mahkeme 2022/201 E. 2024/350 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/201

Karar No

2024/350

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/201 Esas
KARAR NO :2024/350

DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/03/2022
KARAR TARİHİ:21/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 17/11/2020 tarihinde meydana gelen su basması sonucunda davalı sigorta şirketi nezdinde "Ticari Risk Poliçesi" kapsamında sigortalı bulunan müvekkilinin, ".... Mahallesi ... Sk. No:11/a ve b" adresindeki iş yerinde bulunan ticari emtia ve demirbaşlar hasar aldığını, taraflar arasında ilk Ticari Risk Sözleşmesi'nin 13/05/2015 tarihinde imzalanmış olup, bu tarihten itibaren her dönem sonunda kendiliğinden yenilenmek üzere devam etmiş olduğunu, devam eden poliçelerin davalı kurum tarafından müvekkiline sadece mail olarak iletilmiş, poliçedeki değişikliklerle ilgili olarak müvekkilinin ayrıca ve yazılı olarak bilgilendirilmemiş olduğunu, bu kapsamda ilk yenilenen 2016 dönemi poliçesinde ve ikinci yenilenen 2017 dönemi poliçesinde palet şartı yer almamasına rağmen, 2018'de yenilenen poliçede ilk kez palet şartı getirildiği ve bu konu ile ilgili müvekkili şirkete herhangi bir açıklama ve izahatta bulunulmadığını, bu izah yapılmış olsa idi müvekkili şirketin iş yerindeki emtiayı poliçeye uygun hale getirmek maksadıyla palet üzerine yerleştireceğini ve işbu hukuka aykırılık meydana gelmeyeceğini, müvekkili şirket yetkilisinin bizzat su baskını tarihinde geçerli olan Ticari Risk Poliçesi kapsamında müvekkilinin, davalı kuruma 23/11/2020 tarihli dilekçesi ile başvuru yapılmış ve olay tarihindeki bedeli ile yaklaşık 100.000-TL tutarındaki emtianın bedelinin dahili su teminatı kapsamında ödenmesini talep etmiş, ancak davalı taraf verdiği cevapta poliçe kapsamında emtiaların 12 cm palet üzerine durması gerektiğini, olay yeri fotoğraflarından emtiaların 12 cm palet üzerinde durmadığı gerekçesi ile müvekkilinin başvurusunun reddedildiğini, yine davalı tarafından tanzim edilen eksper raporuna göre suyun 10 cm olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin iş yerinde bulunan ticari emtia ve demirbaşlara ilişkin zararının olay tarihini kapsayan ticari risk poliçesi kapsamında davalıdan tazmini gerektiğini, 2018 döneminde yenilenen poliçe ile ilk kez ticari emtianın 12 cm palet üzerinde durması gerektiği şartı getirilmiş olup, bu konuda müvekkiline ayrıca bilgilendirme yapılmamış olmasının sigortacının sorumluluğunu doğurmakta olduğunu, bu nedenle davalı şirketin müvekkilinin iş yerinde meydana gelen emtia zararından sorumlu olduğunu, bunun üzerine taraflarınca Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabulucu yolu ile arabulucu görüşmelerine başlanmış ve yapılan görüşmelerde de taleplerinin kabul görmemiş ve görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu, bu nedenle yenilenen poliçelerde, dahili su/ seylap rizikosu ile ilgili kısıtlayıcı hükmün müvekkiline hiçbir bilgi verilmeden ve aydınlatma yapılmadan tek taraflı bir şekilde konulmuş olması ve müvekkili şirkete daha önceden aynı poliçenin yenilendiğinin bildirilmesi ve taahhüt etmesi nedeniyle zararın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmayan müvekkilinin zararının tahsili için taraflarınca Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde ... sayılı başvuru yapıldığını ancak başvuru konusu ticari risk poliçesinde ... ... Bankası A.Ş. ... Şubesi Dain-i Mürtehin sıfatına sahip olup, 15 günlük kesin süre içerisinde işbu başvuruya muvafakat edildiği veya borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir belge dosyaya ibraz edilmediğinden dolayı, K-2021/... sayılı karar ile başvurularının usulden reddedildiğini, her ne kadar rehin konusu borç kapanmış olsa da ... Bankası A.Ş.'nin konu ile ilgili taraflarına yazı vermediğinden yargılama aşamasında müzekkere ile borcun devam edip etmediğinin sorulmasını talep etme zorunluluklarının doğduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalarının kabulü ile 6100 Sayılı HMK m. 107 kapsamında tahkikat sonucunda müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere, 1-TL maddi tazminatın (seylap/ dahili su teminatı kapsamında) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar olmadığını, müvekkili şirkete emtia bedeline yönelik herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, davacının tüm talepleri yönünden zamanaşımı itirazları bulunduğunu ayrıca dava konusu talepler hakkında müvekkili şirkete herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, bu nedenle iddia edilen hasar sebebi ile müvekkili şirkete karşı süresinde bir başvuru yapılmadığından müvekkili şirkete karşı usulen herhangi bir talepte bulunulmasının da mümkün olmadığını, talep edilen emtia bedelinin teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının taleplerini olayla ilgisi bulunmayan asılsız iddialara dayandırmakta olduğunu, mevcut hasar ile zararlandırıcı olay arasında illiyet bağının kurulup kurulmadığının belirsiz olduğunu, davacının iddialarını somutlaştırmamış olduğunu, kabulü anlamına gelmemekle birlikte davanın açılmasına neden olmayan müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, avans faizi talebi, faiz başlangıç tarihinin taraflarınca kabul edilemeyeceğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığından davanın reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise dava konusu hasar bedelinin belirlenebilir mahiyette olması nedeniyle eksik harcın tamamlattırılmasını, davanın poliçe kapsamı dışında olması, süresi içerisinde hasarı müvekkili sigorta şirketine bildirmemesi nedeniyle esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Sigorta poliçeleri,hasar dosyası, fotoğraflar, ekspertiz raporu,faturalar, Sigorta Tahkim Komisyon kararı, ticari defter ve belgeler ve dayanılan diğer tüm deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu, rapor alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.
Dava, sigortalı işyerinde, su baskını nedeni ile oluşan zararın, Ticari Risk Sigorta Poliçesi kapsamında, davalı sigorta şirketinden tazmini talebine ilişkindir.
Sigorta poliçesi incelendiğinde, dava dışı ... Bankası A.Ş./... Şubesi’nin rehin alacaklısı olarak bulunduğu anlaşılmakla, yazılan müzekkereye, ... Bankası Genel Müdürlüğü tarafından, dosyaya muvafakatlerinin bulunduğunun bildirildiği, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı arasında Ticari Risk Sigorta Poliçesi düzenlendiği hususu ihtilafsız olup, uyuşmazlığın, davalıya sigortalı olan işyerinde, su baskını nedeniyle, zarara uğrayan dava konusu emtianın, sigorta poliçesi kapsamında kalıp kalmadığı, davalı sigorta şirketinin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, davalının sorumluluğu, tazminat tutarının davalıdan talep edilip edilemeyeceği ve miktarı noktasında toplandığı, iş bu hususların tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişiye tespit ettirilmesi gerekmektedir.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler Mali Müşavir ..., İnşaat Mühendisi ..., Sigorta Uzmanı ... tarafından hazırlanan 25/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...
1.Davacı tarafın dava konusu döneme ait noter onaylı defterlerin yasal sürede tasdik ettirildiği,
2.Davacının ticari defter ve kayıtlarında ve envanterinde telef olan emtiaların kayıtlı olduğu,
3.Teknik açıdan Sigortalının klozet yenileme talebi bulunduğu, kapama için klozetin zemine sabitlenmiş vidaları sökülmeden yeri değiştirildiğinden klozette hasar meydana geldiği, poliçede ilgili teminat bulunmadığı, sigortalının İSKİ’den aldığı bilgiye göre hasarın apartmandan rögara giden kanalda tıkanma sonucu meydana geldiği belirtilmiş olmakla; Tıkanmanın klozetin zemine sabitlenmiş vidaların sökülmesi sebepli olup olmadığı tespit edilememiştir. Ancak; Çek valf sistemi olsaydı ya da varsa bile görevini yerine getirecek şekilde çalışsaydı taşınmaza suyun girmeyeceği, dosyasında mevcut belgelerde ve yerinde verilen beyanlar da da olay günü sokakta başkaca taşınmazlarda taşkın yaşanmadığının tespit edildiği, bu bağlamda ana taşınmazdan sokağa bağlanan borunun varsa bile çek valf sisteminin çalışmaması sebebi ile su baskını olduğu, bu sebeple de olayın meydana gelmesinde yapı ya da yapı sahibinin sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
4.Raporda mevcut duvar boya uygulamaları, alçı sıva işleri temizlik, kapı bedeli gibi detaylar metraj, metretül ve birim alan gibi hususlar ve birim bedel ile kıyaslandığında bedelin makul ve uygun olduğu, zarar gören emtilar elektronik eşyalar olup bu konunun değerlendirilmesi lüzumu halinde elektronik / elektrik mühendisinin uzmanlık alanına girmektedir.
5.Dosya’da Bilgilendirme Yükümlülüğü’nün yerine getirildiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 21/02/2024 tarihli Bilirkişi ek raporunda;
" ...Sigorta yönünden yukarıda açıklanan sebeple kök raporda bildirdiğimiz görüşümüzü tekrar ettiğimizi, davalı vekilinin bu konudaki yazışmaları dosyaya sunması halinde Bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiği kabul edilebileceği, ancak dosyada belgelerin sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Faturaların düzenlenmiş olduğu tarih aralığında ortalama Euro kuru 5,3822 olarak alındığında emtiaların alış değeri 13.955,78 Euro’dur. 17.11.2020 tarihinde Euro=9,2002 olarak alındığında emtianın olay tarihi itibariyle değeri 128.395,99 TL olarak hesaplandığı..." sonuç ve mütalaa ettiği görüldü.
