mahkeme 2025/859 E. 2026/1 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/859
2026/1
5 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/859 Esas
KARAR NO : 2026/1
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 17/11/2025
KARAR TARİHİ : 05/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muris ...'nın Eşi, Diğer Davacıların Babası olduğunu, muris ...'nın 02.08.2025 tarihinde vefat ettiğini, muris...'nın rahatsızlığı nedeniyle 2021 yılında ... Eğitim Araştırma Hastanesi'ne gittiğini ve tedavi olduğunu, tedavi sonucu adenokarsinom teşhisi konulduğunu, bu teşhis sonrasında tedavi sürecinin başladığını, tedaviler,... Eğitim Araştırma Hastanesi, ... Eğitim Araştırma Hastanesi, .... Eğitim Araştırma Hastanesi ve ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapıldığını, 05.04.2024 tarihinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde pet çekimi yapıldığını, olguda primer tümörün metastazını düşündürebilecek ... afiniteli başka bir bulgu rastlanmadığını, muris ..., 2025 yılının mayıs ayında rahatsızlandığını, muayene amaçlı olarak ... Devlet Hastanesi'ne gittiğini, Kan değerlerinin yüksek çıkması sebebiyle ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiğini, burada damar tıkanıklığı nedeniyle anjiyo yapıldığını, Anjiyo sonrasında pıhtı attığını ve bu hastanede yaklaşık 15 gün tedavi gördüğünü, hastaneden taburcu olduktan sonra ikameti olan ... ilçesine gittiğini, sonrasında ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gittiğini, tedavi sırasında kötüleşmesine müteakip ... Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını ve vefat ettiğini, ölüm nedeni ise Mide Malign Neoplazmı gösterildiğini ancak bu husus doğru olmadığı gibi bu teşhisin konulması için herhangi bir tetkik yapılmadığını, muris vefat etmeden önce ... Bankası ...Şubesi'nden..nolu kredilerine istinaden kredilerin çekildiği tarihten itibaren davalı şirket tarafından Hayat Sigortası Poliçesi düzenlendiğini, her kredi için her yıl olmak üzere otomatik olarak poliçe düzenlendiğini, ölümden sonra davalı şirkete kredilerin karşılanması için başvuru yapıldığını, başvuru sonucu adenokarsinom teşhisi bahane edilerek talep reddedildiğini, Gerekçe olarak muris ...'nın TTK'da düzenlenen ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemesi olarak gösterildiğini, taraflar arasında arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, muris ...'nın ihbar yükümlülüğünü ihlal etmediğini, İlk kredinin kullanıldığı tarihte herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığını, müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde dava değerinin 10,00-tl olarak belirtildiğini, 149.000,00-tl ve bu tutarın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunlu olduğu için işbu davanın reddinin gerektiğini, dava konusu uyuşmazlıkta görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, dain-i mürtehin bankanın muvafakatinin alınması gerektiğini, davacıların murisi sigortalının vefat tarihi itibariyle ... - ... - ... - ... - ... - ... numaralı poliçesinin bulunduğunu, davacılar murisi ...,..Bankası A.ş.’den kullanmış olduğu kredi sonrasında, müvekkili şirket ile banka arasında yapılmış olan grup hayat sigorta sözleşmesi kapsamında sigorta kapsamına dahil edildiğini, söz konusu hayat sigortası ile bankadan kredi kullanan kişilerin isteğe bağlı olarak sigorta kapsamına alınmakta ve bu kişilerin herhangi bir nedenle vefatları halinde sözleşmede belirlenen sigorta bedelinin sözleşmede belirtilen şartlar uyarınca hak sahiplerine ödendiğini, yani sigorta süresi içinde sigortalının vefatı halinde -teminat tutarı ile sınırlı olmak üzere- kredi borcu 1. dereceden lehdar ve dain-i mürtehin bankaya, varsa teminatın kalan kısmı sözleşmede belirtilmişse 2. sıradaki lehtarlara, lehtar belirtilmemişse kanuni mirasçılara ödendiğini, sigorta sözleşmesi uyarınca sigorta öncesinden gelen kanser hastalığının sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, bu konuda yapılacak olan adli tıp incelemesi poliçe tanzim tarihi öncesinden gelen kanser hastalığının olup olmadığına ilişkin olması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, taraflarının hayat sigortası kapsamında ödeme yükümlülüğünün bulunmadığından işbu davanın reddi ile, şirketleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, can sigortası kapsamında tazminat ve bankaya yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve tüketici kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.
Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Davacılar murisi ile davalı sigorta şirketi arasında sigorta sözleşmesi yapılmıştır.
Somut olayda uyuşmazlık, bir tarafı tüketici olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; dava, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra, 28/09/2017 tarihinde açılmıştır. Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır. (Yargıtay 11.H.D., 10.10.2016 T., ... E., ... K.) Açıklanan nedenler ile davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE; HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden görevsizlik sebebiyle REDDİNE;
2-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle HMK 20 madde gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra taleple bulunulması halinde mahkememizce davacının açılmamış sayılacağına dair karar verileceğinin ihtarına,
4-HMK 331 maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/01/2026
Katip
e-imzalıdır.
Hakim
e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.