mahkeme 2022/773 E. 2025/486 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/773
2025/486
11 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/773 Esas
KARAR NO : 2025/486
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 02/11/2022
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili verdiği dava dilekçesi ile; ... A.Ş.nin tasfiyeye girmeden önce ... Tic. A.Ş. ile çeşitli tarihlerde genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmelerin; 15.03.1996 tarihli 6.825.000.000 TL'lik (6.825 YTL)'lik sözleşme, 25.03.1996 tarihli 8.775.000.000 TL (8.775 YTL)'lik sözleşme, 07.05.1996 tarihli 14.400.000.000 TL (14.400 YTL)'lik sözleşme, 07.05.1996 tarihli 16.900.000.000 TL (16.900 YTL)'lik sözleşme, 28.05.1996 tarihli 31.000.000.000 TL'lik ve 1.300.000.000 T'lik toplam 32.300.000.000 TL'lik (32.300 YTL)'lik sözleşme, 30.05.1996 tarihli 10.500.000.000 TL (10.500 YTL)'lik sözleşme, 11.05.1998 tarihli, 81.250.000.000 TL (81.250 YTl)'lik sözleşme, 24.06.1998 tarihli 206.000.000.000 TL (206.000 YTL)'lik sözleşme, 16.05.1996 tarihli 649.000 DM'lik sözleşme, 17.01.1997 tarihli 8.000 DM'lik sözleşme, 06.10.1998 tarihli 53.000 DM'lik sözleşmeler olduğunu, bu sözleşmelerin TL kredilerle ilgili olanlarında ... ve ...'ün geçerli müteselsil kefaletinin yalnızca 24.06.1998 tarihli 206.000.000.000 TL.lik, 11.05.1998 tarihli 81.500.000.000 TL.lik ve 28.05.1996 tarihli 31.000.000.000 TLlik GKS'lerde olduğunu, bu sözleşmelerdeki toplam kefalet limitinin 348.250.000.000 TL (348.250 YTL ) olduğunu, geri kalan GKS'lerde imzalarının ya ilgisiz yerlerde yer almakta, ya da imzalarının yanında sorumlu olacakları azami limit yazılmadığı gibi, müteselsil kefil olduklarına dair bir ibare yer almadığını, bu nedenle geri kalan TL cinsi GKS'ler için geçerli bir kefaletlerinden bahsedilemeyeceğini, sözleşmelerin yorumu bakımından geçerli olan düzenleyen aleyhine yorum ilkesi ve borçlu lehine yorum ilkesi uyarınca, sözü edilen sözleşmelerde geçerli bir müteselsil kefalet bulunmadığını veya en kötü ihtimalle, bu GKS'ler için adi kefaletin söz konusu olduğu sonucuna varılması gerektiğini, bir an için geçerli bir müteselsil kefaletlerinin bulunmadığı TL cinsi GKS'ler de dahil edilse bile toplam kefalet limitinin 376.950.000.000 TL (376.950 YTL) olmakta olduğunu, ... cinsinden GKS lere gelince:16.05.1996 tarihli 649.000 DM lık Genel Kredi Sözleşmesinde kefil olarak imzalarının bulunmadığını, 17.01.1997 tarihli 8.000 DM lık GKS'de imzaları var ise de, imzalarının yanında sorumlu olacakları miktarın belirlenmediğini ve müteselsil kefil olduklarına dair bir ibarenin olmadığını, bu sözleşmelere istinaden kredi kullanan dava dışı şirketin, kullandığı kredileri ödemekte zora düşmesi üzerine gerek TL, gerekse USD cinsinden krediler bankaca 18.08.2000 tarihinde kat edildiğini ve müteakiben hem ana borçlu hem de müteselsil kefiller hakkında 30.03.2001 tarihinde ... 14. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile 1.241.777.108.607 TL (1.241.777 YTL) takibe geçtiğini, takibin icra dosyası çeşitli tarihlerde yenilendiğini ve bugün ... Esas sayılı dosyası ile devam etmekte olduğunu, takip tutarının 231.531.922.129 TL'si ( 231.532 YTL) 13.04.2001 tarihinde kabul edildiğini ve geri kalanına itiraz edildiğini, açılan itirazın iptali davasından sonra takibe itirazdan vazgeçilmesi üzerine davanın görüldüğü ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından "...davalı taraf itirazını geri aldığından bu bölüme ilişkin davanın konusu kalmadığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine mahal olmadığına" hükmedildiğini, daha sonra tasfiyeye giren ...Bankası A.Ş., sonradan tasfiyeden çıkarak ... Bankası A.Ş. adını aldığını ve icra dosyasındaki alacak haklarını 08.01.2019 tarihinde davalı ... A.Ş.'ye temlik ettiğini, 6098 ve 6101 sayılı kanunlar uyarınca genel kredi sözleşmelerindeki temerrüt faizi ve kefalet ile ilgili bölümlerin hükümsüz hale geldiğini, takip dosyasının müstanidatını teşkil eden genel kredi sözleşmelerinde kefil olunan TL kredi miktarların toplamı ve kefalet limiti kabul şekline göre 348.250 YTL veya azami 376.950 YTL olduğunu, buna ... krediler için kefalet limiti de eklendiğinde toplam kefalet limitinin 393.000 YTL olmakta olduğunu, ... A.Ş.'nin ... 21. Noterliğinden çektiği ancak taraflarına tebliğ edilmeyen ... ve ... numaralı ihtarnamelerde; TL krediler için kefillerden 347.121.070.122 TL (347.121 YTL) ve DM krediler için 167.466.456.239 TL (167.466 YTL) olmak üzere toplamda 514.587 YTL talep etmekte olduğunu, bu talebin ... bakımından kefalet limiti olan 393.000 YTL'nin çok üstünde olduğunu, icra takibi ve takip konusu borç zamanaşımına uğradığını, ayrıca ... 4. Asliye Tİcaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamının hüküm bölümünde yer alan %40 icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile ilgili miktarlar da zamanaşımına uğramış olduğundan dosya hesabına dahil edilmemesi gerektiğini, dosya borcunun yanlış hesaplandığını, ayrıca alacaklı tasfiye halindeki emlak bankasının dosya haricinde yaptığı tahsilatlar olduğunu ve bunların banka kayıtları üzerinden bilirkişi marifetiyle saptanarak dosya borcuna mahsup edilmesi gerektiğini belirterek öncelikle takibin zamanaşımına uğraması ve kefalet sözleşmelerinin geçersizliği nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, Mahkeme aksi kanaatte ise borçlu bulunmadıkları miktarın tespiti ile bu yönde hüküm kurulmasını, alacaklının haksız takip miktarının %20'si oranında tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; açılan davanın yasa ve usule aykırı olduğunu, öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddinin gerektiğini, davaya konu icra dosyasına dayalı alacak, müvekkili şirket tarafından devir ve temlik alındığını, müvekkili şirketin, davaya konu ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu alacağı, icra dosyasında mübrez belgelerden de görüleceği üzere, ... A.Ş.'den devir ve temlik aldığını, temlik eden Banka ile dava dışı asıl borçlu... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, işbu sözleşmeleri davalılar da müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, banka döneminde hesap kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili amacı ile ... 14. İcra Müdürlüğünün... E. (Eski ..., ... ) sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibe dayanak genel kredi sözleşmeleri, ihtarname vs. dayanak belge icra dosyasında mevcut olduğunu, davacıların huzurdaki menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığını ve davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, davaya konu ... 14. icra müdürlüğünün... E. (eski ..., ... ) sayılı dosyası ile başlatılan takipte, davalılar tarafından 231.531.922.129 TL'lik kısm kabul edilerek takibe konu kalan kısma itiraz edildiğini, itiraz edilen kısım ile ilgili ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, işbu davada alınan bilirkişi raporu ile alacağın varlığı ispat edildiğini, dolayısıyla davaya konu krediye ilişkin olarak karara bağlanmış itirazın iptali davası bulunduğundan davacıların huzurdaki davayı açmakta hukuki menfaatleri bulunmadığından, davanın usulden reddi gerekeceğini, itirazın iptali davasının konusu, icra takip konusu yapılmış olup da borçlunun itiraz ettiği alacak olduğunu, itirazın iptali davasının konusu olan alacak artık aynı dava sebebinden dolayı ve aynı taraflar arasında yeni bir dava konusu yapılamayacağını, buna göre borçlu tarafından menfi tespit davası açılamayacağını, itirazın iptali kararı kesin hüküm teşkil edeceğini, davanın usulden reddi gerekmekle birlikte Mahkemece esasa girilmesi halinde davanın esastanda reddi gerekeceğini, dava konusu olayda ispat yükü davacılara ait olduğunu, davacılar dava dilekçesinde davalarını ispatlayamadığını, davacılar tarafından gerek icra dosyası, gerek itirazın iptali davası gerekse huzurda yasa ve usule aykırı olarak açılan menfi tespit davasında borç ikrar edildiğini, davalılar dava konusu alacağın öncelikle bir kısmını ikrar ettiklerini sonrasında ise itirazlarından feragat ederek, takibe konu alacağın tamamını ikrar ettiklerini, bilindiği üzere feragatten dönülemez olunduğunu, feragat eden taraf feragatı ile bağlı olduğunu, ancak feragatin irade bozukluğu nedeniyle geçersiz olduğu ileri sürülebilir veya feragatin iptali için ayrı bir dava açılabileceğini, iradesini sakatlandığını iddia eden taraf ise hata veya hileyi öğrendiği andan itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açması gerekeceğini, itirazın iptali davası üzerinden yaklaşık 17 yılı aşkın bir süre geçmiş olduğu ve kaldı ki dava konusu olayda böyle bir durum söz konusu olmadığını belirterek öncelikle yasa ve usule aykırı olarak açılan davanın usulden reddine, işbu talebin uygun görülmez ise esasa girilmesi halinde, haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak açılan davanın esastan reddine ve işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacıların İİK. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Menfi Tespit davasıdır.
... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, ... 11. İcra Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş ve bilirkişi raporları alınmıştır.
... 14. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; temlik eden banka tarafından davacılar aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişiler ..., ...ve ... Mahkememize sundukları 20/12/2023 tarihli raporlarında; alacaklı... Bankası A.Ş. nin ... 14.İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı icra dosyasında icra takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar; ...Tic. A.Ş. den icra takip tarihinde asıl borçlu şirketin bankaya olan borcunun 963.607.347.114 TL olmakta olduğunu, müteselsil kefil ...'den İcra takip tarihinde asıl borçlu şirketin bankaya olan borcu 963.607.347.114 TL olmakta olduğunu, müteselsil kefil ...'den İcra takip tarihinde asıl borçlu şirketin bankaya olan borcu 602.637.060.000 TL olmakta olduğunu, dava dosyası içeriğine göre, dava dosyasına daha önce sunulmuş olan Bilirkişi Raporlarına ve Mahkeme Kararına göre; Davadışı/... A.Ş. ile davadışı/... A.Ş (asıl borçlu) arasında, 13.03.1996 ila 16.10.1998 tarihlerin Genel Kredi Sözleşmeleri akdedilmiş olup, bu sözleşmeleri davacı/... (kefil), davacı/... (kefil) ve dava dışı/diğer kefiller, "müşterek borçlu müteselsil kefil" sıfatı ile imzaladıklarını, bu sözleşmelere istinaden davadışı/... A.Ş'ye (asıl borçlu) krediler kullandırıldığını, Dava dışı/... A.Ş (asıl borçlu) tarafından kredi borçlarının ödenmemesi üzerine, asıl borçlu ve kefillere ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borçların ödenmemesi üzerine, davadışı/...A.Ş. (asıl borçlu), davacı/... davacı/... (kefil) ve davadışı/diğer kefillere karşı, 30.03.2001 tarihinde ... 14. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile İcra Takibi başlatıldığını, Asıl Borçlu ve Kefiller takibe konu borcun bir kısmını kabul ettiklerini, bir kısmına ise itiraz ettiklerini, bunun üzerine, davadışı/.. Bankası A.Ş. tarafından 16.07.2001 tarihinde İtirazın İptali davası açıldığını, işbu İtirazın İptali davasının, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında görüldüğünü, Mahkemece yapılan Yargılama sonucunda, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 18.12.2007 Tarihli, ...E. ...K. Sayılı Kararı verildiğini, Mahkeme Kararında, davanın davacıları durumunda olup o davanın davalıları durumundan olan davah/... (kefil) ile davalı/... (kefil) hakkında; "2- ....davanın KISMEN KABULÜ ile takip dosyasında davacının (Tasfiye Halinde ... A.Ş'nin) müşterek borçlu ve kefiller ......, ...'den 899.310,08 YTL alacaklı olduğunun tespitine (...'ün 882.760,17 YTL'den, ...'ün 862.072,79 YTL'den ....sorumlu olmak kaydı ile) bu miktar yönünden borçlular icra dosyasındaki itirazlarından vazgeçmiş olmakla takip kesinleştiğinden bu miktar yönünden dava konusuz kaldığından karar vermeye yer olmadığına, 3)Alacağın %40'ı oranındaki 359.724,03 YTL icra inkar tazminatının davalılar ......., ...'ün: 353.104,06 YTL'den, ...'ün 344.829,11 YTL'den sorumlu olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine " karar verildiğini, Mahkemenin bu kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olduğu anlaşıldığını, Doktrinde Prof. Dr. Baki KURU tarafından da haklı olarak belirtildiği üzere; "Alacaklının itirazın iptali davası açmasından sonra, borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur. Çünkü borçlu, itirazın iptali davasına karşı vereceği cevap lahiyasında, borçlu olmadığı savunmasını ileri sürebilir; açılmış ve görülmekte olan bir davada savunma olarak ileri sürülebilecek hususlar için, ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur. Alacaklı, itirazın iptali davası açmış ve bu davayı kazanmış ise, bu davada alacağın varlığı kesin hüküm ile tespit edilmiş olduğundan, borçlu, artık menfi tespit davası açamaz " (Prof. Dr. Baki KURU, İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, İkinci Tıpkı Baskı, İstanbul 2006, s.314). Prof. Dr. ... tarafından da haklı olarak belirtilen bu gerekçelerle, davacıların şu anda incelenen davayı açmakta Hukuki Yararları bulunmadığı kanaatine varıldığını, Yine, davacılar hakkındaki Mahkeme Kararının kesinleşmiş olması karşısında, davacıların bu davadaki zamanaşımı savunmalarının da yerinde olmadığı kanaatine varıldığını, Yeni Türk Borçlar Kanunu (Yeni TBK) 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiğini, dava konusu Banka Kredi Sözleşmeleri, Eski Türk Borçlar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde akdedilmiş olduklarından, Yeni Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun md.1/1 hükmü uyarınca, kredi sözleşmelerinin ekinde yer alan Kefalet Sözleşmelerinin “geçerlilik şartlarının” Eski Türk Borçlar Kanunu (Eski TBK) hükümlerine tabi olması gerektiği kanaatine varılmakta olduğunu, Eski TBK'nın yürürlükte olduğu dönemde ve eski TBK'da düzenlenmiş olan “geçerlilik şartlarına” uygun şekilde akdedilmiş olan Kefalet Sözleşmesinin, Kefalet Sözleşmelerinin geçerlilik şartlarını (şekil şartlarını, eşin rızası şartını) düzenleyen Yeni TBK hükümlerine (Yeni TBK.md.S83/f.1 ve md.584 hükümlerine) göre yapılmadıkları gerekçesiyle sonradan geçersiz hale gelmelerinin hukuken kabul edilemeyeceğini, bunun kabul edilmesinin Hakkaniyete ve Adalete aykırı sonuçlara yol açacağı; dolayısıyla Yeni Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun md.2/1 hükmü uyarınca sonradan geçersiz olmalarının da Hakkaniyete ve Adalete aykırı sonuçlara yol açacağının düşünüldüğünü, bu sebeplerle; Eski TBK'nın yürürlükte olduğu dönemde Eski TBK'da düzenlenmiş olan “geçerlik şartlarına” (Eski BK.md.484 ve md.487) uygun olarak akdedilmiş olan dava konusu Kefalet Sözleşmelerinin geçerli olduğu sonucuna varıldığını, Yeni Türk Borçlar Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiğini, dava