Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/71

Karar No

2024/894

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/71 Esas
KARAR NO :2024/894

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/02/2023
KARAR TARİHİ:10/12/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında tarihinde "Franchise Sözleşmesi" akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen işbu Franchise Sözleşmesinin karşılığında, 28/06/2022 tarihinde 7.670,00 TL'lik ''2021-2022 yılı ... leran yazılım bedeli'', 23/11/2022 tarihinde 269.379,55 TL'lik ''kitap seti'' ve 07/12/2022 tarihinde 14.750,00 TL'lik ''2022-2023 yılı ... leran yazılım bedeli'' faturalarının müvekkili şirket tarafından davalı şirkete kesildiğini, davalı şirket tarafından, müvekkili şirketin keşide ettiği işbu faturalara karşı herhangi bir ödeme yoluna gidilmediğini, müvekkili şirket tarafından, ödenmeyen bu faturaların tahsil edilebilmesi amacıyla .... İcra Dairesi 2022/ ... E. sayılı dosyası icra takibine girişildiğini, davalı-borçlunun işbu icra takibine, kötüniyetli, mesnetsiz ve hukuka aykırı bir şekilde itiraz ettiğini, borçlunun kötüniyetli itirazı neticesinde girişilen icra takibi durdurulduğunu belirterek borçlunun hukuka aykırı, kötüniyetli ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak kaydı ile borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın niteliği itibari ile ticari davalardan olup mahkemeniz görev alanına girmekte olduğunu, ancak davacı şirketin adresinin .../İSTANBUL, davalı müvekkili şirketin adresinin Bağcılar/İSTANBUL olduğunu, itirazın iptali davalarında da özel bir yetki kuralı bulunmayıp genel yetki kurallarına göre çözümlendiğinden yetkili mahkeme Yargı çevresi itibari ile Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, her ne kadar davanın dayanağı arasında "Franchise" sözleşmesi sunulmuş ise de, bu sözleşmede yetki sözleşmesi sadece Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ve icra takipleri açısından yapıldığını, genel mahkemeler açısından yapılan bir sözleşme olmadığını, kaldı ki icra dosyasının bu sözleşme ile herhangi bir ilgisi olmadığını, bu nedenle bu sunulan belgelerin davanın niteliği gereği delil olarak kabul edilmesi mümkün olmadığını, icra dosyasına sunulan herhangi bir belgede olmadığından bu davada belge sunması mümkün olmadığını, itirazın iptali davalarında ispat yükünün davacı alacaklıda olduğundan bu şekli ile de davanın ispatı da mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu savunarak öncelikle yetki itirazımızın dikkate alınarak Mahkemenin Yetkisizliğine Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin, davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla davacı şirket tarafından davalıya karşı .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, tarafların 2022 yılına ait BA-BS formları celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde;Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla, davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 269.379,55 TL 23.11.2022 vade tarihli fatura alacağı, 7.670,00 TL 28/06/2022 vade tarihli fatura alacağı, 306,38 TL 28/06/2022 vade tarihli fatura için takip öncesi yasal faiz, 929,91 TL 23/11/2022 vade tarihli fatura açısından takip öncesi yasal faiz olmak üzere 278.285,84 TL toplam alacak üzerinden 08/12/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 04/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 04/01/2023 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
SMMM bilirkişi ... ve Hukukçu bilirkişi ...'dan oluşan heyetten alınan 01/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 28/06/2022 tarihli 7.670,00 TL bedelli E-arşiv fatura davacının yevmiye defterinde 28.06.2022 tarih ve ... yevmiye numarası ile kayıtlı olduğunu ve icra takibine konu edildiğini, 23/11/2022 tarihli, 269.379,55 TL bedelli E-arşiv fatura davacının yevmiye defterinde 23.1 1.2022 tarih ve ... yevmiye numarası ile kayıtlı olduğunu ve icra takibine konu edildiğini, 07/12/2022 tarihli 14.750,00 TL bedelli E-arşiv fatura davacının yevmiye defterinde 07.12.2022 tarih ve 5478 yevmiye numarası ile kayıtlı olduğunu ve icra takibine konu edilmediğini, harca esas değeri oluşturan 7.670,00 TL tutarındaki ilk fatura e-Arşiv olup, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın e-Arşiv sisteminden doğrulandığını, davacı yan e-Arşiv faturayı davalı tebliğ ettiğini ispat etmesi gerektiğini, zira, 397 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Getirilen ezcümle, davacının 7.670,00 TL tutarındaki 28.06.2022 tarihli e-Arşiv faturayı davalıya tebliğ ettiğini dayanak belgelerle ispat etmesi halinde davalıdan alacaklı hale geleceğini, bu durumda davalının da borcu ödemekten imtina etmesi için TTK 21/2 maddesi kapsamında 8 günlük yasal sürede faturaya itiraz ettiğini dayanak belgelerle (noter ihtarı, KEP bildirimi, iade fatura gibi...) ispat etmesi gerekeceğini, harca esas değeri oluşturan ikinci ve son fatura ise 269.379,55 TL tutarında olduğunu, e-Fatura olarak düzenlediğini, faturanın senaryosu Ticari Fatura, Tipi ise İstisna olduğunu, dolayısı ile davalının 8 günlük yasal sürede faturaya e-Fatura sistemi üzerinden ret veya kabul göndermesi gerekmekte olduğunu, davalı yan mezkür faturaya e-Fatura sistemi üzerinden kabul vermiş ise artık faturanın davalı yanca kabul edildiğinin anlaşılması gerekeceğini, yasal süresinde ret verilmeyen e-Faturaya sonradan iade faturası düzenlenmişse bu defa davacının bu faturaya ret veya kabul vermesi gerekeceğini, fatura senaryosu Temel Fatura olsa idi davalı faturayı “mecburen kabul etmiş sayılacak” ve ancak iade faturası, ihtamame ya da KEP sistemi üzerinden itiraz edebileceğini, bahsi geçen fatura KDV'siz düzenlendiği için fatura tipi “istisna” olarak seçildiğini, bunun eldeki davanın tutarına etkisinin bulunmadığını, KDV'siz tutar dikkate alınacağını, Mahkeme tahtında yapılan 15.03.2024 tarihli incelemeye davalı yanca gelinmediği ve defter/belge sunulmadığı aynı tarihli Bilirkişi Görevlendirme Tutanağından anlaşılmakta olduğunu, neticeten incelemeye defter belge sunmayan davalının ticari defter ve kayıtlarının esas alınıp alınmayacağının mahkemenin takdirinde olduğunu, dosyada davalı yanın adresinde yerinde inceleme yetkisi verilmediğini, davacı şirket kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verildiğini, dolayısı ile davacının dosyaya sunduğu ticari defter ve belgeler incelendiğini, davacının 2022 yılına ait yevmiye defteri 17.12.2021 tarihinde, ... yevmiye numarası ile ve .... Noterliğince açılış tasdikine tabi tutulduğunu, yine aynı noter tarafından 03.07.2023 tarihinde ise kapanış tasdiki yapıldığını, ... Vergi Dairesi tarafından dosyaya sunulmuş olan 17.10.2023 tarihli Form BA Görüntüleme Ekranına göre davalı yanın 2022 yılına ait 6 belge ile toplam 1.349.121,98 TL tutarında alım beyan ettiği görüldüğünü, tamamının e-Belge olduğu anlaşıldığını, ... Vergi Dairesi tarafından dosyaya sunulmuş olan 05.06.2023 tarihli Form BS Görüntüleme Ekranına göre davacı yanın 2022 yılına ait 6 belge ile toplam 1.349.121,98 TL tutarında satım beyan ettiği görüldüğünü, tamamının e-Belge olduğu anlaşıldığını, davacının Form BS bildirimi ile davalının Form BA bildirimi mutabık olduğunu, tarafların alış ve satış tutarı bakımından (harca esas değere esas olarak kabul edilen yukarıdaki 2 adet faturanın da 5.000 TL'lik B formuna konu edilme sınırını aştığı da dikkate alınarak) ihtilafta olmadıkları anlaşılmakta olduğunu, her iki şirketin de B formları örtüştüğüne göre davacının düzenlediği faturaların davalı yanca kabul edildiği görüşü oluştuğunu, bunun aksi ancak davalı yanın dava konusu faturalara yasal sürede itiraz ettiğini ispat etmesi ve/veya iade faturası düzenleyerek Form BS ile vergi dairesine beyan ettiğini ispat etmesi ile mümkün olabileceğini, her ne kadar davacının alacak iddiası doğrudan faturalara dayansa da mahkemenin taraflar arasındaki Franchise Sözleşmesinin de dikkate alınmasını takdir etmesi halinde sözleşme ile ilgili aşağıdaki hususlar tespit edildiğini, sözleşmenin sona erme tarihi 31.08.2022 olduğunu, 31.08.2021 tarihinde taraflar bir araya gelip birlikte devam etmeyi öngörmeleri halinde süre 5 yıl daha uzayacağını, süre uzatımına ilişkin dosyada herhangi bir belge görülemediğini, buna göre harca esas değere konu olan 2 faturadan biri (e-Fatura-23.11.202-269.379,55 TL) sözleşme dönemi haricinde olduğunu, sözleşmenin 7.1. maddesi kapsamında “otomasyon programını” davacı yan ücret mukabilinde
davalıya sunacağını, davalı da bu programı alacağını, otomasyonun yıllık işletim ücreti öğrenci sayısına göre hesaplanacağını, harca esas değere konu edilen 28.06.2022 tarih ve 7.670,00 TL tutarlı e-Arşiv faturanın içinde yer alan “... LERAN yazılım bedeli” ifadesinin bu madde kapsamında yer aldığının değerlendirilmekte olduğunu, sözleşmenin 5.22. maddesine göre davalı yan isim hakkını 01.09.2017-01.09.2022 tarihleri arasında 40.000 TL * KDV tutarı peşin bedelle almış olduğunu, 5.23. maddesinde yer alan kıstaslara göre Franchise Bedeli ödemeye devam edeceğini, dava konusu faturaların muhteviyatının Franchise Bedeli ile ilgisi bulunmamakta olduğunu, 3568 sayılı yasa kapsamında yetki almış S.M. Mali Müşavir tarafından sektörel açıdan ve sözleşme hukuku bakımından değerlendirme yapılabilmesi mümkün olmadığını, zira, işin gereği gibi yapılıp yapılmadığını, taraflar arasındaki sözleşme şartlarına uyulup uyulmadığını, eksik iş-ayıplı teslim ve ayıplı hizmet ifası gibi iddialar Mali Müşavir bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığını, dava dilekçesinde yer alan 3 adet faturanın KDV dahil toplam tutarı 291,799,55 TL olduğunu, ancak, 08.12.2022 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri incelendiğinde dava dilekçesinde yer alan 07.12.2022 tarih ve ... sayılı e-Faturanın icra
takibine konu edilmediği tespit edildiğini, bu tutarın davalının icra takibine verdiği itiraz dilekçesine de konu olmadığı anlaşıldığını, dolayısı ile dava dilekçesinde yer alan 14.750,00 TL tutarındaki fatura 291.799,55 TL'den mahsup edildiğinde icra takibine, dolayısı ile harca esas değerin 277.049,55 TL olduğu sonucuna varıldığını, harca esas değeri oluşturan 7.670,00 TL tutarındaki ilk fatura e-Arşiv Fatura olduğunu, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın e-Arşiv sisteminden doğrulanmış olduğunu, Davacı yan e-Arşiv faturayı davalı yan tebliğ ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davacı yan 7.670,00 TL tutarındaki 28.06.2022 tarihli e-Arşiv faturayı davalıya tebliğ ettiğini dayanak belgelerle (kaşeli-imzalı kağıt nüsha, elektronik posta gibi...) ispat etmesi halinde davalıdan alacaklı hale geleceğini, davacının ispatını takiben davalının da borcu ödemekten kaçınması için TTK 21/2 maddesi kapsamında 8 günlük yasal sürede faturaya itiraz ettiğini dayanak belgelerle (noter ihtarı, KEP bildirimi, iade fatura gibi...) ispat etmesi gerekeceğini, takdir Mahkemenin olduğunu, harca esas değeri oluşturan ikinci ve son fatura ise 269.379,55 TL tutarında olduğunu, e-Fatura olarak düzenlediğini, faturanın senaryosu Ticari Fatura, Tipi ise İstisna olduğunu, dolayısı ile davalının 8 günlük yasal sürede faturaya e-Fatura sistemi üzerinden ret veya kabul göndermesi gerekmekte olduğunu, davalı yan mezkür faturaya e-Fatura sistemi üzerinden kabul vermiş ise artık faturanın davalı yanca kabul edildiğinin anlaşılması gerekeceğini, yasal süresinde ret verilmeyen e-Faturaya sonradan iade faturası düzenlenmişse bu defa davacının bu faturaya ret veya kabul vermesi gerekeceğini, Mahkeme tahtında yapılan 15.03.2024 tarihli incelemeye davalı yanca gelinmediği ve defter/belge sunulmadığı aynı tarihli Bilirkişi Görevlendirme Tutanağından anlaşılmakta olduğunu, neticeten incelemeye defter belge sunmayan davalının ticari defter ve kayıtlarının esas alınıp alınmayacağı mahkemenin takdirinde olduğunu, davacının Form BS bildirimi ile davalının Form BA bildirimi mutabık olduğunu, tarafların alış ve satış tutarı bakımından (harca esas değere esas olarak kabul edilen yukarıdaki 2 adet faturanın da 5.000 TL'lik B formuna konu edilme sınırını aştığı da dikkate alınarak) ihtilafta olmadıkları anlaşılmakta olduğunu, her iki şirketin de B formları örtüştüğüne göre davacının düzenlediği faturaların davalı yanca kabul edildiği görüşü oluştuğunu, bunun aksi ancak davalı yanın dava konusu faturalara yasal sürede itiraz ettiğini ispat etmesi ve/veya iade faturası düzenleyerek Form BS ile vergi dairesine beyan ettiğini ispat etmesi ile mümkün olabileceğini, her ne kadar davacının alacak iddiası doğrudan faturalara dayansa da mahkemenin taraflar arasındaki Franchise Sözleşmesinin de dikkate alınmasını takdir etmesi halinde sözleşme ile ilgili değerlendirmelere işbu raporun HI. İnceleme ve Değerlendirmeler kısmının en son bölümünde yer verildiği bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla, davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 269.379,55 TL 23.11.2022 vade tarihli fatura alacağı, 7.670,00 TL 28/06/2022 vade tarihli fatura alacağı, 306,38 TL 28/06/2022 vade tarihli fatura için takip öncesi yasal faiz, 929,91 TL 23/11/2022 vade tarihli fatura açısından takip öncesi yasal faiz olmak üzere 278.285,84 TL toplam alacak üzerinden 08/12/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 04/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 04/01/2023 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilince, dava konusuİstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yönelik davalı tarafça yapılan itirazların haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülerek, davalının vaki itirazların iptaline, takibin devamı ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafça, cevap dilekçesi ile, mahkemenin yetkisiz olduğu, davacının düzenlediği dava ve takip konusu faturalardan dolayı davacıya borcunun bulunmadığı, davacı tarafça başlatılan dava konusu icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu savunularak, davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiş, İcra takibine itiraz dilekçesi ile de, borcunun olmadığı belirtilerek icra takibinde talep edilen borca, faiz ve ferilerine itiraz edilmiştir.
İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İtiraz dilekçesinin davacı alacaklı tarafa tebliğ edilmediği, itiraz tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında eldeki davanın 1 yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça, mahkememizin yetkisine yönelik ilk itirazda bulunulmuş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 11/8 maddesi ile İstanbul Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırılmış olduğu, tarafların tacir olduğu, yetki şartının geçerli olduğu ve tarafları bağlayacağı anlaşılmakla, davalı tarafın Mahkemenin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Eldeki davada, dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir bir ilk itiraz veya süreler yönünden bir itiraz olmadığı anlaşılmakla davanın esasına girilmiştir.
Uyuşmazlık teknik çözüm gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan bilirkişi raporlarının hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır.
TBK'nun 99/3 maddesine göre, Ülke parası dışında başka bir para birimi ile ödeme belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade yada fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.
Somut olayda, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; Taraflar arasında, Franchise Sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşmesel ve ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya faturalar düzenlendiği; Dava ve takip konusu alacağın dayanağı olan 269.379,55 TL bedelli 23.11.2022 vade tarihli ve 7.670,00 TL bedelli 28/06/2022 vade tarihli iki adet fatura alacağının ödenmediğinden bahisle davacı tarafça davalıya karşı icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça borcunun olmadığından bahisle takibe itiraz edildiği; Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, dava ve takip konusu faturaların, davacı tarafça davalıya düzenlenen diğer faturalar gibi davacı tarafça kendi ticari defter ve kayıtlarına kaydedildiği; Davalı tarafça ticari defter ve kayıtlarının dosyamıza ve bilirkişi incelemesine ibraz edilmediği, davalı tarafça ticari defter ve kayıtların ibrazından kaçınıldığı; Dava ve takip konusu faturaların davacı tarafça davalıya düzenlenen diğer faturalar gibi, davacı tarafça BS formları ile, davalı tarafça BA formları ile ilgili vergi dairelerine beyan edildiği, tarafların BA, BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu; Dava ve takip konusu faturalar davalı tarafça BA formları ile beyan edilmiş olmakla, faturaların kendisine tebliğ edilmiş olduğuna karine teşkil edeceği; Dava ve takip konusu faturalara davalı yanca TTK m.21/2 maddesi kapsamında 8 günlük yasal sürede itiraz edildiğine dair dosyada bir evrak bulunmadığı; Bu kapsamda davacı tarafın üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği, faturalar kapsamında hizmetin verildiği hususunu ispatladığı, dava ve takip konusu faturalardan dolayı davacının davalıdan takip tarihi itibarı ile 277.049,55 TL fatura asıl alacağı ve mahkememizce faturaların vade tarihinden takip tarihine kadar yıllık %9 oranında yasal faiz uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamalara göre 1.236,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 278.285,84 TL alacaklı olduğu, bu miktarın takipte talep edilen toplam miktar ile aynı olduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faiz talep edilebileceği anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; Davacının takip talebinin yerinde olduğu, takipte talep edilen toplam alacak yönüyle davalının bir ödeme iddiası ve ispatı olmadığından icra takibine itirazlarının haksız olduğu, davacının davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Ayrıca alacak likit olduğundan, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı lehine alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının İPTALİNE, Takibin takip talebindeki şartlarla DEVAMINA,
2)Hükmolunan 278.285,84 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 55.657,17 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 19.009,70-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 3.361,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan ‭‭‭15.648,70-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.361,00 TL peşin harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı parası, 148,25 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 8.328,15‬ TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 44.525,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.10/12/2024

Katip ...
 e-imzalıdır

Hakim ...
 e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim