Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/173
2024/856
2 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/173 Esas
KARAR NO : 2024/856 Karar
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 15/03/2023
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı ... Ltd.Şti.'nin kiracı olarak faaliyet gösterdiği "..." adresli işyeri, müvekkil şirket tarafından 10.07.2022 - 10.07.2023 başlangıç ve bitiş tarihli, İşler Rayında Kobi Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 15.08.2022 tarihinde meydana gelen yağışlar sırasında, sigortalı işyerinin bulunduğu cadde ve sokak üzerindeki ...'nin sorumluluğunda bulunan şehir şebeke kanalizasyon, rögar yağmur ve pis su hatlarının tıkanması nedeni ile cadde ve sokaklarda biriken suyun kaldırım kotunu da aşarak sigortalı işyeri kapı ve vitrinine geldiğini, müvekkil şirket sigortalısı tarafından dava konusu olaya ilişkin yapılan hasar beyanında; "... adresinde bulunan ... Ltd. Şti'de 15.08.2022 tarihinde meydana gelen yoğun yağışlarda yola biriken sular kapının altından içeri girmesi nedeni ile işyerimizde su baskını hasarı meydana gelmiştir. Demirbaş ve dekorasyonu yeni yapılan işyerimizde hasara sebebiyet vermiştir. Demirbaş, dekorasyon ve ayrıca satışını yaptığımız ürünlerimiz zarar görmüştür. Onarım teklifi ve zarar gören ürünlerimizin listesi ektedir. Gereğinin yapılmasını arz ederiz. " şeklinde beyanda bulunulduğunu, müvekkil şirket sigortalısının davaya konu su basması olayı nedeniyle sigortalı işyerinde oluşan zararın sigorta poliçesinden karşılanmasına ilişkin talebi üzerine müvekkil şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyasından görevlendirilen sigorta eksperi tarafından düzenlenen 23.08.2022 tarihli Ekspertiz Raporunda;Davaya konu zarar, davalı ...'nin bakım ve onarımını gözettiği şehir şebeke kanalizasyon, rögar yağmur ve pis su hatlarının tıkanması sonucu meydana geldiğini, Dava konusu zarar ile ...'nin bakım, gözetim görevini yerine getirmemesi eylemleri arasında uygun illiyet bağı bulunduğundan, davalı ... haksız fiil hükümleri uyarınca, dava konusu olay nedeni ile meydana gelen zarardan sorumlu olup, zararı tazminle yükümlü olduğunu, Ayrıca dava konusu zarara sebebiyet veren ...'ye ait şehir şebeke kanalizasyon hattı TBK md. 69 gereği (mülga 818 sayılı BK m. 58) "imal olunan şey" kavramına dâhil olup davalı bu kanalizasyon hattının kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur. Dava konusu somut olayda, sigortalı işyerinin hasarlanmasında davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldıracak hallerden biri olmayıp davalının da tacir olduğu göz önünde bulundurulduğunda basiretli olarak hareket etmesi ve gerekli önlemleri almış olması gerektiğinden ...'nin dava konusu olav nedenivle kusursuz sorumluluğu da bulunduğunu, işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olacağı düzenlenmiştir. somut olayda, müvekkili sigorta şirketine sigortalı olan iş yeri atık su basması sonucu hasarlandığını, sigortalıya ait riziko adresinin bulunduğu adres konfeksiyon mağazası olarak işletildiğini, davalının hizmet kusuruna dayanıldığını, davalı kurumun tacir olduğunu, b.u durumda uyuşmazlığın huzurdaki yargılamaya konu davada, müvekkil şirkete sigortalı şirket, ticari işletme olup her iki tarafın da ticari işletmesinden kaynaklanan işbu dava ticari dava olduğundan ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile 90.802,74.-TL sigorta rücuen tazminatın, sigortalıya ödeme tarihi olan 26.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usül yönünden davanın idari yargıda görülmesi gereken bir dava olduğunu, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, esasa ilişkin olarak da ; hasarın müvekkili idarenin kusuru ile oluştuğuna ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığını, meydana geldiği iddia edilen hasarın bina sahiplerinin kusur olmaksızın meydana gelmesinin mümkün olmadığını, müvekkili idarenin olayda kastı, kusuru , ihmali bulunmadığı gibi bahse konu yerde hiçbir çalışma yapılmadığı için zararla müvekkili idare arasında bir illiyet bağının kurulmasının mümkün bulunmadığını, davacının zarar iddiasını ve sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigortacı ve sigortalının kusur durumunun irdelenmesini, sigortalı ve sigortacının kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davacı tarafın sigortalısına ödediğini iddia ettiği hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep etmesinin mesnetsiz olduğunu belirterek; davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, ekspertiz raporu, sigorta poliçesi, yazı cevabı içerikleri, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalı kurumdan 6102 Sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine katılmış, ön inceleme duruşması yapılarak Mahkememizin 16/10/2023 tarihli ara kararı ile; dava konusu taşınmazın imar izni ve imara aykırılık olup olmadığının ilgili belediyeden araştırmak ve hasarlı taşınmaz üzerinde yerinde inceleme yapılmak sureti ile taraf iddia ve savunmaları, dosyaya celp olunan kayıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle konuda uzman bilirkişiler eliyle inceleme yaptırılarak rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 16/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle de; "1.Davacı tarafından ... poliçe numarası ile düzenlenen İşyeri Sigorta Poliçesinin Sigorta Süresinin 10.07.2022/2023 (365 gün) olduğu, 15.08.2022 tarihinde riziko adresinde yer alan dava dışı sigortalı ...Ltd. Şti'nin işyerinde meydana gelen hasarın, paket poliçede yer alan sel-su basması ek teminatı dahilinde 3.900.000.-TL Sigorta Bedeli üzerinden temin edildiği ve buna istinaden davacının 26.08.2022 tarihinde 90.802,74.-TL hasar tazminatı ödemiş olduğu,5.2.Poliçede sel su muafiyetinin tenzili, enflasyon ek teminatının hesaplara dahil edilmesi ve Yangın Sigortası Genel Şartları B-2 maddesi gereğince Kurtarma, İşyeri sel suyunun çekilmesi, temizlik yapılması ve ilaçlanması vb. masrafların teminata dahil olması nedeni, toplam hasar tazminat bedeli 90.802,74.-TL olarak hesap edilmiş olup kadri maruf olduğu, 5.3.Davacı Sigortacı ödemiş olduğu tazminat tutarı kadar Sigortalısının haklarına halef olduğu (Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 Maddesinin 1 Fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan - dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlenmiştir), bu durumda davalı Sigortacınınmeydana gelen hasarda kusur/sorumluluğu bulunanlara rücu hakkı elde etmiş olduğu,5.4.Olayın, kanalizasyon veya yağmur suyu kanal sistemindeki taşma veya geri tepme sebebiyle değil yağan yağmurun yol kotu altındaki işyerine girmesi sebebiyle meydana gelmiş olduğu, 5.5.Dava konusu taşınmazda 15.08.2022 tarihinde meydana gelen olay veya hasara yönelik olarak davalı ... “nin alabileceği herhangi bir tedbirin bulunmadığı ve dolayısıyla davalının olayın veya hasarın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı ve hasarın veya olayın, binanın giriş kısmına yağan veya caddeden akan suyun yol kotu altındaki bina girişine dolmasını engelleyecekin alınmamış olması sebebiyle gerçekleşmiş olduğu ve bu sebeple davacı hakkının bulunmadığı" şeklinde tespitler yapılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 09/09/2024 tarihli ek raporun incelenmesinde özetle de; "...1-Yapılan yerinde incelemede, dava konusu zararın meydana geldiği işyerinin bulunduğu caddede kanalizasyon sisteminin yanında ayrıca yağmur suyu tahliye sisteminin de inşa edilmiş olduğu görülmüşür. Diğer yandan yağmur suyu tahliye sistemleri inşa edilmemiş olan ada, pafa veya parsellerde geçici olarak yağmur sularının kanalizasyon sisemine bağlanarak tahliye edilmesine de izin verilmiştir. Davalı kurumun yağmur suyu tahliye sisemlerini inşa etmesi sırasında ise Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının resmi isasklerini göz önüne alması ve bu istatistiklerde belirtilmiş olan
yağış mikarını ahliye edecek bir sistemi inşa etmesi zorunludur. Bu sebeple tahliye sistemlerinin yetersiz olarak inşa edilmiş olduğundan bahsetmek mümkün değildir.
2-Yağmur suyu kanallarının periyodik bakımlarının yapılıp yapılmadığı hususlarına ilişkin olarak; dava konusu zararın, yağmur suyu kanallarından taşan sular nedeniyle meydana gelmiş olduğuna dair herhangi bir bilgi dosya içerisinde yer almamaktadır. Ayrıca bir yerde yağmur suyu kanalının inşa edilmiş olması, yağmur yağdığı esnada yağmur suyu kanalının inşa edildiği yerde herhangi bir ıslaklığın veya su akışının olmayacağı anlamına gelmemektedir. Kök raporda da belirtilmiş olduğu üzere dava konusu zararın, yağmur suyu kanalının taşması sebebiyle değil dava konusu taşınmazın yer aldığı caddede yüzeysel akış yapan yağmur suyunun, akış yönünde kalan ve cadde seviyesine göre alt kota bulunan ve su girişini önlemeye yönelik herhangi bir tedbir alınmadığı tespit edilen işyerine dolması sebebiyle gerçekleşmiştir. Zaten yapılan 2. Yerinde inceleme esnasında da dava konusu zararın meydana geldiği işyerinin girişinin değiştirildiği ve zemin ile aynı seviyeye gerildiği görülmüşür. Ayrıca dava konusu taşınmazda yapılan yerinde inceleme esnasında yapılan şifahi görüşmelerde, dava konusu taşınmazın haricinde olay tarihinde zarar gören başka bir işyeri olduğu ile ilgili bilgiye rastlanılmamıştır. 3-Yukarıda 1 ve 2. Maddelerde yazılı olan hususlar nedeniyle düzenlenmiş olan 16.01.2024 tarihli kök raporda belirtilmiş olan kanaatlerde herhangi bir değişikliğe gerek olmadığı kanaatine varılmıştır..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Dava konusu uyuşmazlığın sigortacının rücu hakkı kapsamında sigortalısının yerine geçerek ödenen bedelin iadesi talebine ilişkin olup sigorta hukukundan kaynaklandığı, bu halde TTK'nın 1401 vd. maddeleri uyarınca davada Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla davalının yargı yolu itirazının reddi gerekmiştir.
Mahkememizce bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmekle rapor düzenlenmiş, taşınmazın yerinde incelendiği rapora eklenen fotoğraflardan anlaşılmıştır.
Davalı ...'ye yazılan müzekkeremize 24/03/2023 tarihli yazı cevabında; dava konusu mahalde olay tarihinde herhangi bir arıza kaydı bırakılmadığı ve kanal sorunu şikayeti bulunmadığı, bu nedenle herhangi bir çalışma yapılmadığının bildirildiği yönünde cevap verildiği görülmüştür.
Davacı vekilince 26/01/2024 tarihli rapora itiraz dilekçesinin incelenmesinde; dava konusu olayın şehir şebeke kanalizasyon, rögar yağmur ve pis su hatlarının tıkanması nedeniyle meydana geldiği belirtilmişse de davacı sigortalısının hasar başvuru talebinde yoğun yağış nedeniyle yolda biriken suların kapı altından girmesi nedeniyle işyerinde su baskını olduğuna ilişkin beyanı, aksine tespit bulunmayan sigorta eksper raporu, olay tarihinde bu şekilde bir ihbarın davalı kuruma yapılmadığına ilişkin Kurum yazı cevabı ve davacı tarafından iddianın ispatına yarar somut delilin sunulmamış olması karşısında davacının bu itirazlarına itibar edilememiştir.
Ancak; bilirkişi raporunun incelenmesinde; dava konusu mahale yakın yağmur suyu toplama alanlarının olay tarihinde gerçekleşen yağış ve ortalama yağışa uygun kapasitede olup olmadığı ve işyerinin zemine bitişik olması halinde anılı zararın oluşup oluşmayacağı yönüyle değerlendirme bulunmadığı anlaşıldığından bu hususta alınan ek rapora göre; zararın yüzeyel akış ve taşınmazın girişinin zeminden aşağıda olması nedeniyle oluştuğuna ilişkin kanaat değişikliği bulunmadığı beyan edilmekle davalı Kuruma yüklenecek kusur bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılan 1.550,69-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 1.123,09-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.02/12/2024.
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.