mahkeme 2025/416 E. 2025/421 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/416

Karar No

2025/421

Karar Tarihi

24 Haziran 2025

T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/416
KARAR NO : 2025/421

DAVA : Adi Ortaklığın Tespit Ve Tasfiyesi
DAVA TARİHİ : 18/06/2025
KARAR TARİHİ : 24/06/2025

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Adi Ortaklığın Tespit Ve Tasfiyesi davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalılar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, Dava konusu ortaklığa ilişkin malvarlığının korunması amacıyla, ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmekte olduğunu, davalılar, davanın açıldığı bu süreçte ortaklık malvarlığını oluşturan taşınmazlar ve nakdi varlıklar üzerinde tasarrufta bulunarak davacının hakkını elde etmesini zorlaştırabilir ya da imkânsız hale getirebileceğini, davacı ...ile davalılar ..., ... ve ... A.Ş. arasında 28/07/2020 – 28/07/2021 tarihleri arasında adi bir ortaklık ilişkisi bulunduğunun ve tarafların bu ortaklığa %50 - %50 oranında katılım sağladıklarının tespitine, sona eren ortaklığın tasfiyesine karar verilerek, ortaklık kapsamında edinilen tüm malvarlığının (taşınmazlar, nakdi varlıklar, stoklar vs.) tespit edilmesine ve ortaklık hesabının görülmesine, bu amaçla gerekli hallerde mahkemece bir bilirkişi veya tasfiye memuru görevlendirilerek ortaklığın aktif ve pasifinin belirlenmesine, ortaklığa dair borç ve alacakların hesaplanmasına, yapılacak tasfiye işlemleri neticesinde ortaya çıkacak net malvarlığının %50’sinin davacıya ait olduğunun tespiti ile; davacı adına düşen bu alacak tutarının belirlenmesine, ortaklığın tasfiyesi sonucunda belirlenecek davacıya ait %50 pay karşılığı alacağın, aynen veya nakden davalılardan tahsiline (Ortaklık malvarlığında yer alan gayrimenkullerin satışı halinde elde edilecek gelirin yarısının davacıya ödenmesine; ortaklık bünyesinde mevcut nakit/paranın yarısının davacıya verilmesine; ortaklık malvarlığındaki sair ekonomik değerlerin yarısının davacıya özgülenmesine), davalıların bu ödemeden sorumlu tutulmalarına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava, adi ortaklığın tespiti, fesih ve tasfiyesi taleplerine ilişkindir.
Bilindiği üzere, adi ortaklık; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzel kişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını veya emeklerini) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur.
Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 18.06.2025 tarihinde açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce resen dikkate alınması gerekmektedir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Uyuşmazlığın, taraflar arasındaki adi ortaklığın tespiti, fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olduğu, davacı ile davalı gerçek kişilerin "tacir" sıfatını taşımadığı, ayrıca, bu tarafların tacir olduğuna dair dosya içerisinde bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, hal böyle olunca, taraflardan her ikisinin birden TTK 5.maddesi uyarınca ticari dava için, tacir olması koşulunun oluşmadığı, davanın TTK 4.maddesinde sayılan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davanın ticari dava niteliğinde bulunmadığı, davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla; Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK’nın 331 md.'si uyarınca, harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-Davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar OLUŞTURULMASINA,
5-HMK 20. maddesi gereğince; karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
Dair; tarafların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/06/2025

Katip
 e-imzalıdır

Hakim
 e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim