mahkeme 2023/297 E. 2024/352 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/297
2024/352
21 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/297 Esas
KARAR NO :2024/352
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:25/04/2023
KARAR TARİHİ:21/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 20/02/2018 tarihinde meydana gelen Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunmayan ... plaka sayılı aracın ... sevk ve idaresinde iken ... plaka sayılı araç sürücüsü olan ... ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, bu kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ... plaka sayılı aracın ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, müvekkilinin söz konusu trafik kazası nedeniyle,...Üniversitesi Hastanesi'nden 13/08/2021 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %6 oranında malul kalmış olduğunu, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edilmekte olduğunu, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için dava açma mecburiyeti doğmuş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 1.000-TL sürekli iş göremezlik, 500-TL. geçici iş görmezlik 250-TL. bakıcı gideri, 250-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 2.000-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kesin hüküm itirazlarının söz konusu olduğunu, bu sebeple mahkememizde görülmekte olan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartlarıın açıkça sayılmış olduğunu, Mahkememizde görülmekte olan davada; 20/02/2018 tarihinde ... sevk idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan başvurucuda meydana gelen sakatlık nedeniyle daha önce Sigorta tahkim komisyonuna 22/01/2022 tarihli ve ... sayılı başvuru yapılmış olduğunu, yapılan başvuru ile hukuki değerlendirme yapılmış ve 12/07/2022 tarihinde alınan kusur raporu sonrasında Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 26/07/2022 tarihinde ... K sayılı karar ile başvurunun reddine karar verilmiş olduğunu, 20/02/2018 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapılmış ve yapılan başvurunun esastan reddine kesin olmak suretiyle karar verilmiş olduğunu, verilen karar dolayısıyla Mahkememizde görülmekte olan davada kesin hüküm itirazlarının söz konusu olduğunu, davanın kesin hüküm dolayısıyla reddine karar verilmesi gerektiğini, kesin hüküm itiraz hakları saklı kalmak kaydı ile kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğinden, komisyona yapılan başvurunun öncelikli olarak, başvuru şartları yerine getirilmemiş olması nedeniyle kapatılması gerektiğini, 13/08/2021 tarihli dosyaya sunulan raporun yönetmeliğe uygun düzenlenmemiş olduğunu, 20/02/2018 tarihinde ... sevk idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan başvurucuda meydana gelen sakatlık nedeniyle işbu başvuru yapılmış olduğunu, bu poliçelerden dolayı sorumluluklarının davacının kusuru oranında olmak üzere, yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 360.000-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmiş olmalarının davayı kabul anlamında olmadığını, davanın kusur yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, bulunmayan aracın sigorta tahkim komisyonunda yapılan kusur incelemesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığının açıkça ortaya konulmuş olduğunu, dolayısıyla davada ZMMS poliçesi bulunmayan araca kusur izafe edilmediğinden ... Hesabı'nın sorumluluğunun da söz konusu olmayacağını, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikli olarak kesin hüküm itirazlarının söz konusu olması nedeniyle davanın ön inceleme aşamasında verilecek karar ile reddini, aksi halde davanın esasına ilişkin olarak ise dava şartının gerçekleşmemiş olması sebebi ile haksız açılan davanın tümden reddini, davanın kusurlu araç sürücüsü/işletenine ihbar edilmesini, poliçe teminatına girmeyen kazanç kaybı, tedavi gideri, muayene ve rapor ücretleri, bakım, yol masrafı ve diğer dolaylı zararların tümden reddini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, dosyanın Hazine Bakanlığı aktüer siciline kayıtlı bilirkişiye gönderilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
....Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası, trafik kayıtları, hastane kayıtları, kaza raporları, sağlık raporları, sigorta kayıtları, hasar dosyası, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu rapor alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 54.maddesinde düzenlenen bedensel zararların (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri) tazmini davasıdır.
Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup, işleten ile sigortalının sorumluluğu paraleldir ve işleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.
Motorlu araç işleteninin 2918 sayılı yasanın 91/1 maddesi kapsamında Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS'ni yaptırmadan aracını işletmiş ve işletilme sırasında bir zarara sebep olmuş ise 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 maddesi gereği zorunlu sigortayı yaptırmadan motorlu aracı işleten kişilerin ve plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araçların sebep oldukları zararları karşılamak amacıyla ... Şirketleri bünyesinde ... Hesabı oluşturulduğundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan sigorta poliçesi için belirlenen limitle sınırlı olmak kaydıyla ... Hesabı meydana gelen zarardan sorumludur. Bu manada ... Hesabının statüsü ile sigorta şirketinin hukuki statüsü ve sorumluluğu paraleldir.
Buna göre bedensel zararlara ilişkin tazminat TBK 55. Maddesindeki; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklindeki düzenlemeye göre belirlenecektir.
İhtilaf, tarafların vaki kazadaki tazminata esas kusur oranı, davacının tazminata esas maluliyet oranı ve iyileşme süresi ve yoksun kaldığı kazanç itibariyle bedensel zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmektedir.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi makine mühendisi ... tarafından hazırlanan 19/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
"...Takdiri tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacının yaralanmasında;
-Halk Otobüsü sürücüsü ...’nin 90% oranında kusurlu olduğu,
-Sürücü ...’ın kusursuz olduğu,
-Davacı ...’ın kendi yaralanmasında 10% oranında kusuru bulunduğu..." sonuç ve mütalaa etdildiği görüldü.
Somut olayda, davacının, 22/01/2022 tarihinde, aynı tarihli kazadan kaynaklanan, bedensel zararların (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri) tazminine ilişkin olarak, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’ne başvurduğu, 26/07/2022 tarih, ... sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, davacının itiraz yolu açık olan Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına 08/08/2022 tarihinde itiraz ettiği, İtiraz hakem Heyeti’nin 14/11/2022 tarih, .... sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği, davacının, itiraz hakem heyetinin kararına karşı temyiz yoluna başvurduğu, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi’nin,05/12/2022 T., .... sayılı kararı ile, kesin olarak verilen karar karşı temyiz başvurusunda bulunulamayacağından davacının temyiz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
HMK 114/1 maddesi dava şartlarını tek tek sıralamış olup, HMK 114/1 madde (i) bendinde; "...Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması..." hükmü amirdir.
Aynı Kanunun 115/2 maddesi uyarınca şartı noksanlığının tespiti halinde davanınusulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, düzenlenen kusur raporu, denetime açık ve hüküm kurmaya
elverişli görüldüğünden, mahkememizde de, davacı tarafından açılan tazminat davasında, dava konusu edilen, bedensel zararlardan, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin tazminine ilişkin taleplerine ilişkin, hakem heyeti kararına itiraz üzerine verilen 14/11/2022 tarihinde verilmiş kesin hüküm bulunduğundan, bu talepler yönünden açılan davanın, kesin hüküm nedeniyle HMK 114.maddesinin 1.fıkrasının (i) bendi ve HMK.115/2. Maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, davalının sorumluluğunda bulunan, kazaya karışan aracın dava dışı sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığı, bu nedenle davalının tedavi gideri tazminat bedelinden sorumluluğu bulunmadığı anlaşıldığından, iş bu talep yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının, sürekli iş görmezlik tazminatı, geçici iş görmezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı talepleri yönünden, kesin hüküm nedeniyle HMK 114.maddesinin 1.fıkrasının (i) bendi ve HMK.115/2. Maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine,
2-Davacının davasının, tedavi gideri talebi yönünden reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL. harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL. harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.000-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.