mahkeme 2023/277 E. 2025/384 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/277

Karar No

2025/384

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/277 Esas
KARAR NO : 2025/384

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/04/2023
KARAR TARİHİ : 17/06/2025

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete davalı tarafından ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin kambiyo senedine dayalı aleyhlerinde başlatılan takibe ilişkin ödeme emrini 18/04/2023 tarihinde tebliğ aldığını, davalı şirketin iş bu kambiyo senedine dayalı icra takibine ilişkin dayanak belgesinin ...bank ... vergi nolu ... seri numaralı, 25/02/2023 tarihli 165.518,00 TL bedelli çek olduğunu, iş bu icra takibinin dayanağı olan belgeye bakıldığında, çekin arka yüzündeki müvekkili şirkete ilişkin olarak atılmış olan imzanın sahte olduğunu, çekin müvekkili şirketin eline hiç geçmediği gibi şirket tarafından ciro edilmemiş olup ciro üzerindeki imzanın kesinlikle müvekkili şirkete ait olmadığını, iş bu çeke ilişkin olarak taraflarınca ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile çek iptaline ilişkin dava açıldığını, davalı yanın takibe konmuş olan çekte ödemeden men yasağı bulunmasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak ... 27. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden müvekkili şirket aleyhinde icra takibi başlattığını, öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise gösterecekleri teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkili şirketin davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitine, ... 27. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibinin iptaline, müvekkili şirkete ait olduğu iddia edilen imzanın sahteliğine, davalı aleyhinde %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, avukatlık ücreti ile mahkeme masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının imza itirazı bakımından ise müvekkili firmanın çeki iktisap anında çek üzerindeki imzaların gerçek olup olmadığını bilme durumu mümkün olmadığını, kıymetli evrakların varoluş gayesi kapsamında bu hususu bilme yükümlülükleri de kesinlikle bulunmamakta olduğunu, zira karşı yan da işbu itirazını kanıtlar nitelikte herhangi bir delil sunamadığını, iyiniyetli 3. kişi konumunda olan müvekkili firmanın şekli itibariyle tam ve düzgün ciro silsilesi ile eline geçen çekteki imzaların sahte olup olmadığını kontrol etme yükümü olmadığını, müvekkili tarafından dava konusu çekin tahsili amacıyla gerçekleştirilen tüm işlemler yasaların tanıdığı hak ve yetkiler kapsamında gerçekleştirildiğini, söz konusu işlemlere dayanılarak müvekkilini kötüniyetli olmak ile itham etmek mümkün olmadığını, öyle ki sürekli ticari faaliyeti bulunan bir firmanın çek bedelini tahsil etmek için yasal yollara sahip olmasına rağmen ilgili yasal yolları kullanmaması akla ve mantığa olduğu kadar ticari hayatın işleyişine de aykırılık teşkil edecek olup nitekim müvekkili de ticari faaliyetinin devamı için nakit paraya ihtiyaç duyan tüm firmaların yapacağı şekilde senedin yasal yollardan tahsili yoluna gittiğini, öncelikle tedbir kararı kaldırılarak, davacı tarafça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın ve tazminat taleplerinin reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20 oranında tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava, sahtelik iddiasına dayalı ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ve dayanağı çek nedeniyle menfi tespit ve takibin iptali istemlerine ilişkindir.
Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, davacı şirketin temsile yetkili kişilerini gösterir kayıtlar, ... ATM'nin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, dava konusu çek aslı, davacı şirket yetkilisine ait ıslak imzalarının bulunduğu belge asılları celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava konusu ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davalı alacaklı tarafından davacının da aralarında bulunduğu borçlulara karşı 165.518,00 TL çek, 496,55 TL komisyon, 16.551,80 TL karşılıksız çek tazminatı, 536,23 TL işlemiş faiz olmak üzere 183.102,58 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 27/03/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 18/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Dava ve takip konusu...bank ... Şubesi ... Seri nolu 25.02.2023 tarihli 165.518,00 TL bedelli çekin incelenmesinde; Keşidecinin ... Tic. Ltd. Şti., lehtar cirantanın davacı ...A.Ş. olduğu, çekin arkasında davacı şirketin cirosundan sonra sırasıyla ...Ltd. Şti'nin, ... Ltd. Şti'nin, ... A.Ş'nin ve davalı ...A.Ş'nin cirolarının bulunduğu, davalı şirket tarafından 27.02.2023 tarihinde ibraz edildiği, .. 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin tedbir kararına istinaden işlem yapılmadığının ibraz edilen banka şubesi tarafından şerh düşüldüğü anlaşılmıştır.
Mahkememizce grafoloji uzmanı bilirkişi ...'dan alınan 05/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... A.Ş. Konak şubesine aiti .../25/02/2023 keşide yer ve tarihli, keşidecisi "... TİC. LTD. ŞTİ." isimli şirket yetkilisi olan "... TİC. A.Ş." isimli şirket yetkilisi emrine, "#165.518#" TL "YÜZ ATMIŞ BEŞBİN BEŞ YÜZONSEKİZ#" TL meblağlı, ... numaralı çek aslı, arka yüzünde basılı "... TİC. A.Ş..." ibareleri ile başlayan kaşe basım isi üzerinde atılı bulunan 1. Ciranta imzasının, ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimli şahısların dava dosyası içerisinde mevcut mukayeseye esas imzalarına kıyasla aralarında farklılıkların bulunduğunun belirlenmiş olması sebebiyle, ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimli şahısların eli mahsulü olmadığı yönünde kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Davacı tarafça, dava konusu ... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve dayanağı ...Konak Şubesi...Seri nolu 25.02.2023 tarihli 165.518,00 TL bedelli çek nedeniyle menfi tespit, dava konusu ... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının davacı yönünden iptali istemlerinde bulunmuştur.