konusu Banka Kredi Sözleşmeleri, Eski Türk Borçlar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde akdedildiğini, Yeni TBK'da, sözleşmelerde yer verilecek olan “Genel İşlem Koşullarını” tanımlayan hükümlere (Yeni TBK.md.20) ve bunların denetlenmesini ve geçersiz sayılabilmesini düzenleyen hükümlere (Yeni TBK.md.21, md.24, md.25) yer verildiğini, ancak Eski TBK'da işbu hükümlere yer verilmediğini, Dolayısıyla Eski TBK'da yer alan hükümlere göre geçerli olan sözleşme hükümlerinin, Yeni Türk Borçlar Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun md.2/1 hükmü uyarınca sonradan geçersiz olmalı sayılmalarının) da Hakkaniyete ve Adalete aykırı sonuçlara yol açacağını, Eski TBK'nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilen ve Eski TBK'da düzenlenmiş olan “geçerlik şartlarına” uygun hükümler içeren dava konusu Genel Kredi Sözleşmelerinin hükümlerinin geçerli olduğu düşünülebileceği, ayrıca Yeni TBK.md.88/f.2 ve md.120/f.2 hükümlerin; sözleşmelerde kararlaştırılacak olan “faiz oranlarını” sınırlayıcı bir takım hükümler getirilmişse de, dava konusu Genel Kredi Sözleşmeleri “ticari iş” niteliğinde olduğundan ve Yeni TTK.da ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebileceğinden, dava konusu Genel Kredi Sözleşmelerinde belirlenmiş olan faiz oranlarının da geçerli olduğunu, ayrıca dava konusu Kredi Sözleşmelerinde kararlaştırılmış olan “faize ilişkin hükümler” ve dava konusu Kredi Borçlarına uygulanmış olan “faiz oranları” Bankacılık Mevzuatı hükümlerine de uygun olduğu söylenebileceğini, dava dışı/...Bankası A. Ş. Takip konusu ettiği kredi alacaklarını, 08.01.2019 tarihli temlikname ile davalı/... A.Ş'ye devrettiğini, alacaklarını temlik eden dava dışı ... Bankası A.Ş. Bankacılık Kanununa tabi ticari bir banka olduğunu, doğmuş ve doğacak alacaklarını... Şirketine devir ve temlik edebileceğini, huzurdaki davanın davalısı/... A.Ş de, ...Şirketleri hakkındaki Mevzuata göre alacağı temlike yetkili, BDDK'nın denetim ve gözetimi altında olan bir kuruluş olduğunu, (...Şirketleri Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik, 19/10/2005 tarih ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 93 üncü ve 143 üncü maddeleri ile ... tarih ve ... sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanununun 15 inci maddesine dayanılarak yayınlanmıştır). dolayısıyla, davadışı/... Bankası A.Ş'ni takibe konu etmiş olduğu alacaklarını davalı/... A.Ş'ye temlik etmesinin uygun ve geçerli olduğu kanaatine varıldığını, Zamanaşımı iddiası bakımından ise ... 14. İcra Müdürlüğünün ...(yeni ...) E. sayılı dosyası tevdi edilmediği için bir beyanda bulunulamadığını, tarafların dilekçelerindeki açıklamalar da bu konuda gayet genel nitelikte olduğunu, konu hakkındaki iddia ve savunmanın özellikle tarihler bazında ortaya konulup taraflarca etraflı şekilde tartışılması gerekmekte olduğunu, sonuç itibariyle; yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacının huzurdaki davayı açmasına ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.12.2007 Tarih ve ... E., ...K. Sayılı Kararının kesin hüküm etkisinin engel olduğunu ve ayrıca huzurdaki davayı açmakta Hukuki Yararının da bulunmadığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ... ve ...'in Mahkememize sundukları 17/09/2024 tarihli ek raporlarında; ... 4. ATM'nin 18/12/2007 tarih ve ... Esas , ... karar sayılı kararının huzurdaki davanın görülmesine engel teşkil etmeyeceği hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, davacıların icra takip dosyasına konu teşkil eden banka alacağının bu alacaklara vaki itirazda borçlular tarafından kısım kısım vazgeçildiğinden zaman aşımına uğradığının ileri sürülemeyeceğini belirtmişlerdir.
Bilirkişiler..., ... ve...'in Mahkememize sundukları 17/01/2025 tarihli rapor ve 21/04/2025 tarihli ek raporlarında; alacaklı ...Bankası A.Ş.'nin ... 14. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyasında; davacıların davalı bankaya 30.03.2001 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 450.393.86 TL(Yeni)TL asıl alacak 307.121.66 TL (Yeni) TL işlemiş faiz, 15.356.06 TL (Yeni) BSMV olmak üzere toplam 772.871.58 TL (Yeni) borçlu olduğunun tespit edildiğini, 450.393.86 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %130 oranında temerrüt faizi ve BSMV davalılardan istenebileceğini, ... yönünden; davacıların davalı bankaya 30.03.2001 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 525.393.86 TL(Yeni)TL asıl alacak 338.378.64 TL(Yeni) TL işlemiş faiz, 16.918.93 TL (Yeni) BSMV olmak üzere toplam 880.691.43TL (Yeni) borçlu olduğunun tespit edildiğini, 525.393.86 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %130 oranında temerrüt faizi ve BSMV davalılardan istenebileceğini belirtmişlerdir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı ...A.Ş. ile dava dışı ...A.Ş arasında, 1996 ile 1998 yılları arasındaki dönemde Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, bu sözleşmelerin davacılar ... ve ... ve dava dışı diğer kefiller tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığı, bu sözleşmelere istinaden dava dışı ... Tic. A.Ş'ye krediler kullandırıldığı, dava dışı ... Tic. A.Ş tarafından kredi borçlarının ödenmemesi üzerine, asıl borçlu ve kefillere ihtarname keşide edildiği, ihtarnameye rağmen borçların ödenmemesi üzerine, dava dışı ...Tic. A.Ş, davacı ..., davacı ... ve dava dışı kişiler aleyhine, ... 14. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası (yeni... E. sayılı dosyası) ile icra takibi başlatıldığı, asıl borçlu şirketin ve kefillerin takibe konu borcun bir kısmını kabul ettikleri, bir kısmına ise itiraz ettikleri, bunun üzerine dava dışı ... A.Ş. tarafından itirazın iptali davası açıldığı, itirazın iptali davasının, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasında görüldüğü, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının davalılardan 899.310,08 TL alacaklı olduğunun tespitine bu miktar yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği ve bu kararının kesinleşmiş olduğu, dava dışı ...A.Ş.nin alacağı davacı ... A.Ş.ye temlik ettiği anlaşılmıştır.
Davacılar kredi sözleşmelerinin yalnızca 24.06.1998 tarihli 206.000 TL'lik, 11.05.1998 tarihli 81.500 TL'lik ve 28.05.1996 tarihli, 31.000 TL'lik genel kredi sözleşmelerinde geçerli müteselsil kefaletinin mevcut olduğunu, diğer sözleşmelerde imzası olmakla birlikte, kefil olduğu miktar belirtilmediğinden ya da imzasının yanında müteselsil kefil anlamında bir ifade bulunmadığından, hukuken geçerli bir kefaletten söz etmenin mümkün olmadığını, takibe itirazdan vazgeçilmesi üzerine davanın görüldüğü ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, davalı taraf itirazını geri aldığından bu bölüme ilişkin davanın konusu kalmadığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine mahal olmadığına hükmedildiğini ve aynı ilamda icra inkar tazminatına, vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedildiğini, ancak mahkeme kararının infaz edilecek bu kısmını süresinde icraya konularak icra emri gönderilmediğinden zamanaşımına uğradığını, 6098 sayılı TBK ve 6101 sayılı TBK'nın yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında kanun uyarınca genel kredi sözleşmelerindeki temerrüt faizi ve kefalet ile ilgili bölümlerin hükümsüz hale geldiğini, genel kredi sözleşmesindeki hükümlerin genel işlem koşulları mahiyetinde olduğunu, TBK 20/4 maddesine göre geçerli olmadığını ve bunların yazılmamış sayılması gerektiğini, genel işlem koşullarının kamu düzeniyle ilgili olup geçmişe de etkili olması gerektiğini, icra takibi ve takip konusu borç zamanaşımına uğradığını, dosya borcunun yanlış hesaplandığını, ayrıca alacaklı tasfiye halindeki Emlak Bankasının dosya haricinde yaptığı tahsilatlar olduğunu ve bunlar banka kayıtları üzerinden bilirkişi marifetiyle saptanarak dosya borcuna mahsup edilmesi gerektiğini belirterek öncelikle takibin zamanaşımına uğraması ve kefalet sözleşmelerinin geçersizliği nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, aksi kanaatte ise borçlu olunan miktarın tespiti ile bu yönde hüküm kurulmasını, alacaklının haksız takip miktarının %20'si oranında tazminatına mahkum edilmesini talep etmişlerdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava konusu banka kredi sözleşmeleri ise 818 sayılı eski Türk Borçlar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde akdedilmiştir.
6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1. maddesinde; " Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir." hüküm göz önüne alındığında kredi sözleşmelerinin ekinde yer alan Kefalet Sözleşmelerinin “geçerlilik şartlarının” eski Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğu, Eski BK'nın yürürlükte olduğu dönemde ve eski BK'da düzenlenmiş olan “geçerlilik şartlarına” uygun şekilde akdedilmiş olan Kefalet Sözleşmelerinin, Kefalet Sözleşmelerinin geçerlilik şartlarını düzenleyen Yeni TBK hükümlerine göre yapılmadıkları gerekçesiyle sonradan geçersiz hale gelmelerinin hukuken mümkün olmadığından, yeni TBK'da sözleşmelerde yer verilecek olan “Genel İşlem Koşullarını” tanımlayan TBK.nın 20. ve devamı madde hükümlerinin eski BK.nın yürürlükte olduğu dönemde yapılan sözleşmelere uygulanmasının mümkün olmadığından (Yargıtay 19. HD.nin 10.06.2013 tarih ve ...E., ...K. sayılı kararı) davacıların buna yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir. ... 11.İcra Hukuk Mahkemesinin ... E., ...K. sayılı kararında da kefaletin geçersizliğine ilişkin şikayetin reddine karar verilmiştir.
Davacılar ayrıca icra takibi ve takip konusu borcun zamanaşımına uğradığını belirtmiştir. Takibin dayanağının kredi sözleşmelerinin olduğu, buna göre borcun muaccel olduğu tarih itibariyle uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanununun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımının söz konusu olduğu, BK'nın 136/2.(TBK m,157/2) maddesine göre zamanaşımı icra takibi ile kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlayacağı, davalı alacaklı tarafından icra takibinin devamını sağlamaya yönelik olarak yapılan icra takip işlemlerinin de zamanaşımını kestiği, davaya konu icra dosyasında haciz, satış işlemleri yapıldığı ve itirazın iptali davasının açıldığı, bu şekilde davalı tarafından 10 yılı aşar şekilde dosyanın takipsiz bırakılmadığı anlaşıldığından davacının bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir. ... 11.İcra Hukuk Mahkemesinin ... E., ... K. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda zamanaşımı süresinin geçmediği belirtilmiş ve Mahkeme kararında davacıların zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Davacılar ayrıca ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile verilen kararın zamanaşımına uğradığını iddia etse de davalı tarafından ilama dayalı bir icra takibine girişilmediği ve bu mahkeme kararında yer alan icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davaya konu ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile talep edilmediği anlaşıldığından davacıların bu itirazı da yerinde bulunmamıştır.
Davacılar tarafından yargılama sırasında GKS'lerdeki imzaya itiraz edilmişse de, davacıların davaya konu icra dosyasındaki itirazlarından vazgeçmeleri nedeniyle ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında görülen itirazın iptali davasının konusuz kaldığı ve icra takibinin kesinleştiği, ayrıca dava dilekçesinde imzaya itirazda bulunulmayıp daha sonraki aşamalarda davacıların imzaya itiraz etmesinin TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğu şeklinde tanımlanan çelişkili davranma yasağına aykırı olduğu gözetilerek davacıların imza inkarı ile ilgili inceleme talepleri yerinde görülmemiştir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları, ... 11.İcra Hukuk Mahkemesinin ... E.,... K. sayılı kararı, yasal mevzuat ve üstte belirtilen gerekçelerle davacıların iddialarında haklı olmadığı ve davalıya borçlu olduklarının anlaşıldığı gözetilerek davacıların davasının reddine karar verilmiş, davalının kötü niyet tazminatı talebi, verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı olmadığından reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 21.206,45 TL harçtan mahsubu ile geriye kalan 20.591,05 TL.nin karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 185.848,78 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Kendisi için asaleten davacı ve davacı müteveffa mirasçıları vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.