mahkeme 2021/222 E. 2025/784 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/222

Karar No

2025/784

Karar Tarihi

28 Ekim 2025

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/222 Esas
KARAR NO:2025/784

DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:23/03/2021
KARAR TARİHİ:28/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf, 13.01.2018 tarihinde ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Sokak’ta yürümekte olan müvekkilinin, ... yönetimindeki ... plakalı aracın dikkatsiz ve kontrolsüz kullanımı sonucu kendisine çarpmasıyla yaralandığını, kazanın trafik tespit tutanağında da sürücü kusuru olarak belirlendiğini, kazaya karışan aracın kaza tarihinde ... poliçe numaralı ZMSS sigortasının davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde bulunduğunu beyan etmiştir. Müvekkilin kaza sonucu omurga kırığı ve çeşitli vücut kırıkları oluştuğunu, kalıcı sakatlık meydana geldiğini, yaşamını başkalarının yardımıyla sürdürebildiğini belirterek iş gücü kaybı (güç kaybı) tazminatı talebinde bulunmuştur. Kaza sonrası bir kısım tedavi giderlerinin devlet hastanesi tarafından karşılandığı, ancak belgelendirilemeyen ek tedavi ve iyileşme giderlerinin de davalıdan tahsili gerektiği ileri sürülmüştür. Davacı, sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, arabuluculuk sürecinde de uzlaşma sağlanamadığını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu ifade etmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca geçici ödeme yapılmasını talep eden davacı, yargılama süresince mağduriyetin giderilmesi amacıyla hâkim takdirine göre davalıdan geçici bir tazminata hükmedilmesini istemiştir. Açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kaza tarihi olan 13.01.2018’den itibaren yasal faiziyle birlikte 1.000 TL maddi tazminatın ve yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini ileri sürerek, davacının 2918 sayılı KTK m. 97 kapsamında sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapmadığını, dolayısıyla dava şartının gerçekleşmediğini savunmuştur. Esasa ilişkin olarak ise davacının kusur iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kazanın davacının dikkatsizliği sonucu meydana geldiğini, yaya kaldırımı bulunmasına rağmen araç yolundan yürüyen davacının asli kusurlu olduğunu ve bu nedenle müterafik kusur indiriminin uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca davacının maluliyet oranının hatalı hesaplandığını, eksper raporuna göre bu oranın %8 civarında olması gerektiğini ileri sürmüş; manevi tazminat taleplerinin 2918 sayılı KTK m. 92 gereğince poliçe teminatı dışında olduğunu, tedavi giderlerinden ise KTK m. 98 uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumlu bulunduğunu ifade etmiştir. TBK m. 76 kapsamında talep edilen geçici ödemenin koşullarının somut olayda bulunmadığını, davacının ekonomik durumuna veya iddialarına ilişkin inandırıcı deliller sunmadığını belirterek bu talebin reddini istemiştir. Ayrıca faiz talebinin kaza tarihinden değil, sigorta şirketine yapılan usulüne uygun başvurudan ve eksik evrakların tamamlanmasından itibaren başlaması gerektiğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, davanın hem usulden hem de esastan reddine, geçici ödeme talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davası şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ve Mahkememizce 27/09/2021 tarihli ara karar ile dosyanın dosyanın bir fotokopisi alınarak kusur durumunun tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
03/01/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; Mevcut verilerle; A) Sürücü ... idaresindeki kamyonet ile yerleşim yeri içindeki sokakta seyir halindeyken yola gereken dikkatini vermesi, seyrini mevcut mahal şartlarını göz önünde bulunduracak şekilde kontrollü sürdürmesi, olay yeri kavşaktaki sola dönüşünü geniş kavisle ve hareket alanını kontrol altında tutacak şekilde sürdürmesi ve manevrası öncesi kavşakta karşıya geçmek isteyen yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerektiği hususlarına riayet etmediği olayda kusurludur. B) Davacı ... olay mahalli sokakta yürümekteyken kavşak mahalline gelip yürüyüşüne devam etmek suretiyle kavşakta karşıya geçmek istediğinde, kendi can güvenliği açısından bu mahaldeki taşıt trafiğini kontrol altında bulundurması gerektiği hususuna riayet etmediği olayda kusurludur. Sonuç: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Sürücü ...’ın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu, B) Davacı yaya ...’nin %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
Mahkememizce 27/09/2022 tarihli ara karar ile dosyanın maluliyetin tespiti için ATK ya gönderilmesine karar verilmiştir.
01/04/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; Dava konusu olayla ilgili başvurduğu tüm sağlık kuruluşlarından, olay tarihi ve sonrasında kişi hakkında düzenlenmiş tüm tıbbi belgeler (acil müdahale evrakı, adli rapor, hastane yatış evrakı, ameliyat notları, epikriz vb.) ile kişiye çekilen tüm grafilerin (BT, MR, direkt grafi) asıllarının ya da CD halinde kopyasının (mümkünse DICOM formatında) teminen gönderilmesi, 2) Kişinin bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesi ortopedi kliniğine sevki sağlanarak özürlülük yönetmeliğine esas olacak şekilde yaralanmasına yönelik nötral sıfır metoduna göre yeni yaptırılacak bilateral ekstremite eklem hareket açıklıklarını dereceleri ile belirtir, sağ ve sol taraf uzunlukları da dahil mukayeseli yapılacak muayenesi sonucu düzenlenecek raporun gönderilmesi bildirilmiştir.
Mahkememizce 27/09/2022 tarihli ara karar ile dosyanın yeniden maluliyetin tespiti için ATK ya gönderilmesine karar verilmiştir.
21/11/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; ... oğlu 1988 doğumlu ...'nın 13.01.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 1 (bir) haftaya kadar uzayabileceği, 3. Kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce 04/01/2023 tarihli ara karar ile dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi ile tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.

18/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ...'nın 13.01.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası 7 günlük geçici iş göremezlik dönem gelirine sürücünün %85 kusur oranının yansıtılmasıyla zararının; 323,98 TL olacağı, E- ... plakalı otomobil, davalı ... Sigorta A.Ş. (Eski Unvan ... Sigorta A.Ş.) tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği ve sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketi tarafından verilen üst limitin kişi başı ölüm ve sürekli sakatlık teminatı 330.000,00 TL olduğu, F- Sorumluluk, temerrüt tarihi, manevi tazminat ve faiz türü gibi hukuki olgular konusunda takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olacağı,
Mahkememizce10/12/2024 tarihli ara karar ile dosyanın yeniden aktüer bilirkişiye tevdi ile güncel asgari ücret tarifesi dikkate alınmak suretiyle rapor aldırılmasının istenilmesine karar verilmiştir.
05/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ...'nın 13.01.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası 7 günlük geçici iş göremezlik dönem gelirine sürücünün %85 kusur oranının yansıtılmasıyla zararının; 323,98 TL olacağı, E- ... plakalı otomobil, davalı ... Sigorta A.Ş. (Eski Unvan ... Sigorta A.Ş.) tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği ve sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketi tarafından verilen üst limitin kişi başı ölü sürekli sakatlık teminatı 330.000,00 TL olduğu, F- Sorumluluk, temerrüt tarihi, manevi tazminat ve faiz türü gibi hukuki olgular konusunda takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olacağı, görüşü bildirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Davacı tarafça 13/01/2018 tarihli trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin iş bu davanın açıldığı, mahkememizin 14. Celse 1 nolu ara kararı gereğince davacının yabancı uyruklu olması nedeniyle MÖHUK md. 48 ve HMK md. 114/1,ğ ve HMK md. 115/1,2 maddeleri gereğince taktir edilen 50.000,00 TL teminatı depo etmesi için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceğinin ihtar edildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın madde 84 "(1) Aşağıdaki hâllerde davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun bir teminat gösterilir:
a) ...’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması, davacı yanında davaya müdahil olarak katılması veya takip yapması.
b) Davacının daha önceden iflasına karar verilmiş, hakkında konkordato veya uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma işlemlerinin başlatılmış bulunması; borç ödemeden aciz belgesinin varlığı gibi sebeplerle, ödeme güçlüğü içinde bulunduğunun belgelenmesi.
(2) Davanın görülmesi sırasında teminatı gerektiren durum ve koşulların ortaya çıkması hâlinde de mahkeme teminat gösterilmesine karar verir.
(3) Mecburi dava ve takip arkadaşlığında teminat gösterme yükümlülüğü, bu yükümlülüğün tüm davacılar bakımından mevcut olması hâlinde doğar. "
5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile ... arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17 nci maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Davacılar Suriye uyruklu olup, mahkemece davacıların teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2 nci maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu Mahkemece re'sen gözetilmelidir.( ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2025/1378 esas ve 2025/1423 karar sayılı ilamı)(Benzer nitelikte ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2024/1467 Esas ve 2025/1066 Karar sayılı ilamı)
HMK madde 335'e ilişkin hüküm HMK madde 84 gereğince mutad meskeni olmayan Türk vatandaşları için düzenlendiği, yabancılık unsuru içeren Möhuk madde 48/2 bu kapsamda değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla; davanın MÖHUK madde 48 ve HMK madde 114/1-ğ ve HMK madde 115/1,2 gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın MÖHUK madde 48 ve HMK madde 114/1-ğ ve HMK madde 115/1,2 gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 556,10-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 1.000,00-TL) nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı28/10/2025

Katip ....

Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim