Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/85
2024/730
3 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/658
KARAR NO:2024/731
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 23/11/2020
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında 28.04.2014 tarihli tüplügaz bayilik sözleşmesi imzalandığını, imzalanan bu sözleşme ile davacı şirketin 3 yıl süre ile bayiliğini yapmayı, sözleşme konusu lipetgaz markalı tüpler ile abonelere likit petrol gazı satmayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalının, ... Noterliğinin 07.02.2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnameyi davacı şirkete keşide ettiğini, hiçbir makul sebep göstermeksizin ayrıca bayilik yükümlülüklerine aykırı tutumu ile 28.04.2014 tarihli bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak süresinden önce ve davacı şirketin yazılı onayını almaksızın fesih ettiğini, bayilik sözleşmesinin 19. Maddesi gereğince davalının, 3 ay önceden haber verip davacı şirketinin yazılı iznini almadan sözleşmeyi feshedemeyeceğini, aksi halde davacı şirketin tüm haklarını talep edebileceğini, 23. Maddesi ise kusuru ile sözleşmenin feshine sebep olan bayinin cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, ek sözleşmenin 5. Maddesine göre de eksik tonaj nedeniyle ayrıca ceza şartı ödeneceğini, bayilik sözleşmesinin 25. Maddesine göre hesaplanacak net kar mahrumiyetinin ödeneceğini kabul ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşmenin 23. Maddesi gereğince davalıdan 25.000.-USD karşılığı Türk Lirası 19.11.2020 tarihi itibarıyla TCMB döviz satış kuru üzerinden 193.750,00.-TL ceza şartının sözleşmenin 25. Maddesine göre hesaplanacak kar mahrumiyetinden şimdilik 1.000 TL tutarındaki net kar mahrumiyeti bedelinin davalıdan haksız fesih tarihi itibari ile reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, işbu dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını, yukarıda izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, taraflar arasında akdedilen 28.04.2014 tarihli bayilik sözleşmesi ile 12.05.2014 tarihli ek sözleşmenin haksız ve dayanaksız olarak feshedildiğin tespitine, sözleşmenin 23. maddesi uyarınca 25.000.- USD karşılığı Türk Lirası 19.11.2020 tarihi itibarıyla TCMB döviz satış kuru üzerinden 193.750,00.-TL cezai şart bedelinin ve 25. Maddesi uyarınca hesaplanacak kar mahrumiyetinden şimdilik 1.000 TL kar mahrumiyeti ödenmesine, tüm alacakların haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini ” talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın derdest olduğunu, davanın derdestlik itirazları kapsamında dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın hem tespit hem eda davası olarak açıldığını, aynı anda tespit ve eda davası ikame edilmesinde hukuki yarar olmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davalı ile davacı arasında akdedilen sözleşmenin müzakere edilmeksizin imzalandığını, genel işlem koşulu niteliğinde olduğu göz önüne alınarak davacının tüm taleplerinin reddi gerektiğini, davalı ile davacı arasında imzalanan sözleşme içerisinde müzakereye imkan tanımaksızın hazırlanmış soyut ve genel ifadelerin yer aldığını, sözleşmenin davacı tarafından çok sayıda benzer sözleşmede kullanma amacıyla hazırlanarak davalı ile müzakere edilmeksizin imzalanmış olması sebebiyle, 6098 sayılı TBK 20. Maddesi uyarınca genel işlem koşulu niteliğinde olduğunun açık olduğunu, hiçbir şekilde davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, genel işlem koşulu niteliğindeki sözleşme hükümlerine dayalı olarak talep edilen cezai şart ve kar mahrumiyeti taleplerinin dayanaktan yoksun olduğundan reddi gerektiğini, 28.04.2014 tarihli sözleşmenin, sözleşme ile belirlenen sürenin sonunda davalı tarafından yapılan ihbar ile sona erdiğini, davacının cezai ve kar mahrumiyeti taleplerinin yersiz olduğunu, sözleşmenin 19. Maddesinde, bayi bu sözleşme süresi içinde bayiliği bırakmak istediği taktirde bunu 3 ay evvelinden noter kanalı ile şirkete bildirmek ve şirketin yazılı iznini almak mecburiyetindedir hükmüne yer verildiğini, madde metninden de açıkça görüleceği üzere, ilgili düzenlemenin bayiliğin sözleşme süresi içerisinde, süresinden önce bırakılmasına ilişkin olduğunu, davacı ile davalı arasında imzalanan 12.05.2014 tarihli ek sözleşmede ise 28.04.2014 tarihinde imzalanan sözleşmenin 3 yıl süreli olduğunun belirtildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı tarafından gönderilen 07.02.2017 tarihli ihtarname tarihinden 2.5 ay sonra 12.05.2014 tarihli ek sözleşme uyarınca 3 yılın bitimi ile sonlanacak olan sözleşme için davalının sözleşmeyi süresinden önce ve haksız şekilde feshetmiş olduğu iddiası ile fahiş tutarda cezai şart talep edilmesi ve ispat edilemeyen kar mahrumiyeti olduğu iddiasının tamamen kötü niyetli olduğunu, davacının kar mahrumiyeti taleplerinin reddi gerektiğini, Sayın Mahkemece yapılacak inceleme neticesinde kar mahrumiyetinden kaynaklanan bir alacağın olduğu kanaatine varılsa dahi sözleşme ile belirlenen sürenin dolmasına 2.5 ay kaldığı da göz önüne alınarak tenkisi gerektiğini, sözleşme ile belirlenen sürenin dolmasına 2.5 ay kadar bir süre kaldığı göz önüne alınarak iddia edilen cezai şartın hükümsüz sayılması veya tenkisi gerektiğini, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının faiz taleplerinin reddi gerektiğini, dava dilekçesinde fesih tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz talebinde bulunulduğunu, ancak davacının, davalıya dava konusu talepleri ve bunların miktarı hakkında daha önce hiçbir ihtarda bulunmadığını, bu nedenle davacının faiz ve faiz başlangıç tarihine ilişkin taleplerine açıkça itiraz ettiklerini, davacının dava konusu talepler bakımından temerrüde düşürülmediği göz önüne alınarak hukuka aykırı faiz talebinin de reddi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı tarafından davacıya verilmiş bulunan depozito bedeli ile teminatların bulunduğunu, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yargılama aşamasında ortaya çıkabilecek tespitlere göre davalının davacıdan olan alacaklarının bu davadaki taleplere karşı takas mahsubunu talep ettiklerini, davalının davacıdan olan alacakları için her türlü takas, mahsup, dava ve icra takibi yoluna başvurma haklarını saklı tuttuklarını, yukarıda arz edilen ve mahkemece resen göz önüne alınacak nedenlerle, öncelikle, davanın derdestlik itirazları gözetilerek dava şartı yokluğundan reddine, mahkeme aksi kanaate olursa, davanın hukuki yarara ilişkin itirazları gözetilerek dava şartı yokluğundan reddine, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ile belirlenen sürenin dolduğu ve davacının taleplerinin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu gözetilerek haksız davanın tümden reddine, mahkeme aksi kar mahrumiyetine ilişkin hesaplama yapılırken sözleşme ile belirlenen sürenin bitmesine 2,5 ay kaldığı ve emsal yargı içtihatlarında yer alan hesaplama yöntemleri gözetilerek hakkaniyete uygun bir hesaplama yapılarak fazlaya ilişkin taleplerin reddine, mahkemenin ceza koşulu hükümsüz sayılabileceği ya da ceza koşulunun indirilmesine karar verebilecek olması sebebiyle terditli olarak, öncelikle genel ahlak kurallarına aykırılık sebebi ile söz konusu tutara yönelik talebin hükümsüz sayılması ve cezai şart talebinin tümden reddine, aksi halde hükmedilecek tutarın talebe konu sözleşmenin toplam süresi ile bitişi için kalan sürenin oransal olarak hesaplanması doğrultusunda azaltılması ve bu şekilde bulunacak tutarın da en az 9650 oranında tenkisi ile davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddi, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının davalıdan bir alacağı olduğu kanaatine varılması halinde davalının alacaklarının hesaplanarak tutardan mahsubu, zamanaşımına uğramış tüm taleplerin zamanaşımı nedeniyle reddine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesi im kurulmasını ” talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 102 ve devamı maddelerine göre acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49'a göre müspet zarar ve m. 179'a göre cezai şart alacağı davasıdır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış ve Mahkememizce 31/03/2021 tarihli ara karar ile dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak davalıya ait ticari defterlerin mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce 31/03/2021 tarihli ara karar ile dosyanın sayılı ara karar yerine geldikten sonra davacı şirketin ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce 01/11/2022 tarihli ara karar ile dosyanın yeniden ... / ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak; talep edilen cezai şartın davalı yanın mahvına sebep olup olmadığı, davalı yanca dosyamız arasında sunulan depozito bedellerine ilişkin iade faturasının davalı ticari defter ve kayıtlarında olup olmadığı ve davacı yana borcun bulunup bulunmadığına ilişkin ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce 25/04/2023 tarihli ara karar ile dosyanın SMM bilirkişiye tevdi ile, talep edilen cezai şartın davalı yanın mahvına neden olup olmayacağı, davalı yanca dosyamız arasına sunulan depozito iade faturaların ticari defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı ve davacı yana borcun bulunup bulunmadığı hususlarında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
28/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davalının davacı şirketten 28.04.2014 ile 07.02.2017 Tarihleri arasında aldığı ürünlerin miktarları ve tutarları raporda tespit edilmiştir. Davalının davacı şirketten 28.04.2014 ile 07.02.2017 tarihleri arasında davacının karının ne kadar olduğunun tespit edilmesi istenmiştir. Davacının bu dönemde bu işlemler için ettiği karı davalının resmi defterinden hesaplanamayacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
09/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Dosyadaki bilgi ve belgelerin, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi, nihayetinde bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olmak kaydıyla nihai takdir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı ile davalı ticari defterlerinde faturaların çok büyük kısmının birbiri ile uyumlu olduğu, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan faturaların açıklamalarının inceleme kısmında belirtildiği, Davacının 2017 yılı faaliyet karlılık oranının *%32,88 olarak tespit edildiği, Sayın Mahkemece sözleşmesinin erken fesih edildiğine kanaat getirilmesi durumunda davacının mahrum kalacağı kar” ın 11.371,78.TL olacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
03/02/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; A) Talep Edilen Cezai Şartın Davalı Yanın Mahvına Sebep Olup Olmadığının Tespiti Önceki rapor talebinde; Davalının davacı şirketten 28.04.2014 ile 07.02.2017 Tarihleri arasında davacının karının ne kadar olduğunun tespit edilmesi istenmiştir. Davacının bu dönemde bu işlemler için ettiği karı davalının resmi defterinden hesaplanamaz. 3 Yıllık sözleşmenin bitmesine yakın gerçekleşen fesihten dolayı davacının davalıdan talep ettiği 25.000 Amerikan Doları cezai şart bedelinin Davalının Mahvına sebep olup olmayacağının tespiti, dosya üzerinden ve davalının resmi defterleri üzerinden tarafımca yapılamamıştır. B) Depozito Bedellerine İlişkin İade Faturasının Davalı Ticari Defter ve Kayıtlarında Olup Olmadığı Davalı yanca dosyamız arasında sunulan depozito bedellerine ilişkin iade faturasının davalı ticari defterine kayıt bilgisi aşağıdaki gibidir. Fatura Tarihi Kayıt Tarihi Yevmiye No Fatura Numarası Fatura Tutarı 23.05.2017 28.08.2017 229 ... 7.764,00 C) Davalının Davacıya Borcun Bulunup Bulunmadığının Tespiti; Davacılın resmi kayıtlarına göre 28.05.2017 Tarihi itibariyle Davalının davacıya herhangi bir borcu olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
10/10/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; Dosyadaki bilgi ve belgelerin, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi, nihayetinde bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olmak kaydıyla nihai takdir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; Sayın Mahkemece sözleşmesinin erken fesih edildiğine kanaat getirilmesi durumunda davacının mahrum kalacağı kar” ın 11.371,78.-TL olacağı, Davacı tarafından talep edilen cezai şart bedelinin davalı şirketin öz kaynak tutarının Yı ü oranına denk geldiği, TTK. Md.376 kapsamında sermaye kaybına neden olmayacağı fakat şirketin ticaretinin devamında olumsuz etkisinin olacağı, Davacı taraf ticari defterlerinde davalı ...”a depozito ve iade faturalarından kaynaklı 14.097,38.-TL borçlu göründüğü görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı şirket arasında 28/04/2014 tarihli "tüplügaz bayilik sözleşmesi" imzalandığı, 3 yıl süre ile lipetgaz markalı tüpler ile abonelere likit petrol gazı satmayı kabul ve taahhüt edildiği, davalı yanca ... Noterliği'nin 07/02/2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ettiği, davacı tarafça haksız feshin tespiti ve haksız feshe ilişkin kar mahrumiyeti ve cezai şart istemine ilişkin iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça derdestlik itirazında bulunulduğu, derdestlik itirazında bulunulan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu nedenle derdestlik itirazının dinlenemeyeceği, ayrıca mahsup talebinde bulunulduğu bu hususta bilirkişi raporuyla defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapıldığı, öncelikle dosya kapsamındaki bilgi belgeler ile mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla sözleşmenin süresinden önce davalı tarafça haksız olarak feshedildiğinin tespit edildiği, haksız fesih nedeniyle davacı yanın kar mahrumiyeti ve cezai şart talebinin yerinde olduğu, kar mahrumiyetine ilişkin defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme kapsamında 09/05/2022 tarihli bilirkişi raporuyla davacının 2017 yılı faaliyet karlılık oranının %32,88 olarak tespit edildiği ve sözleşmesinin erken fesih edilmesi nedeniyle davacının mahrum kalacağı karının 11.371,78 TL olacağının bildirildiği, yapılan tespitin dosya kapsamı ve erken fesih süresi dikkate alındığında yerinde olduğu, 10/10/2023 tarihli bilirkişi raporuyla; davacı tarafından talep edilen cezai şart bedelinin davalı şirketin öz kaynak tutarının 1/4 oranına denk geldiği, TTK. Md.376 kapsamında sermaye kaybına neden olmayacağı fakat şirketin ticaretinin devamında olumsuz etkisinin olacağı, davacı taraf ticari defterlerinde davalı ...'a depozito ve iade faturalarından kaynaklı 14.097,38.-TL borçlu göründüğü tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 23. Maddesi gereğince cezai şart alacağının hesaplandığı, cezai şart bedelinin öz kaynak sermayesinin 1/4 üne karşılık gelmesi ve sözleşme süresinin bitimine kalan süre dikkate alınarak cezai şartta takdiren indirime gidilmiş olup, mahsup talebiyle hesap edilen davalı yan alacağı da düşülmek suretiyle; davanın kabulü ile; 28/04/2014 tarihli tüplü bayilik sözleşmesinin haksız nedenle fesh edildiğinin tespiti ile 11.371,78-TL kar mahrumiyeti bedeli ile 25.000,00- dolar karşılığı 193.750,00-TL bedelli cezai şartın %50 indirilmesi suretiyle 96.875,00-TL cezai şart olmak üzere 108.246,78-TL'nin 14.097,38-TL bedelin takası sonrası toplam 94.149,40-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE ;
28/04/2014 tarihli tüplü bayilik sözleşmesinin haksız nedenle fesh edildiğinin tespiti ile 11.371,78-TL kar mahrumiyeti bedeli ile 25.000,00- dolar karşılığı 193.750,00-TL bedelli cezai şartın %50 indirilmesi suretiyle 96.875,00-TL cezai şart olmak üzere 108.246,78-TL'nin 14.097,38-TL bedelin takası sonrası toplam 94.149,40-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 6.431,35-TL nispi karar harcının, peşin alınan 3325.85-TL ve ıslah 177.12-TL olmak üzere toplam 3.502,97-TL harcın mahsubu ile kalan 2.928,38-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 3.565,25-TL (Başvurma Harcı 54.40-TL, Peşin Harç 3325.85-TL, Vekalet Harcı 7.88-TL, Islah Harcı 177.12-TL,) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 4.940,00-TL (390,00-TL tebliğler ve posta, 4.550,00-TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/12/2024
Katip ...
Hakim ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.