Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/376

Karar No

2024/728

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/376
KARAR NO:2024/728

DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:05/06/2023
KARAR TARİHİ:03/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilince verilen 05.06.2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde,“ Müvekkiller ile davalı banka, 13.02.2018 tarihli "Genel Kredi Sözleşmesi" akdedildiğini,Davalı banka, krediye teminat olmak üzere "..." sayılı taşınmaz üzerine ipotek tesis etmiş ve ayrıca müvekkillerden 13.02.2018 düzenleme tarihli ve 08.08.2019 ödeme tarihli teminat senedi aldığını, Müvekkiller üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve kredi borçlarını düzenli olarak ödediklerini,ancak ticari hayatın zorlukları ve ekonomik krizin de etkisiyle bir süre sonra ödeme güçlüğüne düşmüşler ve ödemeleri aksatmak zorunda kalmışlardır. Bunun üzerine davalı banka tarafından ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildi ipotekli taşınmazın cebri icra yoluyla satışı yapılarak borcun tamamı tahsil edildiği Davalı banka, borcun tamamını tahsil etmesine rağmen, haksız ve hukuka aykırı olarak bu defa teminat senedini icraya koyduğunu ve .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlattığını,davalı bu şekilde aynı alacağı iki kere tahsil etmeye çalışmış ve takiplere "tahsilde tekerrür olmamak üzere" kaydı koymayarak da kötü niyetini ispatladığını, bedelsiz senet içtihatlarla düzenlenmiş olup bedelsiz senede dayalı takibin iptali gerektiğini, "Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s. 16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden do; Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/893 Esas 2021/1499 Karar) Tarafımızca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak karşı tarafla anlaşma sağlanamadığını, gelinen noktada huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olmuştur. yukarıda arz ve izah edilen ile mahkemenizce resen gözetilecek sebeplerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıylı Öncelikle müvekkilin cebri icra tehdidi altında olması dikkate alınarak İİK 72/3 uyarınca .... İcra Mi 2019/36925 Esas dosyası hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini,Müvekkillerin borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyasının iptalini,Alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkillere verilmesini, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını, "talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı banka vekili tarafından sayın mahkemenize hitaben verilen davaya cevap dilekçesinde,” Müvekkili banka ile davacı ... Ürt. Paz. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 13.02.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, İşbu kredi sözleşmesinde aynı zamanda davacı şirket yetkilisi olan ... 1.100.000,00-TL kefalet tutarıyla müşterek ve müteselsil kefil olarak yer aldığını, Ayrıca müvekkili banka lehine ...Müdürlüğü'nün 12.02.2018 tarih ve .... yev. nolu ipotek resmi senedi ile 1.000.000,00-TL bedelli 2. derece ipotek hakkı tesis edildiğini, Davacı borçlular kredi ödemelerini gereği gibi ifa etmediklerini, Bunun üzerine 08.07.2019 tarihinde kredi hesapları kat edilmiş ve borçlulara .... Noterliği'nin 08.10.2018 tarih, ... yev. nolu ve 09.07.2019 tarih 25583 yev. nolu hesap kat ihtarnameleri gönderidiğini tebliğ edildiğini, Davacı borçlular tarafından ödeme yapılmaması üzerine .... İcra Mü 'nün ... E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlandığını, İİK gereği satışa hazırlık işlemler tamamlanmış ve taşınmaz 22/01/2021 tarihli ihale 300.500,00-TL bedelle alacağa mahsuben tarafımıza ihale edilmiştir. İhale itiraz olmaksızın kesinleşmiş ancak ihale bedeli ana para alacaklarını dahi karşılamadığını, Arz olunan sebeple davacı borçluların müvekkil bankaya karşı hala borçlu konumunda olduklarını, İşbu sebeple borçluların mal kaçırma saikinden şüpheple tarafımızca bakiye alacak tutarında ihtiyati haciz başvurusunda bulunulmuş, ... Asliye Ticaret Mahkemesi ...D. İş ve ... sayılı kararı ile 08.08.2019 vade tarihli, 500.000,00-TL bedelli bonoya dayalı alacağın talebimiz gibi 380.000,00-TL'sinin tahsili için ihtiyati haciz kararı verildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş ve ... sayılı kararı .... İcra tün ... E. sayılı dosyası tahtında esas takibe de geçilmek suretiyle infaz edi ir. Anılan takip dosyası hiçbir itiraz olmaksızın kesinleşmişse de netice de takip iz kalmıştır. İşbu sebeple davacının tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davacılar vekili her ne kadar senedin teminat senedi olduğunu iddia etmiş ise de dava dilekçesinde açıkça "davamız bedelsizlik def'ine dayanmaktadır." demiştir. Dolayısıyla bunu aşan düzeydeki hiçbir iddianın dinlenilmesi mümkün değildir. Ancak hak kaybına sebebiyet vermemek adına arz etmek isteriz ki; Takibe konu senet teminat senedi değildir. Senet üzerinde teminat olarak verildiğine dair bir ibare bulunmadığını, Kaldıki böyle bir ibarenin bulunması durumunda dahi bu durum tek başına senedin teminat için verildiğini alacağın bu yolla tahsil edilemeyeceğini göstermez. Keza senedin hangi hukuki ilişkinin teminatı olduğu hususunun bir başka deyişle karşılıklı edimleri içeren bir sözleşmenin teminatı için verildiğinin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğiniancak söz konusu senedin teminat olarak verildiğine ilişkin bir sözleşme söz konusu olmadığı gibi dilekçe ekinde bunu ispatlayacak hiçbir belge sunulamadığını, Yine davacılar vekili anılan her iki takibin de “tahsilde tekerrür olmamak" kaydı konulmadan açıldığını bu nedenle müvekkil bankanın kötü niyetli olduğunu iddia etmiş ise de ekte sunacağımız takip taleplerinden görüleceği üzere her iki takibimizde "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" ikame edilmiş olup kötü niyet iddialarının hiçbir dinlenebilirliği bulunmamaktadır. (Fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla) Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle;Davacıların hukuki mesnetten yoksun davasının esastan reddine, davacıların *020 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, Masraf ve ücreti vekaletin davacı taraflara tahmiline karar verilmesini, talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Genel kredi sözleşmesine istinaden verilen senedin bedelsizliği ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 14/11/2023 tarihli ara karar ile dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi ile, gerektiğinde banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle, tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
28/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı banka ile davacı asıl borçlu ....ltd.şti arasında, 13.02.2018 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, Davacı kefil ... iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından doğan tüm borçlardan 1.100.000.00 TL kefalet limiti kapsamında sorumlu olduğu, Davacı kefilin sözleşmenin imzalandığı tarihte şirket ortağı olduğu, Ön Bilgilendirmeden sonra 6455 s. Kanun'un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre ; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmamaktadır. Davacı 1.100.000.00TL limitli sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğu sabittir. Ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak Mahkemenin takdirleridir. Toplam Takipte Talep Edilen silirkişiliğimiz ile Talep Edilebilecek Fazla Talep Alacaklar (TL) Hesaplanan (TL) Alacak (TL) Edilen (TL)388.963,23-TL 367.840,59-TL 356.109,90-TL 21.122,64-TL talep edilebilecek toplam alacak 356.109,90-TL Davalı bankanın KREDİ alacağına ilişkin, davacıların .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası takip dosyasına yapımış olduğu itiraz nedeniyle davacılaram davalı bankaya İı bankanın davacılardan sayın mahkemenizce de kabul edilmesi halinde 18.09.2019 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı 347.146.67 TL asıl alacak 8.233.33 TL işlemiş faiz 123.90 TL İh.Haciz mas.606.00 TL İh.Hac. Vek.Ücr. olmak üzere toplam 356.109.90 TL alacaklı olduğu, 347.146.67 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık 96 19.50 ve değişen oranlarda AVANS faizi davacılardan istenebileceği, takiple dava arasında tahsilat sağlandığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/11/2018 tarih, 2017/19-822 E., 2018/1754 Karar sayılı içtihadında belirtilen " Ödemelerin alacaktan mahsubunda ise; takip tarihinde belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve ferileri toplamından mahsubu öncelikle Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferileri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır. Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır. Bu şekilde yapılan hesaplamaya göre son ödemeden sonra dava tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizi ve ferileri ile birlikte alacaklının dava tarihindeki alacağı tespit edilmelidir." BK 100 e göre yapılan hesaplama Davacıların dava tarihi itibariyle 130.219.31 TL tespit edilmiştir, Di rın dava tarihi itibar 181.323.16 TL borçlu oldu; Davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ...İcra Müdürlüğü'nün ... takip dosyasının tarihi 17.09.2019 olup tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibin başlatıldığı, iş bu davaya konu takibibin ise 18.09.2019 tarihli olup tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibin başlatıldığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Davalı banka ile davacı asıl borçlu .... Ltd. Şti arasında 13/02/2018 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davacı kefil ... iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından doğan tüm borçlardan 1.100.000.00 TL kefalet limiti kapsamında sorumlu olduğu, davacı kefilin sözleşmenin imzalandığı tarihte şirket ortağı olduğu ve kefalete ilişkin şekil şartlarının usulüne uygun olduğu, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla krediden kaynaklı banka alacağının varlığı ve miktarı tespit edilmiş olup; takibe konu kıymetli evraktan kaynaklı bedelsizlik iddiasında bulunulmuş ise ispat yükü kendisinde davacı tarafça bu hususun ispat edilememiştir.
Takip konusu senedin teminat senedi olup olmadığı hususunda senedin teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise senedin sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Senede açıkça atıf bulunan sözleşmede senedin teminat amacıyla verilmiş olduğu belirtilmiş olabilir. Nitekim bu hususlar Hukuk Genel Kurulunun 15.09.2020 tarihli ve 2017/12-269 E., 2020/591 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, kambiyo senetleri kural olarak mevcut bir borç için düzenlendiklerinden, teminat maksadıyla düzenlenmeleri istisnaidir ve bu durumun da soyutlukla yakından ilişkisi bulunmaktadır. Nitekim senet metnine teminat amacıyla verildiğinin yazılması hâlinde senedin soyutluğu ortadan kalkmakta ve devir kabiliyeti sınırlanmakta, bu ibarenin yazılmaması hâlinde ise keşidecinin teminat iddiasının ispatlanması, lehtarla sınırlı olmak üzere, yazılı delile ihtiyaç göstermektedir.
Kambiyo senetlerine ilişkin menfi tespit davalarında dava konusu senedin teminat senedi olduğuna dair ispat yükünün kime ait olduğu da gelinen aşama itibariyle üzerinde durulması gereken bir diğer husustur. Bu kapsamda genel ispat kurallarına ilişkin olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince, bir kambiyo senedinin teminat senedi olduğundan bedelsizliğine dair iddia ile açılan menfi tespit davasında ispat yükü, iddia olunan bu vakıadan kendi lehine hak çıkaran senet borçlusuna ait olacaktır. Zira borçlu olunan bir senede ilişkin açılan menfi tespit davasında senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispatı sonucu verilecek olan karar ile sorumluluk ortadan kalkacaktır. Bu tür bir karar ile lehine hak kazanan, dava konusu senet borçlusu olduğundan anılan senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispat yükü de yine senet borçlusu üzerindedir. Ayrıca bir temel alacağın varlığına karine teşkil eden kambiyo senedinin teminat senedi olduğundan bahisle bedelsizliğine dair iddianın ispatı, karinenin aksini iddia eden senet borçlusu tarafından gerçekleştirilmelidir." şeklindedir. Bu kapsamda ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça haklılığı ispat edilememiş olup tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan takipte usulsuzluk bulunmadığı anlaşılmakla; davanın reddine, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 6.642.52-TL harçtan mahsubu ile artan 6.214,92‬-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/12/2024

Katip ...

Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim