mahkeme 2024/427 E. 2025/509 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/427
2025/509
5 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/427
KARAR NO : 2025/509
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ : 24/07/2024
KARAR TARİHİ : 05/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin alacağından ötürü davalı takip borçlusu İFLAS NEDENİYLE TASFİYE HALİNDE ... A.Ş. aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas, ...Esas, ... Esas, ... Esas,...Esas,... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarıyla kambiyo takibi başlatılmış ve tüm takipler kesinleştiğini, kurucularının ve ticari iştigal konularının aynı ya da ilişkili olduğu davalı şirketler aynı adreste ticari faaliyette bulunduklarını, davalı şirketler arasında ortaklık yapısı bakımından fiili ve organik bağ bulunduğunu, davalı şirketler arasında fiili ve organik bağında ötesinde ticari ve iktisadi bir bütünlükde bulunmakta olduğunu, aralarında iktisadi ve ticari bir bütünlüğün bulunduğu, kurucularının aynı olduğu, yeni ve eski ortak ve yetkililerinin ya aynı olduğu ya da aralarında yakın akrabalık bağı bulunduğu aynı alanda ticari faaliyette bulunan ve aynı adreslerde ticari faaliyete bulunan davalı şirketlerin takip borçlusu davalı şirketten çok daha sonra kurulmuş asıl borçlu şirketin devamı niteliğinde olduğu sabit olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle; davalıların tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak davalı takip borçlusu ...A.ş ile birlikte ...A.Ş., ...A.Ş. ...A.Ş.'nin de borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı ...A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisizlik ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın; müvekkil şirketi sorumlu göstermesine yönelik beyan ve taleplerini de kabul etmemekte ve bu yönüyle de haksız davanın reddini karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf her ne kadar davalı şirketler arasında bağ olduğunu iddia ederek, alacak talebinde bulunmuş ise de işbu beyan ve de talepleri mevzuatımız kapsamında da dinlenemez nitelikte olduğunu, davacı tarafın müvekkile karşı yönlendirdiği istihkak davası da bulunmakta olup, anılan davanın varlığı karşısında da işbu davanın reddini veya anılan davanın neticesinin beklenmesi gerektiğini, davacı tarafın dilekçelerinde bildirdikleri ve de müflis ... şirketine ilişkin beyanlarının da hukuken kabul edilemez olduğunu belirterek; davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, davacının tüm iddialarının kötü niyetli ve mesnetsiz olduğunu, müvekkil şirket tamamen bağımsız bir şirket olduğunu belirterek; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak davalıların takip dosyasına konu borçtan dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 26/06/2025 tarihli dilekçe ile, davadan feragat ettiklerini, davalılardan vekalet ücreti ve yargılama giderleri taleplerinin bulunmadığını, davalılar tarafından da mahkememize sunulan muhtelif tarihli dilekçeler ile, davacının davadan feragatine yönelik bir diyeceklerinin olmadığını, lehlerine ücreti vekalet ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığı şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat etmeye yetkisinin olduğu tespit edilmiştir.
Feragat yapıldığı andan itibaren maddi anlamda "kesin hükmün" tüm neticeleri ile doğuran ve davayı esastan sona erdiren bir hukuki işlemdir. Mahkemenin yaptığı ise bu durumun tespitinden ibarettir. Davacının davasından feragat ettiği, davacı vekili tarafından sunulan vekaletnamede açıkça davadan feragat yetkisinin bulunduğu, davanın da kamu düzenine ilişkin bir dava olmadığı anlaşılmakla, 6100 Sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddeleri gereğince, davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 22.maddesi dikkate alınarak, alınması gereken 205,13 TL ret karar ve ilam harcının peşin alınan 3.415,50 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 3.210,37 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Taraflar karşılıklı olarak talep etmediklerinden vekalet ücreti konusunda hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.000,00-TL Arabuluculuk giderinin, davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
6-HMK 120. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; tarafların yokluğunda HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.05.09.2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.