Davalı tarafça, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğu, davalının dava konusu çekin iyi niyetli yetkili hamili olduğu, davacı tarafın sahtelik iddiasını ispatlar bir delil sunmadığı, tedbir kararının icra takibine engel bir durum teşkil etmediği savunularak davanın usulden ve esastan reddi talep edilmiştir.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır;
Davalı tarafça, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğu ileri sürülmüş ise de, eldeki davanın menfi tespit davası olduğu, menfi tespit davalarının 01.09.2023 tarihi itibarı ile zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğu, eldeki davanın ise 27.04.2023 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibarı ile eldeki davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın bu itirazına itibar edilmemiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden bir itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, dava konusu çek üzerinde imzaya yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava konusu çek üzerinde imzaya yönelik Grafoloji Uzmanı bilirkişi ... alınan 04.03.2025 tarihli bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere, bu raporun dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Davada ispat külfeti öncelikle davalı alacaklıdadır. Davalı taraf, alacağının varlığını ve alacağın dayanağı çekin yetkili hamili olduğunu ispatlamak zorundadır. Bu ispat davalı tarafça yerine geldiğinde, davacı taraf, davalı tarafın çeklerin iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu ispatlamak zorundadır.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ilişkin detaylı açıklamaların yapıldığı Yargıtay Hukuk Genel Kararının ...Esas ... Karar sayılı ve 30.11.2021 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.
Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221).
Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268).
Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesi uyarınca elden çıkan çek, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, mahkemece çekin iptaline karar verilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir.
Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez.
Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz.
Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz.
Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükelleftir.
Somut olayın değerlendirilmesinde;
Mahkememizce Grafoloji uzmanı Bilirkişi ...'dan alınan ve karar vermeye uygun bulunan 04.03.2025 tarihli bilirkişi raporu ile, dava ve takip konusu ...bank ... Şubesi ... Seri nolu 25.02.2023 tarihli 165.518,00 TL bedelli çekteki lehtar ciranta olan davacı şirkete ait imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, cironun sahte olduğu anlaşılmıştır. Sahtelik iddiası mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilecektir.
Bu durumda, davalı şirketin, davacı lehtar cirosunun sahteliği ile ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye başvurma hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı tarafın menfi tespit ve takibin iptali istemli işbu davasında haklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu nedenler ile; Davacı Tarafça Açılan Davanın Kabulü İle, Davacının, davalıya, dava konusu ... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve dayanağı ...bank ... Şubesi ... Seri nolu 25.02.2023 tarihli 165.518,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, dava konusu ... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.
Davacı tarafça, ayrıca kötü niyet tazminat talebinde bulunulmuş ise de, dava konusu çekteki ciro zincirinde şeklen bir kopukluk olmadığı, ciro silsilesinin düzgün olduğu, dava konusu çekin davalıya davacıdan geçmediği, arada başka üç tane daha cirantanın olduğu, davalının davacı şirkete ait cironun sahte olduğunu bilebilecek durumda olmadığı, davalının dava konusu çeki iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğuna dair dosya kapsamında bir delil elde edilemediği anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Davacının, davalıya, dava konusu ... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve dayanağı ...bank ... Şubesi ... Seri nolu 25.02.2023 tarihli 165.518,00 TL bedelli çek nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, dava konusu ... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının davacı yönünden İPTALİNE,
2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 12.513,23 TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 3.126,94-TL harcın mahsubu ile eksik kalan ‭‭‭9.386,29TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.126,94 TL peşin harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı parası, 1.085,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 11.264,9‬0 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2025

Katip
 e-imzalıdır

Hakim
 e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim