mahkeme 2022/858 E. 2025/518 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/858
2025/518
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/858
KARAR NO : 2025/518
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 05/12/2022
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirketin 11/10/2016 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu tarafından 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca geniş yetkili aracı kurum olarak yetkilendirildiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin kurum denetiminde çalıştığını ve İstanbul borsasına üye aracı kurum olarak sermaye piyasalarında faaliyetlerini devam ettirdiğini, davalının ise müvekkili ile akdettiği ... (...) işlemlerini vb. düzenleyen yatırım hizmet ve faaliyetleri çerçeve sözleşmesi ve ilgi sair sözleşmeler gereğince sermaye piyasalarında işlem yapmakta olduğunu, davalıya bu kapsamda açılan hesap numarasının ... olduğunu, davalının, müvekkili aracı kurum nezdinde kendi hesabından hisse alım satım gibi işlemler ile birlikte çok riskli bir piyasa olan ...'ta birtakım borsa işlemleri gerçekleştirdiğini, ...' un, Borsa İstanbul bünyesinde işlem gören vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin alım satımının gerçekleştiği piyasa olduğunu, ...'ta çeşitli dayanak varlıklar üzerine düzenlenmiş olan vadeli işlem sözleşmeleri alınıp satıldığını, davalının, ifa ettiği tüm işlemlerde Sermaye Piyasaları Kanunu, SPK Kurumu düzenlemeleri, ... bildirimleri, müvekkili ile imzaladığı sözleşme ve sair ilgili yasal düzenlemelere uygun hareket etmekle yükümlü olduğunu, bu kapsamda davalının ...'ta pozisyon açılması halinde açık pozisyonlarının gereği teminatları ...'a ödenmek üzere müvekkiline ödemek zorunluluğunda olduğunu, davalıya Sermaye Piyasası Kanunu'nun, yönetmelikler, tebliğler ve akdettiği sözleşmeler gereğince teminat tamamlama çağrıları, yapmış olduğu işlemler ile ilgili risk durumu, yazılı, sms, kayıtlı telefonlar vb. tüm iletişim yolları ile iletildiğini ve ayrıca noterden keşide edilen ihtarnameler ile teminat tamamlama, müvekkili şirket nezdindeki nakit borcun kapatılması, pozisyonların kapatılması gerekliliği ihtar edilmiş ise de, davalı tarafın bu bildirimleri dikkate almadığı ve hiçbir şekilde geri dönüş yapmadığını, cevap vermediğini, davalının ivedilikle hesabına nakit yatırarak teminat tamamlama çağrısının gereğini yapmakla yükümlü olduğunu, davalının yaptığı işlemlerin neden ve sonuçlarını bilebilecek donanım, tecrübe ve bilgiye sahip olduğunu, müvekkili şirketin yalnızca davalının yaptığı işlemlerde aracılık eden ve komisyon alma dışında başka bir gelir elde etmeyen şirket olduğunu, davalı borçlunun ... numaralı hesabında gerçekleştirdiği borsa işlemleri ve mevcut olan açık ... pozisyonları gereğince, müvekkilinin nezdinde borçlu durumda olduğunu, müvekkilinin davalı borçludan alacaklı olduğu vadesi gelmiş meblağın 04/10/2022 tarihli hesap özeti doğrultusunda, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 160.708.702,03-TL olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle davalının borcu muaccel olduğundan davalının elinde veya üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının, telafisi güç zararların önüne geçmek için ihtiyaten haczi ile davacının alacağına kavuşması adına davalı adına kayıtlı gayrimenkullerin devrinin tedbiren önlenmesini, davanın kabulü ile davalıdan alacakları olan 160.708.702,03-TL'nin 04/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ve ferileri ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirketin hukuki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve ... sözleşmelerinde pozisyon kapatırken uymakla yükümlü olduğu kurallara uymadığını, resen satışları ve/veya emirlerini tek fiyat seansında gerçekleştirdiğini, davacı şirketin, iddia ettiği borcun kaynağının müvekkilinin ... işlemleri olduğunu belirtmesine karşın, müvekkilinin borcunun tasfiyesi için müvekkilinin kredili işlem teminatı olarak tutulan varlıklarını hukuka aykırı olarak kullandığını, dosyaya davacı tarafça sunulan belgelerinin çoğunun sözleşmeler ve özkaynak tamamlama çağrılarından oluşmakta olduğunu, müvekkilinin yatırım hesabındaki ... kontratları ile spot hisse senetlerinin gün bazında detaylı hesap özetlerini, cari ve kredili hesap hareketlerini, işlem emir defterlerini dosyaya sunmadığını, davalının hesabında gerçekleştirilen alım işlemleri sonucunda oluşan borcun başka hesaba aktarımı için davalının yazılı onayının aranmakta olduğunu, dava dilekçesi eklerinde, bu ekler arasında yer alan gerek genel çerçeve gerekse de kredili işlemler sözleşmesinde ya da taraflarına tevdi edilen evrakta bu aktarımın yapılmasına dair davalının yazılı onayını içeren bir belge bulunmamakta olduğunu, hesap hareketlerinde söz konusu limit aşımlarına temerrüt faizi işletildiğine yönelik kayıtlara da rastlanmakta olduğunu, bu kayıtlara bakıldığında, davacı tarafından mevzuat kapsamında davalıya tanınan ya da tanınabilecek maksimum kredili limitini aşan tutarlarda kredi kullandırıldığı ve söz konusu tutara temerrüt faizi işletildiği kanaatine ulaşılmakta olduğunu, kredi limitini aşan tutarlarda alım yapıldığında, limit aşımı nedeniyle temerrüt faizi işletildiğinin görüldüğünü, kredili olarak alınması söz konusu olmayan türev araçlar gibi sermaye piyasası araçlarının da kredilendirilmiş olduğu sonucunun ortaya çıktığını ve bu durumun hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin hesabına faiz tahakkuk ettirildiğini, davalının kredili olarak alınan ve kredi özkaynağı olarak verilen varlıklarının satışı yoluyla tasfiye edildiğini, ikinci sözleşmeye üstünlük tanındığını ve değerlendirmelerinin bu sözleşme üzerinden yapıldığını, davacı kaynaklarından tahsis edilen kredi miktarının davalı tarafından talep edildiğine dair bir bilgi veya belge bulunmadığını, davacı tarafça kredi faiz oranının, ...'deki faizin kaç katı olarak uygulanacağı konusunda bir açıklamada bulunulmadığını, kredi hesabında kredili menkul kıymet alımı ve bu alımlar nedeniyle gerçekleştirilen faiz tahakkukları hariç başkaca bir borç oluşmasının mümkün olmadığını, bir özkaynak eksiği bulunması durumunda dahi davalının bu eksiği kredili işlemlere ilişkin sözleşmenin ikinci maddesi ilk paragrafı kapsamında 1 iş günü, kendisine yapılan yazılı özkaynak tamamlama bildirimlerine göre ise 2 iş günü içerisinde tamamlama imkânının bulunmakta olduğunu, özkaynak oranının, nakit veya menkul kıymet niteliğinde ek özkaynak getirilebileceği gibi kredi ile alınan menkul kıymetler satılarak kredinin tasfiyesi suretiyle de gerçekleştirilebileceğini, davalının bu yönde bir aksiyon almaması, eksik teminatı tamamlamaması durumunda dahi davacının resen satış yetkisinin ancak özkaynak tamamlama bildiriminin yapıldığı günden sonraki iş günü mümkün olduğunu, bu süreden önce resen satışın hukuken mümkün olmadığını, davacının hukuka aykırı işlemleri nedeniyle 17/10/2022 tarihinde SPK'ya şikayette bulunulduğunu, ayrıca 22/09/2022 tarihinde davacıya gönderilen ihtarname ile hukuka aykırı işlemlerinin durdurulmasının talep edildiğini, ... sözleşmelerinde, yatırımcıların teminat tutarından daha fazla bir zarara uğramasının mevzuat gereği mümkün olmadığını, davacı aracı kurumun sahibinin, 17/09/2022 tarihinde SPK mevzuatına aykırı olarak müvekkili şirket ortağının adını açıklaması ile piyasadaki güven ortamının bozulduğunu ve müvekkilinin yatırım yaptığı paylardaki satışın arttığını, bu şekilde algının yönlendirilerek müvekkilinin ve diğer yatırımcıların zararının maksimum seviyeye çıkartıldığını, davacının bu kusurlu davranışının, adeta kartopu etkisiyle hem müvekkiline ve hem de piyasaya olumsuz yansıdığını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin, davacı tarafın işlemleri ile oluşan zararının tazminini talep hakkı saklı kalmak üzere davanın reddini talep etmiştir.
Dava, davalı ile davacı şirket arasında akdedilen ... işlemlerini düzenleyen yatırım hizmet ve faaliyetleri çerçeve sözleşmesi ve ilgi sair sözleşmelere dayalı olarak, yapılan borsa işlemleri neticesinde davalı kayıplarının teminatını aştığı ve tüm uyarılara rağmen davacı şirkete ödenerek teminatı tamamlamadığından bahisle, 160.708.702,03-TL vadesi gelmiş meblağın davalıdan tahsili istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce, dosyaya sunulan ve celbedilen tüm deliller hep birlikte incelenmiş, bilirkişi heyetlerinden raporlar temin edilmiştir.
Davacı vekili 12/09/2025 tarihli dilekçesi ile; mahkememiz dosyasının taraflarının, mahkememiz dosyasına konu uyuşmazlık ve başkaca diğer hususlarda anlaşmaya vararak sulh olduklarını, bu nedenle sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 12/09/2025 tarihli dilekçesi ile; mahkememiz dosyasının taraflarının, mahkememiz dosyasına konu uyuşmazlık ve başkaca diğer hususlarda anlaşmaya vararak sulh olduklarını, bu nedenle sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
Usulüne uygun vekaletname sunan taraf vekillerinin vekaletnameleri incelendiğinde, sulhe yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nun 315/1. maddesi, "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." hükmünü içermektedir. Taraf vekillerince dosyaya sunulan 12/09/2025 tarihli dilekçeler ile sulhe göre karar verilmesi talep edilmediğinden, tarafların anlaşmış oldukları, bu anlamda açılan davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6100 Sayılı HMK'nun 313 ve devamı maddeleri gereğince, tarafların sulh olması nedeniyle, konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.744.502,86-TL'den mahsubu ile fazladan yatan 2.743.887,46-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'e 3.120,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Taraf vekillerince vekâlet ücreti talep edilmediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin, kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı ve davalılar tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/09/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.