mahkeme 2024/102 E. 2025/600 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/102

Karar No

2025/600

Karar Tarihi

4 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/102
KARAR NO : 2025/600

DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 12/02/2024
KARAR TARİHİ : 04/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı borçlular ... Şirketi ve ... Şirketi arasında akdedilen davalıların dava dışı bir kısım borçlu ile birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları ... tarihli, 60.000.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden müvekkili banka tarafından, yukarıda anılan borçlu şirketlere kredi kullandırıldığını, borçların vadelerinin geçmesine rağmen ödenmediğini, ... 17. Noterliği’nin ... Tarih ... yevmiye sayılı ihtarname gönderildiğini, ihtarname tebliğine rağmen borç ödenmediğinden ihtarname içeriği borç asıllarının ve ferilerinin tüm borçlular bakımından kesinleştiğini, bunun üzerine asıl borçlular ve davalılar aleyhine ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar ... A.Ş. ve ... tarafından icra takibine, borca ve imzaya itiraz edildiğini, ... 19.İcra Hukuk Mahkemesi'nin...E. Sayılı dosyasından yaptırılan bilirkişi incelemesinde imzaların kendilerine ait olduğunun tespit edildiğini kararın temyiz başvurusu neticesinde kararın bozularak yeni esasa kaydedildiğini, bu kez ... 19.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. (... K.) sayılı dosyasından yaptırılan bilirkişi incelemesinde imzaların davacı borçlulara ait olmadığı kanaatine varıldığını ve bu rapora istinaden davacıların imzaya itirazları kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verildiğini, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, mahkemenin çelişkiyi gidermeden ikinci raporu hükme esas alarak karar vermesinin Yargıtayın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, ancak bu durumun davalıların dava dışı borçlulara kullandırılan kredilere kefaletine istinaden müvekkili bankaya borçlu oldukları durumunu ortadan kaldırmadığını, davalıların Genel Kredi Sözleşmelerine dayalı olarak kullandırılan kredilere kefaletten kaynaklı risklerinin mevcut olduğunu ve bankaya bu kapsamda halen borçlu olduklarını, işbu dava tarihi itibariyle davalıların müşterek borçlu / müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu oldukları güncel risk miktarı 37.188.482,66 TL olduğunu, davalılardan alacaklarının tahsili için öncelikle ...Arabuluculuk Numarası ve ... Büro Dosya No ile taraflarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını bu nedenlerle davanın kabulüne, dava tarihi itibariyle 37.188.482,66 TL tutarındaki alacaklarının dava tarihinden itibaren asıl alacağa işlemeye devam edecek olan aylık %1,742 oranında gecikme cezası ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kötü niyetli davalılar aleyhine huzurdaki davaya konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı banka tarafından açılan davanın kötü niyetle ikame edildiğini, davacı tarafça müvekkilleri aleyhine başlatılan ... 14. İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takipte imzaya itiraz edildiğini ve ... 19.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E.... Karar sayılı kararı ile itirazlarının kabulüne dair karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi' nin... E.K. Sayılı ilamı ile onandığını, davacının huzurdaki davayı genel kredi sözleşmesine dayanarak açtığını, ancak genel kredi sözleşmesinde bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu durumun bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, davacının kötüniyetli olarak bu davayı açtığını, davacının ağır kusurlu olduğunu ve müvekkilini zarara uğrattığını, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle öncelikle tensiple birlikte imza incelemesi yapılmasına karar verilmesini, davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebinin sübut ve miktarı ile GKS' de bulunan kefil imzalarının davalılara ait olup olmadığı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
DELİLLER:
Arabuluculuk tutanağının dosya içerisine alındığı, Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, süresi içinde cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi ve 2. cevap dilekçesinin sunulduğu, ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden dosya içine alındığı, tensiben 9. ve 10. Maddesi gereğince ... 19. İcra Hukuk Mahkemesi' nin... esas ve ...esas sayılı dosyalarının istenildiği, ...esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderildiği, davacı vekilince evrak asıllarının sunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile açılmış alacak davasıdır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava konusu edilen takibe konu 04/09/2014 tarihli kredi sözleşmesindeki müşteri kısmında davalı şirket kaşesi üzerinde yer alan imza ile kefalet kısmında yer alan imzaların davalı ...'ya ait olup olmadığı toplanan emsal imza örnekleri ile huzurda alınan imza örnekleri mukayese edilerek rapor hazırlanması için dosyanın yazı incelemesi konusunda uzman grafolog bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup; bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 06/04/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "İnceleme konusu belgede ...’ya atfen atılmış imzalar (Şekil A 1-3) kaligrafik majiskül iki “B” harfi benzeri yapının ardından oluşturulan gramalar ve aşağıya doğru ileri- geri hareketlerle oluşturulmuş çizgiler ve noktalama işareti ile tamamlanmış, hafif sağa eğimli, yukarı doğrultulu, işlek özellikte imzalar olup bu imzalar ile ...’nın karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında başlangıç kısmındaki “B” harflerinin oluşturulma şekli, devamındaki gramalar arası bağlantılar ve gramaların konumlandırılışı, doğrultu, eğim, ritm gibi grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan uyumsuzluk ve benzemezlikler nedeni ile inceleme konusu Genel Kredi Sözleşmesindeki imzaların, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ...’nın eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde sonuç ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür.
Davalı ...A.Ş. vekili 01/09/2025 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Davalı ... 23/07/2025 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Davacı vekili 04/08/2025 tarihli dilekçesi ile; müvekkili banka ile davalılar arasında sulh protokolü akdedildiğini, davalı ... A.Ş. Vekili tarafından 24/07/2025 tarihli dilekçe ile, davalı ... tarafından 23/07/2025 tarihli dilekçe ile davanın kabulü yönünde beyan dilekçeleri sunulduğu, iş bu dilekçeler kapsamında davalıların "kabul beyanları nedeniyle" davanın kabulüne karar verilmesini vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalılar vekili tarafından sunulan 13/08/2025 tarihli dilekçe ile huzurda görülen davada bilirkişi raporu alındığını, alınan bilirkişi raporu ile davalıların haklılığının sabit olduğunu, davalı müvekkillerinin davacı ile aralarında imzalamış oldukları protokol nedeniyle davayı kabul ettiklerini, dava sonunda vekil olarak hak ettikleri vekalet ücretinin kaldırılmasına ve ödenmemesine muvafakatlerinin olmadığını, sulh nedeniyle davacı ve davalıların vekalet ücretinden birlikte sorumlu olduğunu bu nedenlerle davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu düşünülerek vekalet ücreti hususunda hüküm verilmesini talep etmiştir.
Somut olayda; davalı tarafça dava kabul edilmiş olup, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ... esas ...karar sayılı ilamı da dikkate alındığında, davalılar vekilinin 13/08/2025 tarihli dilekçesi kapsamında; vekil, vekil edenin iradesine uygun davranmak zorunda olup davalı vekil edenlerin iradesinin ise davayı kabul yönünde olduğu, vekilin vekalet ücretine ilişkin isteğinin vekil ile vekil eden arasındaki iç ilişki olduğu gözetildiğinde, davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde davayı kabulün davayı sonlandıran beyanlardan olduğu, davalı ...A.Ş. Vekilinin 01/09/2025 tarihli dilekçesi ile, davalı ...' nın 23/07/2025 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 308. ve devamı maddelerine göre; Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.
Tüm dosya kapsamından, davalılar vekili 01/09/2025 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiğini bildirmiştir. HMK'nın 308.maddesinde "Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur" düzenlemesine ve 311.maddesinde de "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Yasal düzenlemeler dikkate alındığında ve davalılar vekilinin vekaletnamesinde davayı kabul yetkisi bulunduğu, davalı asil yönünden de kabul beyanı bulunduğu görülmekle davalı tarafın kabul beyanı nedeniyle davanın kabul nedeniyle kabulüne, davacı vekili tarafından talep edilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABUL NEDENİYLE KABULÜNE,
37.188.482,66 TL alacağın dava tarihinden itibaren asıl alacağa işlemeye devam edecek olan aylık %1,742 oranında gecikme cezası ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİNE,
2-Harçlar kanununun 22. Maddesi gereğince hesaplanan 2/3 oranında alınması gereken 1.693.563,50 TL harç bedelinden peşin alınan 635.086,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.058.477,18 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Talep doğrultusunda davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK. 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK. 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/09/2025

Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim