mahkeme 2023/404 E. 2025/610 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/404

Karar No

2025/610

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/404
KARAR NO : 2025/610

DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 26/01/2023
KARAR TARİHİ : 16/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklının, müvekkili aleyhine zayi edilen ve bu nedenle ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı zayi nedeniyle çek iptali davasına konu olan ve hakkında ödeme yasağı bulunan çek nedeniyle ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkilini zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini, davalı alacaklının bu takibinde kötü niyetli olduğunu da, takibe konu çek hakkında ödeme yasağı olduğu halde ihtiyati haciz talepli yerine getirdiğini ve niyetini belli ettiğini, davalı alacaklının kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde tahsil etmeye çalıştığı çeke konu borcun bulunmadığının tespit edilmesi ve devamında tahsil edilen miktarın istirdadına, ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu takibin bu şekilde iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu icra dosyasının, dava dışı borçlu ...adına dava dışı şahıs ... tarafından ödenerek infaz olduğunu, icra dosyası borcunun davacı tarafından ödenen bir bedelin bulunmadığını, bu nedenle bedel istirdadı niteliğindeki bu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, davada ...Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkili şirketin 6361 sayılı Yasanın belirttiği tüm yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle dava konusu çeki istikap ettiğini, dolayısıyla müvekkiline herhangi bir kusur isnadının mümkün olmadığını, çekte ödeme yasağı olmasının takip başlatılmasına engel olmadığını belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava,... şubesine ait, .... keşide tarihli ... seri numaralı 16.500,00-TL bedelli çekten kaynaklı ... 6. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına konu menfi tespit ve istirdat davasıdır.
... 30. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı 27/01/2023 tarihli Görevsizlik kararı nedeni ile Mahkememize tevzi edilen dosyanın mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır.
TTK'nın 792. maddesi; ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. ..., K.... tarih ve sayılı kararı).
Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin yetkili hamili iken zayii sebebiyle rızası dışında elinden çıktığını ve davalı ... A.Ş.'nin çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür.
Öte yandan, 13.12.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre, "Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez." düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin 3. Fıkrasında ise, "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava konusu çekteki imzalarının davacı tarafça sahteliği iddia edilmiş ise de imzaların istiklali prensibi uyarınca ciranta imzalarından birinin imzasının sahte olması bu imzadan sonra çeki ciro ile iktisap eden kişinin meşru hamil olmasına halel getirmeyeceği bu nedenle davalının kötü niyeti ya da ağır kusuru ispatlanmadığı sürece çekin istirdatının talep edilemeyeği anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu çek karşılığında finansman sağlayan Deniz Faktoring şirketi, TTK 801.maddesindeki " Cirosu kabil bir çeki ödeyecek olan muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir." düzenleme uyarınca sadece cirolar arasındaki teselsülü incelemekle yükümlüdür. Yasa temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak bir ödeme aracı olan çekin bu kambiyo vasfı sebebiyle çeki ciro ve temlik sözleşmesi ile temlik alana başka araştırma külfeti yüklememiştir. TTK 818/1-c maddesi ile atıf yapılan TTK 677. maddesinde bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan yada adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez şeklindeki imzaların istiklali prensibi uyarınca, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de ciro zincirini koparmayacağından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/19-806 esas ve 2016/298 karar sayılı kararı) cirantaların gerçekte var olup olmadığı, hayali isimler veya paravan şirketler olması, keşidecinin imzasının ona ait olduğunun tespit edilmesi halinde çekin kambiyo vasfını ve şeklen ciro silsilesindeki teselsülü etkilemeyeceğinden, çek Tam Faktoring tarafından, usulüne temlik alındığından, yasaların külfet yüklemediği bir konuda araştırma yapılmaması kötü niyet olarak kabul edilemeyeceğinden, bu durum Deniz Faktoring Şirketi'nin kötü niyetli olduğunu göstermez. Kötü niyetin varlığını ve bile bile borçlunun zararına hareket edildiğini kanıtlamak davacı tarafa aittir. Çeklerin incelenmesinde şeklen ciro silsilesinin düzgün olduğu anlaşılmıştır. Davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki devraldığı, çeki almasına dayanak gösterdiği 18/08/2022 faktoring sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu, yapılan ödemelerin sözleşmenin ve çeklerin tevdinden sonra yapıldığı, çeklerin fatura ile tevsik edildiği, Finansal Kurumlar Birliği ve Gelir İdaresi Başkanlığından gelen müzekkere cevabında çekin ve faturanın herhangi bip iptale ve itiraza konu olmaması ve çalıntı ihbarının bulunmaması, aldırılan bilirkişi raporları ile de taraflar ticari ilişki bulunup bulunmadığı ve davalı faktoring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı hususunda tespitler yapılmış olup; imzaların istiklali ilkesi gereğince davacı yanın takibe konu alacaktan sorumlu olacağı, Faktoring ilişkisinin kurulduğu tarihte davalı şirkete ulaşmış herhangi bir çek kayıp/çalıntı bildiriminin olmayışı, tevsik edici faturaların faktoring işlem tarihinde geçerli faturalar oluşu, ödeme yasağının faktoring işleminden sonraki tarihlere ilişkin olması birlikte gözetildiğinde davalı faktoring şirketinin kötü niyetin varlığı ve bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispatlanamadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 397,77-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 217,63‬-TL harcın davacıdan tahsile ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 23.292,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/09/2025

Katip
¸

Hakim
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim