Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/615

Karar No

2025/105

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/615 Esas
KARAR NO : 2025/105

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 17/10/2024
KARAR TARİHİ : 13/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ...'un maliki olduğu ... plaka numaralı araç ile davalının maliki olduğu ... plaka numaralı araç ve dava dışı ... plaka numaralı araç arasında zincirleme trafik kazası meydana geldiğini, gerçekleşen kaza neticesinde, davalı tarafından yapılan başvuru neticesinde, ... numaralı sigorta poliçesi kapsamında müvekkil şirket tarafından davalıya sehven 18.000,00 TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, yapılan kontrollerde, dava konusu kazanın 10.02.2022 tarihinde 13:32 saatinde gerçekleştiği ve kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde geçerli bir sigorta poliçesinin bulunmadığının tespit edildiğini, nitekim ... numaralı sigorta poliçesi ise meydana gelen kazadan sonra, 10.02.2022 tarihinde 13:42'te tanzim edildiği, meydana gelen kazanın ise 10.02.2022 tarihinde 13:32 saatinde gerçekleştiğinin sabit olduğunu, sigorta poliçesi kapsamında bulunmayan, sehven ödenen değer kaybı tazminatı ödemesinin tahsili için ... 32. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, davalı, yetkiye, takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, davalının itirazı haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve müvekkil şirketin alacağını geciktirmeye matuf bir itiraz olduğunu, davalının yetkiye, borca ve ferilerine itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, gerçekleşen kazanın tarafı konumunda bulunan dava dışı ... ile müvekkil şirket arasında kaza tarihi ve zamanını kapsayan geçerli bir sigorta poliçesi bulunmadığını, bu husus kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağı ile sabit olduğunu, açıklanan nedenlerle, fazlaya ve sair hususlara ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, davalının icra takibine yaptığı tüm itirazların iptali ile takibin, takip talebindeki şartlarla devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetki nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle huzurda ikame edilen işbu davada müvekkil... Tic. Ltd. Şti.'nin herhangi bir şekilde sorumluluğunun bulunmadığını bildirmekle birlikte davacı tarafın huzurda ikame ettiği davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilin adresinin "..." olduğunu, huzurda görülmekte olan dava zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirildikten sonra ikame edildiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirildikten sonra açılmış olan işbu davanın esastan reddi gerektiğini, müvekkil şirket tarafından ... plakalı aracın kiraya konu edildiğini, açıklanmış olunan sebepler ve iletmiş oldukları belgeler dahilinde işbu dava konusu olan kaza tarihi itibariyle müvekkil şirketin araç üzerinde fiili ve ekonomik hakimiyetinin bulunmadığını, araç kiralama işi ile iştigal eden müvekkil şirketin araçla ilgili ortaya çıkan herhangi bir haksız fiilden sorumlu tutulabilmesi için; araç işletenin araç üzerinde fiili ve ekonomik hakimiyetinin olması gerektiğini, müvekkil şirketin söz konusu alacaktan sorumlu tutulabilmesi için işleten sıfatını haiz olması gerekmekte iken belirtilen olayda müvekkil şirketin işleten sıfatı bulunmadığını, husumetin tarafı olmadığı için de davada müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmasının mevzu bahis edilemeyeceğini, müvekkil şirketin işleten sıfatının mevcu olmadığını, bu sebeple dava konusu zarar nedeniyle bir sorumluluğunun bulunmadığını, zira müvekkil şirketin meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, yalnızca araç maliki olması durumda davacı tarafça talep edilen alacakların müvekkil şirketçe karşılanması hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırılık teşkil edeceğinini, husumet itirazı baki olup işbu dosyaya konu davada sorumluluğun bulunmadığını, bu sebeple haksız tazminat istemlerinin kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki, davacı ... Sigorta A.Ş. maddi tazminat taleplerini herhangi bir delille ispatlamamış olup yalnızca söylemden ibaret olduğunu, müvekkil şirketin somut olayda haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için hukuka aykırı bir fiilinin bulunması, işlediği haksız fiil neticesinde ortaya bir zarar çıkması ve zarar ile hukuka aykırı fiil arasında nedensellik bağı (illiyet bağı) doğuracak bir fiilinin bulunması gerektiğini, ancak müvekkilin şirket haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için gerekli unsurları içeren hiçbir icrai hareketinin olmadığını, bu durum ilgili yasal düzenlemeler ile de ispat edilmekte olduğunu, bütün sebeplerle müvekkil şirket yönünden haksız maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, işbu huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın usule ilişkin itirazların kabulü ile öncelikle usulden reddine, müvekkil şirketin davada sorumluluğu olmadığı için davanın müvekkil şirket açısından esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası, hasar dosyası, sigorta poliçesi, fotoğraflar faturalar delil olarak değerlendirilmiştir.
... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP ortamından celbedilerek dosya arasına alınmıştır.
... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı şirketin davalı şirket aleyhinde haksız ödemeden kaynaklanan alacağının tahsili amacı ile 18.683,51-TL üzerinden icra takibi yaptığı, ödeme emrinin borçlu şirkete 18/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirketin 18/09/2023 tarihli itirazı ile takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirkete ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları tetkik edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın, 10.02.2022 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle, davalı tarafından yapılan başvuru neticesinde, ... numaralı sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından davalıya sehven 18.000,00 TL değer kaybı tazminatı ödendiği, yapılan kontrollerde, dava konusu kazanın 10.02.2022 tarihinde 13:32 saatinde gerçekleştiği ve kaza tarihi itibariyle davalıya ait ... plakalı aracın davacı sigorta şirketi nezdinde geçerli bir sigorta poliçesinin bulunmadığı, nitekim ... numaralı sigorta poliçesinin ise meydana gelen kazadan sonra, 10.02.2022 tarihinde 13:42'te tanzim edildiği, meydana gelen kazanın ise 10.02.2022 tarihinde 13:32 saatinde gerçekleştiği dolayısıyla ... plakalı aracın kaza anı itibariyle ZMSS sigortasının bulunmadığı, bu nedenle davacı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi kapsamında bulunmayan ve davalıya sehven gerçekleştirilen ödemenin, TBK'nın 77.maddesinin "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü kılınmıştır." şeklindeki amir hükmü uyarınca, davacı sigorta şirketi tarafından geçerli bir sigorta poliçesine dayanmayarak davalıya yapılan ödemenin iade edilmesi istemiyle başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi taleplerine yöneliktir. Davalı borçlu aleyhine girişilen icra takibinde davalı tarafça borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilerek yetkili icra dairesinin ... İcra Daireleri olduğu ileri sürülmüştür. Yetkili icra dairesinde takip yapılması, itirazın iptali davası koşullarından biri olup mahkememizce İİK'nun 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5. vd maddelerinde yetki, 17. maddesinde ise yetki sözleşmesi düzenlenmiştir. Maddede, tacirler veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davayı sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açacaklarına yer verilmiştir. Yetki Sözleşmesinin geçerlilik şartları ise 18. maddede düzenlenmiştir. Yetki sözleşmesi, ayrı bir sözleşme olarak veya somut olayda olduğu gibi, sözleşmeye bu sözleşmenin uygulanmasından doğacak uyuşmazlıklar için belli bir yer mahkemesinin yetkili olacağına dair bir hüküm konularak gerçekleştirilebilir. Ancak böyle bir durumda, doğal olarak, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olması gerekecektir. Geçerli bir sözleşme olması halinde sözleşmeye konulan yetki şartıda geçerli kabul edilecektir. Somut olayda, taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunmadığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalıya geçer. Dava, TBK'nın 77.maddesi uyarınca davacı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi bulunmadığı halde sehven davalı şirkete ödenen bedelin iadesi istemli icra takibine ilişkin olup, dava dilekçesinde her ne kadar trafik kazasının ... adresinde gerçekleştiği ve dolayısıyla davalı tarafın yetki itirazının yerinde olmadığı belirtilmiş ise de huzurdaki dava da davacı tarafın talebinin haksız ve yersiz ödeme sebebiyle iadesi talep olunan para alacağına ilişkin olduğu ve talebin mahiyeti itibariyle mahkememizce TBK'nın 77. Maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme olarak nitelendirildiği, uyuşmazlık konusunun doğumuna sebebiyet veren ilk olay trafik kazası olsa da taraflar arasındaki alacağın doğumuna sebebiyet veren ve davacı tarafça dayanılan vakıanın sebepsiz zenginleşme olduğu, başka bir deyişle taraflar arasında borç doğuran eylemin trafik kazası değil sigorta poliçesi olmadığı halde yanılgı ile davacı tarafça davalı tarafa sebepsiz şekilde ödeme yapılması olduğu bu hususun da haksız fiil olmayıp TBK'nın 77. Maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme olarak nitelendirilmesi gerektiği ve sonuç olarak istemin sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı bir miktar para alacağına ilişkin olduğuna göre; davacının şirket merkezinin bulunduğu ... adresinin .... Adliyesi Mahkemelerinin yargı çevresine bağlı olduğu, davacının yetkisiz icra dairesinde takip başlattığı dolayısıyla yetkili Mahkemeyi seçme hakkının davalıya geçtiği, davalı borçlu tarafından süresinde, icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6.maddesi gereğince, davalı şirketin ticari merkezinin bulunduğu Antalya-Merkeze bağlı bulunduğu ve Antalya icra dairelerinin yetkili olduğu anlaşıldığından, HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmaması nedeniyle, dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
6100 Sayılı HMK'nun 117/2 fıkrası uyarınca ilk itirazlar dava şartlarından sonra incelenir. Davanın özel dava şartı yokluğundan reddine karar verildiğinden, mahkememizin yetkisine yönelik yetki ilk itirazı değerlendirilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-1-HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmaması nedeniyle, dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 18.683,51 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle(40.000,00 TL'yi aşmadığından) KESİN olmak üzere karar verildi. 13/02/2025

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim