Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/531
2026/52
29 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/531 Esas
KARAR NO : 2026/52
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/07/2025
KARAR TARİHİ : 29/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın, davalıya sunmuş olduğu hizmetler karşılığında; 31.07.2023 Tarihli ... Numaralı E-Arşiv Fatura, 31.08.2023 Tarihli ... E-Arşiv Numaralı Fatura, 30.09.2023 Tarihli ... E-Arşiv Numaralı Fatura, 31.10.2023 Tarihli ... Numaralı E-Arşiv Fatura, 30.11.2023 Tarihli ... Numaralı E-Arşiv Fatura, 31.12.2023 Tarihli .. Numaralı E-Arşiv Fatura, 31.01.2024 Tarihli ... Numaralı E-Arşiv Fatura, 29.02.2024 Tarihli ... Numaralı E-Arşiv Fatura, 31.03.2024 Tarihli ... Numaralı E-Arşiv Fatura, 30.04.2024 Tarihli ... Numaralı E-Arşiv Fatura, 22.05.2024 Tarihli ...Numaralı E-Arşiv Faturanın müvekkili firma tarafından tanzim edildiğini ve davalı firmaya iletildiğini, davalı firma tarafından bu faturalara ilişkin itiraz edilmediğini, davalı firma tarafından işbu faturalara ilişkin bir kısım ödemenin yapıldığını ancak 07.06.2024 tarihinden itibaren kalan kısma dair olmak üzere davalı firma tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflarınca 07.06.2024 tarihinden itibaren kalan bakiye fatura alacağının TTK 1530/7 Maddesince Düzenlenen Faiz Oranı Üzerinden İşlemiş Temerrüt Faizi İle birlikte tahsili için ... 2.İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı Dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, işbu takibe davalı firma vekilince yetkisizlik itirazı yapılması üzerine dosya yetkili icra dairesi olan ... 13.İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı dosyasına gönderildiği ve bu dosyadan davalı firmaya gönderilen ödeme emrine de davalı firma tarafından itiraz edildiğini, zorunlu arabuluculuk sonrasında anlaşmanın olumsuz şekilde sonuçlandığını beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başlatmış olduğu icra takibinde 326.930,40 TL asıl alacak ve 79.538,14 TL faiz olmak üzere toplam 406.468,54 TL toplam talepte bulunduğunu ancak davacının dava tarihi olan 24.07.2025 tarihindeki icra kapak hesabı toplamı olan 572.934,20 TL üzerinden açtığını, itirazın iptali davalarında davaya konu olan dava değerinin icra dosyasındaki asıl alacak miktarı kadar olması gerektiğini, icra dosyasında asıl alacak miktarı 326.930,40 TL olduğunu, davacının dava değeri 326.930,40 TL olması gerekirken 572.934,20 Tl talep edilerek fazla talepte bulunduğunu, müvekkilin davacı şirkete bir borcunun söz konusu olmadığını, müvekkil şirket adına kesilen faturaların 'su kiralama tanker ücreti' adı altında kesildiğini, müvekkil tarafından aracın çalışılan ücretinin ödendiğini, ancak son döneme ilişkin olarak aracın çalışmadığını, her ne kadar davacı tarafından fatura kesilmiş olsa da aracın çalışmamış olmasından dolayı müvekkil şirket tarafından karşı tarafa bir borçlanmanın söz konusu olmadığını, faturanın tek başına alacağın varlığına karine teşkil edecek bir evrak olmadığını, faturanın kesilmiş olmasının alacağın mevcudiyeti açısından tek başına yeterli olmayacağını, müvekkil tarafından ticari ilişkinin devam ettiği aşamada davacının hak kazanmış olduğu ödemelerin tümünün zamanında ve usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacının alacağına konu ettiği faturalara konu hizmetin müvekkiline sunulmadığını, bu sebepledir ki müvekkili tarafından söz konusu faturalara ilişkin iade faturalarının da düzenlendiğini, uyuşmazlığa konu fatura alacaklarına ilişkin hizmetin sunulduğu ve bu bağlamda hak kazanıldığı hususunda ispat yükünün de davacı taraf üzerinde olduğunu beyanla davanın öncelikle dava değeri yönünden reddine, mahkemece uygun görülmemesi halinde esastan reddine, haksız ve kötü niyetli takip sebebiyle davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı şirketin ticaret sicil kaydı celp edilmiş, davalı şirketin İTO kaydı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ... 2.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... 13.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyaları UYAP üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmış, taraf şirketlerin BA-BS formları celp edilmiş ve incelenmiştir.
... 13.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında toplam 406.468,54-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalı tarafından yasal süresi içinde yapılan itiraz sonucu, icra takibinin İİK'nın 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine göre itirazın iptali davasının İİK'nın 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138. maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
6100 sayılı HMK 4. maddesinde sulh hukuk mahkemelerinin görev alanı belirlenmiş ve 4/1.a maddesinde ise kiralanan taşınmazların,... tarihli ve ... sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların sulh hukuk mahkemesinde görüleceği belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı tarafın, davaya konu ve takibe dayanak olan faturaları incelendiğinde işbu faturaların ''Su Tankeri Kiralama Bedeli''ne ilişkin olması, keza davalının da cevap dilekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişkiyi inkar etmemesi ve fakat kendilerinin aracın çalışılan ücretinin ödendiği, son döneme ilişkin olarak araç çalışmadığından davacı tarafa borçlanmadığının iddia edildiği, bu nedenlerle taraflar arasındaki uyuşmazlığın/temel ilişkinin kira ilişkisinden/alacağından kaynaklanması, eldeki davanın da 24/07/2025 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına ve kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
HMK nun 1.maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, HMK'nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır. Anılan gerekçelerle HMK'nun 114/1-(c) ve 115/2.maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine ve görevli Mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK md. 4/f.1-(a) ve HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen bendi uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, davalı vekilinin huzurunda, davacının yokluğunda, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/01/2026
Katip
¸
Hakim
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.