Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/824
2026/106
5 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/824
KARAR NO : 2026/106
DAVA : Sözleşmenin Hükümsüzlüğü/iptali
DAVA TARİHİ : 05/11/2025
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Hükümsüzlüğü/İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka tarafından tanınan kredi limiti çerçevesinde imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesi’ne (...) (...) dayanarak ... ve eki belgelerde yazılı taşınmazın davalıya kiralandığını , kira bedellerinin ihtarnameye rağmen süresinde ödenmemesi nedeni ile ...' nin sona erdiğini, yapılan bildirime rağmen Davalı/Kiracı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ve altmış (60) günlük fesih süresinin de geçtiğini, .. gereğince başkaca herhangi bir bildirim yapılmasına gerek olmaksızın sözleşmenin kendiliğinden fesholunduğunu, Finansal Kiralama Sözleşmesi' nin sona ermesine karşın mer'i Kanun m. 22/1 gereği kiralanan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde Finansal Kiralama Sözleşmesi şerhlerinin halen bulunduğunu, keşide edilen ihtarnameye rağmen zamanında ve hala dahi ödememesi nedeni ile sona eren sözleşmenin feshinin tespitinin finansal kiralama konusu taşınmazın tapu kaydındaki finansal kiralama şerhlerinin terkini ve taşınmazın tahliyesi ile müvekkil banka'ya aynen iadesi için dava açma zaruretinin hasıl olduğunu, huzurdaki davada esas hakkında karar verilmeden önce müvekkili bankanın mallar üzerinde tasarruf etme imkanını sağlamak bakımından; yukarıda yer verdiğimiz madde uyarınca malların bulunduğu adreste keşif ve inceleme yapılarak malın rayiç değerinin tespit edilmesini talep ettiklerini, akabinde mahkememizce yatırılması gereken teminat hususunda ara karar kurulmasına, davanın kabulüne yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun hükümlerine dayalı olarak açılmış olup taraflar arasında düzenlenen Finansal Kurumlar Birliğinde düzenlenen ... tarihli ve ... tescil numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesinin feshinin tespiti ile finansal kiralama konusu taşınmazın tapu kaydındaki finansal kiralama şerhinin fekki istemine ilişkindir.
HMK’nın 12. maddesinde taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoymaya ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğunun düzenlendiği, davacının ileri sürdüğü gayrimenkulün tamamının aynen teslimine ve gayrimenkulün beyanlar hanesine düşülen sözleşme şerhinin tapudan terkinine ilişkin talebinin ayni hakkın kullanılması niteliğinde olduğu, bu taleplerin gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek mahkemenin taşınmazların bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu noktasında Yargıtay'ın ticari davalara bakan dairelerin uygulaması yerleşiktir. (Yargıtay 19. HD ...E. ...K.sayılı; ...E. ...K.sayılı; Yargıtay 17. HD ...E. ...K.sayılı ilamları)" Halihazırda Yargıtayın benimsediği yerleşik uygulamaları, bölge adliye mahkemeleri tarafından benimsendiği gibi mahkememizce de bu uygulama çerçevesinde finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili bulunduğu yönünde uygulama benimsenmektedir. (İstanbul BAM 16.HD ...E. ...K. ...E. ...K. Sayılı ilamları)
Esasen "finansal kiralama sözleşmesi tapu kütüğüne şerh verilmekle eşyaya bağlı borç haline gelmekle, finansal kiralama konusu mülkiyetin el değiştirse de kiracı sözleşmeden doğan hakkını şerhte öngörülen süre içinde yeni malike karşı ileri sürebilmektedir. (Doç.Dr.Murat Topuz, Finansal Kiralama (Leasing) Sözleşmesi, Ankara, 2017, Sayfa 276'da atıf yapılan ZOBL, D., Grundbuchrecht, 2.,eranzte und nachgeführte Auflage, Zürich-Basel-Genf 2004, S.130.) Nitekim FFFKm.22/f.5 hükmüne göre "Tescil veya şerhten sonra, 3.kişilerin finansal kiralama konusu mal üzerindeki ayni hak iktisapları kiralanana karşı ileri sürülemez" Doktrinde kabul olunduğu üzere " buradaki şerh, o taşınmazın finansal kiralama konusu olduğunu göstermektedir... Şerh... 3.kişilerin iyi niyet iddialarını bertaraf etme rolünü üstlenecektir... Finansal kiralama konusu bir taşınmaz üzerinde kiracıdan ayni bir hak elde edilmesi tapu sicilinin yapısı itibariyle oldukça zordur. Zira tapu sicilinde malik olarak kiralayan kişi yer almaktadır. Bu durum bile tek başına 3.kişilerin iyi niyet iddialarının dinlenmemesi için yeterli bir sebeptir... (Doç.Dr.Murat Topuz, Finansal Kiralama Leasing) Sözleşmesi, Ankara, 2017, Sayfa 278-279-280) Bu itibarla finansal kiralama sözleşmesinde söz konusu tapudaki şerh, 3.kişinin iyi niyet iddialarını bertaraf etme rolünü de üstlenmektedir.
Yine FFFK.m.27 hükmü uyarınca kiralayan, malın mülkiyetini üçüncü kişiye devredemez. O halde kiralayanın malın kendisine iadesi talebi bir anlamda, malın mülkiyetini gerektiğinde 3.kişiye devretme hakkını elde etmeye yönelik bir hakkı kazanmaya da yöneliktir. Zaten FFFK.m.22 gereği taşınmazlara ilişkin sözleşmeler de tapu kütüğünün ilgili hanesine ayrıca şerh dahi edilmektedir. Böylelikle kiralayanın, taşınmazın iade talebine konu davası, davacının taşınmazın aynına ilişkin haklarını kullanma amacı ile doğrudan ilgilidir.
Böylelikle finansal kiralama sözleşmesi uyarınca taşınmazların üzerine kiracı lehine konulan şerh, 3.kişilerin mal üzerindeki ayni hak iktisaplarına karşı dahi kiracıyı koruduğu gibi kiralayanın da ayni haklarını sınırlandırır. O halde finansal kiralama sözleşmesi uyarınca tapu kayıtlarına konulan şerhin taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin sonuçlar doğuracağı da açıktır. Taşınmaz üzerinde ayni hak sahibine karşı dahi ileri sürülmesi mümkün olan ve dayanağını yasadan alan tapu kaydındaki şerhin kaldırılması talebinin taşınmazın aynıyla doğrudan yakın ilişkili olduğu anlaşılmakla gerek Yargıtay ve gerek doktrin görüşleri ve gerekse yargısal uygulama çerçevesinde "finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmazların iadesi ve tapudaki şerhin kaldırılması davalarında" taşınmazların bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin... Esas ... Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar Sayılı içtihatları da aynı yöndedir.
Yukarıda açıklandığı üzere somut davanın taşınmazın aynından doğması ve taşınmazın aynından doğan davalarda ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olması karşısında bu husus 6100 sayılı HMK m.114/f.1 bend (ç) hükmü uyarınca dava şartı niteliğindedir. Bu nedenle diğer usuli itirazlardan önce bu hususun dikkate alınması gerektir.
Dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması, HMK m.115/f.1 hükmü uyarınca yasal olarak zorunlu olup mevcut dava şartı noksanlığı durumunda ise HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca ise davanın usulden reddi gerekir.
Esasen somut olaydaki dava şartı noksanlığının giderilmesi ise bu dava şartının niteliği gereği mümkün bulunmamaktadır.
Bu şartlarda davacının davalıya karşı açmış olduğu davanın kesin yetki nedeni ile ve dava şartı yokluğundan red olunması yasal zorunluluktur.
Yapılan açıklamalar karşısında davacının davalı aleyhine açmış olduğu davanın kesin yetki nedeniyle dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın talep halinde yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının açtığı davada, mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK 12, 115/2. maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(ç) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE;
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere ... Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341.madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.