Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/443
2026/51
30 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/443
KARAR NO : 2026/51
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 26/06/2025
KARAR TARİHİ : 30/01/2026
DAVA VE İSTEM :
Davacının davalı bankadan ticari taksitli kredi ve kredi kartı kullandığını, davacının borcunun bir kısmını ödemiş olup, kalan borcunu ödeyemediğinden davalı banka tarafından ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldğını, takip tarihi itibari ile davacının 106.533,68 TL borçlu bulunduğunu, davacının yine kullanmış olduğu ticari kredi de temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış olduğundan kredi ödeme planında akdi faizin % 50 fazlası baz alınarak temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, davalının değişen oranlarda faiz istemesi gerekirken sabit faiz talep ettiğini, davacının yapılan takipte muacceliyet ihtarnamesinin usulüne uygun yapılmadığı ve tebliğ edilmediğini belirterek, açıklanan nedenlerle; konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına ilişkin dava tarihi itibari ile asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 250,00 TL borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Usul yönünden yetki itirazında bulunulduğu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı bankanın yerleşim yeri Ümraniye olduğundan, davanın açılması gereken mahkemenin yer bakımından ... Adliyesi Ticaret Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin olarak da; huzurdaki davanın ... Banka Alacakları İcra Md. ... esas sayılı dosyasına konu takipte faiz açısından menfi tespit talebine havi olduğunu, yargılamanın sadece anılı icra dosyası ile sınırlı olarak yürütüleceği izahtan vareste olduğunu, davalı banka tarafından yasal mevzuat hükümlerine uygun bir biçimde işlem yapıldığından, davacının davası yapılacak inceleme neticesinde haksız çıkacağını, taraflar arasında akdedilen sözleşme ticari nitelikte olduğunu, ilgili sözleşmenin muteber hükümleri gereği, davacının müvekkil bankanın ticari defter ve kayıtlarını kesin delil olarak kabul ettiğini, bunun inceleme neticesinde ortaya çıkacağını belirterek; davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, akdedilen sözleşme, ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya sureti, arabuluculuk tutanaığı, adres araştırma formu ve tüm dosya kapsamı...
BÜTÜN DOSYA KAPSAMI BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE:
Dava; Taraflar arasında akdedilen ticari taksitli kredi ve kredi kartından dolayı ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacının dava dilekçesi ile, hakkında yapılan icra takibinde davalının asıl alacak ve faizler bakımından fazla talepte bulunduğu, bu kapsamda icra takibinde belirtilen miktar bakımından borcunun bulunmadığı ve borçlu olmadığı miktarın Mahkemece belirlenmesini talep ettiği,
Davalının ise cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu anlaşılmakla;
Mahkemece öncelikle ilk itiraz mahiyetinde bulunan yetki itirazı bakımından inceleme yapması gerekmektedir.
6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklinde kabul edilmiştir.
Aynı Yasa'nın sözleşmeden doğan davalarda yetki başlıklı 10. Maddesinde "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." şeklinde kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Yine aynı Yasa'nın yetki sözleşmesi başlıklı 17. Maddesinde " Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklinde kabul edildiği görülmektedir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu’ nun 89. maddesinde borcun ifa edileceği yer düzenlenmiştir. Buna göre; "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir.
Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir."
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde, Davacının ikametgah adresinin ...olduğu, davalı bankanın yerleşim yeri adresinin ... olduğu, taraflar arasında akdedilen yetki sözleşmesinde uyuşmazlık halinde ... Mahkemelerinin yetkili Mahkeme olarak belirlendiği, davacının arabuluculuk başvurusunu ... Arabuluculuk Bürosu'nda yaptığı ve dava konusu para borcunda alacaklı olan davalının yerleşim yeri adresinin ... olduğu anlaşılmakla, davalı tarafından süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunduğu ve itirazında haklı olduğu anlaşılarak davalı tarafın bu itirazının kabulü ile Mahkememizin davaya bakmakta yetkili Mahkeme olmadığından Mahkememizin yetkisizliğine ve dosyanın talep halinde yetkili Mahkemeye gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/1-ç maddesi ile hüküm altına alınan dava şartının yokluğu nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
Yetkisizlik kararı kesinleştikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasası'nın 20/1. Maddesinde belirtilen iki (2) haftalık süre içinde, taraflardan birinin talebi halinde, dava dosyasının davayı bakmaya yetkili ... NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
Gönderme kararının verilmesi halinde yargılama gideri, harç, vekalet ücretleri, gider avansı vb. hususların 6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi gereğince Yetkili Mahkemece değerlendirilmesine,
Yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren, iki (2) haftalık süre içinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın ele alınarak, 6100 sayılı HMK'nın 20/1. Maddesi uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine,
Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti, gider avansı vb. hususların 6100 sayılı HMK'nın 331/2 ve 331/3. maddeleri gereğince Mahkememizce hüküm altına alınmasına,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30.01.2026
KATİP
e-imzalıdır
HAKİM
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.