilişinde kamu yararı olduğu, basının görevleri, kamuyu ve halkı bilgilendirmeye yönelik özel durumu nazara alındığında, hukuka uygunluk unsurlarını taşıdığı ve kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalıların tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, kararın davalılar yararına bozulması gerektiği…” hüküm altına alınmıştır.
19/12/2018 tarihli 30630 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere ihdas edilen 5/A maddesine göre TTK'nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Aynı yasanın 26. maddesine göre ise iş bu maddenin yürürlük tarihi 01/01/2019 tarihi olup, bu tarihten sonra açılacak davalarda zorunlu arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır.
7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı Kanun'a eklenen 18/A-2 maddesine göre ise arabuluculuk son tutanağı aslının veya onaylanmış örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup, arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar vermek gerekmektedir.
7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile ihtas edilen 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesinde ticari davalardan bahsedilmekle birlikte ticaret mahkemesinden bahsedilmemektedir. Yani zorunlu arabuluculuğa başvuru yapılması için davanın ticari dava olması ve konusunun bir miktar para ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olup, muhakkak ticaret mahkemesinden açılması gerekmemektedir. Bir ticari dava başka görevli mahkemelerde de açılabilir. Görevsiz mahkemede dava açılmış olması, arabuluculuğa başvuru yapılmasına engel teşkil etmediği gibi aksi uygulama halinde kanunun dolaşılması söz konusu olabilecektir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması dava şartı olup, daha önce açılan ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. (asıl dosya) sayılı dosyasından ve birleşen ....Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyalarından açılan davaların, 20/05/2019 tarihinde açıldığı, ancak iş bu davaların zorunlu arabuluculuğa başvuru yapılmadan açıldığı anlaşıldığından, asıl dosyada davacı ... LTD.’nin davalı ... A.Ş.’ne (... Gazetesi) birleşen ....Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında, davacı ... LTD.’nin davalı ... ... Tic.Ltd.Şti.’ne açtığa açtığı davaların, TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, asıl ve birleşen dosyalarda, dava konusu olan yazılarda davacılara ilişkin açıklamalar bulunulduğu, bu yazıların, savcılık ve mahkemelere yansıyan bir kısım olayların kaynak yapılmak suretiyle kaleme alındığı, basının görevinin kamuyu bilgilendirmek olduğu, dava konusu haber bir bütün olarak değerlendirildiğinde, güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı; haberlerde öz ile biçim dengesinin aşılmadığı, haberin verilişinde kamu yararı olduğu, basının görevleri, kamuyu ve halkı bilgilendirmeye yönelik özel durumu nazara alındığında, hukuka uygunluk unsurlarını taşıdığı ve basın yoluyla kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği haksız fiil oluşturmadığı anlaşılmakla manevi tazminat şartlarının somut olayımızda mevcut olmadığı kanaati oluştuğundan, asıl ve birleşen dosyalarda, davacılar ...,..., ... LTD’nin, davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-MAHKEMEMİZ 2023/384 E. SAYILI ASIL DOSYASINDAN,
1-Davacı ...’in davasının reddine
2-Davacı ...’nın davasının reddine
3-Davacı ... LTD.’nin davalı ...’na açtığı davanın reddine,
4-Davacı ... LTD.’nin davalı ... A.Ş.’ne (... Gazetesi) açtığı davanın TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 269,85-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.707,75-TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 1.437,90-TL.'nın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacı ...’dan alınarak davalılara verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacı ... LTD.’den alınarak davalı ...’na verilmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacı ... LTD.’den alınarak davalı ... A.Ş.’ne (... Gazetesi) verilmesine,
10-Davacıların yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
11-Davacılar tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
B-BİRLEŞEN .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDAN,
1-Davacının davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 269,85-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 426,94-TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 157,09-TL.'nın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
C-BİRLEŞEN .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDAN,
1-Davacı ...’in davasının reddine,
2-Davacı ...’nın davasının reddine,
3-Davacı ... LTD.’nin davalı ...’na açtığı davanın reddine,
4-Davacı ... LTD.’nin davalı ... ... Tic.Ltd.Şti.’ne açtığı davanın TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 269,85-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.707,75-TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 1.437,90-TL.'nın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacı ...’dan alınarak davalılara verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacı ... LTD.’den alınarak davalı ...’na verilmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacı ... LTD.’den alınarak davalı ... ... Tic.Ltd.Şti.’ne verilmesine,
10-Davacıların yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
11-Davacılar tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Dair, asıl ve birleşen dosyalar davacı vekilinin, asıl ve birleşen dosyalar davalı ... vekilinin, asıl dosya davalı Yenigün haber şirket ve ... vekilinin yüzüne karşı, birleşen dosyalar davalı Project Prodüksiyon şirket vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek ASIL VE BİRLEŞEN DOSYALAR İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.