Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/106

Karar No

2025/96

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/106
KARAR NO:2025/96

DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:13/09/2023
KARAR TARİHİ:11/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı banka arasında 30/09/2013 tarihinde, ''...'' adresinde ki taşınmazın satın alınması adına genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili tarafından kullanılan kredi kapsamında (taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi ve eklerinden anlaşılacağı üzere) davalı banka tarafından yukarıda adresi verilen taşınmaz adına DASK poliçesi düzenlendiğini, işbu poliçenin her yıl davalı banka tarafından otomatik olarak yenilenmekle birlikte poliçe kapsamında oluşan prim ödemelerinin yine davalı banka tarafından müvekkili adına borç olarak kaydedilip hesabından ücretinin alındığını, ancak poliçe ödemelerinin yenilenmediği tarihler arasında müvekkilinin banka hesabında yeterli miktarda para bulunmasına rağmen davalı banka tarafından poliçe yenilemesi yapılmadığını, bu durumdan ötürü, davalı bankanın ağır kusurunun olduğunu, banka hesap dökümleri incelendiğinde davalı banka tarafından yenilemesi yapılan tarihlerde alınan DASK poliçe ödemelerinin sonrasında işbu ödemeler alınmayarak, yenilemenin yapılmadığının görüldüğünü, 06/02/2023 tarihinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen deprem ve daha sonra ... ilçesi merkezli büyüklüğündeki ikinci deprem neticesinde müvekkilinin ikamet ettiği taşınmaz da hasarların meydana geldiğini ve az hasarlı olduğuna dair raporlama yapıldığını, bu durum sonrası, müvekkili tarafından, zararları biraz da olsa karşılansın düşüncesiyle sigorta şirketine başvurulduğunu fakat sigorta şirketinden, DASK poliçesinin yenilenmediğini ve işbu durumdan kaynaklı zararların telafi edilemeyeceğinin bildirildiğini, sonuç olarak davalı banka ile gerçekleştirilen genel kredi sözleşmesiyle satın alınan taşınmaz için, banka tarafından DASK poliçesi düzenlenmiş olmasına rağmen, gerekli özen gösterilmediği, yenilemesi yapılmadığı, bilgilendirme yapılmadığı, 06/02/2023 tarihinde gerçekleşen deprem neticesinde, müvekkiline ait taşınmazda çeşitli hasarlar meydana geldiği ve az hasarlı olduğuna dair rapor oluşturulduğu için müvekkilinin zararları adına bu davayı açtıklarını, açıklanan tüm bu nedenlerle müvekkilinin ''...'' adresinde bulunan taşınmazın satın alımına dair akdedilen genel kredi sözleşmesine binaen, davalı bankanın DASK poliçesinin yenilenmesini kusurlu olarak gerçekleştirmemesinden kaynaklı ortaya çıkan zarar/ zararların tazmini ile davalarının kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin uğramış olduğu zararın şimdilik 1.000,00-TL'sinin taşınmazın ağır hasar aldığı deprem tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu kredinin iddia edildiği gibi bireysel nitelikte konut veya tüketici kredisi olmadığını, ticari nitelikte genel kredi sözleşmesi olduğunu, davacının yetkilisi olduğu şahıs şirketi olan "... - ... ... (Mersis No: ...)" ile müvekkili arasında akdedildiğini, dava konusu DASK poliçesinin de davacı ticari işletmesi ile sigorta şirketi arasında akdedildiğini, iddia edilenin aksine davacı ile müvekkili arasında herhangi bir tüketici ilişkisi bulunmadığını, dava konusu kredi ve DASK poliçesinin taraflarının tacir olması karşısında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davaya konu sigorta ilişkisinin, davacının ticari işletmesi ile Doğal Afet Sigortaları Kurumunun yetkilendirdiği sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş. arasında kurulduğunu, müvekkilinin imzalanan sözleşmelere aracılık etmiş durumda olup sözleşmenin tarafı olmadığını, davacının dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kısmî dava açmasının kabul edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle beraber öncelikle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddini, görev itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddini, husumet itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddini, davanın kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığından davanın usulden reddini, usuli itirazlarının kabul edilmediği takdirde, davanın esasına ilişkin itiraz ve cevapları doğrultusunda ve re’sen gözetilecek hususlar dikkate alınarak haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının şahıs şirketi adına davalı bankadan kullandığı Genel Kredi Sözleşmesine bağlı olarak düzenlenen konut sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ve Mahkememizce 08/10/2024 tarihli ara karar ile dosyanın sigortacı ve bankacı bilirkişiye tevdi ile, gerektiğinde banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle, tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
07/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ...'in davalı ... ... A.Ş nezdinde şahsi ve ticari hesaplarının olduğu dava dosyasına sunulan hesap dökümlerinden anlaşıldığı, Davalı ... ... A.Ş. ile ... Taahhüt ileri 30/09/2013 arasında , Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı 520.000,00-TL limit tahsisi yapıldığının anlaşıldığı, Davacı ...'in davalı ... ... A.Ş nezdinde şahsi ve ticari hesapları incelendiğinde, a-Dava dosyana sunulan ... nolu hesabın ... şahsi hesap hareketleri olduğu ve 24/10/2022 ile 02/11/2022 tarihleri arasının kapsadığının görüldüğü, Hesabın müşterinin vadeli /günlük hesap hareketleri olduğu anlaşıldığı, b- Dava dosyana sunulan ... nolu hesabın ... şahsi hesap hareketleri olduğu ve 16/12/2022 ile 28/01/2023 tarihleri arasının kapsadığının görüldüğü, Hesabın müşterinin şahsi fatura/maaş vs ödemeleri için kullandığı, hesap olduğu anlaşıldığı, Hesap hareketlerinde konut kredisi kullandırımı, kredi taksit tahsilatı, dask/konut poliçe tahsilatları tespit edilmediği, c- Dava dosyana sunulan ... nolu hesabın ... Taahhüt İşl.'ne ticari hesap hareketleri olduğu ve 28/11/2022 ile 02/05/2023 tarihleri arasını kapsadığının görüldüğü, nihai hukuki karar yüce mahkeme'nize ait olmak üzere dosyada detaylı olarak mevcut olan ve 30.09.2013 tarihinde ... ile ... ... A.Ş. arasında imza altına alınarak düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesi Sözleşmesin dikkate alınması gerektiği kanaatine varılması kapsamında ve yukarıda sigorta bölümünde açıklanan nedenlerden dolayı, Banka ... ... A.Ş.'nin, Müşterinin (...) sigorta ettirme veya süresi biten sigorta poliçesini yenileme mükelefiyetini ihlal etmesi halinde, Prim ve masrafları müşteriye (...'e) ait olmak üzere, Banka ... ... A.Ş.'nin, sigorta bedelini bu bedele esas olacak piyasa rayicini de göz önünde bulundurarak tayin edebildiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı tarafça kredi sözleşmesine istinaden uyuşmazlık konusu taşınmazın satın alındığı ve sözleşme kapsamında davalı banka tarafından DASK poliçesi düzenlendiği, akabinde poliçenin yenilenmemesi nedeniyle zarar tazmini istemiyle iş bu davanın açıldığı, ... nolu hesabın ticari hesap niteliğinde olduğu, 30/09/2013 tarih, 520.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, Dask Poliçesinin yapılan incelemesinde; riziko adresinin davaya konu taşınmaza ilişkin olduğu ve poliçenin 22/04/19-22/04/20 tarihlerini kapsadığı, poliçe kapsamında poliçenin yenilenmesine ilişkin düzenlenmenin yer almadığı, 22/04/20 tarihinden sonra poliçe prim tahsilatının yapılamadığı ve davacı tarafça da poliçenin yenilenmesi talebine ilişkin bilgi belgenin yer olmadığı bu hususun mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da sabit olduğu, bu kapsamda davalı bankanın poliçe kapsamında yükümlülüğü bulunmadığı ve davalı bankaya kusur isnat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 345,55‬-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yazılı toplam 75,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/02/2025

Katip ...

Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim