Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/645
2025/100
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/645
KARAR NO :2025/100
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:10/10/2023
KARAR TARİHİ:11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında kargo sözleşmesi imzalanmış olup, müvekkili şirket emtiayı taşıma taahhüdü ve yan edimleri yüklenirken davalı-borçlunun tek edimi gönderi ücretini ödemek şeklinde olduğu, müvekkili şirket taahhüdünü sözleşmede yer aldığı ve gerektiği gibi yerine getirmiş, davalı yana fatura düzenlemiş ve kendisine ulaştırmış olmasına rağmen davalı-borçlu tarafından müvekkili şirkete sorumlu olduğu edim ifa edilmediği, Müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmiş olan taşıma hizmetine karşılık olarak ödenmesi gereken ücreti ödenmediği, Takibe konu faturalar müvekkili şirketin ticari defterleri incelendiğinde görülebileceği e-arşiv fatura kapsamında elektronik belge biçiminde oluşturulan faturalar davalı tarafa hem elektronik ortamda hem de fiziken teslim edildiği, Müvekkili şirket tarafından bahse konu alacağın tahsili amacıyla davalı/borçlu taraf ile defalarca iletişime geçmiş olsa da bu borcu ödemekten kaçındıkları, Müvekkil tarafından icra takibi başlatılmış olup borçlu tarafından kötü niyetli olarak itiraz edilmesi neticesinde takip durduğu, arabuluculuk yoluyla tahsil yoluna başvurulmuş, çözüme ulaşılamadığı açıklanan nedenlerle; 1. Davamızın kabulü ile borçlunun .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, 2. Kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, 3. Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m.128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kargo sözleşmesinden kaynaklı ve .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 22/10/2024 tarihli ara karar ile dosyanınTarafların ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek, alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
16/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ... A.Ş. ile Davalı .... Gıda San. Tic. Ltd. Şti. arasında cari hesap bakiyesinden kaynaklanan uyuşmazlık konusunda, Tüm dava dosyası kapsamında bilgi ve belgeler ile Davacı tarafın 2021-2022 yılları yasal ticari defterleri ve kayıtları üzerinde yaptığım incelemeler ve değerlendirmelerim neticesinde; Sonuç ve kanaatim aşağıya çıkarılmıştır. Davacı ... A.Ş.nin incelenen 2021-2022 yılları yasal ticari defterlerinin; 6102 sayılı TTK ve 213 sayılı VUK'nun ticari defterlere ilişkin madde hükümlerine uygun esaslarda tutuldukları, Ticari defterlerin birbirini doğruladığı ve sahipleri lehine delil olma niteliklerinde oldukları tespit edilmiştir. Nihai karar Sayın Mahkemenin takdirlerinde olmak üzere; Davacı Davacı ... A.Ş.nin, davalı ... Mam. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.nden 1.831,27 TL alacağının bulunduğu, Taraflar tacir olduklarından 3095/2 sayılı yasaya istinaden, Davacının 1.831,27 TL.lik asıl alacağına 17.03.2022 takip tarihinden itibaren başlamak üzere, %15,75 ve değişen oranlarda avans faizinin uygulanması gerekeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4)
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Somut uyuşmazlık kapsamında taraflar arasında kargo sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin takip başlatıldığı yapılan itiraz üzerine iş bu davanın açıldığı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla davacı yanın alacak hususu ve miktarı tespit edilmiş olup davalı tarafça da ödeme olgusu ispat edilemediğinden; davanın kabulü ile; davalının .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin aynı koşullarla devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
Davalının .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin aynı koşullarla devamına,
2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 125,10-TL nispi karar harcının, peşin alınan 269.85-TL harcın mahsubu ile artan 144,75-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 1.831,27-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 433,35-TL (Karar Harcı 125,10-TL, Vekalet Harcı 38.40-TL, Başvurma Harcı 269.85-TL) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 5.467,00-TL (467,00-TL tebliğler ve posta, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olarak karar verildi.11/02/2025
Katip ...
Hakim ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.