mahkeme 2023/618 E. 2025/525 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/618
2025/525
24 Haziran 2025
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/618 Esas
KARAR NO : 2025/525
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : 27/09/2023
KARAR TARİHİ : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından davacı müvekkili aleyhine 08.09.2022 tarihinde ... 37. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, müvekkili icra tehdidi altında davalı şirkete ödeme yapmak zorunda kaldığı, ancak müvekkili takip alacaklısı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı, bu nedenle davalı alacaklının kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde tahsil ettiği davaya konu borcun bulunmadığının tespit edilmesi ve devamında tahsil edilen miktarın istirdadı için iş bu davayı açmak gerektiği, bütün bu sebepler ile müvekkilim icra tehdidi altında icra dosyasındaki borcun tamamını ödemek zorunda kaldığı, neticeten, yukarıda izah ettiği üzere, müvekkili bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde ödemiş olduğu miktar ile davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiği açık olup, bu durumun tespit edilerek müvekkili haksız yere uğradığı zararın giderilebilmesi ve kötü niyetli davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesi için iş bu istirdat davasının ikame edilmesi zorunluluğu tarafımıza hasıl olduğu, Yine dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak arabulucuya gidilmiş ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı, buna ilişkin anlaşamama tutanaklarını (e-imzalı) Ek'te ibraz ediyoruz. İş bu nedenlerle dava açma zarureti hâsıl olduğu, açıkladığı nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla, davamızın kabulü ile; müvekkili davalıya borçlu olmadığının tespitine ve yine borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 23.390,00 TL'nin ödeme tarihi olan 28.09.2022 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ...A.Ş. ile dava dışı ...(T.C.N. ...) arasında 24.11.2020 tarihinde faktoring sözleşmesi tanzim edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan faktoring sözleşmesine istinaden ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait ... seri numaralı 30.08.2022 keşide tarihli, 15.000,00 TL bedelli çek" müvekkil şirket tarafından fatura ile tevsik edilerek temlik alındığı, müvekkili şirket davaya konu edilen ... seri numaralı çeki faktoring sözleşmesine istinaden ve fatura karşılığından temlik alarak yetkili hamil olmuştur. Müvekkil şirket kendisine yüklenen tüm özen ve dikkat sorumluluğuna dikkat ederek işlemleri gerçekleştirdiğinden iyi niyetli hamil sıfatını sunduğu, açıklanan ve Sayın Mahkeme'nin re'sen gözeteceği nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yapılan yargılama neticesinde davanın kötü niyetli hareket ettiğinin anlaşılması halinde davacı borçlu hakkında dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Davacının keşidecisi olduğu çeklerin kargoda kaybolduğu/çalındığı iddiasıyla çeklerin davalı tarafça icra takibine konu edilmesi sebebiyle ödenen bedelin istirdadı talebidir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış ve mahkememizce 01/10/2024 tarihli ara karar ile dosyanın tarafların ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek çek alıp vermeyi gerektirir ticari ilişki bulunup bulunmadığı ile çekin taraflarının ticari defterlerinde yer alıp almadığı hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
17/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; 04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi gazetede yayımlanan " Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" İstihbarat çalışmasına dair madde.5 (1) bendinde; Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir, İstihbarat çalışması; öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemelerde dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, iç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve merkezi fatura kaydı sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılmayacak şekilde oluşturulması, müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibari ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi ve diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi, hususları dahil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde istihbarat yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur. “ denilmektedir. Söz konusu çekin 14.09.2022 takip tarihinden önce olmak üzere 16.06.2022 tarihinde çekin iptaline ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının bulunduğu hususu göz önüne alındığında; Davacı ... A.Ş.'nin fatura ve çeki temlik alırken, yönetmelik'in 5/1 maddesinde belirtilen hususlara ilişkin, istihbarat yapmadığının anlaşıldığı, ... 37. İcra dairesi müdürlüğü tarafından yapılan kapak hesabına 23.390,00 TL ödeme yapmış olan davalı ...'un, sayın mahkemenin takdirlerinde olmak üzere istirdat talebinde haklı olabileceği, sayın mahkemenin davacı lehine karar vermesi durumunda, taraflar tacir olduklarından 3095/2 sayılı yasaya istinaden, davacının 23.390,00 TL asıl alacağına %15,75 ve değişen oranlarda olmak üzere 27.09.2023 dava tarihine kadar hesaplanan 3.619,69 TL tutarında avans faizinin ilave edilmesi gerekeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
TTK'nın 792. maddesi; ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. ... K. ... tarih ve sayılı kararı).
Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin yetkili hamili iken hırsızlık olayı sebebiyle rızası dışında elinden çıktığını ve davalı ...A.Ş.'nin çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür.
Öte yandan, 13.12.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre, "Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez." düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin 3. Fıkrasında ise, "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava konusu çek bedelinin istirdadı talep edilmiş ise de açıklamalar ışığında davalının kötü niyeti ya da ağır kusuru ispatlanmadığı sürece çekin istirdatının talep edilemeyeği anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu çek karşılığında ...'nun finansman sağlayan ...şirketi, TTK 801.maddesindeki " Cirosu kabil bir çeki ödeyecek olan muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir." düzenleme uyarınca sadece cirolar arasındaki teselsülü incelemekle yükümlüdür. Yasa temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak bir ödeme aracı olan çekin bu kambiyo vasfı sebebiyle çeki ciro ve temlik sözleşmesi ile temlik alana başka araştırma külfeti yüklememiştir. TTK 818/1-c maddesi ile atıf yapılan TTK 677. maddesinde bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan yada adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez şeklindeki imzaların istiklali prensibi uyarınca, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de ciro zincirini koparmayacağından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... esas ve ...karar sayılı kararı) cirantaların gerçekte var olup olmadığı, hayali isimler veya paravan şirketler olması, keşidecinin imzasının ona ait olduğunun tespit edilmesi halinde çekin kambiyo vasfını ve şeklen ciro silsilesindeki teselsülü etkilemeyeceğinden, çek Tam Faktoring tarafından, usulüne temlik alındığından, yasaların külfet yüklemediği bir konuda araştırma yapılmaması kötü niyet olarak kabul edilemeyeceğinden, bu durum Tam Faktoring Şirketi'nin kötü niyetli olduğunu göstermez. Kötü niyetin varlığını ve bile bile borçlunun zararına hareket edildiğini kanıtlamak davacı tarafa aittir. Çeklerin incelenmesinde şeklen ciro silsilesinin düzgün olduğu anlaşılmıştır. Davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki devraldığı, çeki almasına dayanak gösterdiği 24/11/2020 faktoring sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu, yapılan ödemelerin sözleşmenin ve çeklerin tevdinden sonra yapıldığı, çeklerin fatura ile tevsik edildiği, Finansal Kurumlar Birliği ve Gelir İdaresi Başkanlığından gelen müzekkere cevabında çekin ve faturanın herhangi bip iptale ve itiraza konu olmaması ve çalıntı ihbarının bulunmaması, aldırılan bilirkişi raporları ile de taraflar ticari ilişki bulunup bulunmadığı ve davalı faktoring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı hususunda tespitler yapılmış olup; imzaların istiklali ilkesi gereğince davacı yanın takibe konu alacaktan sorumlu olacağı yine davacı tarafça da şikayetçi olunan savcılık dosyasında davalı faktoring şirketi ya da çalışanları hakkında herhangi bir şikayet bulunmayışı göz önüne alınarak ilgili dosyanın sonucunun mahkememiz dosyasını etkilemeyeceği anlaşılmakla kesinleşmesi beklenilmemiştir. Çek iptali davasına konu kararın karar tarihinin 16/06/2022 tarihi olduğu, faktoring ilişkisi kurulduktan sonra ilanların yapıldığı, Faktoring ilişkisinin kurulduğu tarihte davalı şirkete ulaşmış herhangi bir çek kayıp/çalıntı bildiriminin olmayışı, tevsik edici faturaların faktoring işlem tarihinde geçerli faturalar oluşu, ödeme yasağının faktoring işleminden sonraki tarihlere ilişkin olması birlikte gözetildiğinde davalı faktoring şirketinin kötü niyetin varlığı ve bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispatlanamadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Yargılama giderleri ve sair hususların gerekçeli kararda değerlendirilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 399,45-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 215,95- TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 23.390,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/06/2025
Katip
¸
Hakim
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.