6102 Sayılı TTK'nin aydınlatma yükümlülüğü başlıklı 1423. maddesinde; "(1) Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar. (2) Aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. (3)Hazine Müsteşarlığı, çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemesini dikkate alarak, tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler." hükümleri yer almaktadır. Yasal düzenleme ile poliçenin sigortalıya tesliminden sonra sigortalı tarafından 14 gün içinde itiraz edilmemesi halinde poliçenin geçerli hale geleceği düzenlenmiştir. (Yargıtay 17. HD.,19/02/2020 T.,2018/1213 E.-2020/1723 K.,Yargıtay 17. HD.,15/10/2020 T., 2020/741 E.-2020/5696 K.)
“"03.04.2018 tarihli, 2018/İHK -2548 sayılı kararla, 6102 sayılı TTK ‘nun 1423. maddesinde sigortacının aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde sigorta ettirene, sigorta sözleşmesi yapılmasından itibaren 14 gün içinde itiraz edebileceğinin öngörüldüğü, itiraz edilmemişse sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla yapılmış olacağı, Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin 7. maddesinde sigortacının aydınlatma yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği takdirde uygulanacak yaptırım konusunda TTK ‘dan farklı bir durum öngörüldüğü, her iki yasal düzenleme göz önüne alındığında, normlar hiyerarşısında kanunlar daha üstün olduğundan TTK 1423. maddenin uygulama alanı bulacağı, Yargıtay tarafından, TTK’nun yürürlüğe girmesinden sonra bu yönde kararlar verildiği, TTK ‘da yer alan hükmün uygulanması gerektiği, sigorta sözleşmesinin 14 gün içinde itiraz edilmemesi halinde poliçede yer alan şartların geçerli olacağı, poliçede ki şartlar uyarınca uyuşmazlığa konu olan güvenlik önlemlerinin alınmamasının gerçekleşen rizikonun sigorta teminatının dışında kalması sonucunu doğuracağı, itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir."….
Taraflar arasında düzenlenen poliçede, hırsızlık sigortası genel şartlarının ve hangi hükümlerin uygulanacağı ve ayrıca yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, hırsızlık klozu ve hırsızlık güvenlik notunun hangi hususları kapsadığı açıkça belirtilmiş ve başvuran tarafından TTK 1423. maddesi kapsamında, sigorta sözleşmesinin yapılmasına ondört gün içinde itiraz edilmediğinden ve meydana gelen hırsızlık rizikosunun sigorta teminatı kapsamında kabulü mümkün olmadığından, itiraz hakem heyetinin red kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak, başvuran davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine ...” (İstanbul BAM 17. HD., 04/04/2019 T., 2018/1805 E.-2019/640 K. sayılı kararı)
Davacının, 02/04/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, 1.000-TL. olan dava değerini, 128.394,99-TL. olarak artırdığı, tamamlama harcını yatırdığı, dilekçenin davalıya tebliğ edildiği görüldü.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hukuki değerlendirme mahkememize ait olduğundan değerlendirmeye alınmamış olup, taraflar arasında, 07/12/2019-2020 tarihli, ... nolu İş Ticari Risk Sigorta Poliçesi aktedildiği, sigortaya konu işyerinde, 17/11/2020 tarihinde meydana gelen su baskını nedeniyle, davacının işyerinde oluşan zararın davalıdan talep edildiği, davalının, teminata konu emtiaların, poliçe özel şartında yer alan, minimum 12 cm. yüksekliğindeki palet raflar ya da benzeri nitelikte yükseklik üzerinde bulundurulması kaydının yerine getirilmediği, bu nedenle, davaya konu hasarın teminat haricinde kalması nedeniyle ödemede bulunmaması nedeniyle açılan davada, davacı yanca, poliçenin mail olarak iletildiği ancak davalı yanca, bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediği iddia edilmiş ise de, davacıya, poliçenin mail yolu ile teslim edildiği, TTK'nun 1423/2 maddesi uyarınca bilgilendirme açıklamasının yapılmaması halinde, sigortalının 14 gün içinde itiraz etmesi gerektiği, sigortalı yanca anılan sürede itiraz edilmemesi halinde poliçenin, yazılı şartlarda geçerli olacağının benimsendiği, buna göre, davacının mail yolu ile gönderilen poliçe şartlarından haberdar olduğu, on dört günlük süre içinde itiraz etmediği takdirde artık davacı sigortalının bilgilendirme yükümlülüğüne aykırılık iddiasına dayanamayacağı, (İzmir BAM 20.HD., 25/03/2021 T., 2020/222 E.-2021/252 K.) davacı tarafından sözleşmenin yapılmasına, poliçe tanziminden sonraki on dört gün içerisinde itiraz edildiğine dair dosya içerisine herhangi bir belge ve bilgi ibraz edilmediği dikkate alındığında, sigorta sözleşmesinin poliçede yazılı şartlar dahilinde yapılmış olduğu, hasarın teminat kapsamı dışında kaldığı, davalının sorumluluğu bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL. harç+ 4.287,89-TL. tamamlama harcının toplamı olan 4.368,59-TL.'ndan mahsubu ile fazla alınan 3.940,99-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim