mahkeme 2024/432 E. 2025/616 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/432

Karar No

2025/616

Karar Tarihi

7 Ekim 2025

T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/432
KARAR NO : 2025/616

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/01/2018
KARAR TARİHİ : 07/10/2025

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Şirketi yetkisine haiz olarak davalı şirket ile 27.06.2016 tarihli Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Hizmet Sözleşmesini imzaladığını, davacı şirketin, davalı şirket ile akdedilen sözleşme uyarınca davalı şirkete sözleşmenin “işin kapsamı" başlıklı 2. Maddesi çerçevesinde ön muhasebe hizmetleri, muhasebe hizmetleri, ücret bordrosu düzenleme hizmetleri ve raporlama destek hizmetlerinden oluşan hizmet alanlarında gerekli hizmeti vermeye başladığını ve 1 yıla yakın süre boyunca da hizmet verdiğini, sorunsuz bir şekilde hizmet verirken davalı şirketin işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak hiçbir gerekçe de göstermeden feshettiğini, yapılan bu feshin haksız fesih olduğunu, yapılan bu fesih bildiriminin sözleşmenin 6.1, maddesi gereğince geçersiz olduğunu, aynı madde gereği sözleşmenin kendiliğinden 1 yıl uzamış olduğundan 01.07.2017-30.06.2018 tarihleri arasındaki sözleşmenin 4.1. maddesinde yazılı olan ön Muhasebe Hizmet Bedeli 39.000 USD (12 x 3.250 USD), Muhasebe Hizmet Bedeli 12.000 USD (12 x 1.000 USD), Ücret Bordrosu Düzenleme Hizmeti 1.200 USD (12 x 100 USD) ve Raporlama Destek Hizmeti 9.000 USD (12 x 750 USD) olmak üzere toplam 61.200 USD 12 aylık Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik hizmet ücretlerinin dava tarihinden itibaren işleyecek Kamu Bankalarınca uygulanacağı bildirilen Merkez Bankası azami mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili firma personelinin yapmış olduğu fazla mesai ücretlerine karşılık 39.615,60 TL'nin fatura tarihinden itibaren, ticari avans faizinden düşük olmamak üzere işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline, hizmetlerin karşılığı faturalar kesilirken 26.11.2016 tarihinden sonraki faturalarda fatura programında yer alan döviz kurundaki hata nedeniyle olması gerekenin altında miktarda faturalar kesildiğinden "kur farkından kaynaklı eksik ödenen hizmet bedeli" olan 10.829,14 TL'nin fatura tarihinden itibaren, ticari avans faizinden düşük olmamak üzere işleyecek en yüksek bankla mevduat faizi iie birlikte davalı yandan tahsiline, vergi incelemesi için verilen vergi incelemesi destek hizmeti ücreti olan 16.426,76 TL'nin fatura tarihinden itibaren, ticarî avans faizinden düşük olmamak üzere işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline, hizmetlerin davalı firmanın yerrnde görülmesi için gereken harcamalardan haziran ayına ait olan 198,00 TL'nin fatura tarihinden itibaren, ticari avans faizinden düşük almamak üzere işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkili şirket arasındaki Mali Müşavirlik Hizmet sözleşmesinin 27.06.2016- 30.06.2017 tarihleri arasında olacak şekilde süresi belirli bir şekilde 12 aylık süre ile geçerli kılındığını, belirtilen sözleşmenin 6.1. maddesinin devamında İse her ne kadar "sona tarihinden itibaren 30 gün önce taraflardan biri akdin feshini ihbar etmediği takdirde, kendiliğinden birer süreler ile uzayacaktır" şeklinde bir ifadenin bulunsa da, bu ifadenin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın yaptığı iş ile verdiği hizmetin değerlendirildiği takdirde bu maddenin geçersiz olması gerek SMMM ve YMM Ücretlerinin Esasları Hakkındaki Yönetmelimin 13, Maddesi uyarınca "Ücret sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve belli bir meblağı kapsaması" sözleşmenin şartlarından birisi olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın iddiası doğrultusunda bu süreye uyulmadan feshin yapılmış olduğu varsayımın da dahi davacı tarafın tüzel kişiliğinden sebeple sözleşmenin belli bir meblağı kapsaması şartı bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede, sözleşmenin uzaması halinde yeni hizmet yılında ödenmesi gereken tutarın belirsiz olması, belirlenecek tutarın her iki tarafça kabul edilmesinin yalnızcp bir olasılık dahilinde olacak olmasının belirtilen maddeyi geçersiz kıldığını, taraflar arasında imza edilen sözleşmenin 6. Maddesi altında yer alan "Sözleşmenin Feshi" maddesinde, taraflardan biri tarafından yapılacak olan sözleşmenin feshi ihbarının yazılı olmasının bir geçerlilik şartı olarak sunulmadığını, müvekkili tarafından davacı tarafa belirtilen sözleşmenin yenilenmeyeceğinin haricen daha önce belirtildi TBK'nın ve ilgili diğer mevzuatlar uyarınca da taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshinin yazılı olarak yapılmasını gerektirir bir hüküm bulunmamakla birlikte, bir geçerlilik şartı olarak da ayrıca sayılmadığını, davacı tarafa yazılı olarak da ... 38. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı fesih bildirim ihtarnamesinin gönderildiğini, ayrıca belirtilen ihtarnamenin bilahare e-mail aracılığıyla da gönderildiğini, müvekkili şirketin taraflar arasında sözleşmenin bitim tarihinden makul süre önce fesih bildirimini karşı tarafa gönderdiğini, davacı tarafa ödemesini gerektirir hiçbir borcunun bulunmadığını, müvekkili tarafından davacı tarafa tüm ücretlerin banka kanalı aracılığıyla yapılmış olduğunu, bu sırada hiçbir surette fazla mesai alacağının gündeme getirilmediğini, bankadan yatırılan paranın alınması sırasında hiçbir surette ihtirazı kayıt ileri sürülmediğini, davacı tarafça delil listesinde yer alan fazla mesai gösterir kayıt tablosunun taraflarına ibraz edilmediğini, müvekkili şirkete gönderilen 23.06.2017 tarihli 4 adet faturanın ... 38. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı İhtarnamesi ile davacı tarafa iade edildiğini, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında yapılan Mali Müşavirlik Hizmet Sözleşmesinin 4. Ve 5. maddesinde verilen hizmet çerçevesinde ödenecek ücretin sabit olarak belirtildiğini, aynı sözleşmeni numaralı maddesinde söz konusu hizmetler için de tespit edilen ücretin her ayın başında düzenlenecek faturalar ile talep edileceğinin hüküm altına alındığını, buna rağmen davacı tarafça ne zaman ve hangi koşullara ait olduğu bilinmeyen, kim tarafından bu hizmetin verildiğinin anlaşılması mümkün olmayan ve içerik bakımından da kabul edilmesinin müvekkili tarafından mümkün olmayan "Vergi İncelemesi Destek BedeliJ altında 16,426,76 TL, "Fiyat Farkı" adı altında 10.829,14 TL, "Ön Muhasebe Destek Elemanı Fazla Mesai Hizmet Bedeli” adı altında 39.615,60 TL ve "Masraf Yansıtma Bedeli" adı altında 198,00 TL tutarında faturalar kesildiğini, davacı tarafından talep edilen bu kalemlerin müvekkili şirketteki çalışmaları sırasında hiçbir surette dile getirilmediğini, davacı tarafça 26.11.2016 tarihinden sonraki faturalarda, fatura programında yer alan kurdaki hata nedeniyle olması gerekenin altında miktarda faturalar kesildiğinin beyan edildiğini, bu iddianı taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, zira taraflar arasında anlaşma uyarınca belirtilen faturaların aybaşında kesilmesi ve tebliğ edilmesinin gerektiğini, teamülün de bu şekilde ilerlediğini, müvekkili şirket nezdinde yapılan stok sayımında yüklü bir miktarda farkın bulunduğu ve bu farkın önemli ve büyük kısmının ise 2016 yılı sonunda da olduğu ve karar vericilerin uyarılmadığının fark edildiğini, 2016 yılına ilişkin stok sayımını 21.12.2016 tarihinde davacı tarafça ve personeli Sena Elmadağ tarafından yapılarak tutanak altı alındığınu, stok sayım sorumluluğunun ve çıkan fark bildiriminin davacı tarafın sorumluluğunda olması kendilerinin bu çerçevede hiçbir uyarıda bulunmayarak müvekkili şirketi bilgilendirmemiş oluşunun taraflar arasında güvene dayak bir ilişkinin sürdürülmeyecek oluşunun da göstergesi olduğunu, SMMM ve YM Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 26- maddesinde tarafların haklı nedenlerle sözleşmeyi her zaman feshedebileceklerinin yer aldığını, müvekkili şirketin devam eden bir sözleşmenin herhangi bir aşamasında bu sözleşmeyi feshetmediğini, makul süre vererek bu sözleşmenin bir sonraki sene için yenilenmeyeceğini davacı tarafa bildirdiğini, bu nedenlerle davacı şirketin tüm taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava, 27.06.2016 tarihli Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Hizmet Sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, fesih bildiriminin geçersiz olduğu, sözleşmenin bir yıl uzamış sayılacağı iddialarına istinaden sözleşmeden doğan alacak istemlerine ilişkindir.
Mahkememizce 2019/26 esas ve 2020/498 karar sayılı 29/09/2020 tarihli kararı ile, "Davacı taraf, 27.06.2016 tarihli Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Hizmet Sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, fesih bildiriminin geçersiz olduğu, sözleşmenin bir yıl uzamış sayılacağı iddialarına istinaden sözleşmeden doğan alacak istemlerine ilişkin talepte bulunmuştur.
Davalı yan, yetki ilk itirazında, zaman aşımı defiinde bulunmuş, davanın haksız olduğunu belirterek reddini talep etmiştir.
Öncelikle davalı yanın yetki ilk itirazı ve zaman aşımı itirazı hakkında ön inceleme duruşmasında değerlendirme yapılmıştır. Buna göre;
Davalı tarafın yetki ilk itirazının, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.2 maddesi uyarınca yetki şartı bulunduğundan ve mahkememizin yetkilendirildiği anlaşıldığından reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafın zaman aşımı defi' inin, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunması, TBK mad. 146-147 kapsamında sözleşme tarihi, dava tarihi itibarıyla yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin varlığı çekişmesizdir. Çekişme sözleşmenin feshedilip edilmediği, feshin geçerli olup olmadığı, sözleşmenin uzayıp uzamadığı, davacının sözleşme kapsamındaki alacak istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Davalı tarafından davacıya gönderilen ... 38. Noterliğinin... tarih, ...yevmiye nolu ihtarnamesi değerlendirildiğinde, bunun bir fesih beyanı değil, sözleşmenin uzamayacağına dair bir beyan olduğu, zira sözleşme sonu olan 30.06.2017 tarihinden itibaren davalının aralarındaki sözleşme ilişkisinin kalmamasını istediği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.1. Maddesinde "Sona erme tarihinden itibaren 30 (otuz) gün önce taraflardan biri akdin feshini ihbar etmediği takdirde, kendiliğinden birer yıllık süreler ile uzayacaktır." hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre, davalının sözleşme süresinin uzamaması yönündeki beyanının, sözleşmenin 6.1 maddesinde belirtilen süre zarfında yapılmadığı için hüküm ve sonuç doğurmayacağı, sözleşmenin 1 yıl daha uzamış sayılacağı kanaatine ulaşılmıştır.
Davalının dosya kapsamında sunduğu dilekçe ve beyanlara göre, davalının iradesinin sözleşmenin feshi şeklinde olduğunun değerlendirildiği durumda da yani ... 38. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesinin fesih ihtarnamesi olarak ele alınması halinde de, davalı tarafından feshin haklı olduğunun ispatlanması gerekecektir. Bu yönde değerlendirme yapıldığında, ... 38. Noterliğinin...tarih, ... yevmiye nolu ihtarnameye kadar davacının borca aykırı davrandığına yönelik davalı tarafından gönderilen herhangi bir ihtarnameye rastlanılmamıştır. ... 38. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi içeriğinde de davacının borca aykırı davrandığına yönelik bir iddia bulunmamaktadır. Dosya kapsamında bu yönde bir delil de bulunmamaktadır. Bu durumda feshin haklı olduğu hususu ispata muhtaçtır. Dolayısı ile feshin haksız olduğu kanaatine ulaşılacaktır.
Sözleşmenin bitiş tarihi olan 30.06.2017 tarihinden 30 gün öncesine kadar tarafların herhangi birinin, sözleşmenin uzamasının istenmediğine ilişkin bir bildirme dosya kapsamında rastlanmadığı, bu sebeple sözleşmenin artık 30.06.2018 tarihine kadar kendiliğinden uzadığı, davalının davacıya ihtarname gönderdiği tarihin 16.06.2017 tarihinde sözleşmenin zaten 1 yıl uzamış olduğu kanaatine ulaşıldığından bu hususa ilişkin davalı savunmalarına itibar edilmemiştir.
Davacının alacak taleplerinin değerlendirilmesinde;
Taraflar arasındaki 27.06.2016 tarihli Sözleşmenin 4.1. Maddesinde; Ön Muhasebe Hizmetleri aylık bedelinin: 3,250 U$D , Muhasebe Hizmetleri aylık bedelinin; 1.000 USD, Ücret Bordrosu Düzenleme Hizmetleri aylık bedelinin: 100 USD, Raporlama Destek Hizmetleri aylık bedelinin:750 USD olarak belirlendiği görülmüştür.
Davacının davalıdan sözleşmenin uzayan 12 aylık dönemi için "Ön Muhasebe Hizmetleri" ilişkin olarak 39.000 USD , "Muhasebe Hizmetleri" ilişkin olarak 12.000 USD talep edebileceği, davacının bu taleplerinin yerinde olduğu,
Ancak "Ücret Bordrosu Düzenleme Hizmeti" nin sözleşmenin ilk yılında sadece 2016/Temmuz ve Ağustos dönemlerinde verildiği, geriye kalan 10 aylık süreçte ise bu hizmetle alakalı faturaya rastlanılmadığı, "Raporlama Hizmetine" ilişkin olarak da herhangi bir faturaya rastlanılmadığından davacının uzayan 12 aylık dönem için bu hizmetler karşılığı taleplerinin yerinde olmadığı,
Kur Farkından Kaynaklı Eksik Ödenen Hizmet Bedeline ilişkin olarak, davacı tarafından davalı şirket adına 23.06.2017 tarih 62 no'lu (KDV dahil) 10,029,14 TL bedelli faturanın düzenlendiği, faturanın davacı tarafından ticari defterlerine kaydedildiği ve bağlı olduğu vergi dairesine 2017/Haziran döneminde "Bs Formu" ile beyan edildiği; davalı şirketin ticari defterlerinde ise faturanın kaydına rastlanılmadığı ve davalının bağlı olduğu vergi dairesine ilgili dönemde beyan etmediğinin tespit edildiği, ayrıca, davalı şirket tarafından 23.06.2017 tarih 62 no'lu (KDV dahil) 10.829,14 TL bedelli faturaya itiraz edilerek ... 38. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacıya iade edildiği, taraflar arasında akdedilen 27.06.2016 tarihli "Mali Müşavirlik Hizmet Sözleşmesi" nin "5.2" maddesinde, fatura düzenlenirken döviz tutarlarının Türk Lirasına, T.C. Merkez Bankası Döviz Satış Kuru kullanılarak çevrileceğinin belirlendiği, davacı şirket tarafından ibraz edilen faturaları üzerinde bilirkişilerce yapılan incelemede; 26.11.2016 tarihli ve bu tarihten sonra düzenlenen davacı faturalarının döviz kurlarının yanlış hesaplanması neticesinde hizmet faturalarının bedellerinin eksik hesaplandığı, kur farkına ilişkin yapılan hesaplamada kur farkından kaynaklı olarak 10.829,14 TL bedelin eksik hesaplandığının tespit edildiği, bu nedenle davacının davalı şirketten kur farklarına ilişkin olarak 10.829,14 TL talep edilebileceği, davacının bu talebinin yerinde olduğu,
Davacı tarafından davalı yana vergi incelemesi kapsamında yukarıda bir kısım hizmetlerin verilmiş olduğu kanaati hasıl olmuşsa da verilen bu hizmetler için davacı tarafından süresinde herhangi bir faturanın düzenlenmediği, verilmiş olan hizmetin sözleşme kapsamında verilen hizmetler içerisinde taraflarca değerlendirilmiş olup olmadığına dair dosya içerisinde herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığı, ayrıca ücretlendirilecek bir hizmetse de bu hizmet bedellerinin ne kadar ücretlendirileceğine dair taraflar arasında bir anlaşmanın mevcut olmadığı belirlenmekle, davacının vergi inceleme desteğinden kaynaklı alacak talebinin yerinde olmadığı,
Davacı tarafından talep edilen toplam 198,00 TL tutarındaki ulaşım masraflarının davalı şirket adına yapılan masraflar olduğuna ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığından davacının bu yöndeki alacak talebinin yerinde olmadığı,
Davacı yanın iddia ettiği fazla mesailerin gerçekten yapıldığına ve mesai sürelerinin davalı şirket tarafından kabul edildiğine ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığından davacının bu yöndeki alacak talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Sonuç olarak davacının, davalıdan 39.000,00 USD Ön Muhasebe Hizmetleri Bedelini ve 12.000,00 USD Muhasebe Hizmetleri Bedelini dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte, 10.829,14 TL Kur Farkından Kaynaklı Eksik Ödenen Hizmet Bedelini de fatura tarihinden 5 iş günü sonrası 28.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte talep edebileceği, diğer taleplerin yerinde olmadığı değerlendirilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle,
DAVANIN KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ İLE;
1-39.000,00 USD Ön Muhasebe Hizmetleri Bedelinin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-12.000,00 USD Muhasebe Hizmetleri Bedelinin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-10.829,14 TL Kur Farkından Kaynaklı Eksik Ödenen Hizmet Bedelinin 28.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Fazlaya dair taleplerin(1200,00 USD Ücret Bordrosu Düzenleme Ücreti, 9.000,00 USD Raporlama Destek Hizmeti Ücreti, 39,615,60 TL Fazla Mesai Ücreti, 16.426,76 TL Vergi İncelemesi Destek Hizmeti Ücreti ve 198,00 TL Ulaşım masrafı) ise yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Taraf vekillerince istinaf talebi bulunması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin ... esas ve ... karar sayılı 18/07/2024 tarihli kararı ile "Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ön muhasebe hizmetleri, muhasebe hizmetleri ve kur farkından kaynaklı eksik ödenen hizmet bedelinin davalıdan tahsiline, davacının ücret bordrosu düzenleme hizmeti, raporlama destek hizmeti, fazla mesai, vergi incelemesi destek hizmeti ve ulaşım masrafına yönelik taleplerinin reddine karar verilmiş, taraflar hükmü istinaf etmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.1 maddesi; "İşbu sözleşmenin başlangıç tarihi olan 27/06/2016 olup, başlangıç tarihinden itibaren 30/06/2017 tarihine kadar 12 (oniki) aylık süreyle geçerli olacaktır. Sona erme tarihinden itibaren 30 (otuz) gün önce taraflardan biri akdin feshini ihbar etmediği takdirde, kendiliğinden birer yıllık süreler ile uzayacaktır" hükmünü içermektedir.
Mahkemece, davalının sözleşmenin sona ermesinden itibaren 30 gün önce sözleşmenin feshini ihbar etmediği gerekçesiyle davacının bir yıllık ücreti talep edebileceği kabul edilmişse de, fesih tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 408 maddesi kapsamında herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
TBK 408 maddesi gereğince ” İşveren, işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde temerrüde düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez. Ancak, işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir.
“ hükmünü içermektedir.
"Davacı yasal düzenleme ve sözleşme hükmü gereğince fesih tarihinden dönem sonuna kadar ücret istemekte haklıdır. Bununla birlikte sözleşmenin yerine getirilmesinden kurtulması, davacının tamamıyla başka bir iş yapmaması sonucunu vermemektedir. Çalışma gücü serbest kalan davacı yeni bir iş bulmak yoluna gidecek ve o işten sağlayacağı kazancı, davalıdan alacağı ücretten indirecektir. Burada davacının bu dönem içerisinde kazanacağı para göz önüne alınarak davalı şirkete mali müşavirlik hizmetini yapmaması nedeniyle tasarruf ettiği giderler de ücretten indirilecektir. Ayrıca davacının kazanmaktan kasten kaçındığı paralar da mahsup işlemine tabi tutulacak, böylece davacının zararın artmasına yol açacak davranışları önlenmiş olacaktır. Hal böyle olunca, mahkemece, uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle davacının aynı veya pek yakın koşullarda ne kadar süre içerisinde iş bulabileceği ve ne oranda kazanç sağlayabileceğinin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken.." (Yargıtay 13. HD'nin ... Esas ...Karar sayılı kararı)
Bu durumda, mahkemece TBK'nın 408. maddesi kapsamında inceleme yapılmadan ve bu hususta uzman bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine, davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında şimdilik karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle,
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında şimdilik karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
2-... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar ve 29/09/2020 tarihli kararının HMK 353/1a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, karar verilerek yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememiz İstinaf Mahkemesi kararı ile bağlı olduğundan İstinaf Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda araştırmalar yapılmış, bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır.
Dosya kapsamında yeniden yapılan değerlendirmede;
27.06.2016 tarihli Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Hizmet Sözleşmesinin incelenmesinde; Dosyamız tarafları arasında imzalandığı, davacının "firma", davalının "müşteri" olarak adlandırıldığı; Sözleşmenin 2. Maddesinde işin kapsamının düzenlenerek, Firma'nın Ön Muhasebe Hizmetleri, Muhasebe Hizmetleri Ücret Bordrosu Düzenleme Hizmetleri ve Raporlama Destek Hizmetleri vereceğinin kararlaştırıldığı; 3. Madde de karşılıklı sorumluluk ve yükümlülüklerin kararlaştırıldığı; Hizmet Ücreti" başlıklı 4. Maddesinde, 4.1. Ön Muhasebe Hizmetleri: 3,250 U$D/ay, Muhasebe Hizmetleri ; 1.000 USD/ay, Ücret Bordrosu Düzenleme Hizmetleri : 100 USD/ay (10 kişiye kadar , 10 kişi sonrası 7 USD), Raporlama Destek Hizmetleri : 750 USD/ay, olacağının ve bu ücretlerin net ücretler olduğu, tümü için KDV ve yasal kesintiler hariç olduğunun kararlaştırıldığı, Sözleşmenin "‘Faturalama ve Ödeme” başlıklı 5. Maddesinde, 5.1. '"Ön Muhasebe Hizmetleri", "Muhasebe Hizmetleri", "Ücret Bordrosu Düzenleme Hizmetleri” ve "Raporlama Destek Hizmetleri" için tespit edilen ücret, işbu sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle aylık periyotlar halinde her ayın başında düzenlenecek faturalar karşılığında talep edileceği, 5.2. fatura düzenlenirken döviz tutarlar Türk Lirasına, Merkez Bankası Döviz Satış Kuru kullanılarak çevrileceği, 5.3. "Ön Muhasebe Hizmetleri", "Muhasebe Hizmetleri", "Ücret Bordrosu Düzenleme Hizmetleri" ve "Raporlama Destek Hizmetlerı"ne ait faturaların teslim edilmesini takiben 5 gün içinde ödeneceği hususlarının kararlaştırıldığı; Sözleşmenin "Sözleşmenin Süresi ve Feshi" başlıklı 6. Maddesinde, 6.1. Sözleşmenin başlangıç tarihinin 27.06.2016 olup, 30.06.2017 tarihine kadar 12 aylı süre ile geçerli olacağı, sona erme tarihinden itibaren 30 gün önce taraflardan biri akdin feshini ihbar etmediği takdirde, kendiliğinden birer yıllık süreler ile uzayacağı, 6.2. Firmanın sözleşme şartlarına aykırı hareket etmesi ve/veya yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi halinde, müşterinin bu sözleşmeyi tek taraflı olarak derhal feshetme hakkına sahip olduğu, bu durumda firmanın herhangi bir tazminat talebinin söz konusu olmayacağının kararlaştırıldığı; Sözleşmenin "Tebligatlar" başlıklı 10. Maddesi; 10.2. TTK/nun ilgili maddesi gereğince, ana konusu temerrüt ve fesihi olan tebliğ ve yazışmalar, yalnızca Noter vasıtasıyla veya telgraf veya iadeli taahhütlü mektup yoluyla gönderilecek ve bu şekilde gönderilmeleri halinde geçerli olacağının kararlaştırıldığı; Sözleşmenin Uyuşmazlıkların Çözümü başlıklı 12. Maddesinde, 12/2. İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı görülmüştür.
Taraflar tarafından sunulan ... 38. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarname örneğinde; Keşideci "...A Ş." tarafından muhatap " ...Ltd. Ştj." ne gönderilen ihtarnamesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerlilik tarihinin sona erdiğini ve sona erme tarihi olan 30.06.2017 tarihinden itibaren hüküm ve sonuç doğurmayacağı ihtaren bildirildiği, ihtarnamenin ekinde sunulan tebliğe ilişkin yazıda, muhatabın adresinde olmadığı, dairenin boş olduğu, muhatabın taşındığı, muhtarlık kaydına rastlanılmadığı ve İlgili muhtar tasdiki ile 19.06.2017 tarihinde iade edildiği, ... 40. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarname örneğinde; Keşideci "..., Şti," tarafından muhatap "...A.Ş." ne gönderilen ihtarnamesinde, sözleşmenin iş sahibince feshi halinde, "meslek mensubunun ücretinin tamamının ödenmesinin gerekeceği" hükmü gereğince 01.07.2017-30.06.2018 tarihleri arasındaki davacının 12 aylık mali müşavirlik ücreti (12 x 1.000 USD) ve ön muhasebe hizmeti (12 x 3.500 USD), çalışanın hesaplanacak yasal kıdem tazminatı, personel temini için IK firmasına ödenen ücretin 3 iş günü içerisinde davacıya ait banka hesabına ödenmesinin ihtar edildiği, dosyadaki tebliğ mazbatası örneğinden ihtarnamenin muhatabına 04.07.2017 tarihinde tebliğ edildiği, ... 38. Noterliğinin... tarih, ... yevmiye nolu ihtarname örneğinde; keşideci "...A.Ş." tarafından muhatap "...Şti." ne gönderilen ihtarnamesinde, davalı şirkete, davacı şirket tarafından '"Vergi İncelemesi Destek Bedeli" adı altında 16.426,76 TL, tutarında, "Fiyat Farkı" adı altında 10.829,14 TL tutarında, "Ön Muhasebe Destek ElemanrFazla Mesai Hizmet Bedeli" adı altında 39,615,60 TL tutarında ve "Masraf Yansıtma Bedeli" adı altında da 198,100 TL tutarında faturaların kesildiğini, davalı şirkete iletilen faturalardaki hizmet bedellerinin sözleşme süresi boyunca davalı şirketten istenmediğini, söz konusu faturaların davalı şirketin fesih bildiriminden sonra davacı tarafından kesildiğini, taraflarına gönderilen faturalarda belirlenen ücret kalemleri ve bedellerinin her türlü dayanaktan yoksun olduğunu ve söz konusu faturaların taraflarınca onaylanmadığını, süresi içinde itiraz ettiklerini ve ihtarname ekinde iade ettiklerini ihtaren bildirildiği, ihtarnamenin ekinde sunulan tebliğe ilişkin yazıda, gösterilen adreste muhatapla daimi birlikte çalışan Emine Kabataş imzasına tebliğ edildiği, ancak tebliğ tarihi kısmın boş bırakıldığı görülmüştür,
Tarafların ticari kayıt ve defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 14.10.2019 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle sonuç olarak; Taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak düzenlenmiş olduğu; Taraflar arasında akdedilen 27.06.2016 tarihli bir yıl süreli "Mali Müşavirlik Hizmet Sözleşmesi" nin davalı tarafından haksız olarak feshedilmiş olması ihtimalinde davacının davalıdan sözleşmenin uzayan 12 aylık dönemi için "Ön Muhasebe Hizmetleri" ilişkin olarak 39.000 USD , "Muhasebe Hizmetleri" ilişkin olarak 12.000 USD olmak üzere dava tarihi itibarı ile toplam 51.000 USD' nin talep edebileceği; Ancak "Ücret Bordrosu Düzenleme Hizmeti" nin sözleşmenin ilk yılında sadece 2016/Temmuz ve Ağustos dönemlerinde verildiği, geriye kalan 10 aylık süreçte ise bu hizmetle alakalı faturaya rastlanılmadığı, "Raporlama Hizmetine" ilişkin olarak da herhangi bir faturaya rastlanılmadığından davacının bu hizmetler karşılığı taleplerinin yerinde olmadığı;Davacının davalı şirketten eksik hesaplanan kur farklarına ilişkin olarak 10.829,14 TL talep edilebileceği, sözleşmenin 5.3 nolu maddesi uyarınca kur farkı alacağına dava tarihine kadar işlemiş olan faiz tutarının ise 2.212,93 TL olduğu; Davacı tarafından davalı yana vergi incelemesi kapsamında yukarıda bir kısım hizmetlerin verilmiş olduğu kanaati hasıl olmuşsa da verilen bu hizmetler için davacı tarafından süresinde herhangi bir faturanın düzenlenmediği, verilmiş olan hizmetin sözleşme kapsamında verilen hizmetler içerisinde taraflarca değerlendirilmiş olup olmadığına dair dosya içerisinde herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığı, ayrıca ücretlendirilecek bir hizmetse de bu hizmet bedellerinin ne kadar ücretlendirileceğine dair taraflar arasında bir anlaşmanın mevcut olmadığı belirlenmekle, davacının vergi inceleme desteğinden kaynaklı alacak talebinin sayın mahkemenin takdirleri içerisinde kaldığı; Davacı tarafından talep edilen toplam 198,00 TL tutarındaki ulaşım masraflarının davalı şirket adına yapılan masraflar olduğuna ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığından davacının bu yöndeki alacak talebinin yerinde olmadığı; Davacı yanın iddia ettiği fazla mesailerin gerçekten yapıldığına ve mesai sürelerinin davalı şirket tarafından kabul edildiğine ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığından davacının bu yöndeki alacak talebinin yerinde olmadığı; Neticede davacının dava tarihi itibarıyla davalıdan "Ön Muhasebe Hizmetleri" ilişkin olarak 39.000 USD (212.546,10 TL), "Muhasebe Hizmetleri" ilişkin olarak 12.000 USD(65.398,80 TL), kur farklarına ilişkin olarak 10.829,14 TL ve kur farkının faizi olan 2.212,93 TL olmak üzere toplam 290.986,97 TL talep edebileceği; Taraflar arasında belirli süreli hizmet sözleşmesi kurulduğu, buna göre sözleşmenin başlangıç tarihinin 27.06.2016, bitiş tarihinin 30.06.2017 olduğu, sözleşmenin bitiş tarihi olan 30.06.2017'den 30 gün öncesine kadar sözleşmenin uzamasının istenmediğine ilişkin taraflar arasında m.10.2.'ye göre bildirim yapılmadığı takdirde sözleşmenin 1 yıl uzayacağı; Sözleşmenin bitiş tarihi olan 30.06.2017 tarihinden 30 gün öncesine kadar tarafların herhangi birinin, sözleşmenin uzamasının istenmediğine ilişkin bir bildirme dosya kapsamında rastlanmadığı, bu sebeple sözleşmenin artık 30.06.2018 tarihine kadar kendiliğinden uzadığı, davalının davacıya ihtarname gönderdiği tarihin 16.06.2017 tarihinde sözleşmenin zaten 1 yıl uzamış olduğu; Davalı tarafından davacıya gönderilen ihtarnamenin "sözleşmenin uzamamasını istediğini ortaya koyan bir beyan" niteliğinde olduğu, ancak bu beyanın sonuç doğurabilmesi için sözleşmenin bitiş tarihinden (30.06.2017) 30 gün öncesine kadar karşı tarafa iletilmesi gerektiği, sözleşmede kararlaştırılan süre zarfında yapılmadığı için bu beyanın geçersiz olduğu; Dosya kapsamındaki beyanlar incelendiğinde, davalı beyanının bir fesih beyanı olarak anlaşılabileceği, buna göre davalının sözleşmeyi feshetmek istediği, gelinen aşamada feshin haklı olup olmadığı değerlendirilmesinin yapılması gerektiği, bu kapsamda yukarıda açıklanan sebeplerle sözleşmenin haklı fesih şartlarının oluşmadığı, dolayısı ile davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu; Sözleşmeyi haksız fesheden davalının, davacının uğradığı zararları tazminle yükümlü olduğu, davalının davacıya 290.986,97 TL ödemesi gerektiği, belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesine ilişkin alınan 30.12.2019 tarihli ek raporda da bilirkişi heyeti tarafından, itirazların değerlendirildiği, kök rapordaki kanaatlerinin değişmediği belirtilmiştir.
İstinaf Mahkemesi Kararı doğrultusunda bilirkişi heyetinden alınan 17.04.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Önceki kök ve ek raporlarında tespit edilen hususlarda herhangi bir değişiklik olmadığı, davacının 01.07.2017 - 30.06.2018 uzayan sözleşme dönemi için “Ön Muhasebe Hizmetleri” ne ilişkin olarak 39.000 USD, “Muhasebe Hizmetleri” ne ilişkin olarak 12.000 USD olmak üzere dava tarihi itibariyle toplam 51.000 USD (karşılığı 277.944,90 TL) ücret talep edebileceği, davacı firmanın 01.07.2017 - 30.06.2018 uzayan sözleşme döneminde ön muhasebe destek hizmeti kapsamındaki iş gücü temin maliyetinden 107.729,32 TL, genel giderlerden ise 8.629,20 TL olmak üzere toplam 116.358,52 TL giderden tasarruf ettiği, davacının 01.07.2017 – 30.06.2018 uzayan sözleşme döneminde yeni hizmet vermeye başladığı müşterilerden ise toplam 606.939,63 TL gelir elde ettiği, söz konusu gelire ilişkin hesaplamanın; doğrudan davaya konu sözleşmenin feshedilmiş olmasına bağlı olup olmadığına dair bir değerlendirme olmadığı, mezkur sözleşme feshedilmese idi de davacının bu geliri elde edebilme ihtimalinin bulunduğu, bu hususta takdirin tamamen Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti rapor ve ek raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, denetime elverişli ve karar vermeye uygun bulunmuştur.
Davacı taraf, 27.06.2016 tarihli Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Hizmet Sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, fesih bildiriminin geçersiz olduğu, sözleşmenin bir yıl uzamış sayılacağı iddialarına istinaden sözleşmeden doğan alacak istemlerine ilişkin talepte bulunmuştur.
Davalı yan, yetki ilk itirazında, zaman aşımı defiinde bulunmuş, davanın haksız olduğunu belirterek reddini talep etmiştir.
Öncelikle davalı yanın yetki ilk itirazı ve zaman aşımı itirazı hakkında ön inceleme duruşmasında değerlendirme yapılmıştır. Buna göre;
Davalı tarafın yetki ilk itirazının, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.2 maddesi uyarınca yetki şartı bulunduğundan ve mahkememizin yetkilendirildiği anlaşıldığından reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafın zaman aşımı defi' inin, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunması, TBK mad. 146-147 kapsamında sözleşme tarihi, dava tarihi itibarıyla yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin varlığı çekişmesizdir. Çekişme sözleşmenin feshedilip edilmediği, feshin geçerli olup olmadığı, sözleşmenin uzayıp uzamadığı, davacının sözleşme kapsamındaki alacak istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Davalı tarafından davacıya gönderilen ... 38. Noterliğinin ...tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi değerlendirildiğinde, bunun bir fesih beyanı değil, sözleşmenin uzamayacağına dair bir beyan olduğu, zira sözleşme sonu olan 30.06.2017 tarihinden itibaren davalının aralarındaki sözleşme ilişkisinin kalmamasını istediği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.1. Maddesinde "Sona erme tarihinden itibaren 30 (otuz) gün önce taraflardan biri akdin feshini ihbar etmediği takdirde, kendiliğinden birer yıllık süreler ile uzayacaktır." hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre, davalının sözleşme süresinin uzamaması yönündeki beyanının, sözleşmenin 6.1 maddesinde belirtilen süre zarfında yapılmadığı için hüküm ve sonuç doğurmayacağı, sözleşmenin 1 yıl daha uzamış sayılacağı kanaatine ulaşılmıştır.
Davalının dosya kapsamında sunduğu dilekçe ve beyanlara göre, davalının iradesinin sözleşmenin feshi şeklinde olduğunun değerlendirildiği durumda da yani .. 38. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesinin fesih ihtarnamesi olarak ele alınması halinde de, davalı tarafından feshin haklı olduğunun ispatlanması gerekecektir. Bu yönde değerlendirme yapıldığında, ... 38. Noterliğinin ..tarih, ... yevmiye nolu ihtarnameye kadar davacının borca aykırı davrandığına yönelik davalı tarafından gönderilen herhangi bir ihtarnameye rastlanılmamıştır. ... 38. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi içeriğinde de davacının borca aykırı davrandığına yönelik bir iddia bulunmamaktadır. Dosya kapsamında bu yönde bir delil de bulunmamaktadır. Bu durumda feshin haklı olduğu hususu ispata muhtaçtır. Dolayısı ile feshin haksız olduğu kanaatine ulaşılacaktır.
Sözleşmenin bitiş tarihi olan 30.06.2017 tarihinden 30 gün öncesine kadar tarafların herhangi birinin, sözleşmenin uzamasının istenmediğine ilişkin bir bildirme dosya kapsamında rastlanmadığı, bu sebeple sözleşmenin artık 30.06.2018 tarihine kadar kendiliğinden uzadığı, davalının davacıya ihtarname gönderdiği tarihin 16.06.2017 tarihinde sözleşmenin zaten 1 yıl uzamış olduğu kanaatine ulaşıldığından bu hususa ilişkin davalı savunmalarına itibar edilmemiştir.
Davacının alacak taleplerinin değerlendirilmesinde; Taraflar arasındaki 27.06.2016 tarihli Sözleşmenin 4.1. Maddesinde; Ön Muhasebe Hizmetleri aylık bedelinin: 3,250 U$D , Muhasebe Hizmetleri aylık bedelinin; 1.000 USD, Ücret Bordrosu Düzenleme Hizmetleri aylık bedelinin: 100 USD, Raporlama Destek Hizmetleri aylık bedelinin:750 USD olarak belirlendiği, davacının davalıdan sözleşmenin uzayan 12 aylık dönemi için "Ön Muhasebe Hizmetleri"ne ilişkin olarak 39.000 USD , "Muhasebe Hizmetleri"ne ilişkin olarak 12.000 USD talep edebileceği; Ancak "Ücret Bordrosu Düzenleme Hizmeti" nin sözleşmenin ilk yılında sadece 2016/Temmuz ve Ağustos dönemlerinde verildiği, geriye kalan 10 aylık süreçte ise bu hizmetle alakalı faturaya rastlanılmadığı, "Raporlama Hizmetine" ilişkin olarak da herhangi bir faturaya rastlanılmadığından davacının uzayan 12 aylık dönem için bu hizmetler karşılığı taleplerinin yerinde olmadığı; Kur Farkından Kaynaklı Eksik Ödenen Hizmet Bedeline ilişkin olarak, davacı tarafından davalı şirket adına 23.06.2017 tarih 62 no'lu (KDV dahil) 10,029,14 TL bedelli faturanın düzenlendiği, faturanın davacı tarafından ticari defterlerine kaydedildiği ve bağlı olduğu vergi dairesine 2017/Haziran döneminde "Bs Formu" ile beyan edildiği; davalı şirketin ticari defterlerinde ise faturanın kaydına rastlanılmadığı ve davalının bağlı olduğu vergi dairesine ilgili dönemde beyan etmediğinin tespit edildiği, ayrıca, davalı şirket tarafından 23.06.2017 tarih 62 no'lu (KDV dahil) 10.829,14 TL bedelli faturaya itiraz edilerek ... 38. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacıya iade edildiği, taraflar arasında akdedilen 27.06.2016 tarihli "Mali Müşavirlik Hizmet Sözleşmesi" nin "5.2" maddesinde, fatura düzenlenirken döviz tutarlarının Türk Lirasına, T.C. Merkez Bankası Döviz Satış Kuru kullanılarak çevrileceğinin belirlendiği, davacı şirket tarafından ibraz edilen faturaları üzerinde bilirkişilerce yapılan incelemede; 26.11.2016 tarihli ve bu tarihten sonra düzenlenen davacı faturalarının döviz kurlarının yanlış hesaplanması neticesinde hizmet faturalarının bedellerinin eksik hesaplandığı, kur farkına ilişkin yapılan hesaplamada kur farkından kaynaklı olarak 10.829,14 TL bedelin eksik hesaplandığının tespit edildiği, bu nedenle davacının davalı şirketten kur farklarına ilişkin olarak 10.829,14 TL talep edilebileceği; Davacı tarafından davalı yana vergi incelemesi kapsamında yukarıda bir kısım hizmetlerin verilmiş olduğu kanaati hasıl olmuşsa da verilen bu hizmetler için davacı tarafından süresinde herhangi bir faturanın düzenlenmediği, verilmiş olan hizmetin sözleşme kapsamında verilen hizmetler içerisinde taraflarca değerlendirilmiş olup olmadığına dair dosya içerisinde herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığı, ayrıca ücretlendirilecek bir hizmetse de bu hizmet bedellerinin ne kadar ücretlendirileceğine dair taraflar arasında bir anlaşmanın mevcut olmadığı belirlenmekle, davacının vergi inceleme desteğinden kaynaklı alacak talebinin yerinde olmadığı; Davacı tarafından talep edilen toplam 198,00 TL tutarındaki ulaşım masraflarının davalı şirket adına yapılan masraflar olduğuna ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığından davacının bu yöndeki alacak talebinin yerinde olmadığı; Davacı yanın iddia ettiği fazla mesailerin gerçekten yapıldığına ve mesai sürelerinin davalı şirket tarafından kabul edildiğine ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığından davacının bu yöndeki alacak talebinin yerinde olmadığı; Davacının, Ön Muhasebe Hizmetleri Bedeline ve Muhasebe Hizmetleri Bedeline ilişkin toplam 51.000 USD ve Kur Farkından Kaynaklı Eksik Ödenen Hizmet Bedeline ilişkin 10.829,14 TL talep edebileceği tespit edilmiş ise de, İstinaf Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, TBK 408 maddesindeki ” İşveren, işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde temerrüde düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez. Ancak, işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir.“ şeklindeki hüküm kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği, son alınan 17.04.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda hesaplandığı üzere, davacının 01.07.2017-30.06.2018 uzayan sözleşme döneminde davacının tasarruf ettiği iş gücü temin maliyetinin 107.729,32 TL olduğu, davacının 2016-2017 yılları satışlarının içindeki davalı firmaya yapılan satış oranının %10,44 olduğu, davacının 2017-2018 yılları giderler toplamı ortalamasının 82.655,20 TL olup davacının uzayan sözleşme döneminde tasarruf ettiği giderlerin ise 82.655,20 TL'nin %10,44'una isabet eden 8.629,20 TL olduğu, davacının uzayan sözleşme döneminde hizmet vermeye başladığı 10 yeni müşteri olduğu, bu yeni müşterilerden 606.939,63 TL gelir elde ettiği, söz konusu gelire ilişkin hesaplamanın doğrudan davaya konu sözleşmenin feshedilmiş olmasına bağlı olmadığı, mezkur sözleşme feshedilmese idi de davacının bu geliri elde edebilme ihtimalinin bulunduğu, bu kapsamda giderler kapsamında yapılan oranlama gibi elde edilen gelirin %10,44' üne denk gelen 58.135,98 TL gelirin indirim konusu yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı, bu nedenler ile davacının talep edebileceği alacak miktarından TBK'nun 408. Maddesi uyarınca indirimi yapılacak miktarların 01.07.2017-30.06.2018 uzayan sözleşme döneminde davacının tasarruf ettiği iş gücü temin maliyetine ilişkin 107.729,32 TL, davacının uzayan sözleşme döneminde tasarruf ettiği giderlere ilişkin 8.629,20 TL ve davacının yeni müşterilerden elde ettiği gelire ilişkin 58.135,98 TL olmak üzere toplam 174.494,50 TL olduğu, bu bedelin dava tarihi itibarıyla uygulanması gereken Merkez Bankasınca belirlenen USD efektif satış kuru (1 USD=3,8230 TL) üzerinden USD'ye çevrilmesiyle 45.643,34 USD'ye karşılık geldiği, bu bedelin davacının talep edebileceği hesaplanan 39.000,00 USD Ön Muhasebe Hizmetleri Bedeli ve 12.000,00 USD Muhasebe Hizmetleri Bedeli toplamı olan 51.000 USD' dan mahsup edildiğinde bu alacak kalemleri toplamından talep edilebilecek miktarın 5.356,66 USD kalacağı anlaşılmakla ve değerlendirlmekle; SONUÇ OLARAK, davacının, davalıdan, Ön Muhasebe Hizmetleri Bedeline ve Muhasebe Hizmetleri Bedeline ilişkin toplam 5.356,66 USD 'nin tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte, 10.829,14 TL Kur Farkından Kaynaklı Eksik Ödenen Hizmet Bedelini de fatura tarihinden 5 iş günü sonrası 28.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte talep edebileceği, diğer taleplerin yerinde olmadığı kanaatine ulaşılmış, davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ İLE;
1-Ön Muhasebe Hizmetleri Bedeline ve Muhasebe Hizmetleri Bedeline ilişkin toplam 5.356,66 USD 'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-10.829,14 TL Kur Farkından Kaynaklı Eksik Ödenen Hizmet Bedelinin 28.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3- Fazlaya dair taleplerin( 45.643,34 USD Ön Muhasebe Hizmetleri ve Muhasebe Hizmetleri Bedeli, 1200,00 USD Ücret Bordrosu Düzenleme Ücreti, 9.000,00 USD Raporlama Destek Hizmeti Ücreti, 39,615,60 TL Fazla Mesai Ücreti, 16.426,76 TL Vergi İncelemesi Destek Hizmeti Ücreti ve 198,00 TL Ulaşım masrafı) ise yerinde görülmediğinden REDDİNE,
3-Alınması gereken 2.122,01-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.885,32-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2763,31-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı parası, 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 99,25 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 11.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.190,85 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 1.267,83-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan 51,50 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı ve 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 213,60 TL davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 191,38-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı yan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddolunan dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 43.156,70-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.07/10/2025

Katip ...
¸

Hakim ...
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim