Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2018/350
2024/727
4 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/350 Esas
KARAR NO:2024/727
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:18/04/2018
KARAR TARİHİ:03/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş. A grubu seyahat acentası olarak turizm işi ile iştigal ettiğini, bu doğrultuda hac ve umre organizasyonları düzenlediğini, hac ve umre organizasyonları Bakanlıklararası Hac ve Ümre Kurulu'nun her yıl belirlemiş olduğu takvime göre Diyanet İşleri Başkanlığı'nın denetimi ve gözetimi altında yürütüldüğünü, seyahat acentalarının Hac veya umre seyahati düzenleyebilmeleri ve hacı adaylarının vizelerinin alınarak Suudi Arabistan'a ulaştırılması için aşağıda belirtilen prosedürlerin tamamlanması gerektiğini, buna göre; hac organizasyonu için Suudi Arabistan Konsolosluğundan hac vizelerinin alınması için Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her acenta için ayrı ayrı hacca gitmeye hak kazanan kişilerin belirtildiği hac adaylarının listesinin hazırlanması ve bu listenin Suudi Arabistan Konsolosluğuna verilmek üzere acentalara teslim edilmesi gerektiğini, ... her bir hacı adayı için “... Hizmet bedeli” olarak belirlenen miktarın kendi hesaplarına yatırılmasını takiben hacı aday listesinin diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenmesi için Diyanet İşleri Başkanlığı'na bir yazı düzenleyeceğini, bu yazıya istinaden Diyanet İşleri Başkanlığı hacı aday İistelerini düzenleyip ilgili acentalara teslim edeceğini, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen bu liste olmadan Suudi Arabistan Konsolosluğunca hacı adayları için vizelerin verilmesi mümkün olmadığı, 2017 yılında Diyanet İşleri başkanlığı ve ..., ...'a hizmet bedelleri ödenmeden ve ödendiğine ilişkin yazı alınmadan hacı adayı listelerinin düzenlemeyeceği konusunda karar aldığı ve 2017 Hac Organizasyonu düzenleyecek olan bütün acentalara bu husus duyurulduğunu, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenmiş hacı aday listesi vizelerin alınabilmesi içim mutlak gerekli belge olduğundan bu belgenin alınabilmesi için müvekkili şirket tarafından ...'a kişi başı 25 USD olmak üzere 11.800,00 USD hizmet bedeli 21.07.2017 tarihinde zorunlu olarak ödendiğini, ancak daha sonra Diyanet İşleri Başkanlığı bazı acentaların ... hizmet bedelleri ve ...'dan alınacak yazı şartının iptal edilmesi için yaptıkları müraacat sonucu hacı aday listelerinin acentalara verilmesi için ... yazısının istenmeyeceğini açıkladığını, yani ... tarafından her hacı adayı için hizmet bedeli adı altında alınan 25,00 USD diyanet işleri başkanlığı tarafından hacı aday listesinin düzenlenmesi için zorunlu olmaktan çıkarıldığını, hac organizasyonu düzenleyen acentaların büyük çoğunluğuda ...'a hizmet bedelini ödemeden Diyanet İşleri başkanlığından hacı adayı listelerini aldığını, Müvekkili şirket yetkilisi tarafından hiçbir hizmetten yararlanılmadığı gibi yararlanılmak istenilmediğini belirten bildirim ...'a yapıldığını, Hac organizasyon süresince ... ile müvekkili şirketin hiçbir teması olmadığını, ... çalışanları ile görüşülmediği, müvekkili şirket tarafından ... Mekke ve Medine ofislerine hiç gidilmediğini, ... yekililerinin müvekkili şirket misafirlerinin konakladığı otellere hiç uğramadığını, tüm organizasyon ve hizmetler müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini, dolayısıyla müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan tutar karşılığında davalıdan herhangi bir hizmet alınmadığını, davacı şirket tarafından Diyanet İşleri Başkanlığından hacı aday listelerinin alınabilmesi için zorunlu olarak ödenmek zorunda kalınan 11.800,00 USD karşılığı davalı tarafından düzenlenen 25.09.2017 tarih ve ... nolu fatura ... 5.Noterliğinin ... yevmiye nolu 11.10.2018 tarihli yazısı ile kabul edilmeyerek iade edildiğini, ... tarafından düzenlenen 25.09.2017 tarih ... nolu faturaya ilişkin müvekkili şirketin borçsuzluğunun tespiti ile müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan ve karşılığından hizmeti alınmayan tutarın sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca istirdatı talebi ile iş bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, Haksız yere ödenmiş olan 11.800,00 USD nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalından istirdatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının Sebepsiz Zenginleşmeye Dayalı İade Talebi'ne ilişkin olarak ikame etmiş, davalı şirketin davacıdan tahsil edilen “Hizmet Bedeli”nden kendi insiyatifi ile feragat ettiği hakkı bulunmamaktadır. Zira Hac ve Ümre alanında faaliyet gösteren seyahat acentalarında alınan ödemeler kanun yönetmelik ve ilgili kurul kararları aracılığı ile belirlenmekte olduğu, arz ve izah edilen ve mahkemece resen nazara alınacak nedenlerle, davacının haksız ve meshenetsiz taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin dava üzerinde bırakılmasına karar verilmesine, Ümre kurulu her yıl Tursab'in Suudi Arabistan'da varlık göstermesine dair bağlayıcı karar almakta ve buna istinaden Birliğimiz Hac dönemlerinde acentalarımızı temsilen Su Ayrıca “Ülkemizde Hac ve Ümre organizasyonlarının şartlarını belirleyen Bakanlıklar arası Hac ve Umre Kurulu her yıl tursab'ın Suudi Arabistanda varlık göstermesine dair bağlayıcı kararlar almakta ve buna istinaden birliğimiz hac dönemlerinde acentalarımızı temsilen Suudi Arabistanda bulunmakta acentelerin resmi makamlar nezdindeki iş ve işlemlerini yürütmekte ve takip etmekte, acentalarla gelen hacı adaylarının Suudi Arabistan “da uçaktan inişlerinden| itibaren karşılayarak gidişlerine kadar yine havaalanlarında uğurlama işlemleriyle hizmet ettiğini, arz ve izah edilen ve mahkemece resen nazara alınacak nedenlerle, davacının haksız ve mesnetsiz taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklı borcun bulunmadığına dair menfi tespit istemi ve ödendiği iddia edilen fatura bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, trafik kayıtları, tramer kayıtları, hasar dosyası ve mahkememizce dosyanın bilirkişiye verilerek; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek üzere alacak hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiştir,
25/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Sektör bilirkişisince davalı şirket ... tarafından duyurusu 02.06.2017 tarihinde yapılan Hac 2017 /06 toplu hizmetler konulu genelgesinde, acentelerin hac turizminde vereceği hizmetlerin düzen içerisinde yürütülmesi, vize işlemlerinin kolaylıkla halledilmesi, T.C Diyanet İşleri Bakanlığı ile iletişimin sağlanması konusunda acentelerden kişi başı 25.-USD hizmet bedelinin talep edildiği belirtilmiştir. Davalı şirket 17.07.2017 tarihli 2017/12 sayılı duyurusunda Diyanet İşleri Başkanlığının ... sayılı yazısı ile “...pasaportlarla birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan alınan onaylı hacı adayı listesi ibraz şartı bulunduğu ve bu liste olmaksızın Başkonsolosluğa getirilecek pasaportların Türkiye kotasından Hac vizesi hakkı bulunduğunun belgelendirilemeyeceğini hatırlatmak isteriz.” Davacı şirket tarafından 21.07.2017 tarihinde yukarıdaki bilgiler ışığında kişi başı 25.-USD olarak 472 kişi karşılığında 11.800.-USD ödenmiştir. Davacı taraf diğer acentelerin davalı tarafın bu uygulamasına itiraz ederek bazı acentelerin ödeme yapmadığı ve davalı tarafın sebepsiz zenginleşme yaptığını ileri sürmüştür. Ancak, bu hizmet bedelinin ödeneceği bilinerek hazırlanan paket turlar ile organizasyon 2017 yılının Hac tarihleri süresi olan 31 Temmuz — 30 Eylül tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Turizm bilirkişisi olarak yorumum şu şekildedir; Türkiye'deki tüm seyahat acentelerin ... kurumuna bağlı olarak hareket etmesinden yola çıkarak, ... ve Diyanet İşleri Başkanlığının 2017 Yılı Hac Turizm konulu anlaşmaları neticesinde paket tur satışından önce ve satışı sırasında talep edilen hizmet bedelinin alınmış olması dolayısıyla, davacı şirketin davalıya ödemiş olduğu kişi başı 25.- USD tutarının iadesinin doğru olmadığı kanaatinin bildirildiği; mali yönden yapılan incelemeler: Davacı ... A.Ş.'nin 2017 yılına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK.64/3.maddesine göre Noterden açılış onaylarının süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2017 yılına ait yevmiye defterinin Noterden kapanış (Görülmüştür) onayının süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafın 2017 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, * Davacı tarafın 2017 yılına ait ticari defterlerinde; 31.07.2017 tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 43.532,71 TL tutarında alacaklı olduğu şeklinde kayıt bulunduğu, davalı tarafından davacı tarafa düzenlenmiş olan 25.09.2017 Tarihli Seri A Sıra ... numaralı kdv dahil 41.658,72 TL tutarındaki faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafından davalı tarafa ... Bankası A.Ş.nin 21.07.2017 tarihli .../... numaralı dekont ile gönderilmiş olan 11.800,00 USD'nin Türk Lirası cinsinden 41.658,72 TL tutarında olarak davacı tarafın ticari defterlerinde 31.07.2017 tarihinde kayıtlı olduğu, *Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde; hac seyahati için yapılmış olan masrafların listesi aşağıda gösterildiği şekilde olup, davalı tarafından davacı tarafa düzenlenmiş olan 25.09.2017 Tarihli Seri A Sıra ... numaralı kdv dahil 41.658,72 TL tutarındaki yurt dışı hac org.katılım payıf 24.995,23 tl. hac.org.hizmet gelirleri 14.121,60 TL. olmak üzere toplam 39.116,83 TL ve 2.541,89 TL. tutarındaki KDV ile birlikte toplam 41.658,72 TL. tutarındaki fatura aslının davacı tarafından ... Noterliğinin 10.10.2017 tarih ve 15065 yevmiye nolu itiraz yazısı ekinde davalı tarafa iade edilmesi nedeniyle ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve söz konusu faturada yazılı yapılmış olan masrafların da masraf listesine dahil edilmemiş olduğu, a)Davacı şirketin hac seyahatinde yürüttüğü faaliyetlerle ilgili olarak kişi başı yapılan harcamanın ortalama (5.536. AERO TL/474 kişi) 11.679,85 TL tutarında olduğu, (Hac seyahatinde 3 kişinin b)Davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre hac seyahatinde kişi başı gelirinin ortalama (6.094.369,42 TL/474 kişi) 2.857,32 TL tutarında olduğu görülmüştür. Ancak, ticari defter kayıtlarına göre kişi başı tespit ve tahsil edilmiş olan söz konusu gelirin içerisinde 25,00 USD.nin bulunup bulunmadığının tespiti yapılamadığı, davacı şirketin dava konusu hizmet bedeline ait davalı tarafından davacı tarafa düzenlenmiş olan 25.09.2017 Tarihli Seri A Sıra ... numaralı kdv dahil 41.658,72 TL tutarındaki fatura ticari defterlerine kaydedilmeden Noter aracılığı ile iade edilmesi nedeniyle davacı tarafın ticari defterlerindeki giderler içerisinde yer almadığı tespit edilmiş olup, hac adaylarından alınan kişi başı ücret hesaplanırken fatura tutarının yansıtılıp yansıtılmadığının tespiti yapılamadığı, Ancak, her hac adayı için tahsil edilmiş olan ücretin farklı hizmetler sunulmuş olması nedeniyle ücretin de farklı olarak tespit ve hesaplanmış olduğu davacı tarafından beyan edildiği tespit edilmiştir. turizm bilirkişisi tarafından yapılan incelemeler: davalı şirket ... tarafından duyurusu 02.06.2017 tarihinde yapılan Hac 2017/06 toplu hizmetler konulu genelgesinde, acentelerin hac turizminde vereceği hizmetlerin düzen içerisinde yürütülmesi, vize işlemlerinin kolaylıkla halledilmesi, T.C Diyanet İşleri Bakanlığı ile iletişimin sağlanması konusunda acentelerden kişi başı 25.-USD hizmet bedelinin talep edildiği belirtildiği, davalı şirket 17.07.2017 tarihli 2017/12 sayılı duyurusunda Diyanet İşleri Başkanlığının 330.02.03 sayılı yazısı ile “...pasaportlarla birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan alınan onaylı hacı adayı listesi ibraz şartı bulunduğu ve bu liste olmaksızın Başkonsolosluğa getirilecek pasaportların Türkiye kotasından Hac vizesi hakkı bulunduğunun belgelendirilemeyeceğini hatırlatmak isteriz.” davacı şirket tarafından 21.07.2017 tarihinde yukarıdaki bilgiler ışığında kişi başı 25.-USD olarak 472 kişi karşılığında 11.800. USD ödendiği, davacı taraf diğer acentelerin davalı tarafın bu uygulamasına itiraz ederek bazı acentelerin ödeme yapmadığı ve davalı tarafın sebepsiz zenginleşme yaptığını ileri sürmüş olduğu, ancak bu hizmet bedelinin ödeneceği bilinerek hazırlanan paket turlar ile organizasyon 2017 yılının Hac tarihleri süresi olan 31 Temmuz 30 Eylül tarihleri arasında gerçekleştiği, turizm bilirkişisi olarak “Türkiye'deki tüm seyahat acentelerin ... kurumuna bağlı olarak hareket etmesinden yola çıkarak, ... ve Diyanet İşleri Başkanlığının 2017 Yılı Hac Turizm konulu anlaşmaları neticesinde paket tur satışından önce ve satışı sırasında talep edilen hizmet bedelinin alınmış olması dolayısıyla, davacı şirketin davalıya ödemiş olduğu kişi başı 25.- USD tutarının iadesinin doğru olmadığı kanaatine varılmıştır.
