mahkeme 2024/159 E. 2025/783 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/159

Karar No

2025/783

Karar Tarihi

28 Ekim 2025

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/159 Esas
KARAR NO:2025/783

DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:04/03/2024
KARAR TARİHİ:28/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında geçmiş yıllarda devam etmiş olan ticari ilişki sebebi ile aralarındaki cari hesaplarda borç/alacak durumu oluşmuş, müvekkil firma, gerek yapmış olduğu bağlantılar, gerekse davalı taraftan satın almış olduğu ürünler karşılığında, bir takım ödemeler yapmıştır. Bu ödemelerin bir kısmı nakit olmakla birlikte bir kısmı ise çek(kambiyo evrakı) olarak davalıya verilmiştir. Aynı zamanda taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği yıllarda, piyasa tabiri ile ön bağlantı (bir nevi ön sipariş) yapılarak henüz teslim alınmayan ancak satışı öngörülen ürünlerin siparişleri geçilerek, ödemeleri sipariş ile birlikte davalıya ileri tarihli çekler ile yapılmıştır. Bu çeklerde müvekkil ... da aval veren kişi olarak aşağıda beyan etmiş olduğumuz icra dosyalarında müvekkil şirket ile birlikte şahsen borçlu olarak gösterilmiştir. Bu piyasa uygulaması sebebi ile, müvekkil firma ile davalı firma arasında, oluşan ticari alış veriş bedelinin çok üzerinde bir evrak, davacıya teslim edilmiş, ve defter kayıtlarına işlenmiştir. Taraflar arasında yapılan bu ticari ilişki neticesinde, müvekkil firmanın, davalı firmadan ne kadar mal satın almış olduğu, bunun karşılığında davalı firmaya ne kadar evrak vermiş olduğu yargılama sırasında, özellikle davalı firma defter ve kayıtlarının bilirkişi marifeti ile incelenmesinde ortaya çıkacaktır. Müvekkil firma ticari hayatını devam ettirmekte zorlandığı, Ülke ekonomisindeki baş gösteren sıkıntılar ve döviz kurlarında özellikle 2017- 2018 yıllarından sonra sürekli yukarı yönlü çıkışlar sebebi ile sıkıntıya düşmüş, piyasa borçlarını ödemekte güçlük çekmeye başlamış, taahhütlerini zaman zaman aksatmak zorunda kalmıştır. Böyle bir ortamda davalı firma ile yapılan tüm şifai görüşmeler olumsuz neticelenmiş, ödemelerin belli bir tarihe bağlanarak yapılandırılması taleplerimiz kabul görmemiştir. Davalı firma yapılandırmaya yanaşmadığı gibi, cari hesap neticesinde, müvekkilimin mevcut borcunun çok üzerinde bedeller talep etmek sureti ile, elindeki tüm çekleri icra takibine konu yaptığı gibi, ayrıca cari hesap alacağı adı altında icra takibi başlatmıştır. İşbu davamıza konu olan ve borçlu olmadığımız iddiasında bulunduğumuz icra takip dosyaları ise; -.... İcra Müd.nün 2018/... E sayılı müvekkil firmanın ... ait 01.12.2018 keşideli 100.000 TL çek'e dayalı açılmış olan icra dosyası, -.... İcra Müd.nün 2018/... E sayılı ... ait 08.12.2018 keşide tarihli 66.090,27 TL lik çek'e dayalı açılmış olan icra dosyası, -.... İcra Müd.nün 2019/... E sayılı dosyası ile ... ait 29.12.2019 keşide tarihli 100.000 TL lik çek'e dayılı açılmış olan icra dosyası, “.... İcra Müd.nün 2019/... E sayılı dosyası ile 333.130 TL Cari hesap alacağına ilişkin açılmış icra dosyası, -... İcra Müd.nün 2019/... E sayılı dosyası ile ... ait 31.03.2019 keşide tarihli 105.976,75 TL lik çek'e dayalı açılmış olan icra dosyası, -... İcra Müd.nün 2019/... E sayılı dosyası ile ... ait 30.04.2019 keşide tarihli 105.976,75 TL lik çek'e dayalı açılmış olan icra dosyası, -... İcra Müd.nün 2019/... E sayılı dosyası ile ... ait 31.05.2019 keşide tarihli 105.976,75 TL lik çek'e dayalı açılmış olan icra dosyası, olmak üzere, yedi (7) ayrı icra dosyası ile, müvekkilden 917.150.52 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere, cari borcunun çok üzerinde bir alacak talebinde bulunmuştur. (Yukarıda da beyan ettiğimiz üzere, çekler, müvekkil firma keşideli olup, ... tarafından aval olarak imzalanmışlardır.) Oysa müvekkil firmanın davalı firmaya olan cari hesap borcu yaklaşık 198.000 TL iken, bu bedelin çok çok üzerinde bir bedellerle icra takipleri başlatmış, karşılıksız kalan çekler sebebi ile şikayetçi olmuş ve müvekkilim icra ve ceza tehdidi altında kalmıştır. Bu sebeple ... İcra Müd.nün 2019/... E sayılı dosyası, karşılıksız çek keşide etmek sebebi ile davalının şikayeti üzerine yakalama tehdidi ile karşı karşıya kalmış olan müvekkilim, 25.12.2023 tarihinde dosya borcu tüm ferileri ile birlikte 221.250 TL olarak ödenmiş dosya infaz edilerek icra ceza dosyası da kapatılmıştır. Müvekkil firma, davalıya bu güne kadar muhtelif tarihlerde ödemeler yapmış, mal iadesinde bulunmuş, teminat olarak davalıya vermiş olduğu banka mektubu paraya çevrilerek alacak kaydedilmiş, en son 2021 yılı içinde müvekkil firmanın 3. Tüzel kişiden alacağı olan 134.482 TL bedel temlik edilerek davalı firmaya ödenmiş ve cari hesaplarına işlenmiştir. müvekkil firmanın davalı firmaya cari borcunun da üzerinde bir bedel olan 221.250 TL icra dosya alacağını ödemesi ile borcu kalmadığı, yapılacak yargılamada ve defter incelemesinde ortaya çıkacağı, .... İcra Müd. 2018/... Esas sayılı, .... İcra Müd.nün 2018/... Esas sayılı, .... İcra Müd.nün 2019/... Esas sayılı, ... İcra nün 2019/... Esas sayılı, .... İcra Müd.nün 2019/... Esas sayılı, .... İcra Müd.nün 2019/... Esas sayılı, ... İcra Müd.nün 2019/... Esas sayılı, icra dosyaları bakımından müvekkillerimizin davalı firmaya borçlu olmadıklarının tespiti ile istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile Müvekkil arasında uzun yıllar boyunca süren ticari ilişki, davacının borçlarını ödememesi neticesinde Müvekkilin alacağını tahsil etmek üzere davaya konu icra takiplerini başlatması ile son bulmuştur. Davacı taraf, Müvekkil şirket ile piyasa tabiri ile ön bağlantı (bir nevi ön sipariş) yapılarak henüz teslim alınmayan ancak satışı öngörülen ürünlerin siparişlerinin geçilerek, ödemeleri sipariş ile birlikte vermek üzere ileri tarihli çekler düzenlendiğinden bahisle, bu uygulamanın piyasa uygulaması olduğunu belirterek huzurdaki menfi tespit davasını ikame etmiştir. Davacı tarafın iddiaları hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamakla, davacı tarafından sipariş verilen ürünlerin tamamının teslimi Müvekkil tarafından sağlanmıştır. Davacı, kötü niyetli olarak kendisine teslimi sağlanan siparişlerin ön sipariş niteliğinde olduğu ve ileri tarihli çek düzenlendiği iddiasında bulunmuştur. Davacı iddialarının aksine taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan yükümlülük Müvekkil tarafından yerine getirilmiş, davacı siparişleri zamanında, eksiksiz ve ayıpsız olarak davacıya teslim edilmiştir. Mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile de bu husus açıkça ortaya konacaktır. Tarafların sözleşme görüşmeleri sırasında, görüşmelerin başlamasıyla birlikte aralarında bir hukuki güven ilişkisi kurulur. Taraflardan birinin TMK. md.2 çerçevesinde dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı taraf aleyhine sözleşme kurulamamasıyla birlikte zarara sebebiyet vermesinden doğacak olan sorumluluk culpa in contrahendo sorumluluğu olup, görüşmeler sırasında kusurlu davranışla karşı tarafa verilen zararın tazminini gerektirir. Müvekkil davacıya siparişleri teslim etmiş olmakla, teslim etmiş olmadığı ihtimalinde dahi davacı ile yıllarca süregelen ticari ilişkinin verdiği güven ile davacıya teslim edilmek üzere hazırlanan siparişlerden doğan zararını tazmin edebilecektir. Bu anlamda davacının ülke ekonomisinde baş gösteren sıkıntılar ve döviz kurundaki dalgalanmalar nedeniyle piyasa borçlarını ödemekte güçlük çekmeye başladığı yönündeki beyanlar, sözleşmenin kurulamamasından kaynaklı sorumluluğun ortadan kalkmasını engellemeyecektir. Zira döviz kurundaki dalgalanmalar sözleşme feshi bakımından mücbir sebep niteliğinde olmayıp, yerleşik Yargıtay kararları da basiretli tacirin bu hususu ileri sürerek ifadan kaçınamayacağı yönündedir. Bu doğrultuda davacının borçlu olunmadığı yönündeki beyanlarının kabulü mümkün olmayıp, huzurdaki davanın tümden reddi gerekmektedir. Çek ve senet ile borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmek yükümlülüğü altına girmektedir. Çek veya senedin bedelsiz olduğu iddia edilmesi sureti ile açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı ve öğretideki görüşler de bu yöndedir. Nihayetinde borçlunun senedinin bedelsizliğine ilişkin olarak; önce borcun sebebini, daha sonra da bu sebebin gerçekleşmediğini yahut geçersizliğini veya sebebe bağlı olarak ödeme gibi borcu sona erdiren bir olguyu ispat ile yükümlüdür. Eğer bu ispat gerçekleşmemiş ise borçluya alacaklıya yemin teklif edebileceği hatırlatılarak buna göre karar verilmesi gerektiği Yargıtay kararlarında sıklıkla ifade olunmaktadır. Müvekkil tarafından takibe konulan çeklere ilişkin borçlu olunmadığı iddiasında bulunan davacının işbu hususu ispatı gerekmektedir. Davacı tarafça, ispat külfetinin Müvekkilde olduğu iddiasında bulunulmuşsa da; kambiyo senedinde mücerretlik ilkesi de gö önünde bulundurularak hiçbir dayanak ileri sürülmeden ikame edilen davanın kabulü mümkün olmayıp, Sayın Mahkemenizce reddi gerekmektedir. izah olunan ve Sayın Mahkemenizce re'sen değerlendirilecek nedenlerle fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile; davanın tümden reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, .... İcra Müd.nün 2018/..., .... İcra Müd.nün 2018/..., .... İcra Müd.nün 2019/... , .... İcra Müd.nün 2019/..., ... İcra Müd.nün 2019/..., ... İcra Müd.nün 2019/..., ... İcra Müd.nün 2019/... esas sayılı dosyalarından kaynaklı menfi tespit ve istirdat davası şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ve Mahkememizce 02/07/2024 tarihli ara karar ile dosyanın tarafların ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
17/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı tarafından davacıya 2018 yılı içerisinde 686.380,94 TL fatura düzenlediği, fatura düzenleme tarihi öncesinde 750.000,00 TL çek alındığı, bu çeklerin karşılıksız çıkması nedeni ile dönem içerisinde iade çek kayıtları girilerek yerine yeni çekler alındığı, alınan çeklerin de karşılıksız çıktığı, davalı kayıtlarında toplam 300.000,00 TL tutarlı üç adet çekin iade / karşılıksız girişi olmadığından bu çeklerin tahsil edilmiş olacağı davalı şirketin davacı yandan fatura karşılığı 333.130,54 TL alacaklı olacağı, bu alacağın .... İcra Dairesi'nin 2019/... Esas, 28.08.2019 tarihli dosyasında 31.05.2019 tarihli bakiye alacak olan 333.130,94.-TL” nin takibe konu edildiği, Davalı şirketin diğer çek takiplerinin mükerrer gerçekleştirilmiş olacağı bildirilmiştir.
Mahkememizce 10/12/2024 tarihli ara karar ile dosyanın dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi ile işbu dosyaya istinaden yapılan takiplerin defterde yer alıp almadığı ile ödemelere ilişkin yapılan bilgi ve belgeler de dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
24/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı tarafından davacıya 2018 yılı içerisinde 686.380,94 TL fatura düzenlediği, fatura düzenleme tarihi öncesinde 750.000,00 TL çek alındığı, bu çeklerin karşılıksız çıkması nedeni ile dönem içerisinde iade çek kayıtları girilerek yerine yeni çekler alındığı, alınan çeklerin de karşılıksız çıktığı, davalı kayıtlarında toplam 300.000,00 TL tutarlı üç adet çekin iade / karşılıksız girişi olmadığından bu çeklerin tahsil edilmiş olacağı görüşü ile davalı şirketin davacı yandan fatura karşılığı 333.130,54 TL alacaklı olacağı, davalının cari hesap alacağını, ... İcra Dairesi'nin 2019/... Esas Sayılı 28.08.2019 tarihli dosyasında 31.05.2019 tarihli bakiye alacak olan 333.130,94 TL'nin takibe konu edildiği, takip tarihleri sonrasında davacı tarafından icra dosyası yapılan ödemenin davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, cari hesap bakiyesinden 12.01.2024 tarihinde mahsup edilmiş olduğu, davalının dosyaya sunduğu cari hesabında görülen 8.604,07 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
"Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı borçluların davalının varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi sadece inkâr etmekle yetinmekte ise bu ilişkinin hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer fakat menfi tespit davasını açan davacı borçlunun davalının varlığını iddia ettiği hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu ve son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü davacıya düşer. Somut olayda olduğu üzere alacaklının dayandığı çekin karşılıksız olduğunu ispat yükü davacı borçlulara düşecektir. Davacılar, takip konusu çekin davalıya teslim edeceği mal karşılığı avans olarak verildiğini ancak malların teslim edilmediğini ve çekten dolayı borçlu olmadıklarını iddia etmişlerdir.
Çek, hukuki mahiyeti itibariyle bir ödeme aracıdır. Poliçenin bir kredi vasıtası olmasına karşı çek, nakit para yerine ödeme amacıyla kullanılır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Diğer taraftan peşin satışta mal ve bedel aynı anda ödenir. TBK'nın 207. maddesine göre asıl olan peşin satıştır. Bir başka anlatımla alıcı ve satıcının yüklendiği edimler aynı anda ifa edilmektedir. Somut olayda olduğu üzere menfi tespit davasında davaya konu çekin bedelsizliğini ileri süren davacı olan borçlular bu iddiasını ispat ile mükelleftir. Taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir satım sözleşmesi bulunmamaktadır. TBK'nın 207. maddesinde, satış sözleşmesinde tarafların edimlerini, aksine sözleşme veya adet bulunmadıkça aynı anda ifa etmesi gerektiği düzenlenmiştir. Menfi tespit davasındaki bu iddianın ileri sürülüş şekline göre ispat yükü davacılardadır. Davacılar, çeki avans olarak verdiğini ve muaccel bir borç için vermediğini kanıtlamalıdır. Çek yazılı belge olup, satım sözleşmesinde tarafların edimlerini aynı anda ifa etmesi gerektiğine ilişkin karineye göre davalının savunmasını ispatladığı kabul edilmelidir. Davalının savunması, talil niteliğinde olmayıp, satım sözleşmesine ilişkin TBK'nın 207.maddesinde düzenlenen yasal karineye uygundur. Tekstil sektöründe avans çeki verilmesinin teamül haline geldiği kanıtlanmamıştır. Çek bir ödeme aracı olup kural olarak muaccel bir borcun tasfiyesi için verilir. Bu hususun aksi ancak kesin delillerle ispat edilmelidir. Davacıların, avans çeki iddiasının yasal ve kesin delillerle kanıtlanmadığı, yasadaki çeke ilişkin düzenlemeler dikkate alındığında, çek hamilinin her durumda mal veya hizmet teslimini kanıtlama yükü altında bırakılmasının, çeke ilişkin düzenlemelere aykırı olduğu açıktır. Bu tür bir kabul tarzı çekin ve çeke ilişkin düzenlemelerin anlamsız kalması sonucunu doğuracaktır. Mahkemece her iki tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporları neticesinde taraflar arasındaki çeke dayanan herhangi bir ticari ilişkinin tespiti mümkün olmamıştır. İspat külfeti davacılar üzerinde olduğundan istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davanın niteliği ve davacıların iddiaları kapsamında mahkemenin eksik incelemesinden söz edilemeyecektir." (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2022/790 Esas ve 2025/1395 Karar sayılı ilamı)
"Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır. Senede karşı senetle ispat kuralı olarak adlandırılan bu kuralın karşı tarafın muvafakati ve HMK’nın 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcı olarak adlandırılan iki istisnası mevcuttur." (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2023/391 Esas ve 2025/1610 Karar sayılı ilamı)
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Davacı tarafça süregelen ticari ilişki nedeniyle davalı taraf lehine çek verildiği, cari alacağının ve borcunun bulunmadığından bahisle menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin iş bu davanın açıldığı, uyuşmazlık konusu takiplerin incelenmesinde;
1-.... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasının takip dayanağının ... firmasına ait, 01/12/2018 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli çek'e dayalı açılmış olan icra dosyası olduğu,
2-.... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasının takip dayanağının ... firmasına ait, 08/12/2018 keşide tarihli, 66.090,27 TL bedelli çek'e dayalı açılmış olan icra dosyası olduğu,
3-.... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasının takip dayanağının ... firmasına ait, 29/12/2019 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli çek'e dayılı açılmış olan icra dosyası olduğu,
4-Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasının takip dayanağının 333.130,00 TL Cari hesap alacağına ilişkin açılmış olan icra dosyası olduğu,
5-.... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasının takip dayanağının ... firmasına ait, 31/03/2019 keşide tarihli, 105.976,75 TL bedelli çek'e dayalı açılmış olan icra dosyası olduğu,
6-.... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasının takip dayanağının ... firmasına ait, 30/04/2019 keşide tarihli, 105.976,75 TL bedelli çek'e dayalı açılmış olan icra dosyası olduğu,
7-.... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasının takip dayanağının ... firmasına ait, 31/05/2019 keşide tarihli, 105.976,75 TL bedelli çek'e dayalı açılmış olan icra dosyası olmak üzere toplam 7 ayrı icra dosyası ile, 917.150.52 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere takip talebinde bulunulduğu, davacı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasına 25/11/2023 tarihinde 221.250,00 TL olarak ödeme yapıldığı, ilgili icra dosyasının takip dayanağının ... firmasına ait, 31/05/2019 keşide tarihli, 105.976,75 TL bedelli çek'e dayalı açılmış olan icra dosyası olduğu, cari hesap alacağına ilişkin takibin ise ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasının takip dayanağının 333.130,00 TL Cari hesap alacağına ilişkin açılmış olan icra dosyası olduğu, bilirkişi raporunda yapılan tahsilatların cari hesap alacağından düşürülmesi suretiyle rapor düzenlenmiş ise de ödeme yapılan icra dosyası içeriği ve davalı yanın kabulünde olmaması hususları dikkate alındığında bu hesaplamaya itibar edilmemiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasının takip dayanağının ... firmasına ait, 01/12/2018 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli çek'e dayalı açılmış olan icra dosyası olduğu, .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasının takip dayanağının ... firmasına ait, 08/12/2018 keşide tarihli, 66.090,27 TL bedelli çek'e dayalı açılmış olan icra dosyası olduğu, .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasının takip dayanağının ... firmasına ait, 29/12/2019 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli çek'e dayılı açılmış olan icra dosyası olduğu, .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasının takip dayanağının ... firmasına ait, 31/03/2019 keşide tarihli, 105.976,75 TL bedelli çek'e dayalı açılmış olan icra dosyası olduğu, .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasının takip dayanağının ... firmasına ait, 30/04/2019 keşide tarihli, 105.976,75 TL bedelli çek'e dayalı açılmış olan icra dosyası olduğu, .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasının takip dayanağının ... firmasına ait, 31/05/2019 keşide tarihli, 105.976,75 TL bedelli çek'e dayalı açılmış olan icra dosyaları yönünden ödeme ile borç ilişkinin sona erdiğini ispat yükü davacı tarafta olduğu ve HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlanması gerektiği bu hususta davacı tarafça yazılı bilgi belge sunulmadığı, cari hesap alacağının ödenmediği görülmekle; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanını REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 15.662,64-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 15.047,24-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 140.401,07-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
5-Taraflarca yatırılan yapılan yargılama gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yargılama gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/10/2025

Katip ...

Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim