Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/299
2024/757
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/299
KARAR NO :2024/757
DAVA:Tasarrufun İptali
DAVA TARİHİ:01/12/2015
KARAR TARİHİ:10/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkillerinin maliki oldukları ...caddesi No:32 dcki apartmanın, 1999 depreminde ağır hasar görmesi nedeniyle, binayı inşa eden ... İnşaat Şti. aleyhine ve ortağı ve teknik uygulama sorumlusu ... aleyhine açtıkları davaların .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında birleştirildiğini, bu davalarda, ... İnşaata ait taşınmaz ile ...'e ait taşınmaz üzerinde verilen ihtiyati tedbir kararlarının tapuya şerh edildiğini; sözü geçen mahkemede davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesi ve ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesine rağmen sonradan ihtiyati tedbir kararının kaldırılması üzerine; ... inşaat A.Ş.nin ... pafta 795 ada 32 parseldeki taşınmazı 01.12.2004 tarihinde, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla ve gerçek değerinin çok altı bir bedel olan 91.000 TL satış bedeliyle 3.kişi olan ...'a sattığını ancak bu taşınmazın ... dubleks deniz manzaralı olup gerçek değerinin 400.000 USD olduğunu, davalı şirketin içinin boşaltılarak tabela şirketi haline getirildiğini; sözü geçen taşınmazın 3. Kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararının verilmesini, davalı şirket ve ortakları ..., ... ve ...'in alacaklılarını zarara uğratmak kastı ile hareket etmek sureti ile kusurlu hareketleri ile verdikleri bu zararın kendilerinden tahsilini, davaya konu tasarrufun iptalini talep etmişlerdir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, söz konusu taşınmazı, tapu kaydının temiz olmasına dayanarak satın aldığını ayrıca 17.04.1998 tarihli taşınmaz satış vaadinin, sözü geçen ihtilaflar çıkmadan akdedildiğini ve inşaatın tamamlanması ile gayrimenkule taşınıldığını, eksikliklerin giderilmesi ile 30.11.2004 tarihli anlaşmaya dayanarak 01.12.2004 tarihinde satın aldıklarını, değerinin 400.000 USD olmadığını, ayrıca satış bedelinin 185.000 TL olduğunu, tapuda gösterilen 91.000 TLnin arsa payı devri olduğunu ve tapu kaydından da anlatılacağı üzere müvekkiline arsa payının bu bedel üzerinden devredildiğini, satış vaadine nazaran zamanaşımı oluştuğunu, davanın usul ve esastan reddinin gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı ... İnşaat.. A.Ş. ve diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen hususların doğcu olmadığını, dubleks bir daire değil arsa payının söz konusu olduğunu ve değerinin de ileri sürüldüğü gibi olmadığını, sözü geçen taşınmazın tedbirden çok önce bedeli tahsil edilmek sureti ile davalıya satıldığını ve inşaat tamamlandıktan sonra davalı ve ailesinin bu yere taşındığını ve kat mülkiyeti kurulmadığını, davacıların taşınmazlarında ağır hasar iddiaları gibi müvekkillerinin de sorumlu olduğu iddiasının doğru olmadığını, kesin aciz belgesi olmadığından davacıların böyle bir dava açma haklarının olmadığını, zamanaşımının oluştuğunu, tasarrufun yapıldığı tarihte davacıların alacağının doğmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;Davacı vekili, davalı borçlu ... AŞ. hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı olmadığını ve alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu taşınmazını 01/12/2004 tarihinde davalı ...'e devrettiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptali ile diğer davalı şirket ortakları ..., ... ve ...'in alacaklılarını zarara uğratmak kastı ile kusurlu hareketleri sonucu verdikleri bu zararın kendilerinden tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, taşınmazı 17/04/1998 tarihinde gayrimenkul satış vadi sözleşmesi ile alındığını tapunun 01/12/2004 tarihinde devredildiğini, satışın raiç bedel üzerinden yapıldğını belirterek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu şirket vekili, dava konusu dairenin inşaat halinde iken satıldığını, teslimin daha sonra olduğunu belirtmiştir.
Davacıların, davalı şirket yöneticileri diğer davalılar ..., ..., ...'nın şahsi sorumluluklarına yönelik talebinin, mahkememizce ... sayılı kararı ile reddedildiği ve davacılar tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmakla bu hususta yeniden hüküm kurulması yoluna gidilmemiş, tasarrufun iptali talebi değerlendirilmiştir.
Mahkememizin, davalı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine ilişkin kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 03/05/2023 gün 2022/13874 esas, 2023/5862 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Dava konusu taşınmazın tapudaki satış değeri 91.000,00 TL, bilirkişinin tesbit ettiği rayiç değer ise 185.000,00 TL olduğundan ivazlar arasında önemli bir oransızlık bulunmakla birlikte, İİK’nın 278/2. maddesi gereğince bu tasarrufun iptali için, tasarrufun acizden veya hacizden geriye doğru 2 yıl içinde yapılmış olması gerekir. Somut olayda tasarruf tarihi 01/12/2004 olup, haciz ise 21/07/2010 tarihinde yapılmıştır.Hacizden geriye doğru 2 yılık süre geçtiğinden bu maddenin uygulama olanağı bulunmamaktadır. Davalı üçüncü kişi ...’in borçlu ile bir akrabalık veya borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğu da ispatlanmadığından, davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi gereğince hesap olunan 427,60.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Ayrıca bozmadan önce ... sayılı 22/03/2016 tarihli karar nedeniyle 16/01/2018 tarih ve 2018/87 Harç Tahsil Müzekkeresine konu 6.831,00 TL harcın tahsil edilmesine ilişkin makbuz ibraz edildiğinde bu harcın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde harcı ödeyen tarafa iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALILARA VERİLMESİNE,
4-Davalı ... tarafından yargılama aşamasında yapılan 163,50 TL ( posta tebliğ) yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalı ...'a verilmesine,
5-Davalılar ..., ..., ... A.Ş. tarafından yargılama aşamasında yapılan 100,00 TL ( posta tebliğ giderleri) davacıdan alınarak davalardan -Davalılar ..., ..., ... AŞ.'ne verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 15. Gün içinde Yargıtay kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.