14/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Söz konusu davada, yukarıda detaylı açıklamalar yapılmış yüce mahkemenizce talep edilmiş tüm sorular detaylı olarak yanıtlanmıştır. Tahmini hesaplama sonucunda belirtilen hizmetin verilebilmesi için minimum bedel kişi başı 28,35,- USD olmaktadır. Yapılan hesaplamaya göre davalı Şirketin bu faaliyetlerinden kar elde edemeyeceği öngörülmektedir. Davalı şirketin 2017 yılı için talep etmesi gereken minimum ücret talep edilen ücretin fazlası olması gerektiği kanaatindeyim. Davalı şirketin hac seyahatinde yürüttüğü faaliyetlerle ilgili olarak 471 kişi için talep edebileceğini rakam 2017 yılında başında bu hizmet için ... tarafından bildirilen kişi başı rakam olan 25.-USD olmalıdır. İşbu Bilirkişi Raporu toplam 6 sayfa ve 3 nüshadan oluşmakta olup, raporun takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere saygılarımla arz olunur.
31/03/2021 tarihli talimat bilirkişi raporunda; Davacı ... A.Ş.'nin 2017 yılına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK.64/3.maddesine göre Noterden açılış onaylarının süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2017 yılına ait yevmiye defterinin Noterden kapanış (Görülmüştür) onayının süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafın 2017 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, davacı tarafın 2017 yılına ait ticari defterlerinde; 31.07.2017 tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 43.532,71 TL tutarında alacaklı olduğu şeklinde kayıt bulunduğu, davalı tarafından davacı tarafa düzenlenmiş olan 25.09.2017 Tarihli Seri A Sıra ... numaralı kdv dahil 41.658,72 TL tutarındaki faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafından davalı tarafa ... Bankası A.Ş.nin 21.07.2017 tarihli 37512/466 numaralı dekont ile gönderilmiş olan 11.800,00 USD'nin Türk Lirası cinsinden 41.658,72 TL tutarında olarak davacı tarafın ticari defterlerinde 31.07.2017 tarihinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde; hac seyahati için yapılmış olan masrafların listesi aşağıda gösterildiği şekilde olup, davalı tarafından davacı tarafa düzenlenmiş olan 25.09.2017 Tarihli Seri A Sıra ... numaralı kdv dahil 41.658,72 TL tutarındaki “yurt dışı hac org.katılım payıf 24.995,23 TL. hac.org.hizmet gelirleri” 14.121,60 TL. olmak üzere toplam 39.116,83 TL. ve 2.541,89 TL. tutarındaki KDV ile birlikte toplam 41.658,72 TL. tutarındaki fatura aslının davacı tarafından ... Noterliğinin 10.10.2017 tarih ve 15065 yevmiye nolu itiraz yazısı ekinde davalı tarafa iade edilmesi nedeniyle ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve söz konusu faturada yazılı yapılmış olan masrafların da masraf listesine dahil edilmemiş olduğu, davacı şirketin hac seyahatinde yürüttüğü faaliyetlerle ilgili olarak kişi başı yapılan harcamanın ortalama (5.536.252.,62 TL/474 kişi) 11.679,85 TL tutarında olduğu, (Hac seyahatinde 3 kişinin vizesi bulunduğundan 471 kişiye 3 kişi ilave edilmiştir. b)Davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre hac seyahatinde kişi başı gelirinin ortalama (6.094.369,42 TL/474 kişi)12.857,32 TL tutarında olduğu görülmüştür. Ancak, ticari defter kayıtlarına göre kişi başı tespit ve tahsil edilmiş olan söz konusu gelirin içerisinde 25,00 USD.nin bulunup bulunmadığının tespiti yapılamadığı, pasaportların Türkiye kotasından Hac vizesi hakkı bulunduğunun belgelendirilemeyeceğini hatırlatmak isteriz.” davacı şirket tarafından 21.07.2017 tarihinde yukarıdaki bilgiler ışığında kişi başı 25.-USD olarak 472 kişi karşılığında 11.800.-USD ödendiği, davacı taraf diğer acentelerin davalı tarafın bu uygulamasına itiraz ederek bazı acentelerin ödeme yapmadığı ve davalı tarafın sebepsiz zenginleşme yaptığını ileri sürmüş olduğu, ancak bu hizmet bedelinin ödeneceği bilinerek hazırlanan paket turlar ile organizasyon 2017 yılının Hac tarihleri süresi olan 31 Temmuz 30 Eylül tarihleri arasında gerçekleştiği, turizm bilirkişisi olarak “Türkiye'deki tüm seyahat acentelerin ... kurumuna bağlı olarak hareket etmesinden yola çıkarak, ... ve Diyanet İşleri Başkanlığının 2017 Yılı Hac Turizm konulu anlaşmaları neticesinde paket tur satışından önce ve satışı sırasında talep edilen hizmet bedelinin alınmış olması dolayısıyla, davacı şirketin davalıya ödemiş olduğu kişi başı 25,00-USD tutarının iadesinin doğru olmadığı kanaatine varılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4)
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Somut uyuşmazlık kapsamında davacı tarafça hac ve umre organizasyonları düzenlediği ve hac ve umre organizasyonları Bakanlıklararası Hac ve Ümre Kurulu'nun her yıl belirlemiş olduğu takvime göre Diyanet İşleri Başkanlığı'nın denetimi ve gözetimi altında yürütüldüğünü, davalı tarafça her bir hacı adayı için “... Hizmet bedeli” olarak belirlenen miktarın kendi hesaplarına yatırılmasını takiben hacı aday listesinin diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenmesi için Diyanet İşleri Başkanlığı'na bir yazı düzenleyeceğini, yazılan yazıya istinaden Diyanet İşleri Başkanlığı hacı aday İistelerini düzenleyip ilgili acentalara teslim edeceğini, ...'a hizmet bedelleri ödenmeden ve ödendiğine ilişkin yazı alınmadan hacı adayı listelerinin düzenlemeyeceği konusunda karar alındığı buna istianeden davacı tarafça ...'a kişi başı 25 USD olmak üzere 11.800,00 USD hizmet bedeli 21/07/2017 tarihinde zorunlu olarak ödendiğini, Diyanet işleri başkanlığı tarafından hacı aday listesinin düzenlenmesi için kişi başı 25 USD ödemenin zorunlu olmaktan çıkarıldığı ve bu nedenle yapılan ödemenin iadesi talep edilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının yapılan incelemesinde ödeme hususunun sabit olduğu, davalı tarafa yapılan ödemenin hac umre organizasyonu nedeniyle zorunlu olmadığı bu kapsamda davalı tarafça sebepsiz zenginleşildiği, iflas tarihine kadar faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla; iflas nedeniyle kayıt kabul davasına dönen dava yönünden; davanın kabulü ile; Davacının 11.800,00-USD asıl alacak ve 40.825,68-TL işlemiş faizin .... İflas Dairesinin ... İflas sayılı dosyasının tasfiye işlemleri yürütülen müflis şirket iflas masasına kayıt kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Kayıt kabul davasına dönüşen davanın KABULÜ İLE;
Davacının 11.800,00-USD asıl alacak ve 40.825,68-TL işlemiş faizin .... İflas Dairesinin ... İflas sayılı dosyasının tasfiye işlemleri yürütülen müflis şirket iflas masasına kayıt kabulüne,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60-TL maktu karar harcının, peşin alınan 828.23-TL harcın mahsubu ile artan 400,63-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 468,70-TL (karar harcı 427,60-TL, Vekalet Harcı 5.20-TL, Başvurma Harcı 35.90-TL,) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 3.289,40-TL (339,40-TL tebliğler ve posta, 2.950,00-TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.